20 yıldır oğlunun mezarını arayan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, solunum cihazıyla bir mezar taşı fotoğrafının peşinden Fransa’nın Strazburg kentinden 4 bin 600 kilometre yol kat ederek Şirnex’teki Cûdî Dağı’na çıktı
Kürdistan’da 40 yılı aşkın süren çatışmalı süreçte 10 binlerce kişi yaşamını yitirdi. Savaşta yaşanan kayıpların ardından tarifsiz acılar kalırken, evlatlarını yitiren kimi annelerin acısı; sarılacak, ziyaret edecek, kokusunu içine çekecek bir mezarları olmadığı için daha da derin oldu. Uzun yıllar çocukları ya da eşlerine ait bir mezar hasretiyle yaşayan birçok anne, bu son dilekleri gerçekleşmeden hayata gözlerini yumdu. Hayattaki anneler ise, bir mezar taşı umuduyla mücadelelerini sürdürüyor.
Cûdî Dağı’nın yolunu tuttu
Bu annelerden biri olan Fatime Ülüş, 88 yaşında Fransa’nın Strazburg kentinden 6 gün boyunca 4 bin 600 kilometre yol kat ederek, Şirnex’te bulunan 2 bin metre yüksekliğindeki Cûdî Dağı’nın yolunu tuttu.
Çatışmalarda yaşamını yitiren HPG ve YJA-STAR’lılar için 2013-2015 yıllarındaki diyalog sürecinde birçok kentte mezarlıklar inşa edildi. Ancak sürecin AKP tarafından sonlandırılmasıyla bu mezarlıklar bombalandı, iş makineleriyle yıkıldı. Yıkılan mezarlıklardan biri de Fatime Ülüş’ün oğlu Cihan Ülüş’ün (Yılmaz Xorto) mezarının bulunduğu Şirnex’in Sipîndarok köyündeki “Şehîdgeha Cûma Bilîkî û Binevş Edessa (Cuma Bilika ve Binevş Edessa Şehitliği)” idi. 2013 yılında inşa edilen mezarlığa askerler tarafından 11 Ekim 2025 tarihinde yapılan saldırıda, mezarlığın etrafını saran duvar, ibadet için inşa edilen cami ve misafirhane tamamen yıkıldı, bununla da yetinmeyen askerler, mezarlık etrafına dikilen ağaç ve çiçekleri dahi köklerinden söktü. Aradan geçen 11 yılda “askeri güvenlik bölgesi” adı altında mezarlığa ziyaretlerin gerçekleştirilmesine izin verilmedi. Ta ki Fatime Ülüş’ün, oğlu Cihan Ülüş’e ait mezar taşından bir parçayı görene kadar.
Komploya karşı PKK’ye katıldı
Mereş’in Elbistan ilçesine bağlı Sevdîllî köyünde 17 Mart 1978’de doğan Cihan Ülüş, siyasi baskılar nedeniyle 1987-89 yılında Avrupa’ya giden 5 kardeşinin peşinden Avrupa’ya gitti. Çocuklarının hasretine dayanamayan anne Fatime Ülüş’te 1996’da Avrupa’ya gitti. Kürt Özgürlük Hareketi’nin Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaptığı birçok çalışmaya katılan Cihan Ülüş, 1999’da komploya tepki olarak, daha önce çatışmalı süreçte yaşamını yitiren iki köylüsünün adları olan Yılmaz ve Xorto isimlerini alarak PKK’ye katıldı.
Cenaze ailesine verilmedi
31 Mart 2006’da Cûdî’de çıkan bir çatışmada 3 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitiren Cihan Ülüş’ün ailesi, 7 Nisan 2006’da cenazeyi almak için Silopiya (Silopi) ilçesine geldi ancak girişimleri sonuçsuz kaldı. Aile cenazelerden hiçbir haber alamamaları üzerine İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvuru yaparak ilçeden ayrıldı. İlerleyen yıllarda cenazenin gömüldüğü mezarı bulmak için birçok yola başvuran ailenin bu girişimleri de sonuçsuz kaldı.

20 yıl sonra ulaştılar
Ailenin bu arayışını 20 yıl sonra bir sonuca ulaştıran ise sanal medyada paylaşılan bir mezar taşı parçası oldu. Strazburg’ta Cihan Ülüş’ün ablası Sultan Yakışan’ın kiracısının mezar taşını video içerik uygulaması TikTok’ta görmesi, aileyi Cûdî’ye kadar sürükledi. Söz konusu paylaşımı 27 Aralık 2025’te gördüklerini belirten Sultan Yakışan, annesinin o tarihte hastanede kalp ve KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tedavisi gördüğünü belirterek, fotoğrafı gördükten sonra sağlık durumunun iyiye gittiğini ve mezarı görmenin son dileği olduğunu kendilerine aktardığını söyledi. Bunun üzerine 4 kardeş annelerine durumunun iyileşmesi üzerine onu Cûdî’ye götürme sözü verdi. Mehmet ile Hasan Ülüş ve Elif ile Sultan Yakışan kardeşler bu sözlerini 27 Temmuz’da yerine getirerek, bir karavanla annelerinin solunum cihazlarını yanlarına alarak Strazburg’tan yola çıktı.
Yol boyu ağıt
Karavanın içinde hazırlanan yatakta uzanmış vaziyette binlerce kilometreyi solunum cihazı ile kat eden Fatime Ülüş, yaşadıklarını anlattı. Kalp, tansiyon ve KOAH hastası olan Fatime Ülüş, oğluna ait mezar taşının fotoğrafını gördüğünde iyileştiğini ve görme arzusu ile günlerdir gözlerine uyku girmediğini söyledi. Yolda giderken yaşadıklarını Kürtçe ve Türkçe seslendirdiği ağıtlarla dile getiren Fatime Ülüş, 12 çocuk dünyaya getirdiğini, 5 çocuğunu hastalık nedeniyle kaybettiğini dile getirdi. Eşi Tacim Ülüş’ü 2017’de kaybettiğini belirten Fatime Ülüş, eşinin uzun yıllar oğlu Cihan Ülüş’ün bir mezarının olması için çaba gösterdiğini ve bu hasretle yaşamını yitirdiğini söyledi. Bir yıl önce İzmir’de gümrükte “örgüt propagandası” gerekçesiyle gözaltına alındığını belirten Fatime Ülüş, ilerleyen yaşı ve hastalıklarından kaynaklı “cezaevinden kalamaz” denilerek, serbest bırakıldığını sözlerine ekledi.

‘Buradakilerin hepsi benim kardeşim’
Yıkılan mezarların arasında kardeşlerine ait bir parça mezar taşı arayan kardeşler, mezarlığın yıkılmasına tepki gösterdi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Elif Yakışan, “Mezarlık yeniden inşa edilsin. Bu mezarlıkta bulunan hepsi benim kardeşim, hepsi Cihan. Onurlu bir barışın yolu bu mezarlıklardan geçiyor. Artık kimse ölmesin. Bu anneleri bu ızdıraptan kurtarın. Kardeşimin mezarı burada ama hangisi bilmiyorum. Binlerce kilometre geldik ancak annem dağın eteğinde kaldı buraya çıkamadı. Ülkenin bütün değerleri burada gömülü. Her şeye rağmen biz barış istiyoruz” dedi.
Mezar taşının bulunması üzerine Cihan Ülüş’ün abisi Hasan Ülüş, yola çıkma serüvenlerini anlatarak “20 yıldır birçok girişimde bulunduk ama mezarı bulamadık. Annem hastaydı karavan ve özel ekipmanlar ile yol çıktık. Zorda olsa mezarlığı bulduk. Her şeye rağmen geldik. Annemin kalbi sıkıştı buraya çıkamadı. Mezar taşını bulduk. Diğer aileler de buraya gelerek mezarlığı ziyaret etmeli. Onurlu bir barış istiyoruz” diye belirtti.
‘Başım dik’
Kardeşler mezarlıkta bulunan her mezardan bir avuç toprağı toplayarak annelerine götürdü. Fatime Ülüş, bu toprağı uzun uzun koklayarak, ağıtlar yaktı.
Geri dönüş yolunda duygularını anlatan anne Fatime Ülüş, “Her şeye rağmen oğlumun mezarının yer aldığı yere geldim. Onun kokusunu aldım. Artık gönül rahatlığıyla ölebilirim. Benim başım oğlum ile dik” ifadelerini kullandı.
‘Şehitler kırmızı çizgimiz’
Aileye eşlik eden Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Şirnex Şube Yöneticisi Fahrettin Salgucak ile MEBYA-DER Amed Şube Yönetici Mehmet Pervane, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde mezarlıkların bir samimiyet testi olduğunu, barışın mezarlıkların inşası ile tesis olabileceğini söyledi. Bir an önce mezarlıkların onarılması çağrısı yapan Salgucak ve Pervane, “Şehitlerimiz bizim kırmızı çizgimiz” dedi.
Haber: Emrullah Acar / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































