TBMM’de staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel taciz ve istismar davasında gerekçeli karar açıklandı. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, mağdur anlatımlarının önemli ölçüde örtüştüğünü belirtti. Kararda, WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları ve diğer delillerin bu anlatımları desteklediği vurgulandı. Mahkeme, sanıkların görev yaptıkları kurumun sağladığı nüfuzdan yararlandığı sonucuna vardı.
TBMM’de farklı dönemlerde staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarıyla açılan davada Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, cinsel suçların çoğu zaman tanık ya da kamera kaydının bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine dikkat çekti. Bu nedenle mağdur anlatımlarının olayın oluş şekli ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kararda, birbirinden bağımsız mağdurların farklı dönemlerde benzer olayları anlattığı, beyanların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında önemli ölçüde örtüştüğü ifade edildi.
Mahkeme, mağdur anlatımlarının yalnızca birbirini doğrulamakla kalmadığını; WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları ve diğer maddi delillerle de desteklendiğini kaydetti. Gerekçeli kararda sanıkların TBMM’de görev yapan kamu görevlileri olduğu, stajyer öğrenciler üzerinde yönlendirme ve gözetim yetkisine sahip bulunduğu vurgulandı. Mahkeme, bu ilişkinin sıradan bir sosyal ilişki olmadığını, sanıkların kamu görevinin sağladığı güven ve otoriteden yararlandığını değerlendirdi.
WhatsApp yazışmalarının da delil olarak ele alındığı kararda, mesaj içeriklerinin mağdur anlatımları, tanık ifadeleri ve olayların kronolojik gelişimiyle birlikte değerlendirildiği belirtildi. Sanıkların “mesajların yanlış yorumlandığı” yönündeki savunmaları ise dosya kapsamıyla uyumlu bulunmadı. Mahkeme, bazı sanıklar hakkında “sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı” ve “zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarının oluştuğu sonucuna vardı. Bazı iddialar yönünden ise “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği beraat kararı verildi.
Davada Durmuş Uğurlu’ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu’na 1 yıl 15 ay, Recep Seven’e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner’e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Ramazan Çetin ise üzerine atılı suçlamalardan beraat etti.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


































