TBMM’de stajyer öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarıyla açılan davada dört sanığa toplam 18 yıl 2 ay 6 gün hapis cezası verildi. Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi, Durmuş Uğurlu’ya 6 yıl 16 ay 3 gün, Recep Seven’e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner’e 1 yıl 16 ay 3 gün ve İbrahim Beşlioğlu’na 1 yıl 15 ay hapis cezası verdi. Ramazan Çetin beraat etti. Mahkeme, sanıkların daha önce tutuklu kaldıkları süreyi dikkate alarak yeniden tutuklama kararı vermedi.
TBMM lokantasında staj yapan öğrencilerin cinsel istismara ve tacize uğradığı iddialarıyla açılan davada karar çıktı. Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklardan Durmuş Uğurlu’ya 6 yıl 16 ay 3 gün, Recep Seven’e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner’e 1 yıl 16 ay 3 gün ve İbrahim Beşlioğlu’na 1 yıl 15 ay hapis cezası verdi. Sanık Ramazan Çetin ise üzerine atılı suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, sanıklar hakkında hükümle birlikte yeniden tutuklama kararı vermedi. Kararda, sanıkların daha önce tutuklu kaldıkları süre dikkate alındı.
Duruşmada sanıklar, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Durmuş Uğurlu, suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, şu ifadeleri kullandı: “İsnat edilen suçu kesinlikle işlemedim. İftiraya maruz kaldım. İşe yönlendirmek amacıyla dokunduğum ortadadır. Benim de kızım var, eşim var. Sağda solda gezdiği için ben uyardım ve o yüzden böyle bir şey kurgulamıştır.”
İbrahim Beşlioğlu da stajyer öğrenciye gönderdiği mesajın cinsel amaçla yazılmadığını savundu. Recep Seven beraatini istedi. Seven’in avukatı, kamera kayıtlarının cinsel taciz eylemini doğrulamadığını öne sürerek şu savunmayı yaptı: “İddiaların dedikodu olduğu anlaşılmaktadır. Şaibeli, soyut beyanlara dayalı cezalandırma yapılması hukuka aykırıdır.”
Halil İlker Güner ise şikâyetçi tarafa dokunmadığını savundu. Güner, “Benim şikâyetçi olan tarafa hiçbir dokunmam olmamıştır. Mesajlaşmalarım vardır ancak karşı tarafın da bana yönelik mesajları vardır. Adaletine güveniyorum.” dedi.
Mağdur çocuğun annesi E.D. ise duruşmada sanıkların savunmalarına tepki gösterdi. E.D., “Benim çocuğumun yaşadığı travma ne olacak? Erkekleri yatakta tanıyamazsın’ derken abilik mi yapıyordu? ‘Seni su gibi içerim’ derken abilik mi yapıyordu? Şikâyetçiyim.” diye konuştu.
Mağdur çocukların avukatlarından Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Cemile Didem Karaboğa da sanıkların beraat taleplerine karşı çıktı. Karaboğa, “‘Küçük sevgilim, sana hakim olmak istiyorum’ şeklindeki mesajların cinsel saikle atılmadığını iddia etmek en ufak tabiriyle akılla alay etmektir. Sanıkların tahliye edilmeleri cezasızlık algısını besleyen bir karardır. Sanığın eğitici sıfatını dolayısıyla tahakküm gücünü kullanarak atılı suçu işlediği hem müvekkil beyanı hem de delillerle sabittir. Mağdurların adalete olan inancının yeniden tesisi hem de bu ülkenin herhangi bir yerinde eğitici sıfatına sahip herhangi birinin bir çocuğa elini uzatmaması için emsal bir karar verilmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dava, TBMM’de 2024-2025 eğitim öğretim döneminde staj yapan lise çağındaki öğrencilerin, Meclis lokantasında görevli personel tarafından istismara uğradıkları yönündeki şikâyetler üzerine açılmıştı. Soruşturma kapsamında dört kişi tutuklanmış, TBMM’de görevli üç personelin ise kurumla ilişiği kesilmişti.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































