Dünya genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklar, kronik rahatsızlıkları olan bireyler kadar düzenli ilaç kullanan yurttaşları da doğrudan etkiliyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgaları nedeniyle acil servis başvuruları artarken, tıp dünyası gözden kaçan önemli bir biyolojik tehlikeye dikkat çekiyor. Yapılan son klinik değerlendirmeler; yaygın olarak kullanılan antidepresanların, vücudun yüksek sıcaklıklara karşı geliştirdiği doğal savunma mekanizmalarını sabote ettiğini ortaya koydu.

VÜCUDUN TERMOSTAT AYARI BOZULUYOR
Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan güncel kılavuzlar, psikiyatrik ilaçların vücut ısısı üzerindeki olumsuz etkilerini tescilledi. Uzmanlar; SSRI ve SNRI grubu modern antidepresanlar ile trisiklik ilaçların ve DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcıların, organizmanın ısıya karşı duyarlılığını ciddi oranda artırdığını belirtiyor.
Söz konusu bileşikler, beynin sıcaklık algısını yöneten merkezlerine müdahale ederek kişinin ne kadar sıcak hissettiğini veya ne kadar susadığını fark etmesini engelliyor. Bununla birlikte, vücudun iç termostatı gibi çalışan terleme mekanizmasını bozarak ya tamamen durduruyor ya da kontrolsüz bir aşırı terlemeye yol açıyor.
AŞIRI TERLEME VE SIVI KAYBI BAYILMAYI TETİKLİYOR
İngiltere merkezli sağlık kuruluşu Rethink Mental Illness uzmanları, antipsikotik ilaçların vücudun kendi kendini soğutma yeteneğini bloke ettiğini ifade ediyor. Özellikle nemli ve sıcak ortamlarda bu ilaçları kullanan hastaların aşırı ısınma (hipertermi) riski katlanarak büyüyor.
Diğer yandan, SSRI ve SNRI grubu ilaçların tetiklediği kontrolsüz terleme ise vücutta çok hızlı bir su ve tuz kaybına (dehidrasyona) yol açıyor. Bu biyolojik kayıp; bireylerde ani tansiyon düşmelerine, şiddetli baş dönmesine, kronik halsizliğe ve bayılma vakalarına zemin hazırlıyor. Tıp insanları, müdahale edilmediği takdirde bu tablonun ilerleyerek ısı bitkinliğine ve hatta ölümcül sonuçlar doğurabilen güneş çarpmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Birden fazla ilaç kullananlar ile yaşlı hastalar bu risk grubunun en ön safhasında yer alıyor.

LİTYUM KULLANAN HASTALAR İÇİN HAYATİ TEHLİKE
Sıcak havalarda en büyük yapısal risk ise özellikle bipolar bozukluk tedavisinde hayati bir rol üstlenen lityum ilacında yaşanıyor. Sıcak hava dalgası nedeniyle vücudun susuz kalması, kandaki sıvı oranını azaltırken lityum içeren tuz seviyelerinin kontrolsüz biçimde yükselmesine neden oluyor.
Kandaki lityum miktarının güvenli eşiği aşması, doğrudan “lityum toksisitesi” olarak adlandırılan ve yaşamı tehdit eden bir zehirlenme tablosunu beraberinde getiriyor. Mide bulantısı, şiddetli karın ağrıları, bulanık görme, kafa karışıklığı, konuşma güçlüğü ve kısa süreli hafıza kayıpları bu zehirlenmenin en net belirtileri arasında yer alıyor.
Sağlık otoriteleri, bu semptomları gösteren hastaların vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurması gerektiğini önemle vurguluyor. Sıcak havaların olumsuz etkilerinden korunmak adına hafif ve bol giysilerin tercih edilmesi, gün içinde sık sık ama küçük porsiyonlarla su tüketilmesi ve doğrudan güneş ışığından kaçınılması gerekiyor. Uzmanlar, hastaların kendilerini kötü hissettiklerinde kesinlikle hekim tavsiyesi olmaksızın ilaç dozajlarını değiştirmemeleri veya tedaviyi kesmemeleri gerektiğinin altını çiziyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































