İsrail’de cinayete teşebbüs ve organize suç faaliyetleriyle suçlanan Eran Hiya’nın, “Eren Kaya” adına düzenlenmiş Türk pasaportu ve kimlik kartıyla yıllarca Türkiye’de yaşadığı öne sürüldü. Nordic Monitor’un yayımladığı ABD mahkeme belgeleri ile FBI kayıtlarında, Hiya’nın Türkiye’de gayrimenkul sahibi olduğu ve İstanbul’u faaliyetleri için merkez olarak kullandığı belirtiliyor. Malezya’da yakalandıktan sonra ABD’ye teslim edilen Hiya’nın, Türkiye ile kurduğu bağların mahkeme tarafından kaçma riski gerekçesi sayıldığı aktarılıyor.
Uluslararası organize suç örgütü liderlerine vatandaşlık ve oturma izni vermesiyle uzun süredir tartışılan Erdoğan hükümetinin, bu kez de İsrail tarafından aranan bir mafya liderine Türk vatandaşlığı verdiği ve kendisine Türk kimliği ile yeni bir isim sağladığı ortaya çıktı. Nordic Monitor tarafından yayınlanan mahkeme belgeleri, FBI kayıtları ve İsrail polis istihbarat belgelerine göre, İsrail’de cinayete teşebbüs ve organize suç faaliyetleri nedeniyle INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranan İsrailli organize suç örgütü lideri Eran Hiya, “Eren Kaya” adına düzenlenmiş Türk pasaportu ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını kullanarak yıllarca Türkiye’de yaşadı ve ülkeyi uluslararası faaliyetleri için operasyon üssü olarak kullandı. Eran Hiya, 2024 yılında Malezya’da yakalanmış, hakkında iade dosyası bulunan ABD’ye teslim edilmişti.
ABD’deki iade süreci kapsamında dosyaya giren belgelerde, Hiya’nın İstanbul’da özel güvenlik tarafından korunan bir yerleşkede yaşadığı, Türkiye’de gayrimenkul sahibi olduğu ve uzun süre Türkiye’yi merkez olarak kullandığı belirtiliyor. Mahkeme, sanığın Türkiye ile kurduğu bu güçlü bağları, çok sayıda ülkeye ait seyahat belgelerine sahip olmasını ve uluslararası bağlantılarını dikkate alarak kaçma riskinin son derece yüksek olduğuna hükmetti ve kefalet talebini reddetti.
FBI tarafından hazırlanan resmi kayıtlarda Hiya’nın Türkiye’de “Eren Kaya” adını kullandığı, bu isimle düzenlenmiş Türk pasaportu ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına sahip olduğu bilgisi yer alıyor. Belgelerde hem pasaport numarası hem de Türk kimlik numarası ayrıntılı şekilde kaydedildi. Bu durum, hakkında INTERPOL kırmızı bülteni bulunan bir kişinin Türkiye’de resmi kimlik belgelerini nasıl edinebildiği sorusunu gündeme taşıyor. Çünkü Türkiye’de yabancılara vatandaşlık verilmesi ve güvenlik soruşturmaları, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) yürüttüğü çok aşamalı incelemelerden geçiyor.
İsrail makamları, Hiya’yı rakip organize suç örgütü lideri Eli Musli’ye yönelik suikast girişimini planlamak ve organize etmekle suçluyor. Bu suçlamalar daha sonra ABD’deki iade dosyasına da girdi. Hiya, Nisan 2024’te Malezya’da yakalandıktan sonra FBI yetkililerine teslim edildi ve ABD’ye götürüldü. ABD mahkemeleri, sanığın uluslararası suç ağı, mali kaynakları, farklı ülkelerdeki bağlantıları ve Türkiye’deki yerleşik yaşamı nedeniyle kaçma ihtimalinin çok yüksek olduğu sonucuna vardı.
Haberde dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise Türk makamlarının tutumu. İsrail tarafından uzun süredir aranan ve INTERPOL sisteminde kırmızı bültenle kayıtlı olan Hiya’nın Türkiye’de rahatça yaşayabilmesi, ülkede mülk edinmesi ve resmi kimlik belgeleri kullanabilmesine rağmen, kamuoyuna yansıyan herhangi bir gözaltı veya adli işlem bulunmuyor. Belgelerde de Türkiye’nin Hiya hakkında herhangi bir işlem yaptığına dair bir kayıt yer almıyor.
Nordic Monitor, Eran Hiya vakasının münferit olmadığını, son yıllarda Türkiye’nin uluslararası organize suç örgütleri açısından önemli bir sığınak haline geldiğine ilişkin daha geniş bir tabloya işaret ettiğini belirtiyor. Daha önce yayımlanan araştırmalarda da INTERPOL tarafından aranan çok sayıda suç örgütü liderinin Türkiye’de yaşadığı, yatırım yaptığı, oturum izni aldığı veya vatandaşlık aldığına ilişkin örnekler kamuoyuna yansımıştı.
Habere göre Eran Hiya dosyası, Türkiye’nin yalnızca bölgesel siyasi krizlerin değil, aynı zamanda uluslararası organize suç ağlarının da faaliyet gösterdiği bir merkez haline geldiğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Özellikle kırmızı bültenle aranan bir kişinin yıllarca Türkiye’de resmi kimlik kullanarak yaşayabilmiş olması, vatandaşlık süreçlerindeki güvenlik kontrolleri, rüşvet ve yolsuzluk ilişkileri, Erdoğan hükümeti ve ortağı MHP’nin karanlık mafya ilişkilerini yeniden gündeme getiriyor.
Turkey served as base for Israeli mafia boss wanted through INTERPOL
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































