Adana’da katledilen gazeteci Kadri Bağdu’nun eşi Şemsê Bağdu, ‘Katillerden biri Türkiye’ye getirildi ancak bize hiçbir şey söylenmedi. Davanın ilerlemesini istiyoruz. Yeni bir başvuru yapacağız, davadan vazgeçmeyeceğiz’ dedi
Adana’da Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun 14 Ekim 2014 tarihinde katledilmesine ilişkin açılan dosya Haziran 2015’te “faili meçhul” bürosuna devredildi. Talip Güler ve Servet Koç’un beyanlarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadı.
13 Temmuz’da DAİŞ’li Talip Güler’in MİT tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirildiğinin duyurulmasıyla Kadri Bağdu’nun katledilmesi yeniden gündeme geldi. MİT, Talip Güler’in Kadri Bağdu’nun katili olduğu yönünde hiçbir bilgiye yer vermedi.
14 Ekim 2014’te DAİŞ’liler tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda katledilen Azadiya Welat Gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun eşi Şemsê Bağdu Ajansa Welat’a (AW) konuştu.
‘Davanın peşini bırakmayacağız’
Şemsê Bağdu, dosyanın üzerini kapatılmasını ya da faili meçhul kalmasını istemediklerini belirterek şunları söyledi: “Olayın ardından katiller Suriye’ye gitti. Polis bize görüntüleri gönderen Servet Koç’un Rakka’da öldürüldüğünü söyledi. İçlerinden biri savaşta el ve ayaklarını kaybetmiş durumda ve İstanbul’da bulunuyor. Diğer ikisine ne olduğunu bilmiyoruz. Kadri’yi vuran kişi bir Türk’tü; onun durumu da bilinmiyor. Dosya, faili meçhul bürosuna gönderildi. Servet Koç bize görüntüleri gönderdiğinde, biz de bu görüntüleri polisle, avukatlarla, İHD ve savcılıkla paylaştık. Ancak polis ve savcı bize bir kez olsun, ‘Bu görüntüler nedir? Bunu kim gönderdi?’ diye sormadı. Ancak Servet Koç Rakka’da öldürüldükten sonra polis oğlumu arayıp, ‘Katillerden biri Rakka’da öldürüldü’ dedi. Yıllarca olaydan hiç söz etmediler ama katil öldürüldükten hemen sonra bizimle iletişime geçtiler. Davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.
Yeni bir başvuruda bulunacağız. Dosyanın faili meçhul kalmasını istiyorlar. Katillerden biri Türkiye’ye getirildi ama bize hiçbir şey söylemediler. Biz ise davanın bu noktadan itibaren ilerlemesini istiyoruz. Hatta davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bile taşıdık. Dava süreci devam edecek; davanın peşini bırakmayacağız.”
Haber: Ömer Demir / AW
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































