Erzîngan’daki üç cezaevini ziyaret eden ÖHD Amed Şubesi Hapishane Komisyonu, cezaevinde birçok hak ihlalinin yaşandığını, tutsakların temel haklardan olan sağlık hakkına erişemediğini aktırdı
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi Hapishane Komisyonu, Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Erzincan L Tipi Cezaevi ve Erzincan Kadın Kapalı Cezaevi’ni ziyaret ederek, yaklaşık 20 tutsakla görüşme gerçekleştirdi. Cezaevinde yoğun ihlallerinin yaşandığını belirten ÖHD’li avukatlar, her üç cezaevinde de yaşanan en temel hak ihlalinin hastane sevklerinin yapılmaması olduğunu belirtti.
Avukatlar, tutsakların yazdıkları yazılar ya da kitaplar nedeniyle haklarında disiplin soruşturması açıldığını, soruşturma kapsamında hücre cezaları verildiğini ifade etti. Bir tutsağa yazmış olduğu bir yazıda Kemal Pir adı geçiyor diye, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla soruşturma açıldığı ve hücre cezası verildiğini aktaran avukatlar, “Yine oda aramalarında alınan yazılardan kaynaklı verilen disiplin cezaları mahkeme kararıyla kaldırılmasına rağmen yazılar geri tutsaklara verilmiyor” dedi.
Yaşanan ihlallere dair avukatlar, şu aktarımlarda bulundu:
“Tutsakların odaları rutin arama adı altında dağıtılıyor, her aramada infaz memurları tarafından tutsaklara karşı kışkırtıcı sözler söyleniyor, hareketler yapılıyor. Arama esnasında tutsakların eşyaları yerlere atılıp zarar veriliyor. Yine tutsakların tahliyeleri keyfi bir şekilde erteleniyor. Hapishane yönetimi keyfi hücre cezaları ile infazların yakılması gibi bir pratik içerisinde. 10 yıldır cezaevinde tutulan bir kadın tutsağın infazı 3 kez hücre cezası aldığı gerekçesiyle yakıldı. Yine bir kadın tutsağın infazının pişman olmadığı, taraflı koğuşta kaldığı, disiplin cezası aldığı gerekçesiyle 2’nci kez 6 ay ertelendi. Kısacası düşmanca bir yaklaşımla hapishane içerisinde tutsaklara ruhsal ve psikolojik işkence yapılıyor.”
Ortak etkinlik yok, sağlık hakkı ihlal ediliyor
Her üç cezaevinde de tutsaklara tecrit uygulandığını aktaran avukatlar, “Tutsaklar arası iletişim çok az olduğu gibi ortak etkinlikler de yapılmıyor. Yapılan etkinliklerde bile haftada bir saat sınırı bulunmakta olup bu süre insani olmaktan uzaktır” dedi.
Hasta tutsakların sağlığa erişiminin kısıtlı olduğunu belirten avukatlar, “Bir hasta tutsağın aktardığına göre; kampüs içerisinde bulunan revire tedavi için götürüldüklerinde orda doktor olarak bulundurulan kişinin bir şey bilmemekte, sürekli telefonla birini arayarak, ‘Buna ne diyelim, ne ilaç yazalım’ vesaire demektedir. Doktorun hastaneye sevk etmediğini, ‘Senin bir şeyin yok’ demesine rağmen tutsağa bir sürü ilaç yazdığını, tutsağın ise, ‘Bir şeyim yok ise niçin bu kadar ilaç yazıyorsun?’ diye sorduğunu ancak hiç bir cevap alamadığının belirtildiği bir durum yaşanmaktadır. Tutsaklar yine yemeklerin bozuk olmasından kaynaklı alerji olduklarını, bir tutsağın yüzünde kulaklarında boynunda kollarında yaralar çıktığını, solunum yolunun da zarar gördüğünü, bu durumun yaklaşık bir aydır sürdüğünü ancak buna rağmen hiçbir şekilde hastaneye sevkinin yapılmadığını söyledi” aktarımlarında bulundu.
Avukatlar, alerji nedeniyle Erzincan Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ancak henüz bir sonuç çıkmadığını aktardı.
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































