Çatışmalı süreçte üçü kardeşi olmak üzere 6 yakınını yitiren Rasime Karabaş, Kürtlere birlik olma çağrısı yaparak, ‘Barışın sağlanması için önderlik özgürlüğe kavuşmalı’ dedi
Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklı Kürdistan’da savaşın tırmandığı 1990’lı yıllar, köy yakmalar, faili meçhuller, işkence ve göç ettirilmenin en üst noktaya ulaştığı yıllar oldu. Köylerin yakılmasıyla birlikte Kürdistan’dan binlerce aile topraklarından koparılarak Türkiye metropollerine göç ettirildi. Sadece siyasal değil, sosyal ve kültürel ilişkilerin de tahrip edilerek, yok edilmek istendiği bu yıllarda İstanbul’a göç ettirilen ailelerden biri de Karabaş ailesi oldu. Bedlîs’in Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı Tasuh köyü “PKK’ye yardım ediliyor” gerekçesiyle 1994 yılında askerler tarafından yakılırken, aileler de göç ettirildi.
O döneme tanıklık eden Rasime Karabaş, çatışmalı süreçte 3 kardeşi, kayınbiraderi, amcası, amcaoğlunu yitirdi. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Rasime Karabaş, tüm acılara rağmen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıyla sonuçlanmasını bekliyor.
‘Koruculuğa boyun eğmedik’
O dönem kendilerine yaşatılanlara dair Rasime Karabaş, “Köylülere ‘Ya korucu olursunuz ya da buraları terk edeceksiniz’ diyerek tehditlerde bulunuyorlardı. Bu durum birkaç yıl devam etti. Köylüler buna rağmen direndiler. Boyun eğmediğimiz için askerler 1994’te köyümüzü yaktı. 1988-89 yıllarında amcam sürekli memlekete, İstanbul’a gidip geliyordu ve hareketi tanıyorduk. Hatta amcam bir defasında Tetwan’a arkadaşları görmeye gitmişti. Orada Hozan Mizgîn ile tanışmıştı. O zaman çocuk olduğumuz için bize bir şey anlatmıyorlardı” ifadelerini kullandı.
‘Mücadeleye daha da bağlandık’
Çocuk olmasına rağmen amcası (Burhan Karabaş) ve daha sonra kayınbiraderi olacak Mehmet Sıddık Karabaş’ın PKK’ye katıldığını hatırladığını dile getiren Rasime Karabaş, “Ailemiz hareketi daha öncesinden de tanıyordu ama amcamın katılımıyla beraber artık mücadeleye daha fazla bağlandık. İkisinin ardından amcamın oğlu Maşallah Karabaş da 1993’de katılım yaptı” dedi.
‘Kadınlara çok değer verirdi’
Kardeşi Celalettin Karabaş’ı (Ferhad Xerzan) anlatan Rasime Karabaş, yatılı okulda okuyan kardeşinin daha o yaşta kadınlarla kurduğu ilişkin iyi olduğunu dile getirdi.
Aile olarak İstanbul’a göç ettikten sonra kardeşinin siyasi parti çalışmalarına dahil olduğunu ve bu nedenle sürekli olarak polis tarafından takip edildiğini söyleyen Rasime Karabaş, bu süreçte 1999’da tutuklandığını ve 9 ay Ümraniye Cezaevi’nde tutulduğunu ifade etti.
Cansız’la karşılaşma
Rasime Karabaş, Sakine Cansız’la karşılaşma hikayesini şöyle anlattı: “2000 yılındaydık bir gün bir kadın arkadaşla benim evime geldiler. Yaklaşık 3 gün evimde misafir kaldılar ama kim olduğunu bilmiyordum. Daha sonra Avrupa’da heval Sakine (Sakine Cansız) şehid düştüğünde kardeşim beni arayarak, ‘Bu arkadaşı hatırladın mı’ diye sordu. Ben de ‘Evet hatırladım ama keşke o zaman bilseydim kim olduğunu’ dedim. Anladım ki evime getirdiği kadın arkadaş Sakine Cansız’mış.”
‘Etkisi her zaman vardı’
Kardeşi Celalettin Karabaş’ın Qamişlo’da suikast sonucu hayatını kaybettiğini belirten Rasime Karabaş, “Şehid düştüğü gece bayramdı. Bir önceki gece hepimize bayram mesajı atarak bayramımızı kutlamıştı. Uzun süre önce katılım yapmıştı ama hiçbir zaman aileyle iletişimini kesmedi. Ailenin ve gençlerin üzerinde her zaman etkisi vardı” diye belirtti.
‘Bermal özgürlük yoluna gitti’
Kız kardeşi Wethan Karabaş’ın (Bermal) PKK’ye katılımına dair de konuşan Rasime Karabaş, o dönemde genç kadınlara yönelik baskıya işaret etti ve o dönemde kardeşinin de evlendirilmek istendiğini ancak buna itiraz ettiğini söyledi.
Rasime Karabaş, “İyi ki Bermal bu haksızlığı kabul etmedi ve özgürlük yoluna gitti. Bugün evli olan binlerce kadının evde ne yaşadığını kimse bilmiyor. Kendileri söyleyemiyorlar, seslerini duyan da yok. İşte Bermal bunu kabul etmedi ve özgürlük yoluna gitti” diye konuştu.
‘Gerillalardan etkilendi’
Rasime Karabaş, 2007’de Kürt Özgürlük Hareketi’ne katılan kardeşi Yahya Karabaş’ın (Xerzan Zerdeşt) çocukluğuna dair anısını da şu sözlerle anlattı:
“Bir gün köye gerillalar geldi. O zaman heval Xerzan 9 yaşındaydı. Bölgede komutan olan heval Berhem vardı. Onlarla kalmak istediğini söyleyerek iki gün arkadaşlarla birlikte kaldı. Çok etkilenmişti bu yüzden eve gelince gitmek istediğini söyledi. Ama yaşı küçük diye parti kabul etmemişti. Katılım yapmadan önce tekstilde çalışıyordu. Katılım yaptıktan sonra partide terzi olarak görev de yapmış. Bir röportajını gördüm. Orada askeri kıyafetleri dikiyordu o şekilde anladım.”
‘İnandığı davadan vazgeçmedi’
Kardeşinin Anneler Günü’nde PKK’ye katıldığını söyleyen Rasime Karabaş, “O sabah anneme kahvaltı hazırlıyor, çiçek alıyor. Akşama kadar birlikte vakit geçiriyorlar. Kardeşlerim devletin baskısına karşı mücadeleye seçti. ‘Diliniz, kültürünüz, kimliğiniz yok’ denildi. Ama biz bunları kabul etmedik. Köyümüzü yaktılar, öldürdüler, göçerttiler tüm bunlara rağmen inandığımız davadan vazgeçmedik. Heval Xerzan da bu hakareti kabul etmeyen Kürt gencinden biri. 2007’de Kürdistan dağlarına gidiyor 25 Eylül 2019’da Heval Rıza Altun’la birlikte Qendîl’de yapılan suikast sonucu şehadete ulaştı” dedi.
‘Önderliğimize ve hareketimize güveniyoruz’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden ve barışın gerçekleşmesini istediğini ifade eden Rasime Karabaş, büyük bedeller verildiğini ve kendileri gibi binlerce ailenin aynı durumda olduğunu söyleyerek, “Görüyorsunuz bu fotoğrafları burada 6 şehid var. Ama kendileri için gitmediler. Ortada bir sömürü olduğu için gittiler. Bu yüzden bedeller verildi. Bugün bu aşamaya gelebilmişsek onların sayesindedir. Biz önderliğimize ve hareketimize sonsuz bir şekilde güveniyoruz. Birkaç gün önce Zîlan Katliamı’na dair bir panele gittim. Eğer önderlik bu mücadeleyi sürdürmeseydi belki bugün Zîlan ismini bile duymazdık” diye konuştu.
Kürtlere birlik olma çağrısı yapan Rahime Karabaş, “Barışın sağlanması için önderlik özgürlüğe kavuşmalı. Biz bunu birilerinden istemiyoruz bu zaten onun hakkı. Önderlik cezaevinde değil, barış masasında oturmalı” diye belirtti.
Rasime Karabaş’ın yaşamını yitiren yakınları
Rasime Karabaş’ın amcası Burhan Karabaş ve kayınbiraderi Mehmet Sıddık Karabaş 1991’de mücadeleye katıldı. Burhan Karabaş 1992’de yaşamını yitirdi, kayınbiraderi Mehmet Sıddık Karabaş (Hacı) ise 23 Mayıs 1992’de Semsûr’un Bêsnî ilçesinde yaşamını yitirdi. Amcasının oğlu olan Maşallah Karabaş (Rêzan) ise 1993 yılında katılım yaparken, 20 Mayıs 1998’de Sêrt’ın Xezxêr ilçesinde yaşamını yitirdi. İstanbul’dan giderek, 1996’da kadın üzerindeki baskı ve feodalizmi kabul etmediği için PKK saflarına katılan Rasime Karabaş’ın kız kardeşi Wethan Karabaş (Bermal Tasuh) da 14 Ağustos 1998 Federe Kürdistan’da bulunan Behdînan-Garê’de yaşamını yitirdi. Kardeşi Celalettin Karabaş (Ferhat Xerzan), 10 Ağustos 2013 Qamişlo’da yaşamını yitirdi. Kardeşi Yahya Karabaş (Xerzan Zerdeşt) ise 25 Eylül 2019’da Qendîl’de yaşamını yitirdi.
Haber: Roza Arpa / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


































