Gazetemizin dünkü ‘İşte nüfus belgesi: Ali’ye adalet’ manşet haberiyle duyurduğu ‘hukuk’ skandalı Meclis gündemine taşındı. DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan, konuyla ilgili daha verdikleri soru önergelerine ve İHİK başvurularına verilen cevapları hatırlatarak ‘Hani her şey mevzuata uygun yürütülmüştü?’ diye sordu ve Zaim Hişman Ali’nin alıkonulduğu tarihte 17 yıl 10 aylık olduğunu gösteren resmi belgeleri göstererek ‘(Bu) Hukuk devleti değil, düşman hukuku’ dedi
Gazetemizin “İşte nüfus belgesi: Ali’ye adalet” başlıklı manşet haberi Meclis gündemine taşındı. Daha önce Rojavalı tutsak Zaim Hişman Ali’nin soruşturma ve kovuşturma aşamasında maruz kaldığı hukuksuzluklar nedeniyle Meclis’e soru önergesi veren Meclis’in İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) da başvuru yapan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan, konuyu bir kez daha meclis gündemine taşıdı. Gazetemizin paylaştığı Zaim Hişman Ali’nin alıkonulduğu tarihte 18 yaşının altında olduğunu gösteren resmi-onaylı belgeleri gösteren Kamuran Tanhan, “Şimdi soruyoruz resmi belgeler ortadayken, bir çocuğun neden yaşı büyütüldü? Neden gerçek doğum tarihi esas alınmadı? Daha ağır ceza verilebilmesi için mi bunlar?” diye sordu.
İşte nüfus belgesi: Ali’yi bırakın
Kamuran Tanhan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“13 Ekim 2019 tarihinde Til Ebyad’a yapılan işgal veya saldırıda gözaltına alınıp 13 Kasımda Türkiye’de tutuklanmış, 20 Haziran 2020 tarihinde tek cesede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş Zaim Hişman Ali’den bahsedeceğim. Bunlar yapılırken Zaim Hişman Ali 17 yaşındaydı tabii ki ama bir erişkin gibi yargılandı ve bir erişkin gibi ceza aldı bu ülkede. Yeni Yaşam gazetesi bugünkü manşetinde Ali’nin nüfus bilgilerini paylaştı.
Soru önergeleri incelenmeden cevap verilmiş
Ali’nin Lübnan Suriye Konsolosluğu’ndan onaylı nüfus bilgilerine göre Türkiye teslim edildiğinde yaşının 18’in altında olduğu resmi belgelerden anlaşılmaktadır. Suriye’ye resmi kayıtlarındaki doğum tarihi 14 Aralık 2001 tarihi olmasına rağmen mahkemece 01.01.2001 tarihi kabul edilerek Hişman Ali 18 yaşının üzerinde olduğu gerekçesiyle tek cesede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi ve şu anda Antalya Kuyu Tipi cezaevinde kalmakta. Ali’nin yaşının büyütüldüğü haberleri üzerine 30 Mayıs 2024 tarihinde Adalet Bakanlığı’nın yanıtlanması üzerine bir soru önergesi verdim.
İHİK oralı olmadı

Aynı zamanda İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na da başvuruda bulundum. Adalet Bakanı 15 Ağustos 2024 tarihinde şu cevabı verdi: Sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargı denetimi başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
Yani incelemedi, bu iddianın, bu gerekçenin doğru olduğunu söyledi. Yargıtay ve istinaf dosyayı hiç incelemeden onayladı. Şimdi soruyoruz resmi belgeler ortadayken bir çocuğun neden yaşı büyütüldü? Neden gerçek doğum tarihi esas alınmadı? Daha ağır ceza verilebilmesi için mi bunlar yapıldı?
Dahası bu dosya başka bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Çünkü Hişman Ali Türkiye sınırları içerisinde yakalanmamıştı. İddia edilen olaylar Türkiye’de gerçekleşmemişti. Buna rağmen Türkiye’de yargılanmış ve ömür boyu hapis cezasına mahkum edilmiş. Rojava’da yaşandığı iddia edilen olaylar nedeniyle bir kişi hangi hukuki yetkiye dayanılarak Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılıyor.
Bir an önce tahliye edilmesi gerekiyor
Bu yargılamanın ulusal ve ulusal arası hukuk bakımından dayanağı nedir? Bu soruların cevabı verilmeden bu dosyadaki adaletsizlik giderilmeden bu tartışmalar elbette kapanmayacaktır. Çünkü burada yalnızca bir kişinin özgürlüğü söz konusu değil. Burada çocuk hakları söz konusu. Burada adil yargılanma söz konusu. Burada hukukun siyasi saiklerle esnetilip esnetilmediği söz konusu. Burada vicdan ve ahlak söz konusu. Bir çocuğun yaşı yok sayılıyorsa, esmi belgeler dikkate alınmıyorsa ve ağır cezaların önü açılıyorsa, burada hukuk devleti değil olsa olsa düşman hukukundan söz edilir. Bir an önce Hişman Ali’nin bu hukuksuzluk karşısında yeniden yargılamasının yapılıp tahliye edilmesi gerekiyor.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































