Birden fazla sigorta statüsünde primi bulunan milyonlarca vatandaşın emeklilik sürecini etkileyebilecek önemli bir yargı kararı çıktı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emeklilik hesabında sigortalının iradesinin esas alınması gerektiğine hükmederek dikkat çeken bir karara imza attı. SGK Uzmanı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında sosyal güvenlik dünyasında ‘devrim’ olarak nitelendirilen kararın detaylarını yazdı. İşte milyonları etkileyecek emsal nitelikteki karar ve o davanın tüm detayları…
Davaya konu olan olayda, bir sigortalının SSK kapsamında 6 bin 730 gün, Bağ-Kur kapsamında 2 bin 92 gün ve Emekli Sandığı kapsamında 450 günlük hizmeti bulunuyordu. Emeklilik başvurusunda bulunan sigortalı, SSK şartlarına göre gerekli prim gününü ve sigortalılık süresini tamamlamasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından son yedi yıllık hizmet süresi dikkate alınarak Bağ-Kur statüsünden emekli edilmek istendi.
Bu nedenle daha uzun süre çalışmak zorunda kalan sigortalı, Bağ-Kur hizmetlerinin dikkate alınmaması ve SSK ile Emekli Sandığı hizmetleri üzerinden emeklilik hakkı tanınması talebiyle dava açtı.
YEREL MAHKEME VATANDAŞI HAKLI BULDU
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, hizmet birleştirmesinin sigortalının isteği dışında zorunlu tutulamayacağına dikkat çekti. Mahkeme, sigortalının talebini haklı bularak Bağ-Kur hizmetleri dışarıda bırakıldığında emeklilik şartlarını sağladığına karar verdi. Bu kapsamda davacının daha erken tarihten itibaren emekli aylığına hak kazandığı ve maaş farklarının faiziyle ödenmesi gerektiği hükme bağlandı.
İSTİNAF MAHKEMESİ DE ONADI
Kararın ardından SGK tarafından yapılan istinaf başvurusu da reddedildi. Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onayladı.
DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI
SGK’nın temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin gündemine geldi. Daire, davacının yalnızca SSK hizmetleri üzerinden değerlendirme yapılmasını istediğini belirterek yerel mahkemenin Emekli Sandığı hizmetlerini de hesaba katmasını usule aykırı buldu ve kararı bozdu.
DİRENME KARARI GELDİ
Yerel mahkeme ise Yargıtay’ın bozma kararına uymadı. Mahkeme, dava dilekçesinin tamamı incelendiğinde davacının Bağ-Kur hizmetlerinin dışlanmasını istediğinin açık olduğunu, Emekli Sandığı hizmetlerinin hesaba katılmasına itiraz etmediğini belirterek ilk kararında direndi.
SON SÖZÜ HUKUK GENEL KURULU SÖYLEDİ
Uyuşmazlık, son olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi. Kurul, dava dilekçesinin bütününün değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak yerel mahkemenin kararını yerinde buldu. Böylece sigortalının yalnızca mağduriyetine neden olan Bağ-Kur hizmetlerinin dışarıda bırakılması talebinin geçerli olduğuna hükmedildi.
Kararla birlikte yerel mahkemenin direnme kararı kesinleşirken, sigortalının lehine sonuçlanan süreç emeklilik hukukunda emsal niteliğinde bir karar olarak değerlendirildi.
MİLYONLARCA KİŞİYİ ETKİLEYEBİLİR
İsa Karakaş’a göre bu karar, çalışma hayatı boyunca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi farklı sosyal güvenlik statülerinde hizmeti bulunan vatandaşlar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Karar, emeklilik hesaplamalarında sigortalının tercih ve menfaatinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederken, benzer durumda bulunan kişiler için de yeni bir hukuki yol açabilecek nitelikte görülüyor.
Kaynak: Türkiye Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































