• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Şamil Tayyar’dan hükümete ‘ekonomi’ uyarısı: “Kurbağanın gözü çıkabilir, haberiniz olsun!”

    TR724 HABER

    Yeni Şafak ısrarlı: “Vatandaşların döviz kazancı vergilendirilsin”

    Psikiyatride tarihi devrim: Tek dozluk LSD ilacı ağır depresyonu tedavi etmeyi başardı!

    Parkinson tedavisinde siber çağ: Felç edici yürüme bozukluğunu bitiren ‘akıllı beyin pili’ geliştirildi!

    TR724 HABER

    İstanbul programı iptal edilmişti, Kılıçdaroğlu gerekçesini açıkladı: “Oluşan atmosfer nedeniyle…”

    TR724 HABER

    Hürmüz’den geçişler hızlandı; Brent petrol savaş öncesi seviyeye yaklaştı

    Altında Sert Çöküş: 7 Ayın En Düşük Seviyesi Görüldü! İşte Son Rakamlar

    Altında Sert Çöküş: 7 Ayın En Düşük Seviyesi Görüldü! İşte Son Rakamlar

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
     Dilovası dosyasında kamu görevlileri hakkında gözaltı kararı

     Dilovası dosyasında kamu görevlileri hakkında gözaltı kararı

    Yusuf Ertekin Batman Bakım Merkezi’nde yaşamını yitirdi: Soruşturma genişletilmeli

    Yusuf Ertekin Batman Bakım Merkezi’nde yaşamını yitirdi: Soruşturma genişletilmeli

    Venezuela’da 2 büyük deprem: Binlerce kişi öldü, binalar yıkıldı, uçuşlar iptal edildi

    Venezuela’da 2 büyük deprem: Binlerce kişi öldü, binalar yıkıldı, uçuşlar iptal edildi

    12’nci Yargı Paketi komisyondan geçti: Pakette neler var?

    12’nci Yargı Paketi komisyondan geçti: Pakette neler var?

    Demirtaş: Süreç artık somut, elle tutulur adımlar gerektiriyor

    Demirtaş: Süreç artık somut, elle tutulur adımlar gerektiriyor

    17 yaşındaki genç hakkında Demirtaş posteri soruşturması

    17 yaşındaki genç hakkında Demirtaş posteri soruşturması

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Babası toprağa, ağabeyi belirsizliğe karıştı; Irak’ın umudu Aymen Hussein’in acı hikâyesi

    Babası toprağa, ağabeyi belirsizliğe karıştı; Irak’ın umudu Aymen Hussein’in acı hikâyesi

    Hicret bilinci: Tarihsel bir olaydan bugüne…

    Hicret bilinci: Tarihsel bir olaydan bugüne…

    ‘Zamansız’ görünen adalet talebi, tarihin en zamanlı talebidir!

    ‘Zamansız’ görünen adalet talebi, tarihin en zamanlı talebidir!

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan bir aynaya baksa!

    Ya Messi ikinci telefona da ‘hayır’ deseydi

    Ya Messi ikinci telefona da ‘hayır’ deseydi

    Turnuvanın gerçek yıldızları: İhtiyar delikanlı kaleciler

    Turnuvanın gerçek yıldızları: İhtiyar delikanlı kaleciler

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Şamil Tayyar’dan hükümete ‘ekonomi’ uyarısı: “Kurbağanın gözü çıkabilir, haberiniz olsun!”

    TR724 HABER

    Yeni Şafak ısrarlı: “Vatandaşların döviz kazancı vergilendirilsin”

    Psikiyatride tarihi devrim: Tek dozluk LSD ilacı ağır depresyonu tedavi etmeyi başardı!

    Parkinson tedavisinde siber çağ: Felç edici yürüme bozukluğunu bitiren ‘akıllı beyin pili’ geliştirildi!

    TR724 HABER

    İstanbul programı iptal edilmişti, Kılıçdaroğlu gerekçesini açıkladı: “Oluşan atmosfer nedeniyle…”

    TR724 HABER

    Hürmüz’den geçişler hızlandı; Brent petrol savaş öncesi seviyeye yaklaştı

    Altında Sert Çöküş: 7 Ayın En Düşük Seviyesi Görüldü! İşte Son Rakamlar

    Altında Sert Çöküş: 7 Ayın En Düşük Seviyesi Görüldü! İşte Son Rakamlar

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
     Dilovası dosyasında kamu görevlileri hakkında gözaltı kararı

     Dilovası dosyasında kamu görevlileri hakkında gözaltı kararı

    Yusuf Ertekin Batman Bakım Merkezi’nde yaşamını yitirdi: Soruşturma genişletilmeli

    Yusuf Ertekin Batman Bakım Merkezi’nde yaşamını yitirdi: Soruşturma genişletilmeli

    Venezuela’da 2 büyük deprem: Binlerce kişi öldü, binalar yıkıldı, uçuşlar iptal edildi

    Venezuela’da 2 büyük deprem: Binlerce kişi öldü, binalar yıkıldı, uçuşlar iptal edildi

    12’nci Yargı Paketi komisyondan geçti: Pakette neler var?

    12’nci Yargı Paketi komisyondan geçti: Pakette neler var?

    Demirtaş: Süreç artık somut, elle tutulur adımlar gerektiriyor

    Demirtaş: Süreç artık somut, elle tutulur adımlar gerektiriyor

    17 yaşındaki genç hakkında Demirtaş posteri soruşturması

    17 yaşındaki genç hakkında Demirtaş posteri soruşturması

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Babası toprağa, ağabeyi belirsizliğe karıştı; Irak’ın umudu Aymen Hussein’in acı hikâyesi

    Babası toprağa, ağabeyi belirsizliğe karıştı; Irak’ın umudu Aymen Hussein’in acı hikâyesi

    Hicret bilinci: Tarihsel bir olaydan bugüne…

    Hicret bilinci: Tarihsel bir olaydan bugüne…

    ‘Zamansız’ görünen adalet talebi, tarihin en zamanlı talebidir!

    ‘Zamansız’ görünen adalet talebi, tarihin en zamanlı talebidir!

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan bir aynaya baksa!

    Ya Messi ikinci telefona da ‘hayır’ deseydi

    Ya Messi ikinci telefona da ‘hayır’ deseydi

    Turnuvanın gerçek yıldızları: İhtiyar delikanlı kaleciler

    Turnuvanın gerçek yıldızları: İhtiyar delikanlı kaleciler

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Üniversitelerin çöküşü: Atanmış rektörler ve aklın tasfiyesi

SG by SG
1 Haziran 2026
in Güncel, Politika
0
İdris Gürsoy


Bir üniversite üç günde kapatılıp yeniden açılabilir mi? Türkiye’de açılabiliyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin başına gelen bu değil midir? 2016’dan bu yana 6 binden fazla akademisyen KHK’yla ihraç edildi, 15 vakıf üniversitesi bir gecede kapatıldı, rektörler artık seçilmiyor, atanıyor. Bilim ölmedi; sadece adres değiştirdi. Harvard’a, Oxford’a, Cambridge’e taşındı. Asıl mesele ihraçlar değil; kalanların susmayı öğrenmesidir! 

İDRİS GÜRSOY | YORUM

Bir üniversite üç gün içinde kapatılıp yeniden açılabilir mi? Türkiye’de açılabiliyor.

22 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı. Gerekçe açıklanmadı. Mahkeme kararı yoktu. Savunma süreci işletilmedi. İtiraz mekanizması kamuoyuna yansımadı. Üç gün sonra aynı üniversite yine Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla yeniden faaliyete geçirildi.

Bu aç-kapa işlemi, Türkiye’de yükseköğretimin geldiği noktayı gösteren sembolik bir olaydı. Asıl soru şuydu: Bir üniversitenin kaderi tek bir imzaya bağlıysa, o üniversite ne kadar özerktir?

Özgür düşünceden korkan iktidarlar

1933’te Adolf Hitler iktidara geldiğinde ilk hedeflerinden biri üniversiteler oldu. Yeni yasalar yürürlüğe girdiğinde Almanya’daki akademik kadroların yaklaşık üçte biri görevden uzaklaştırıldı. Özellikle Yahudi kökenli veya rejime muhalif akademisyenler üniversitelerden tasfiye edildi. Almanya, bilim tarihinin en parlak kuşaklarından birini birkaç yıl içinde kaybetti.

Sürgüne gönderilenlerin bir kısmı Nobel ödülü sahibiydi; önemli bir bölümü ödüllerini daha sonra aldı.

Tarih hiçbir zaman birebir tekrar etmez. Ancak otoriter sistemlerin kullandığı yöntemlerde dikkat çekici benzerlikler görülebilir. Üniversiteler özgür düşüncenin üretildiği kurumlardır. Özgür düşünce ise her otoriter yönetim için potansiyel bir tehdit olarak görülür.

Elbette Türkiye ile 1933 Almanyası aynı değildir. Ancak üniversiteleri siyasetin denetimine alma eğilimi bakımından dikkat çekici benzerlikler bulunmaktadır.

Bu gerçek, 2016 sonrasında Türkiye’de de yeniden yazıldı.

Atama rejimi

Rektör seçimi geçmişte farklı modellerle yürüdü. Kimi dönemlerde seçim yapıldı, kimi dönemlerde atama sistemi uygulandı. Ancak hiçbir dönemde bugünkü kadar merkezileşmiş ve sistematik bir atama düzeni kurulmadı.

2016 sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle binlerce akademisyen görevlerinden ihraç edildi. Bu işlemler büyük ölçüde yargı kararlarıyla değil, olağanüstü hâl kararnameleriyle gerçekleştirildi. Bir kısmı tutuklandı, pek çoğu ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

KHK’larla kapatılan vakıf üniversitesi sayısı 15’e ulaştı. Fatih, Gediz, Şifa, Zirve, Mevlana, Melikşah, Turgut Özal ve diğer vakıf üniversiteleri tek bir kararnameyle kapatıldı.

Vakıf üniversiteleri devlet bütçesine yük olmayan kurumlardı. Hayırseverler ve mütevelli heyetleri tarafından kurulmuş, binaları, laboratuvarları ve kütüphaneleri yıllar içinde oluşturulmuştu.

Dünyanın önde gelen üniversitelerinin önemli bir bölümü vakıf modeliyle gelişmiştir. Harvard, MIT ve Stanford bunun en bilinen örnekleridir. Bu kurumların gücü yalnızca akademik başarılarından değil, siyasi iktidardan bağımsız yönetilebilmelerinden de kaynaklanır.

KHK’larla kapatılan üniversitelerin taşınır ve taşınmaz mallarına, laboratuvarlarına, kütüphanelerine ve diğer varlıklarına el konuldu. Yıllar içinde oluşan akademik birikim bir gecede dağıtıldı.

Bu süreç yalnızca bazı üniversitelerin tasfiyesi anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda bütün yükseköğretim sistemine verilmiş bir mesajdı: İktidarın çizdiği sınırların dışına çıkarsanız kapatılabilirsiniz…

Ancak asıl dönüşüm kurumsal düzeyde yaşandı.

2016 sonrasında yapılan düzenlemelerle Cumhurbaşkanı’nın yükseköğretim sistemi üzerindeki belirleyici etkisi arttı. Üniversitelerin özerk seçim süreçleri fiilen sona erdi. Rektör artık seçilmiyor, atanıyordu.

Seçilen rektör ile atanan rektör arasındaki fark küçük bir idari ayrıntı değildir. Bu fark, üniversitenin kime karşı sorumlu olduğunu belirler.

Seçilen rektör akademiye karşı sorumludur. Atanan rektör ise onu atayan siyasi iradeye.

Aradaki fark yalnızca bir yönetim biçimi farkı değildir; üniversitenin kime ait olduğuna dair bir tercihtir.

Bu nedenle rektörlük makamı zamanla akademik liderlikten çok idari temsil görevine dönüşmeye başladı. Üniversiteler bilimsel performanslarıyla değil, siyasal merkezle kurdukları ilişkiyle değerlendirilen kurumlar hâline geldi.

Barış bildirisi tasfiyesi

Ocak 2016’da binden fazla akademisyen ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı bildiriyi imzaladı. Bildiri, Güneydoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesini ve barışçıl çözüm yollarının aranmasını talep ediyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzacıları ‘sözde aydınlar’ ve ‘karanlık odaklar’ olarak nitelendirdi. Çok sayıda akademisyen hakkında soruşturma açıldı. Bazıları görevlerinden uzaklaştırıldı, bazıları yargılandı ve bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Daha sonra Anayasa Mahkemesi bu davalarda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Mahkûmiyet kararlarının önemli bölümü bozuldu. Ancak bozulan kararlar kaybedilen yılları geri getirmedi. Akademik kariyerleri, araştırma projelerini ve parçalanan hayatları onarmadı.

Boğaziçi direnişi

Ocak 2021’de Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle rektör atandı. Melih Bulu, üniversitenin geleneksel akademik süreçlerinden gelmeyen ve siyasi kimliğiyle öne çıkan bir isimdi. Atama, üniversitenin onlarca yıllık özerklik anlayışıyla doğrudan çelişiyordu.

Öğrenciler kampüste toplandı. Akademisyenler cübbeleriyle sırtlarını rektörlük binasına dönerek protestolara katıldı. Günler geçti, direniş büyüdü. Yüzlerce öğrenci gözaltına alındı. Bazıları hakkında davalar açıldı.

Melih Bulu sekiz ay sonra görevden alındı. Ancak yerine yine atanmış bir rektör getirildi. Üniversitedeki tartışma sona ermedi; yalnızca yönetim değişti.

Rakamların anlattığı

2016 sonrasında KHK’larla ihraç edilen akademisyen sayısı 6 bini aştı. Yurt dışına giden akademisyen sayısının ise on binleri bulduğu belirtiliyor.

Bugün çok sayıda Türk akademisyen dünyanın önde gelen üniversitelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Harvard, MIT, Oxford ve Cambridge gibi kurumlarda görev yapan Türk bilim insanlarının sayısı son yıllarda gözle görülür biçimde arttı.

Bir akademisyenin yetişmesi onlarca yıl sürer. Kaybedilen yalnızca insanlar değildir. Araştırma projeleri, uluslararası iş birlikleri, doktora öğrencileri ve gelecekte üretilebilecek bilgi de kaybedilir.

Aynı dönemde dünya üniversite sıralamalarında Türk üniversitelerinin görünürlüğü ve rekabet gücü de geriledi. Uluslararası listelerde üst sıralarda yer alan üniversite sayısı azaldı.

Ölçülmesi daha zor bir kayıp daha vardı: Türkiye’de kalıp susmayı seçen akademisyenler. Soru sormayan, eleştirmeyen, kırmızı çizgileri içselleştiren akademisyenler. Çünkü akademinin gerçek yıkımı yalnızca ihraçlarla gerçekleşmez. İnsanların konuşmaktan vazgeçmesiyle gerçekleşir.

Tarihin her döneminde değişmeyen bir gerçek vardır: Susturulan akıl bir yerde yeniden konuşmaya başlar. İhraç edilen akademisyen başka bir ülkede ders verir. Makale yazar. Araştırma yapar.

Nitekim 1933 Almanyası’nda görevden uzaklaştırılan akademisyenlere Türkiye kapılarını açmıştı. 1933-1945 yılları arasında yaklaşık 80 Alman akademisyen Türkiye’de görev yaptı. Hans Reichenbach, Fritz Neumark, Carl Ebert ve Ernst Reuter gibi isimler Türk üniversitelerinde ders verdiler ve modern akademik yapının oluşumuna katkı sundular.

Bugün ise Türkiye’nin dünyanın dört bir yanına dağılmış binlerce akademisyeni bulunuyor. Birçoğu üretmeye, yazmaya ve anlatmaya devam ediyor. Bilim kapatılan kapıların ardında ölmez; yalnızca adres değiştirir.

Eğer bir ülke düşünceyi cezalandırır, eleştiriyi tehdit olarak görür ve üniversiteleri idarî birer birime indirgerse, bilim yaşamaya devam eder. Fakat başka ülkelerde, başka kampüslerde ve çoğu zaman başka dillerde.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: akademi dünyasıbilgi üniversitesikanun hükmünde kararnamelerKHK'larOHAL
ShareTweet
Previous Post

Hukuk herkes için yoksa, hiç kimse için yoktur

Next Post

Ne salatalık ne lahana! Eskişehirli esnaftan ezber bozan dört mevsim turşu kuralı

Related Posts

TR724 HABER
Güncel

Yeni Şafak ısrarlı: “Vatandaşların döviz kazancı vergilendirilsin”

25 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

İstanbul programı iptal edilmişti, Kılıçdaroğlu gerekçesini açıkladı: “Oluşan atmosfer nedeniyle…”

25 Haziran 2026
İstanbul'da 'Sahte Polis' Vurgunu: Bakıcının Gitmesini Bekleyip 79 Yaşındaki Kadını Soydular
Güncel

İstanbul’da ‘Sahte Polis’ Vurgunu: Bakıcının Gitmesini Bekleyip 79 Yaşındaki Kadını Soydular

25 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

Konvoy yapacaktı; Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki programı iptal edildi

25 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

Bahçeli’den Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu’na tepki: “Herkes haddini bilecek”

25 Haziran 2026
Kulislerde Bomba İddia: Kılıçdaroğlu ile Özel Bir Araya Gelebilir
Politika

Kulislerde Bomba İddia: Kılıçdaroğlu ile Özel Bir Araya Gelebilir

25 Haziran 2026
Next Post
Ne salatalık ne lahana! Eskişehirli esnaftan ezber bozan dört mevsim turşu kuralı

Ne salatalık ne lahana! Eskişehirli esnaftan ezber bozan dört mevsim turşu kuralı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter