Amed, Wan, İstanbul ve Mersin’de düzenlenecek ‘Özgürlük Mitingleri’nin önemine değinen Duran Kalkan, ‘Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü dedik, her şeyin anahtarı bu. Kilit buradan açılacak’ dedi
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber televizyonunda yayınlanan röportajında, gündeme ilişkin önemli tespit ve uyarılarda bulundu. Yaklaşık bir aydır Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme yapılmadığını belirten Duran Kalkan, “En son 24 Mayıs tarihli görüşmede bir yasa hazırlanacağı, bayramdan hemen sonra hızla görüşülüp netleştirilip, birleştirilip ve metnin Önder Apo’ya gideceği, bizim de bilgimizin olacağı açıklandı. Bu Mart ve Nisan sürecinde de benzer bir durum olmuştu. Fakat o zaman bu gerçekleşmedi. Şimdi yeniden böyle bir planlama oldu. Bayram geçti, bayramdan üç gün sonra olur denildi. Önder Apo’nun yasanın içeriğine dair yazılı taslak verdiği belirtildi. DEM Parti kendi taslaklarının hazır olduğunu ifade ediyordu. AKP’yle, Meclis Başkanı’yla görüştüler. Şimdi çerçeve yasa olacak, 7-8 maddelik deniliyor. Fakat söyleniyor, çok gecikiyor. Bir defa onu belirtmekte fayda var. Ortada somut bir metin de yok hala. Kamuoyuna dönük bir bilgi de yok. İçeriğinin nasıl olacağına dair bizim de bilgimiz yok. Bekliyoruz. Yasa bize de gelirse görüşlerimizi ifade edeceğiz” diye konuştu.
‘Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü dedik’
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sürecin kilit noktası olduğunu hatırlatan Duran Kalkan, “Ancak şunun altını çizelim. Biz başmüzakereci olarak Önder Apo’yu belirledik. Önder Apo bu görevini, işlerini sürdürüyor. Bunda herhangi bir farklılık yoktur. Fakat Hareket olarak da kadın, erkek, genç, yaşlı Kürt bireyleri olarak da geçen 14-15 aylık süre içerisinde hep tutumumuzu net olarak koyduk ortaya. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü dedik, her şeyin anahtarı bu. Kilit buradan açılacak. Önder Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması. Eğer yasa böyle bir şey içerirse iyidir. Tarafımızdan değer görür, değerlendiririz. Fakat böyle bir durum içermezse, bu bizim örneğin kırmızı çizgi deniliyordu. 12. Kongremizin de kararıydı. Ki kongre kararı uygulanmak durumunda, hiç kimse kongre kararının tersi hareket edemez. Eğer buna uygun şeyler hiç olmazsa şimdiden söyleyelim. Nasıl karşılanır bilemem. Ben bir şey belirtmeyeceğim ama hareket ve halk buna olumlu bakmaz. Bunu bir kere daha böyle altını çizelim. Başka türlü de bir yaklaşım olmasın” dedi.
Yeni bir şey yok, hiçbir değişim yok
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sonuç bildirisi ile AKP iktidarı ile Türk devletinin sürece yaklaşımını ortaya koyduğunu söyleyen Duran Kalkan, “18 Haziran tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantı sonuç bildirisi gerçekten de AKP iktidarının ve Türk devletinin yaklaşımını ortaya koyuyor. Şimdiye kadar değişik biçimlerde tartıştığımız hususları resmen de kabul etmiş oluyorlar, sürece nasıl yaklaştıklarını. Süreci hala terör kapsamında ele alıyorlar, teröre karşı mücadele kapsamında ele alıyorlar. Hiç ayrım yapmadan terör örgütlerine karşı nasıl mücadele edilecek, onu belirtiyorlar. Yeni bir şey yok, hiçbir değişim yok. Milli Güvenlik Kurulu’nda herhangi bir değişiklik yok. Sanki 2 ay, 4 ay, 4 sene önceki Milli Güvenlik Kurulu bildirisi gibidir. Herhalde aynısını veriyorlar, oluşturmuşlar bir metin. Çünkü kavramlarda da bir yenilik yok. Biz basını eleştiriyoruz, değişik kesimleri eleştiriyoruz. Dilleri şöyle böyle diye, Milli Güvenlik Kurulu’nun dili ortada. Öyle bir durum ki ‘PKK terör örgütü’ diye söz ediyor hala. Öyle anlaşılıyor ki Milli Güvenlik Kurulu PKK’nin devam etmesini istiyor. Oysa PKK feshedildi. Şimdi hiç dikkate bile alınmamış. Üslupta bile değişiklik yok. Listeden bile düşmemiş” diye ifade etti.
Bu bir mücadele sürecidir
PKK’nin fesih edildiğini hatırlatan Duran Kalkan, “Ama yanılıyorlar, biz kararlıyız. PKK’yi değiştirdik. Dönüşü olmayacak. Eski PKK’ye dönüş olmayacak. Onu artık tarihe mal ettik. İstediği kadar Milli Güvenlik Kurulu veya hangi kurul olursa olsun onu istesin. Çünkü öyle oluşmuş ki bir siyasi denge oluşmuş. Hatta müthiş bir rantçılık oluşmuş PKK’nin yürüttüğü mücadele üzerinde. Değişim olursa herkes kendini değiştirmek zorunda kalıyor. PKK’nin bu değişimi karşısında birçok rantçı rantını kaybediyor. Yeni siyaset üretmesi gereken, değişmesi gereken değişmekten korkuyor. Ve böyle birçok çevre tarafından eski PKK arzulanıyor. Devam etsin isteniliyor. Etmeyecek. Onu net ifade edebilirim. İstedikleri kadar yazıp çizebilirler. Ama bu devam etmeyecek… PKK’nin eskiye dönmesini bekleyen birçok çevre var sağında solunda. Bunlar boşa bekliyorlar. Beyhudedir bu beklemeler. Biz değişimi gerçekleştirdik. Bunun gerektirdiği mücadeleyi sürdüreceğiz. Demokratikleşme mücadelesini, Kürt sorununun demokratik siyasi çözüm mücadelesini, demokratik siyaset stratejisi temelindeki mücadelemiz sürüyor, sürecek. Bu bir mücadele sürecidir” diye konuştu.
Özgürlük Mitingleri’ne selam
Strasbourg’da 14 yıldır Abdullah Öcalan için fiziki özgürlüğü için tutulan nöbeti eylemini ve Özgürlük Mitinglerini selamlayan Kalkan, “Türkiye’de önemli gelişmeler oluyor. Eylemler var. 27-28 Haziran’da olacak diye ilanlar yapıldı. Mersin’de, İstanbul’da, Amed ve Van’da. Çabalar oluyor. Belli aralıklarla bunlar yapılıyor. Önemli. Başarılar diliyorum, selamlıyorum. İnanıyorum güçlü olur, olmalı da. Tutum koyabilmeli Kürt toplumu, bir şey olmuyor, bu eylemler bir sonuç vermiyor dememek lazım. Önemli etkisi oluyor. Bunu bilerek, inanarak sürekli daha çok büyütülmüş eylemler geliştirmek lazım. Aynı zamanda tartışmalar var. Önemli konferanslar oldu İstanbul’da ve Amed’de, 13-14 Haziran’da İstanbul’da ikinci yüzyılda Cumhuriyet’in demokratik dönüşümü konferansı oldukça önemliydi. Çok değerli, ciddi tartışmalar oldu” ifadelerine yer verdi.
“Herkesi Barış ve Demokratik Toplum Süreci temelinde görev ve sorumluluklarına sahip çıkmaya ve başarıyla yerine getirmeye çağırıyorum” diyen Kalkan, “Zaten şu söyleniyordu bize: Silahlı mücadele engelliyor. Biz de durdurduk, buyurun. Demokratik siyaset temelinde herkes üzerine düşeni yapsın diye” dedi.
‘Avrupa sorumluluk almalı’
Avrupa’nın Kürt sorununa yaklaşımının değişmesi gerektiği ve sorunu çözme sorumluluğu alması gerektiğini belirten Duran Kalkan, “İsterlerse gerçekten destek olmak, yardımcı olmak, Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun çözümüne destek vermek istiyorlarsa o kadar imkan, fırsat var ki ellerinde. Kırk biçimde yapabilirler bunu. Yapmak isteyen yapar. Çok istemedikleri için böyle şeyler söylüyorlar. O nedenle fazla tutarlı bulmuyoruz. Daha tutarlı olunması gerekli. İş bu noktaya geldi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci bu düzeyde. PKK’ye Türkiye’den daha çok terör örgütü diye Avrupa saldırıyordu. İşte PKK kendini feshetti, ortadan kalktı. Avrupa Birliği ne değerlendirdi bunun üzerine? Bu temelde hangi yaklaşımları geliştiriyor, kararlar alıyor, neler yapacak? Çok bir şey göremiyoruz. Türkiye bekleniyor. Türkiye yaptıktan sonra biz de yapıyoruz diyecekler. Türkiye’nin yaptığını kabul edecekler. Türkiye yaptıktan sonra Avrupa’ya neye ihtiyaç kalacak? Önemli olan, yapılamadığı zaman işi yapılır hale getirmek için çaba harcamak. Bu bakımdan daha doğru, daha ciddi olmak gerekli. Çabalarını daha çok geliştirebilmeliler” diye konuştu.
‘İran yaşananlardan ders çıkarmalı’
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş İran halklarının savaşı olmadığını, Kapitalist modernite sisteminin, iktidar ve devletçi düzenin kendi iç çıkarlarından doğan bir çatışmaydı diyen Duran Kalkan, “İran değişti, değişiyor. Değişecek daha fazla, kesinlikle. Bu konuda zamanlama nasıl olur, hangi yöntemlerle gelişir bilemeyiz. Ama İran’da değişim, dönüşüm olacak. Eskisi yaşamaz artık. Kim yaşatacak? Bu mümkün mü? Şimdi ABD’nin yaklaşımları biraz da var olanı yaşatma çabası olarak da değerlendirilebilir. Korkuyor, çökerse ne yapacak? Kendi üzerlerine de yıkılabilir, yıkıntı altında kalabilirler. O kaygıyı yaşadıklarını da insan düşünebilir. Bu değişim, dönüşüm demokratik olacak. Ne ABD’nin öngördüğü gibi monarşi olacak ne de mevcut İslam Cumhuriyeti olduğu gibi devam edecek. Edemez. Dönüşüm, değişim olacak, bu demokratikleşme temelinde olacak. İran toplumu, İran halkları demokrasi istiyor. Demokrasiye açık, hazır toplumdur. Demokratik değerleri, bilinci en güçlü olan toplum İran toplumudur” ifadelerine yer verdi. İran’ın yaşananlardan ders çıkarması gerektiği uyarısında bulunan Kalkan, halka uygulanan baskı ve idam uygulamaları ile rejimin kendi kuyusunu kazdığını dile getirdi.
Korucuların yapmadığı şey kalmadı
Türk devletinin özellikle özel savaş yöntemleriyle Kürdistan’da terör estirdiğine dikkat çeken Kalkan, “Gerilla elindeki silahını yakmış, sadece olduğu yerde güvenliğini sağlamak için birer tüfekle duruyor. Bu tüfek devleti nasıl tehdit ediyor? Nasıl silahı bırakmadılar diye kıyamet koparıyorlar. Ama kendileri bir sürü insanı, şunu bunu silahlandırmışlar, toplumun üzerine salmışlar. Resmi devlet güçleri dışında gayri resmi özel kuvvetler temelinde, özel savaş temelinde örgütlenmiş güçler var. Terör estiriyorlar toplumun üzerinde. Hiç bunlar gündeme bile gelmiyor. Bir korucu tayfası var. Yaylalara bırakmıyor insanları. Köylerini yakıyor, evlerini yıkıyor, hayvanlarını öldürüyor. Ne olacak bu korucu çetesi? Gerilladan 16 aydır herhangi bir şey gelişti mi? Yok. Ama korucuların yapmadığı kalmadı” diye tepki gösterdi.
‘Özel savaş kader değil’
Özel savaşa maruz kalmanın kader olmadığını ve gençliğin rolüne dikkat çeken Duran Kalkan, “Her türlü özel savaş sistemine, saldırılarına karşı mücadele etmeli. Dahası o gençlik Demokratik Komünler Hareketi’nin öncüsüdür. Demokratik komünal çalışma yürütmeli. Demokratik Komünler Birliği’ne katılmalı. Örgütlemeli. Halkın içinde olmalı. Bu tür şeylerin zeminini tümden kurutabilmeli. Böyle olunursa demokratik toplum olur, demokratik gelişme olur. Bu özel savaşa bu biçimde maruz kalmak bir kader değildir. Bazı temel yanlışlar sonucunda bu duruma gidilmiştir. Bu yanlışlardan kurtulmak, çıkmak gerekli. Bu bakımdan da evet, işte eleştiriler oldu. Denildi, öz eleştiri konumundayız. Evet, hepimiz öz eleştiri konumundayız. O zaman öz eleştiriyi hızla, zamanında ve yeterli düzeyde yapalım. Öz eleştiri pratikte düzeltme getirsin. Doğru bilinçlenme, örgütlenme ve eyleme geçelim. Bu yozlaşmayı, toplumu çürütücü her şeyi ortadan kaldıralım” dedi.
Komünal yaşam
“Ben devrimciyim diyenler, sosyalistim diyenler, kadroyum diyenler, Apocu gencim diyenler sorumluluklarına sahip çıkmalılar” diyen Duran Kalkan, “Demokratik toplum mücadelesi, demokratik komün hareketi, her türlü yozlaşmayı, çürümeyi ortadan kaldırma hareketidir. Bunun mücadelesidir. Bu bakımdan da gerçekten de bu komün üzerinde de, toplum üzerinde de, komünal yaşam üzerinde de daha çok düşünmemiz lazım, durmamız gerekli, daha çok tartışmamız gerekli. Biz de üzerinde duruyoruz. Bu öyle çok konuşulacak şey de değil. Tartışmayla eylem iç içe olmalı, birlikte olmalı. En önemlisi de somut, pratik alanda çalışma yaparak, onların derslerini çıkarma temelinde yeni gelişmeler sağlayabilmeliyiz. Bu çerçevede gerçekten de bir düzeltmeye, değişime ihtiyaç var. Barış ve Demokratik Toplum süreci bir değişim ve dönüşüm süreci. Bakıyoruz, çok değişim, dönüşüm olmuyor, yenilenme olmuyor. Eskiyi cilalayıp devam ettirme yaklaşımları var” eleştirisinde bulundu.
Zilan ve Haziran ayı şehitlerini anan Duran Kalkan, “Büyük fedaimiz, özgürlük tanrıçamız Zîlan yoldaşın şehadetinin 30. yıl dönümü. 30 yıl biz bu çizgide kendimizi eğittik, savaştık. Cesareti, fedakarlığı öğrendik, fedailiği geliştirdik. Bunu kadın özgürlük çizgisinde yaptık, kadın öncülüğünde yaptık” dedi.
Dünya kupası ve Türk milli takımı
Konuşmasının sonunda Dünya Kupasına değinen Duran Kalkan, “Hiç gol atamadan elenmiş olmaları da ırkçı, milliyetçi, şoven duyguların ve düşüncelerin dayatılmasının sonucudur. Daha gitmeden o basın, televizyonlar o kadar şey dayattılar ki, o kadar ırkçı, milliyetçi. Sahada insan görüyordu, ayakları titriyordu gençlerin. Topa vurmuyor. Oysaki en tecrübeli, en yetkin oyunculardı. Bir gol bile atamadılar. O kadar baskı oluşturuldu. Haydi, savaşa gidiyorsunuz der gibi. Maça gidiyorlar, kazanırlar da, yenilirler de. Bu spordur. Spor değil, sporu savaş gibi ele aldılar” diye ifade etti.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































