NECİP F. BAHADIR | YORUM
Hazrette kibir tavan yaptı. Şu cümlenin başka izahı olabilir mi; “İktidarlarımız döneminde ülkemizin pek çok sorununu çözdük lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik…”
Söylediği ile gerçek tam zıttı. Ülkenin hiçbir sorununu çözemedi. Enflasyonu dizginleyemedi. Faizi sıfırlayamadı. Eğitim sistemini çökertti. Adaleti tesis edemedi; tam aksine yargıyı araçsallaştırdı.
Dışarıda ülkeyi ‘şamar oğlanına’ çevirdi. Tarihin ve kaderin yanlış tarafında konumlandı. Erdoğan’ın Titanic’i rotasız bir gemi gibi… Konuşmak kolay çünkü bir propaganda makinesi gibi işleyen medya elinin altında… Troll orduları tezahürata hazır.
Kalkınma, yol ve köprü vs. diyecekler… Togg’u de ekleyecekler.
Yol, köprü, beton, inşaat ve rant işinde ‘hakkını teslim etmek istiyorum’ lakin o bir türlü cevaplanmayan soruları hatırlıyorum ve sormadan da edemiyorum? Kaça mal oldu? Elalem kaça yapıyordu, siz kaça yaptınız?
Para cebinizden çıkmadı ya… Kaça yaptınız? Rahmetli Süleyman Demirel’e miting sırasında vatandaş, “Bubanın parasıyla mı yaptın?” diye sordu. Demirel kızmadı. Polisler vatandaşı alıp götürmedi. “Vatandaş haklı… Doğru söylüyor.” dedi Demirel… “Bubamın parasıyla yapmadım. Sizin paranızla yaptım!”
Bugün Erdoğan’a herhangi bir toplantıda böyle bir soru sorulabilir mi? Soruldu diyelim soran başı belaya girmeden evine dönebilir mi? Sosyal medya mecralarında bile sormak cesaret ister. Erdoğan bir ara ekonominin iyi olduğunu anlatmak için ‘kamyonların yollarda gidip geldiğini’ gerekçe ve örnek göstermişti.
Kaça yaptı sorusunun cevabı yok? Şehir hastanelerinin maliyeti ve müteahhitlere ödenen paralar da ‘devlet sırrı’ gibi…
Saadet Partisi’nden Mustafa Yılmaz’ın bir mesajını gördüm. Şöyle diyordu; “Çin yaptı 42,5 km 1,5 milyar dolara… AKP yaptı 2,9 km 15 milyar dolara… Yaparsa kim yapar… Yine AKP yapar. Biri çıkıp bu hesabı millete anlatabilir mi?”
Bu maliyet kıyaslaması daha önce de gündeme geldi. Ben bir cevap verilebildiğini görmedim.
Evet, Erdoğan’ın AKP’si yol, köprü yaptı ama işte böyle yaptı. Acaba kimlere kazandırdı? Belki de şöyle sormak lazım soruyu; AKP, kimlere kazandırmak için o yolları, hastaneleri, köprüleri yaptı? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim yedi? Söylemeye gerek var mı? Siz onları biliyorsunuz. Tanımayan kalmadı çünkü.
Hiçbir propaganda gerçekleri perdeleyemez. Sadece bir süre gündemden düşürür, o kadar…
Erdoğan bir özeleştiri niye yapmaz? Aynaya niye bakmaz, “Yüzüm nasıl görünüyor?” diye? ‘Faiz ve nass’ mevzusunda topluma bir açıklama borcu yok mu? Ülke Erdoğan’ın denemesi tahtası…
Faiz mi sebep, enflasyon mu? Denendi. Peki bedeli kim ödedi? Ekonominin ayarları öylesine alt üst oldu ki hala iki yakası bir araya gelmiyor.
Berat Albayrak da sorumlularından biri… Bugün kendisini ‘temize çıkarmaya’ çalışması beyhude… 128 milyar konusunda aklanmış… Kamuoyu da inandı. Karar’dan Elif Çakır meseleyi harika şekilde izah etmiş. Ne Erdoğan ne Berat Albayrak cila tutmaz.
Ülkeyi felç etti!
Bir ay önce bir sabah ülke ‘Bilgi Üniversitesi’nin kapandığı’ haberiyle uyandı. Sebep mi? Erdoğan öyle istedi. Binlerce öğrenci mezuniyet programlarına hazırlanıyordu. Herkes şoktaydı. Bir ay daha beklenemez miydi? Neden şimdi?
Kimse bilemedi. Üç gün sonra ‘iptal’ kararnamesi! Erdoğan, Erdoğan’ın kararnamesini iptal etti! Ve hiç bir gerekçe göstermedi.
Normal bir ülkede olsa bunun yapanın zihin ve ruh sağlığı sorgulanır. Medyasından sokaktaki vatandaşa kadar herkes hesap sorar. Erdoğan ülkeyi ‘felç’ etti. Muhalefet kanallarını kuruttu. Tabii o da bir yere kadar… Yatağından sapan nehir tekrar mecrasını bulur.
Örnek o kadar çok ki…
‘Beyaz et’ operasyonu… Adalet Bakanı Akın Gürlek durup dururken tavuk ticareti yapan büyük firmalara ‘denetim kayyımı’ atadı. ‘Tekelleşme’ falan dedi. ‘Fiyatlarının yüksekliği’ bile gerekçeler arasında…
Etiketleri denetlemek Adalet Bakanı Gürlek’e mi düştü? Rekabet Kurulu ne güne duruyor? ‘Gıda sektörünün ağası’ Bilal Erdoğan’ın parmağı mı vardı? Yoksa Gürlek akşam yemeğinde yediği tavuğun tadını mı beğenmemişti? Espri falan yapmıyorum, iş o noktaya vardı.
Birkaç gün geçmişti ki yine bir geri adım… Kayyım kararı kaldırıldı. Erdoğan’ın Bakan Gürlek’e çok kızdığı ve fırçaladığı söylentisi kulislere yansıdı. Doğru olabilir!
Akın Gürlek’in ‘başına buyruk’ görüntü veren bakanların başında geldiğini ben de gözlemliyorum. Kendi ajandası var sanki… Bakanlık koltuğu ‘dar geliyor’. Oysa daha o koltuğu dolduramıyor. Makam, koltuk insanın başını döndürür. ‘Ne oldum delisi’ yapar. Siyaset böyle duvara toslayan ergen siyasetçilerin de tarihidir.
Fehmi Koru bile onca ihtiyatlı tutumuna rağmen Gürlek’e Erdoğan sonrasının adayları arasında değerlendirdi; “Son yılların yükselen yıldızı Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de tartışılan konumlara uygun bir isim olarak değerlendirenler az değil…”
Fehmi Koru’yu yakından takip ediyorum. Nicedir hassas konulardan uzak dış politika ağırlıklı ‘kaçak yazılar’ kaleme alıyor. Oysa Ankara geçmişi olan bir gazeteci… Ve AKP mahallesinin adamı. Ondan daha cesur ve gerçekçi yazılar beklerdim.
Erdoğan’ın ülkeyi nasıl yönettiğini gördünüz mü? Ortada çözülmüş bir sorun görüyor musunuz? 25 yıl olacak… Çeyrek asır. İnsan kör cahil olsa siyaseti ve yönetim bilimini orada öğrenir. Ergen bir yöneticiden farkı var mı Allah aşkına?
Dev aynasında görünmek kişiyi dev yapmaz. Erdoğan, arkasında enkaza dönüşmüş bir ülke bırakacak. Devlet aygıtı çöktü. Toplumsal doku çözüldü. Anadolu gibi bereketli toprakları çölleştirdi.
Dünya kupasında 1 gol atamayan milli takım… Kimin eseri? Söylediklerinin Titanic’in kaptanı olmakla övünmekten farkı var mı? Oysa çalanlar siren sesi… Müzik falan değil. AKP gemisi duzdağına çarptı.
“Muhalefet sorununu çözemedik!” diyor… Tek çözdüğü sorun o… CHP’nin içinden geçti. Ekrem İmamoğlu rakibiydi. Kendisini defalarca yendi. İlk seçimde İmamoğlu’na kaybetmesi mukadderdi. Darbe dönemlerinde bile rastlanmayacak tarz ve yöntemlerle tasfiye etti. Özgür Özel rüzgarı arkasına aldı. AKP’nin çıkmadığı sokak ve meydanları doldurdu. ‘Bay Kemal’ diye söylemediğini bırakmadığı Kılıçdaroğlu’nu CHP’ye geri getirdi. Siyaset ne zaman böyle bir operasyon gördü.
Darbeler partileri kapattı. Erdoğan ise CHP’yi kapatmaktan beter etti. Kapatsa daha iyiydi. En azından CHP daha sağlıklı bir çıkış yolu bulurdu. Siyasetle değil… Yargı ve iktidarın gücünü kullanarak…
Siyasetle yapsa kimse bişey diyemezdi. Siyaset yollarla ne İmamoğlu ile başa çıkabildi, ne de Özel’le… ‘CHP’yi halletti’ diyelim peki toplumsal muhalefeti ne yapacak?
Tarihin ve kaderin karşıdan esen rüzgarını nasıl durduracak?
“Bir rüzgar eser… Şah bir yana taht bir yana… Düşer…”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































