MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’na tepki gösterdi. Raporda Türkiye’nin yargı sistemine yönelik değerlendirmeleri “vesayet hevesi” olarak nitelendiren Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek.” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Avrupa’nın uzun süredir Türkiye’ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika alanlarında eleştiriler yönelttiğini belirterek, raporda yer alan değerlendirmelere tepki gösterdi. Bahçeli, “Avrupa, yıllardır Türkiye’ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta; rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imalarıyla süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı mahfillerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hâlâ Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.” dedi.
Bahçeli, raporun bağlayıcı olmadığını ancak taşıdığı siyasi niyet nedeniyle dikkate alınması gerektiğini savundu. Avrupa Parlamentosu’nun devam eden yargı süreçlerine dair değerlendirmelerine de tepki gösteren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “Bu rapor bağlayıcı olmayabilir. Fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye’nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.”
Bahçeli, Avrupa Parlamentosu raporunda Ülkü Ocakları’na yönelik ifadelerin de “eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hali” olduğunu söyledi: “Avrupa Parlamentosu’nun işi ortadadır. Dillerinde özgürlük ve demokrasi yalanı, satırlarında hukuk kılıfına sokulmuş dayatma, işin esasında ise Türk ve Türkiye karşıtlığı vardır. Bu yalan pazarının kepengi er ya da geç indirilecektir.”
AP Türkiye Raporu’nda neler vardı?
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’nda, Türkiye’nin AB üyelik sürecinde hukuk devleti ve temel haklar alanındaki sorunlar nedeniyle ilerleme sağlanamadığı belirtildi. Raporda, yargı bağımsızlığına ilişkin kaygılar ile muhalefete yönelik yargı süreçleri eleştirildi. Basın ve ifade özgürlüğü alanında da gerileme yaşandığı savunuldu. Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs’la ilişkilerinde uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uygun hareket etmesi çağrısı yapıldı. Avrupa Parlamentosu, AB kurumları ve üye ülkelerden Türkiye’deki demokratik gerilemeye karşı daha güçlü tutum alınmasını istedi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































