Simon Wohlfahrt / AFP
Avrupa Birliği’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı tartışmalı Göç ve İltica Paktı, bugün resmen yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemelerle birlikte AB’nin dış sınırlarında kimlik ve güvenlik kontrolleri sertleştirilirken, sığınma süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.
AB’nin göç sorumlusu Magnus Brunner, “İlk kez kapsamlı bir Avrupa sistemine sahibiz” diyerek, reformun üye ülkelere giriş çıkışlar üzerinde daha fazla kontrol sağlayacağını söyledi. Pakt bugün itibariyle yürürlüğe girse de üye devletlerin yeni düzenlemeye uyum sağlamasının zaman alabileceği ifade ediliyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Judith Sunderland, “Pakt, dünyanın Avrupa’ya her zamankinden daha fazla insan haklarını savunmasına ihtiyaç duyduğu bir zamanda sığınma hakkına balyoz gibi vuruyor” dedi. Hak örgütleri, Avrupa’da insani endişelerin siyasetin gerisinde kaldığı uyarısında bulunuyor.
İşte yeni paktın getirdiği ana değişiklikler:
Sınır prosedürleri
AB’ye düzensiz yollarla giren göçmenler, yedi güne kadar süren bir süreçte kimlik ve güvenlik kontrollerinden geçecek. Kimlik belgeleri, yüz ve parmak izi gibi biyometrik veriler bir veri tabanında kaydedilecek. Tarama, kimlerin hızlandırılmış veya normal sığınma başvurusu yapacağını ve kimlerin menşe veya geçiş ülkesine geri gönderileceğini belirlemeyi amaçlıyor. Hak örgütleri, göçmenlerin ve özellikle çocukların bu sürede kötü şartlar altında gözaltında tutulacağına dikkat çekiyor.
Hızlı red süreci
Güvenlik riski oluşturan veya mülteci statüsü alma şansı düşük olan sığınmacılar daha hızlı işleme alınacak. Başvuruları, AB’nin “dış sınırlarına” yakın merkezlerde en fazla 12 hafta sürecek bir süreçte ele alınacak. Ancak böyle bir uygulamanın, çoğu durumda ek gözaltı süresi getirmesi ve aceleye getirilmiş kararlar doğurması kaçınılmaz olarak değerlendiriliyor.
Dayanışma mekanizması
AB kurallarına göre, düzensiz bir göçmenin ilk ayak bastığı ülke davasından sorumlu. Bu durum, son yıllarda kara ve deniz yoluyla gelenlerin büyük kısmını alan İtalya, Yunanistan ve Malta üzerinde baskı oluşturuyor. Reform, üye devletleri dış sınır ülkelerine gelen belirli sayıda sığınmacıyı kabul etmeye zorlayan bir dayanışma mekanizması getiriyor. Sığınmacı kabul etmek istemeyen devletler, sığınmacı başına 20 bin avro ödeyebilecek. Yılda en az 30 bin sığınmacı bu yeniden yerleştirme sistemine dahil olacak.
Göç dalgasına hazırlık
Pakt, beklenmedik göç dalgaları durumunda acil müdahale mekanizması kuruyor. Bu, AB’nin 2015-2016’da çoğu savaşın vurduğu Suriye ve Afganistan’dan iki milyondan fazla sığınmacının birliğe gelmesiyle karşı karşıya kaldığı türden bir krize yanıt vermeyi amaçlıyor. Düzenleme, üye devletlerin sığınmacılara yönelik korumaları azaltmasına izin verecek ve AB’nin dış sınırlarındaki gözaltı merkezlerinde normalde izin verilenden daha uzun süre tutulmalarını mümkün kılacak.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































