DEM Partili Ahmet Türk, yeni sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Üst düzey görüşmelere rağmen yol haritasının hâlâ bilinmediğini söyledi. “Neler yapılmak isteniyor? Bizden beklenti nedir? Kendileri bu konuda ne düşünüyor? Henüz bunu bilmiş, öğrenmiş değiliz. Bu gerçek ortada. Bu süreci bozan Kürtler olmayacak.” diyen Türk, toplumda güvensizliğin derinleştiğini vurguladı. Sürecin başarıya ulaşması için hükümete, siyasete ve Türkiye demokratlarına sorumluluk çağrısı yaptı.
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve yerine kayyum atanan DEM Partili Ahmet Türk, İstanbul’da düzenlenen İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nda konuştu. Türk, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki açıklamasından bu yana birçok üst düzey görüşme yapılmasına rağmen sürecin yol haritasına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü söyledi. Türk, Kürt siyasetinin kalıcı barış ihtimali için sabırla bekleyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “27 Şubat’tan beri Sayın Öcalan’ın açıklamasından sonra bugüne kadar üst düzeyde birçok görüşmeler yapılmasına rağmen maalesef yol haritası nedir? Neler yapılmak isteniyor? Bizden beklenti nedir? Kendileri bu konuda ne düşünüyor? Henüz bunu bilmiş, öğrenmiş değiliz. Bu gerçek ortada. Elbette ki bu sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için biz Kürtler olarak, Kürt hareketi olarak, Kürt siyaseti olarak sabırla bekleyeceğiz, bu süreci bozan Kürtler olmayacak, sabırla izleyeceğiz. Ama elbette toplumda bir güvensizliğin geliştiğini de görüyoruz.”
Kimliğim, dilim, halkım yok sayılıyor!
Ahmet Türk, konuşmasında kayyım uygulamalarına ve Kürt sorununun temelinde gördüğü kimlik meselesine de değindi. Yüksek Seçim Kurulu’nun üç dönem adaylığı önünde engel bulunmadığını belirttiğini hatırlatan Türk, buna rağmen Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevine kayyım atandığını söyledi. Türk, “Kürtler ne istiyor?” sorusuna kendi hayatı üzerinden yanıt verdi: “Yüksek Seçim Kurulu, üç dönem de adaylığımın önünde bir engel olmadığını ifade etti. Üç dönem Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığına aday oldum, kayyım atandı. Bu ayrı. ‘Şimdi Kürtler ne istiyor’ diyorlar. Ben kendimden örnek vermek istiyorum. Ben Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte ‘Kürt sorunu benim, Kürt sorunu buradadır’ diyorum.”
İnancımızı kaybetmek istemiyoruz
Ahmet Türk, geçmişte baskı dönemleri yaşadıklarını ancak demokratik siyasetten vazgeçmediklerini belirterek süreci yürüten aktörlere de çağrıda bulundu: “Biz yaşamımız boyunca bölücü olmadık. Birleştirici olmaya çalıştık. Hep toplumsal barışın ve halkların kardeşliğini savunduk. Bugün de aynı şey savunuyoruz. Bütün zulüm politikalarına rağmen bunu savunuyoruz. 12 Eylülleri, 1986’ları yaşadık. 1994’lerde dokunulmazlığımızın kaldırılıp cezaevine atıldığımız arkadaşların dönemini yaşadık. Ama demokratik siyasetten vazgeçmedik. Sorunların demokratik siyasetle çözüleceğine inandık. Bu inancımızı kaybetmek istemiyoruz. Ve buradan bu sürecin içinde olan, bu süreci yürüten bütün aktörlere seslenmek istiyoruz: Kürt halkına yazık, Türk halkına yazık. Birleştirici olun, halkları kucaklayın ve geleceği güvence altına alacak projelerle ortaya çıkın.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































