Amed’deki 5 Haziran saldırısında yaralanan ve 11 yıldır adalet arayışını sürdüren Askeri Yıldırım, ‘2-3 kişiyi yakaladık, deniyor ama asıl sorumlular kim?’ diye sordu
Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Amed’in İstasyon Meydanı’nda 5 Haziran 2015 tarihinde düzenlenen mitinge yönelik DAİŞ’li Orhan gönder tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırının üzerinden 11 yıl geçti. 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 210 kişinin yaralandığı saldırının ardından sanıklar Orhan Gönder, Mustafa Kılıç, İsmail Korkmaz ve Burhan Gök hakkında dava açıldı. Orhan Gönder, Mustafa Kılıç ve İsmail Korkmaz hakkında, “Anayasayı İhlal” ve “Birden fazla kişiyi öldürme” suçlarından 5 kez ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ayrıca sanıklar hakkında “Nitelikli öldürmeye teşebbüs” suçundan 104 kez 17 yıl, “Öldürmeye teşebbüs” suçundan 102 kez 14 yıl, “Tehlikeli madde bulundurmak” suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası veren mahkeme, Burhan Gök’ü “Tehlikeli madde bulundurmak”, “Anayasayı ihlal” ve “Öldürmeye teşebbüs” suçlarından beraat ettirdi.
Karara karşı yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi tarafından reddedildi. Ret kararına karşı Yargıtay’a yapılan itirazın incelemesi sürerken, patlamanın olduğu miting alanında arama tarama faaliyetiyle görevli 14 polis hakkında, “İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak” suçundan Diyarbakır 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, sanık polislerden K.A., K.K., M.A.C., İ.Y., A.T., D.U., F.D., H.Y., H.Y. ve M.Y.Ö. hakkında beraat, M.S., A.D., A.K. ve M.D. hakkında 2 ay 15 gün hapis cezası verdi. İtiraz üzerine polislere verilen ceza ise Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozularak, yeniden yargılanmalarına karar verildi.
Beraat veren hakim HSK’ye şikayet edildi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, “Görevi ihmalden” yargılanan 10 polis hakkında verilen beraat kararına karşı yapılan itirazı esastan reddetti. Dava dosyası, ailelerin avukatları aracılığıyla 2022’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. Ancak aradan 3 yıl geçmesine rağmen sonuç çıkmadı. Amed Barosu, kamu davasının görüldüğü Diyarbakır 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nin Hakimi Gülsüm Akkoyun hakkında yargılama sırasında “görevi kötüye kullandığı” gerekçesiyle Hakim ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayette bulundu. Ancak söz konusu şikayete dair de bir gelişme olmadı.
‘Çakmaklara el koyan polis bombayı nasıl görmedi?’

Aradan geçen 11 yılda yaşananlar hala hafızalarda taze iken, Askeri Yıldırım saldırıda iki bacağından yaralandı, aylarca hastanede tedavi gördü. Ayağa kalkmasına rağmen 11 yıldır bacaklarında platinlerle yaşam mücadelesini sürdüren Askeri Yıldırım, yürümekte zorluk çekiyor. Saldırının yarattığı psikolojiyle telefonunu 11 yıldır sessizde kullanan Askeri Yıldırım, bir taraftan tedavisini devam ettirirken, diğer taraftan da adalet talebini sürdürüyor.
Yaşadıklarını anlatan Akskeri Yıldırım, 7 Haziran seçimleri öncesinde yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını ve mitingin kalabalık geçmesi içinde günlerce çalışmalarda yer alıklarını belirtti. Miting günü kalabalık bir kitleyle alana girdiğini ve 3 farklı noktada arama yapıldığını hatırlatan Yıldırım, “Çakmaklarımıza bile el koyan polisler, bombaların içeriye sokulmasını nasıl görmedi?” diye sordu. Olay anına değinen Askeri Yıldırım, “Bağlar’dan köprüyü geçerek gittim. Üç arama noktasından geçtik. Alana gidip trafonun yanında durdum, başkanlar konuşma yapıyordu, biz de onları dinliyorduk. Küçük bir patlama oldu. Sakin olunması için uyarı yaptılar. O anda büyük bir patlama ile büyük bir katliam yapıldı. Arkadaşlarımız, hepimiz perişan olduk. Yerlere düştük, birçok arkadaşımızın bacakları, elleri koptu. Beş arkadaşımız orada yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.
‘Polis kaçtı, HDP’liler kurtardı’
Patlamanın etkisiyle havaya fırladığını söyleyen Askeri Yıldırım, “O sırada Selahattin Demirtaş yanımıza geldi. Patlama sonrası ise TOMA’larla su sıkıldı. Polislerin hepsi kaçtı oradan, bizi o halde bıraktılar. HDP’liler sayesinde kurtulduk, onlar bizi kurtardı. Hastaneye kaldırdılar” dedi. Yaşanan vahşeti daha dün gibi hatırladığını ifade eden Askeri Yıldırım, “Şu an iki bacağım kırık, platin var. Bir ay hastanede kaldım. Selahattin Demirtaş ve İdris Baluken’e minnettarım. Bize çok destek oldular. Platinlerimden dolayı yürümekte zorluk çekiyorum.
Şu an bir kahvede çalışarak yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum. 2 yıl boyunca hastaneyle ev arasında gidip geldim. Sağ ayağımda 6 platin, sol ayağımda ise 3 platin var. Yürümekte zorlanıyorum. Hala telefonumu sessizde kullanıyorum. Psikolojimiz bozuldu. Yüksek ses ve kalabalık ortamlardan rahatsız oluyorum. Mitinglere gidemiyorum, çünkü korkuyorum” diyerek, durumunun özetledi.
‘2-3 kişiyi yakaladık, deniyor ama asıl sorumlular kim?’
Patlamanın faillerinin açığa çıkarılmadığına dikkat çeken Yıldırım, “Mahkemeden çağırdılar gittik. Bize kimin yaptığını sordular. Üç yerde güvenlikten geçtiğimizi, içeriye bir çakmak bile sokamadığımızı anlattık. Onlara yardım edilmediyse, birileri içeri almadıysa o bombayı içeri nasıl sokabilirlerdi? Böyle bir durumda o bomba nasıl içeri girdi? Hala davacıyız, bunu yapanlar ortaya çıkarılmalı. Nasıl olursa olsun sonuçlanmalı. ‘2-3 kişiyi yakaladık’ deniyor ama asıl sorumlular kim? Bunların ortaya çıkarılması gerekiyor. İnsanlarımızı katledenler neden serbest kalıyor? Rojava’da da Türkiye’de de bırakılmamalılar. Bunlar insan öldürüp katlediyorlar” ifadelerini kullandı.
Mücadelelerinden asla geri adım atmayacaklarının altını çizen Yıldırım, şunları belirtti:
“Davamızdan vazgeçmiyoruz. Partimizin de bu davada bize destek olmasını istiyoruz. Bizi bu hale getirenlerin ortaya çıkarılması için ne bekleniyor? Bizi bu hale getiren asıl sorumlular kim?”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































