Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Sosyal Taksi’ projesiyle kanser hastaları bulaş riskinden korunmak için evden hastaneye, hastaneden eve ücretsiz götürülüyor
Amed Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Engelli Ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, kanser hastalarına yönelik tedavi süreçlerinde ev ile hastane arasında hizmet verecek olan “Sosyal Taksi Projesi”ni 11 Şubat 2025 tarihinde hayata geçirdi. Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet yürüten “Sosyal Taksi” ile kanser hastalarına ev ve hastane arasında hizmet veriliyor. Sosyal Taksi hizmeti ile ulaşım zorluğu yaşayan kanser hastaları evlerinden alınarak tedavi gördükleri hastanelere bırakılıyor. Gün içinde tedavilerini tamamlayan kanser hastası yurttaşlar, Sosyal Taksi ile evlerine bırakılıyor.
Tedavi sürecince yurttaşlar için enfeksiyon riskini azaltmayı ve hastanelere daha rahat ulaşımı sağlamak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında 18 Nisan’da belediye meclisinde, hizmet kalitesini yükseltmek ve erişilebilirliği artırmak amacıyla en az üç yolcu kapasiteli, elektrikli, hibrit ya da fosil yakıtla çalışan, asansörlü 2 adet erişilebilir araç daha alınması kararlaştırıldı.
ALO 153 ile randevu oluşturuluyor
Yurttaşlara ücretsiz hizmet veren Sosyal Taksi’ye başvurular “ALO 153” üzerinden yapılıyor. ALO 153 aracılığıyla başvuruyu yapan hasta ve hasta yakınları, bir gün öncesi randevu oluşturarak Sosyal Taksi hizmetinden yararlanıyor.
Sosyal Taksi projesiyle 2025’ten bu yana 350’nin üzerinde hasta, hastane ile ev arasında gerçekleştirilen hizmete ulaşım sağladı. Aynı zamanda kanser tedavisi gören hastalara yönelik Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü bünyesinde psikoterapi, grup terapileriyle de yurttaşlara hizmet veriliyor. Bu kapsamda 145’in üzerinde bireysel terapi, 115’in üzerinde de grup terapileri gerçekleştirildi.
‘Hem ekonomik hem sosyal hem de politik boyutları var’

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürü Sevda Erdem Ateş, Sosyal Taksi projesine neden ihtiyaç duyulduğu, kentte kanser tedavisinde yaşanan zorluklara dair konuştu. Müdürlük olarak kentte yaşanan sorunlara ilişkin yaptıkları sivil toplum örgütleri ziyaretlerinde Diyarbakır Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği’nin bir yıl içinde 300 kanser hastasının bulaşıcı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini aktardığını dile getiren Sevda Erdem Ateş, “Bunu bir halk sağlığı sorunu olarak ele almaya başladık. Bu minvalde hastalarımızı evlerinden sağlık merkezine taşıyacak ‘Sosyal taksi’ projemizi hayata geçirdik. Tam donanımlı bir taksimizle onkoloji hastalarımızı evlerinden alıyoruz, sağlık merkezine ulaştırıyoruz. Tekrar onları güvenli bir şekilde evlerine götürdüğümüz bir hizmet sunuyoruz. Aslında biz kanser hastalığını kronik bir hastalık temelinde alıyoruz. Ama bizim için aynı zamanda bir halk sağlığı sorunudur. Çünkü bunun hem ekonomik hem sosyal hem de politik boyutları var. Bu hizmeti en temelde bulaş riskini azaltmak için ele aldık ama aynı zamanda yurttaşın ekonomik yükünü de azaltıyoruz. Daha konforlu bir tedavi süreci geçirmelerini sağlıyoruz. Bir de ailenin yükünü alıyoruz” dedi.
‘Sağlık kuruluşları yeterli değil’
Sevda Erdem Ateş, Sosyal Taksi hizmetinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarına psikoterapi ve grup terapileri de düzenlediklerini de aktardı. Daha fazla kanser hastasına ulaşmak istediklerini ancak verilere ulaşma konusunda sıkıntılar yaşandığını anlatan Sevda Erdem Ateş, “ Kent genelinde yaptığımız görüşmelerde sahadan bize aktarılanlardan özellikle akıllı ilaçlara ulaşmakta hastalar bazı duvarlara çarpıyor. Bir kere bu ilaçların pahalı olmasından kaynaklı erişemiyorlar. Bize de hem 153’ten hem daire başkanlığımızda bireysel görüşmelerimizde bu ilaçların karşılanmasına dair talepler geliyor. Bir ikincisi her sağlık merkezinde genetik tanıların konulduğu ya da biyoteknoloji ile oluşturulan laboratuvar cihazları aynı değil. Yapılan tanılar il dışına gönderiliyor. Bu aşamada bir zaman kaybı da gerçekleşiyor. Aynı zamanda vatandaşın o bekleme süresinde yaşadıkları yıpranma payı var. Aslında çok gözden kaçırıyoruz. O sonucun bekleme süresi hastayı hem ekonomik olarak sarsarken hem de tedaviye geç başlamış oluyor. Evre atlaması gibi risk oluşuyor. Kentte kanser tedavisi veren sağlık kuruluşları yeterli değil. Çünkü bölge kentlerinden de ciddi bir geliş var. Hatta buradan da Ankara, İzmir veya İstanbul gibi kentlere bir gidiş var. Hatta bizlere, ‘Kanser hastasıyım. Tedavimi Ankara’da yürütüyorum. Yol ve kalacak yer yardımında bulunabilir misiniz?’ gibi taleplerle de geliyorlar” diye belirtti.
Haber: Berivan Altan \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































