İcra ve iflas dairelerine gelen toplam dosya sayısı 2016’ya göre yüzde 30,9 arttı. Toplam sayı 2025 itibarıyla 35 milyon 284 bin 514’e yükseldi. Dosyaların büyük bölümünü 33 milyonu aşan icra takipleri oluşturdu. Bankaların takipteki kredi alacaklarının 666,7 milyar liraya çıkması da borç yükünün finans sistemine de hızla yansıdığını gösterdi. İcra dosyalarındaki artış ile bankalardaki takipteki alacakların aynı dönemde sert yükselmesi, krizin yalnızca gelir kaybı değil, doğrudan ödeme gücü kaybı ürettiğini gösteriyor. Borç baskısı artık hem hanelerin bütçesinde hem mahkemelerde hem de banka bilançolarında görünür hale gelmiş durumda.
İcra ve iflas dairelerindeki dosya sayısı, son yıllarda ağırlaşan ekonomik tablonun yurttaş üzerindeki etkisini ortaya koydu. 2016 yılında 26 milyon 946 bin 126 olan toplam dosya sayısı, 2025 itibarıyla 35 milyon 284 bin 514’e yükseldi. Böylece dosya sayısı 9 yılda 8 milyondan fazla arttı.
Toplam dosyaların büyük bölümünü icra takipleri oluşturdu. Birgün’de yayınlanan 2025 verilerine göre 33 milyon 34 bin 679 dosya icra takibi olarak kayda geçti. İflas dosyası sayısı ise 4 bin 784 oldu. 2016’da 25 milyon 225 bin 184 olan icra dosyası sayısının 2025’te 33 milyonun üzerine çıkması, borcunu çevirmekte zorlanan kişi ve işletmelerin sayısındaki artışı da görünür hale getirdi.
Tablo yalnızca dosya sayısındaki büyümeyi değil, adalet sistemindeki yükü de yansıttı. 2025 yılında ortalama görülme süresinin en fazla 883 gün ile icra ve iflas dairelerinde gerçekleştiği belirtildi. Bu veri, ekonomik sıkışmanın yalnızca borçlu sayısını artırmadığını, yargı mekanizması üzerindeki baskıyı da büyüttüğünü gösterdi.
Vatandaş kredi kartına yükleniyor
Artan yaşam maliyetleri karşısında birçok vatandaşın kredi ve kredi kartına yöneldiği, bunun da bankacılık sistemindeki riskleri büyüttüğü görülüyor. Bankaların takipteki kredi alacakları son bir yılda yüzde 91 artarak 666,7 milyar liraya ulaştı. Söz konusu alacaklar bir yılda 317,6 milyar lira arttı. Bu yükseliş, kredi hacmindeki büyümenin ve enflasyonun üzerinde gerçekleşti.
2026’nın ilk çeyreğinde de bozulma sürdü. Takipteki kredi hacmi yılın ilk üç ayında yüzde 15,3 arttı. Takipteki alacakların 273,5 milyar liralık bölümünü bireysel krediler ve kredi kartı borçları oluşturdu. Özellikle kredi kartı borçlarında yaşanan yüzde 94,1’lik artış dikkat çekti.
Riskteki büyüme, bankaların ayırdığı karşılıklara da yansıdı. Takipteki alacaklar için ayrılan karşılıklar son bir yılda yüzde 93 artarak 500 milyar liranın üzerine çıktı. Bu tablo, henüz doğrudan sistemik kriz alarmı vermese de, hem yurttaşın borç ödeme gücünün zayıfladığını hem de finansal riskin büyüdüğünü ortaya koydu.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































