Eski FBI analisti Sibel Edmonds, Serdar Akinan’ın programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump yönetimi arasındaki ilişkiye dair çarpıcı iddialar ortaya attı. Edmonds, özellikle 25 Eylül’de Beyaz Saray’da yapıldığını söylediği kapalı toplantıya dikkat çekti.
Edmonds’a göre bu toplantıdan önce Donald Trump Jr. ve Jared Kushner’a yakın bir ismin İstanbul’a geldiği, burada Erdoğan ve Hakan Fidan’ın da bulunduğu kapalı bir görüşme yapıldığı iddia edildi. Edmonds, bu görüşmenin ardından Beyaz Saray’daki toplantıya özel olarak odaklandığını belirtti.
Edmonds, Beyaz Saray’daki toplantıda Erdoğan’ın karşısına “çok kalın şantaj dosyaları” konulduğunu ileri sürdü. Bu dosyalar arasında Halkbank ve Reza Zarrab davası, Epstein dosyalarının Türkiye bağlantıları ve Venezuela-Türkiye arasında kokain hattı iddialarının bulunduğunu söyledi.
Edmonds, iddiasını şu sözlerle dile getirdi:
“Cumhurbaşkanımız ve ailesi ve şu anki iktidarda olan hükümet üzerine tabii ki çok çok kalın, çok büyük şantaj dosyaları var. Blackmail files. Bu şantaj dosyalarının en önemlilerinden birisi Halkbank ve tabii ki Reza Zarrab. Bunu bir köşeye koyalım. İkincisi bu Epstein olayları ve Epstein’ın Türkiye ile ilgili bağlantıları. Bunu da bir kenara koyalım. Onun üzerine bir daha önemli ana dosya, şantaj dosyası Maduro, Venezuela ve Türkiye arasındaki kokain hattı.”
Edmonds, bu dosyaların yalnızca arşivde tutulan bilgiler olmadığını, Erdoğan üzerinde siyasi baskı aracı olarak kullanıldığını iddia etti. Ona göre toplantıda Erdoğan’a bazı başlıklar “ev ödevi” gibi sunuldu ve belirli adımların atılması istendi.
“Bu dosyaları koyuyorlar ve diyorlar ki senin ev ödevin bu; bunları yapacaksın, yapmazsan bu dosyaları işleme koyarız yani” yorumuna Edmonds, “Ya anında bitersin, öyle bir durumdayız” karşılığını verdi.
Edmonds, Trump yönetiminin Erdoğan’a yönelik tutumunu da bu çerçevede değerlendirdi. Trump’ın Erdoğan’a sürekli teşekkür etmesini sorgulayan Edmonds, bunun normal diplomatik nezaketin ötesinde olduğunu savundu. Edmonds’a göre Erdoğan, Trump yönetiminin taleplerini yerine getirdiği için kamuoyu önünde korunuyor.
Edmonds bu bölümde şunları söyledi:
“Şu ana kadar yapılan bütün aksiyonlar, bu bizim şu anki devlet, iktidar, her şey Trump’ın verdiği orderlar. ‘Bunu yapacaksın’ emirleri teker teker yerine getiriliyor. Trump neden sürekli Erdoğan’a çok teşekkür borçluyuz biz, çok minnettarız diyor? Ne için bu kadar minnettarlık var Trump’tan?”
Edmonds’un iddialarında öne çıkan başlıklardan biri de Halkbank davası oldu. Edmonds, Halkbank dosyasının Trump yönetimi tarafından Erdoğan’a karşı hem baskı hem de pazarlık unsuru olarak kullanıldığını ileri sürdü. Edmonds’a göre dosyanın askıya alınması veya yumuşatılması, Türkiye’den beklenen adımların karşılığıydı.
Bu konuda da şu ifadeleri kullandı:
“Halkbank vakası 10 sene sürdü. Ondan sonra ben bunu Kasım ayında rapor verdim. Dedim ki rüşvetlerden bir tanesi, bunları yapmaya başlıyorsunuz, biz de Halkbank olayını kaldırıyoruz mahkemeden. Ne oldu? Halkbank olayını burada koydular. Peki karşılığında ne aldılar?”
Edmonds, en ağır iddialarını Venezuela-Türkiye hattı üzerinden dile getirdi. Türkiye’nin geçmişte Afganistan kaynaklı eroin trafiğinde transit rol oynadığını, daha sonra Venezuela bağlantılı kokain hattının devreye girdiğini savundu. Bu iddiaların devlet içindeki yapılar, holdingler ve uluslararası istihbarat servisleri tarafından bilindiğini öne sürdü.
Edmonds’a göre bu dosyalar yalnızca ABD’nin değil, İsrail istihbaratının da elinde bulunuyor:
“Altın gidiyor, kokain geliyor. Senelerce sürüyor. Buraya getiriyorlar. Hepsinin dosyası var. Mossad’da da var, CIA’de de var. Bunu bir açığa çıkarsalar, eğer bir tek emri yerine getirmezse Maduro gibi götürürler.”
Edmonds, Erdoğan yönetiminin bu nedenle dış politikada bağımsız davranamadığını savundu. Türkiye’nin jeopolitik olarak güçlü bir ülke olmasına rağmen “şantaj altında operasyon yapan” bir ülke konumuna itildiğini söyledi.
Programdaki en sert ifadelerinden biri şu oldu:
“Şantaj altında operasyon yapıyoruz. Butler nation diyorum. Türkiye öyle bir konumda ki bizim o rolde olmamız gerekiyor. Ama biz köle ülkeyiz.”
Edmonds’un anlattıkları, doğrulanmış resmi belgelerden ziyade kendi kaynaklarına ve analizine dayanan ağır iddialar niteliğinde. Ancak röportajda çizilen ana tablo, Erdoğan yönetiminin Trump çevresi tarafından kritik dosyalarla baskı altına alındığı ve bu baskı nedeniyle dış politikada belirli adımları atmaya zorlandığı iddiası üzerine kuruldu.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/04/Sibel-Edmondstan-Erdogan-iddiasi-Onune-santaj-dosyalari-konuldu-360x180.jpg)


























![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/04/Sibel-Edmondstan-Erdogan-iddiasi-Onune-santaj-dosyalari-konuldu-750x375.jpg)






