Bu yıl ‘Sınırlar Ötesi Yönetişimi Yeniden Düşünmek’ temasıyla düzenlenen programda 2026 yılı Makale Ödülü’ne, “Gezegensel Muhalefet: Küresel Hareketler, Koruyucu Suçlaştırma ve Egemenliğin Tükenmişliği” makalesiyle Lincoln Üniversitesi’nden Doç. Dr. Barış Çaylı Messina ile “Yapay Zekâ Düzenlemesine Avrupa Yaklaşımı: Temel Değerlerden Ödün Vermeden Teknolojik İnovasyonu Gerçekleştirmenin Olası Yolu” makalesiyle Ankara Üniversitesi’nden Dr. Esra Demir layık görüldü. Jüri Özel Ödülü ise, Cornell Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. Peter J. Katzenstein’e sunuldu. Törene Sabancı Ailesi, seçici kurul üyeleri, Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri, holding camiası ve konuklar katıldı.
Törende konuşan SÜ. Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı Sakıp Sabancı’nın üniversiteye verdiği öneme dikkat çekerek, “Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri de bu anlayışın önemli bir parçasıdır. Belirsizlik çağlarında en büyük gücümüz, akla ve bilime duyduğumuz bağlılıktır. Ve biliyoruz ki bilime yapılan yatırım, en yüksek getirili yatırımdır. Çünkü etkisi yalnızca bugünü değil, nesilleri dönüştürür.” dedi.

Ödülünü Çulhacı ve SÜ.Rektör Yusuf Leblebici’nin elinden alan, Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’ne davetleri ve ödül için minnettarlığını ifade eden Prof. Katzenstein konuşmasına pamuk işçisi olan Hacı Ömer Sabancı’nın Türkiye’nin en büyük iş holdinglerinden birini kurduğunu hatırlatarak başladı.
Prof. Katzenstein “Bir yüzyıl sonra ailesinin ünlü bir vakıf ve birinci sınıf bir üniversite kurabilecek kadar yükseleceğini kesinlikle beklemiyordu. Her ikisi de eleştirel sorgulamaya, öğrenmeye ve demokrasi değerlerine olan derin bağlılığın kanıtıdır ve bunlar her zaman ve her yerde ciddi bir meydan okumaya açık değerlerdir. Bu yılki Sakıp Uluslararası Araştırma Ödülü’ nün sahibi olarak seçildiğime dair mesajı aldığımda çok şaşırdım. Bu nedenle bu akşamki kısa konuşmamın konusu olarak ‘sürpriz’i seçtim” dedi.
Siyaset ve bilim tarihinden Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi örnekler ve alıntılarla sürdürdüğü ders niteliğindeki konuşmasında bugünün nükleer tehlike, yapay zeka gibi birçok problemine ışık tutan görüşlerini ifade etti. Prof. Katzenstein şans olayı olarak anlaşılan sürpriz kavramının, olasılık ve imkanı eş anlamlı olarak ele almak anlamına geldiğinin ve her türlü soruna yol açtığının altını çizerek; “Dünya siyaseti bilimi de dahil olmak üzere sosyal bilimler belirsizliği göz ardı ediyor. Bana öyle geliyor ki, hepimiz belirsizlikten korkuyoruz çünkü kontrolü kaybetmekten korkuyoruz. Bunun yerine, her şeyin hesaplanabileceğine şiddetle inanıyoruz.” diyerek hem riski hem de belirsizliği tam olarak hesaba katan, risk-belirsizlik ikileminin kaçınılmaz olduğunu varsayan 20. Yüzyıl bilim felsefesi Post-Newtonculuk, post-hümanizmin “Ya/ya da” değil “hem/hem de” savı ile hayatın sürprizlerini oluşturan riskler ve belirsizliklerle başa çıkmamıza yardımcı olacağını, hayatın “öncesi” ve “sonrası” ile ölçülebilen doğrusal bir zaman içinde ilerlemediğini anlattı. Prof. Katzenstein konuşmasını, ağır bir kayayı tekrar tekrar tepeye itmeye ve tekrar tekrar tepeden aşağı yuvarlanmasını izlemeye mahkum olan Sisyphus Efsanesi bağlamında, A.Camus’un şu sözleriyle bitirdi; “Kendini tarihe adayan, hiçbir şeye kendini adamış olmaz ve karşılığında hiçbir şey olmaz. Ama kendini hayatının süresine, inşa ettiği eve, insanlığın onuruna adayan, kendini dünyaya adar… ve dünyayı tekrar tekrar ayakta tutar.”
2027 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödül programı kapsamında “Zekayı Düzenlemek: Dijital Çağda Demokrasi, Piyasalar ve Küresel Düzen” konusuna odaklanan araştırmalar değerlendirilecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































