Şüpheli şekilde yaşamını yitiren üniversite öğrencisi İlayda Zorlu için açıklama yapan üniversite öğrencileri katilinin sistemin kendisi olduğunu vurguladı
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri, şüpheli şekilde yaşamını yitiren İlayda Zorlu için üniversite içerisinde merkez kampüs yemekhanesi önünden hukuk fakültesine kadar yürüdü ve burada basın açıklaması yaptı.
Öğrenciler adına yapılan konuşmalarda, İlayda Zorlu’nun bugüne kadar katıldığı eylemler 8 Mart kadın yürüyüşü ve katledilen gençler için olan eylemler olduğu belirtildi. Bundan kaynaklı ailesinin aranarak, “örgüte üye oldu” denildiği belirtilen açıklamada, “Bizler Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri olarak bugüne kadar bas bas bağırdık. Kampüste, sokakta, basın toplantılarında bir bir anlattık. Dedik ki, bu baskı politikalarınız daha 20’li yaşlardaki gençlerin ölümüne sebep olacak. ‘Sizin kutsal aileleriniz bize baskıdan, denetimden başka bir şey sunmuyor’ dedik. Arkadaşımız, yoldaşımız İlayda Zorlu’nun katledilmesi, bu ülkede gençliğe yönelen çok katmanlı baskı rejiminin, devlet aklıyla örülen korku siyasetinin ve sistematik hedef göstermenin en ağır, en geri dönülmez sonuçlarından biridir. Bu bir ‘kaza’ değildir. Bu bir ‘intihar’ değildir. Bu, doğrudan doğruya politik bir cinayettir. İlayda, devletin yarattığı ve beslediği şiddet düzeni içinde, devlet eliyle katledilmiştir” denildi.
‘İlayda’nın katilleri; politik akıldır’
İktidarın gençliği denetim altına almayı, dönüştürmeyi ve itaatkâr hale getirmeyi hedeflediği kaydedilen açıklamada, “Bu düzen; gençleri yoksulluğa mahkûm eden, barınma hakkını gasp eden, eğitim hakkını piyasanın insafına bırakan; yetmediğinde ise ses çıkaranları bastırmak için polisi, yargıyı ve ideolojik aygıtları devreye sokan bir düzendir. Üniversiteliler bir yandan güvencesiz işlerde çalışmak zorunda bırakılırken diğer yandan en temel demokratik haklarını kullandıkları için hedef haline getirilmektedir. Yurtlarda yaşanan ölümler, kampüslerde artan baskı, kadınlara yönelik sistematik şiddet ve aileler üzerinden yürütülen sindirme politikaları. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değildir. İlayda’nın katilleri yalnızca şiddeti uygulayanlar değildir. İlayda’nın katilleri; gençliği sistematik biçimde hedef haline getiren politik akıldır. İlayda’nın katilleri; öğrencileri düşmanlaştıran söylemi üretenlerdir. İlayda’nın katilleri; korku iklimini büyüten, aileleri arayarak baskıyı derinleştiren, gençleri yalnızlaştıranlardır. İlayda’nın yaşamını elinden alan bu düzenin kendisidir. Gençliğe yönelik sistematik baskı politikaları derhal son bulmalıdır” ifadeleri yer aldı.
‘Suçlusunuz, hesabını vereceksiniz’
Bu süreçte sorumluluğu bulunan herkesin yargılanması gerektiği belirtilen açıklamada, “Gençlerin yaşam hakları güvence altına alınmalıdır. Bugün İlayda için, yarın yaşam hakkı tehdit altında olan tüm gençler için mücadele ediyoruz. Bizler bu cinayeti unutmayacağız. İlayda’yı unutturmayacağız, intihar denilerek üstünün kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir arkadaşımızın mücadele ettiği için devletin sistematik baskısına maruz kalmasına sessiz kalmayacağız. Hukuksuzca aile araması yapıp yalana dayalı provokatif bilgiler veren polisler, polislere bu talimatı verenler; İlayda’ya baskı ve şiddet uygulayan, ölümüne neden olan silahın sahibi babası yargılanıp, hesap verecek. Katillerinden, bu cinayetin sorumlusu olan herkesten bir bir hesabını soracağız. Suçlusunuz, hesabını vereceksiniz” diye belirtildi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































