BÜLENT KORUCU | YORUM
İsmini ve fotoğrafını kapatarak yazdıklarını gösterip anket yapsanız sonuç şöyle çıkar: Tipik bir AKP trolü. Dini terminolojinin üstüne boca edilmiş milliyetçilik sosu, kaba bir dil, önüne gelene sataşarak takipçi kasmaya çalışan bir nobran… Sosyal medya mı onu yoldan çıkardı yoksa zaten yoldan çıkmak için mi mecralarda boy gösteriyor? Bunun için kapsamlı psikiyatrik muayene gerekiyor.
O bir sosyal medya vaizi…
Elbette Diyanet’ten maaş alıyor, bir camide kadrosu da görünüyor, lakin şöhretini sosyal medya polemiklerinden kazandı. Halil Konakçı’nın aslen Rizeli olduğu iddia ediliyor; herhalde mazhar olduğu koruma kalkanı ve Şevki Yılmaz’a benzerliği yüzünden…
Doğum yeri olarak izmir Eşrefpaşa Semti biliniyor. Hani şu kabadayılarıyla meşhur mahalle. Onları taklit ediyor olabilir, fakat elbise üzerinde fazlasıyla sakil ve emanet duruyor. Çok ‘Eşrefpaşalı’ eski bitirim dinledim, dini daha iyi anlamışlar ve daha ikna edici anlatıyorlar.
Cemaate değil, tribünlere, kameraya konuşuyor, ilgiyi üzerine toplamak ve ününe ün katmak için sansasyonun dibine vuruyor. Halil Konakçı’nın ikna gibi bir derdi zaten yok. Dini, bir holigan gibi anlatıyor; karşı mahalleye mesajını duyurmak yerine onları öfkelendirmek istiyor. ‘Lanlı lunlu’ konuşuyor, aşağılıyor, hakaret ediyor. İnsanların inanası varsa bile inanmasınlar, saygı duyacaklarsa da nefret etsinler diye çabalıyor.
Mesela bir vaiz, dindar kadınların daha kapalı giymesini tavsiye edebilir; bir adım daha atıp çok açık giyinenleri eleştirebilir belki. Ama “Sokaklar kasap dükkanı gibi! Et görmekten içimiz dışımıza çıktı!” deme hakkını din de, maaş aldığı devlet de ona vermiyor.
Kur’an, Hz. Musa’yı Firavuna gönderirken kavli leyyin (yumuşak söz) ile konuşmasını istiyor. Çünkü amaç, kalbini yumuşatmak, düşünmesini sağlamak ve mesajın savunma duvarlarına çarpıp dönmesini engellemek. Kasap vitrinindeki ete benzettiğiniz bir kadının kalbi yumuşar mı, size ve temsil ettiğinizi öne sürdüğünüz dine saygı duyar mı?
Benzer bir hitap da Hz Muhammed’e (sas) şu şekilde yapılır: “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.”
Böyle pek çok ayeti yazabiliriz. Kutsal kitap, peygamberlere irşat/aydınlatma ve dini anlatma metodunu böyle gösterirken, önüne gelene ‘hain, alçak, namussuz’ diyen birine tebliğci denebilir mi?
Konakçı, ortalama bir trol gibi öfkesini kusmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor. İşte bir örnek daha: “Yurtdışına yerleşmeye giderken kendini bir şey zannedip, ‘Türkiye bilmem ne kaybetti falanca ülke bilmem ne kazandı’ diyerek defolup gidenler bilsin ki; Türkiye sadece bir nankör ve hainden kurtuluyor! Gittikleri ülkeler de satılık, omurgasız kişileri kabul etmiş oluyor.”
Halil Konakçı, dinin tebliğcisi mi yoksa öfke tüccarı mı?
Yumuşak sözün emredildiği bir dini, kaba ve kutuplaştırıcı bir dille anlatırken aslında en çok kendi temsil ettiği iddiayı zedeliyor. Gerçek bir vaiz, kalpleri yumuşatır; o ise öfkeyi besliyor.
Ona bir algı operatörü ve gündem değiştirme mikseri desek haksızlık yapmış sayılmayız. Rejimin hem onaycısı hem de örtücüsü olarak, tam da Erdoğan’ın arzusu doğrultusunda toplumsal fay hatlarını tetiklemeye çalışıyor. AKP seçmenini kemikleştirecek ve muhalif kesimlere hınç duymasını sağlayacak biçimde konuşuyor.
Yolsuzluk ve adam kayırmacılık onun özenle kaçındığı, zinhar dinin hükmünü açıklamadığı konular. İnsanlar Konakçı’ya bizzat kendi sosyal medya hesaplarında, “Hoca biraz da bunlardan bahset!” diye yüzlerce, binlerce kere yazmasına rağmen değinmiyor. Bu eleştirilere cevap da vermiyor.
Sadece Prof. Dr. Ayhan Tekineş’e bir cevabını bulabildim. Tekineş’in, “Yağmaladıkları kamu malıyla güya hayır hasenatta yapıyorlar. Yolsuzluk malından sadaka olmaz!” eleştirisine cevap yine klasik Konakçı kaçışı: “Bu Ayhan Tekineş denilen hain, yurtdışına kaçan bir vatansız, milletin malına mülküne tebelleş olan fetö terör örgütü mensubu, yüzsüz olduğu içinde utanmadan neler yazmış. Bütün fetöcülerde yoruma toplanmış. Ayrıca Ayhan, sen artık prof da değilsin kaçak vatansız bir teröristsin.”
Böylesine öfkelenmesine sebep olan şeylerden biri de Tekineş’in paylaştığı fotoğraftaki atkısı; tam 520 Euroluk (güncel kurla 25 bin TL’den daha fazla) bir aksesuarla dolaşırken sobelenmiş. Memur maaşıyla alamayacağı ve alacak gücü nereden bulduğunu açıklayamayacağı için her zamanki deliğe saklanmış!
Söz konusu eleştirilere verilecek cevabı olmadığını daha nasıl söylesin, gitmeyin artık adamın üstüne… Yok yok gidin, elbette gideceğiz üstüne… Hep birlikte içine saklandıkları cübbeyi çekip alacağız. Ortada çırılçıplak kalacak, bu meczup rolü yapan kurnaz tilkiler…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































