Derwêşê Evdî’nin vasiyeti üzerine defnedildiği Olaqçî’yi gören Etşanê Tepesi’ndeki mezarı, bakımsızlıktan yok olmayla karşı karşıya kaldı
Kürtlerin hafızasında önemli bir yere sahip olan Derwêşê Evdî’nin mezarı, Riha’nın Wêranşar’ın (Viranşehir) Etşanê mahallesindeki Girê Etşanê’de yok olmayla karşı karşıya. Kendi vasiyeti üzerine doğduğu Olaqçî’yi gören Etşanê Tepesi’ne defnedilen Derwêşê Evdî’nin mezarı, koruma altına alınmadığı için kaderine terk edilmiş. Derwêşê Evdî’nin torunlarının mezarın korunması ve yeniden düzenlenmesi için çeşitli girişimlerde bulunduğu, özellikle alanın tescillenmesi ve bir türbe yapılması yönünde çaba harcadığı belirtildi. Ancak Arap çoğunluklu olan Etşanê sakinlerinin dini gerekçelerle bu girişimlere karşı çıktığı ve sürecin ilerletilemediği öğrenildi. Günümüzde fiziki olarak olmayan mezarın alanı çizgilerle belirlenmiş. Mevcut durumu ile durması halinde, mezar yeri bilgisinin de kaybolacağı endişesi yaşanıyor.
Derwêş ve Edûlê’nin hikayesi
Yüzyıllardır dengbêjlerin ve Kürdistan halkının dilinde yaşayan Derwêşê Evdî ile Edûlê’nin destanı ise çoğu zaman yalnızca bir aşk destanı olarak anlatılsa da aslında Kürt halkının birlik, direniş ve özgürlük arayışının en güçlü sesi olarak kabul ediliyor. Destanın farklı varyantları bulunsa da, bu anlatımlar büyük ölçüde birbirine benzer. Derwêş ve Edûlê’nin destanı, Musul Ovası’ndan Şengal Dağı’na, Riha’dan Wêranşar’a ve Rojava’nın içlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Bu destan 18’inci yüzyılda yaşanıyor. Destan, Kürt aşiretleri ile Arap aşiretleri arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geçer. Bölgede etkili olan Milla (Milli) aşiretinin lideri Zor Temir Ağa’dır. Aynı dönemde Êzidî Şark aşireti de yiğitliği ve gücüyle tanınır. Şark aşiretine mensup olan Evdî, Temir Ağa’nın hizmetçisi ve çobanıdır. Geçmişte Arap aşireti Gesalar’ın baskıları karşısında Temir Ağa, Evdî’den yardım ister. Evdî, Musekê Hemê gibi savaşçılarla birlikte çatışmaya katılır ve bin 700 kişilik Arap kuvvetlerine karşı başarı kazanır. Bu olayın ardından Temir Ağa ile Evdî arasında bir yakınlaşma olur. Temir Ağa, Evdî’ye misafirperverlik gösterir ve kız kardeşi Rahmen ile evlenmesi için söz verir. Ancak bu söz daha sonra tutulmaz ve Rahmen başka biriyle evlendirilir. Bu durum, Evdî ile Temir Ağa arasında bir kırılmaya yol açar ve iki aşiret arasındaki bağ zayıflar.
Aşk, ona zaferi şart koşmuştur
İlerleyen yıllarda Arap aşiretleri bu ayrılığı fırsat bilerek yeniden saldırı hazırlığına girişir ve tehdit mektupları gönderir. Bunun üzerine Temir Ağa, aşiretin ileri gelenlerini toplar. Toplantıda yaklaşan tehlike dile getirilir ve savaşa öncülük edecek bir lider arayışı başlar ancak kimse bu sorumluluğu üstlenmez. Bu noktada Temir Ağa’nın kızı Edûlê bir öneri sunar. Toplananların arasında elinde bir kanlı kahve fincanıyla dolaşacağını, fincanı kabul eden kişinin hem savaşa liderlik edeceğini hem de kendisiyle evleneceğini söyler. Bu öneri kabul edilir ve divan kurulur. Kahve fincanı üç gün boyunca dolaştırılır ancak kimse bu sorumluluğu üstlenmez. Bunun üzerine Edûlê, babasından daha önce aralarının bozulduğu Evdî’ye yeniden haber göndermesini ister. Bu sırada Evdî’nin oğlu Derwêşê Evdî de durumdan haberdar olur. Derwêş ile Edûlê’nin birbirlerini sevdikleri bilinmektedir. Derwêş, ailesinin itirazlarına rağmen çağrıya cevap vererek yola çıkar. Olayı yalnızca kişisel ya da aşiretler arası bir mesele olarak değil, bir halkın savunulması olarak görür. Derwêş, Şark aşiretinden bazı yakınlarıyla birlikte Temir Ağa’nın divanına ulaşır. Toplantı sırasında Edûlê kahve fincanını Derwêş’e uzatır. Derwêş fincanı kabul eder ve içer. İçtiği, Edûlê’nin aşkı, sözü ve zafer ile özgürlük üzerine edilen yemindir. Aşk, ona zaferi şart koşmuştur. Bu an, Derwêş için adeta bir dönüm noktasıdır.
Derwêş ve Edûlê
Bunun ardından Derwêş, küçük bir grupla birlikte yola çıkar. Düşmanın bugün Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi sınırları içerisinde bulunana Hesekê’de bulunan Xatûniyê Gölü civarında olduğu tespit edilir. Gece yapılan baskınla çatışma başlar. Çatışmada her iki taraf da ağır kayıplar verir. Derwêş’in yanındaki birçok kişi hayatını kaybeder. Çatışmanın son aşamasında Derwêş’in atı Hidman, Pirsûs yakınlarında bulunan Xirebmişk civarında farelerin kazdığı bir çukura düşer ve ayakları kırılır. Yerde kalan Derwêş, etrafı sarılmasına rağmen savaşmaya devam eder ancak aldığı ağır yaralar sonucu yaşamını yitirir. Savaşın ardından haber geri döner. Derwêş’in ölüm haberi Edûlê’ye ulaşır. Bunun üzerine Edûlê’nin ağıtlar yaktığı ve büyük bir yas tuttuğu anlatılır. Bazı anlatımlarda ise bu olaydan sonra hayatına son verdiği ifade edilir.
Mezarı kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya
Derwêşê Evdî, ölmeden önce mezarının günümüzde Wêranşar’e bağlı Etşane (Girê Etşanê) köyü sınırları içinde yer alan bir tepeye yapılmasını ister. Derwêşê Evdê’ye ait olduğu belirtilen mezar, bugün Wêranşar’de kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Etşane mahallesinde Arap yurttaşın sözlü anlatımlar üzerinden işaret edilen noktayı tarif ettiği mezar yerinde, Arap çoğunluklu yapısı ve dini gerekçeler nedeniyle mahalle sakinleri herhangi bir düzenleme ya da çalışma yapılmasına sıcak bakmıyor. Öte yandan Olaqçî mahallesinde yaşayan Êzidî yurttaşlar ise izin verilmesi halinde mezar alanında gerekli çalışmaları yapabileceklerini ifade ediyor. Daha önce mezarın taşınmasına yönelik bir teklifin gündeme geldiği, ancak Derwêşê Evdî’nin vasiyeti gereği bu önerinin kabul edilmediği Êzidî yurttaşlar tarafından aktarıldı.
Êzidî yurttaşlar, Derweşe Evdî’nin kendileri için çok değerli bir miras olduğunu belirtti.
Haber: Melik Varol / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































