Toplumun gelişen süreçle beraber hasta tutsakların tahliyesini beklediğini belirten ÖHD’li avukat Metin Güllü, İdare ve Gözlem Kurullarının gözden geçirilmesi, TMK’nın ise kaldırılması gerektiğini belirtti
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2025 yılındaki son verilerine göre, cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Tutsakların 335’i ağır hasta, 230 tutsak ise yaşamını tek başına idame ettiremeyecek durumda. İdare ve Gözlem Kurulu’nun keyfi gerekçeleriyle tahliye edilmeyen tutsaklar, tedaviye erişmekte de güçlük çekiyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, iktidar ve devletin hasta tutsaklar ve cezaevleri konusunda somut adım atmaması ise tepkilere neden oluyor.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkez Hapishane Komisyonu üyesi Metin Güllü, bu süreçte hasta tutsakların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.
Bin 412 hasta tutsak var
Hasta tutsakların durumunun sadece infaz problemi olarak ele alınamayacağını söyleyen Metin Güllü, Adalet Bakanlığı’nın da bu konuya dair verisinin olmadığını söyledi. Konuya dair verilen soru önergelerinin cevapsız bırakıldığına dikkati çeken Metin Güllü, “Burada esas aldığımız İnsan Hakları Derneği’nin 2025 yılı hasta tutsaklar raporu. Bu rapora göre bin 412 hasta mahpus bulunmaktadır. Bunlardan bin 251’i erkek, 161’i kadın. Bunlar minimum sayılar. Çünkü İHD’nin Türkiye’deki tüm cezaevlerinde çalışma yapıp bütün durumu tespit etmesi mümkün değildir. Son yıllarda hasta mahpuslara ilişkin tutumlar ağır koşullara bağlandı. Özellikle İdare ve Gözlem Kurulu kararlarında ‘iyi hali değil’, ‘pişmanlık göstermedi’ gibi gerekçelerle hasta mahpusların tahliyeleri ertelenmektedir” dedi.
Tutsakların özgürlüğünün subjektif değerlendirmelerle kısıtlanmaması gerektiğini belirten Metin Güllü, “Cezaevinde gerçekleşen her hak ihlali devletin sorumluluğundadır. ” diye belirtti.
‘Toplum hasta tutsakların serbest bırakılmasını bekliyor’
“Bizim ve toplumun barış sürecinden beklentisi bir an evvel tutsaklarının serbest bırakılması” diyen Metin Güllü, sürecin cezaevlerine bir etkisi olmadığını belirterek, “Mûş’ta yapımı devam eden cezaevinin kapasitesi, Mûş nüfusuna göre oldukça büyük bir cezaevi. Barış süreci devam ederken, Mûş’a bu denli büyük bir cezaevinin yapılmasına insanlar anlam veremiyor. Barış süreciyle özdeşleştiremiyorlar. Bir an evvel bunlara son verilmeli” diye konuştu.
‘İGK gözden geçirilmeli’
Türkiye’de mevcut yasalarla hasta tutsakların serbest bırakılması için yeterli kanun düzenlemesinin olduğunu vurgulayan Metin Güllü siyasi iktidarın ve yargının kanun hükümlerini nasıl uygulayacağının önemli olduğunu ifade etti.
Hasta tutsakların tahliyesinin geciktirilmesinin toplumda güveni zedelediğini belirten Metin Güllü, “Bununla beraber İdare ve Gözlem Kurulu kararları, gözden geçirilmeli ve kaldırılmalıdır. Bir diğer Terörle Mücadele Kanunu. Türkiye’ye özgü bir kanundur. Evrensel hukukta yeri olmayan kanundur. Keyfi uygulamalara çok açık bir kanun. En son Anayasa Mahkemesi, ‘örgüt adına suç işleme’ hükmünü belirsiz olduğu gerekçesiyle iptal etti. O karar Terörle Mücadele Kanunu’na uygulanmalı ve bu kanun topyekun kaldırılmalı” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































