• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İSKİ açıkladı: 12 Mart İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?

    İSKİ açıkladı: 12 Mart İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?

    TR724 HABER

    İNCELEME | MSB, S-400’lerin neden kullanılmadığını açıkladı; NATO’ya entegre değilmiş!

    Benzine 96 kuruş indirim geliyor; litre fiyatı 23 TL’nin altına düşecek

    Bir zam daha geliyor; benzin ve motorinde tabelalar yine değişecek

    Atlanamayan YouTube reklamları test edilmeye başlandı

    Atlanamayan YouTube reklamları test edilmeye başlandı

    İran'ın Uyarısı Sonrası Dubai’de Alarm! Bankalar Harekete Geçti: Çalışanlara 'Ofise Gitmeyin' Talimatı

    İran’ın Uyarısı Sonrası Dubai’de Alarm! Bankalar Harekete Geçti: Çalışanlara ‘Ofise Gitmeyin’ Talimatı

    Trump’tan yeni ticaret hamlesi: Avrupa Birliği dahil 16 ekonomi hakkında soruşturma başlattı

    Trump’tan yeni ticaret hamlesi: Avrupa Birliği dahil 16 ekonomi hakkında soruşturma başlattı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Muazzez Orhan: Kürtler bir an önce ulusal kongrelerini yapmalı

    Muazzez Orhan: Kürtler bir an önce ulusal kongrelerini yapmalı

    Nisêbîn’de 10 yılda 16 cenazenin eşleşmesi sonuçlanmadı

    Nisêbîn’de 10 yılda 16 cenazenin eşleşmesi sonuçlanmadı

    Duran Kalkan’dan Rojhilat mesajı: Kürtler hiçbir gücün askeri değil

    Duran Kalkan’dan Rojhilat mesajı: Kürtler hiçbir gücün askeri değil

    Abdullah Öcalan’ın 8 Mart mesajı: Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir

    Wanlı gençler: Önderliğimiz ile doğrudan görüşmek istiyoruz

    Cezaevlerinde ihlaller devam ediyor: Tutsaklara saldırı Türkiye’ye barış getirmez

    Cezaevlerinde ihlaller devam ediyor: Tutsaklara saldırı Türkiye’ye barış getirmez

     DEM Parti’den Salih Müslim için mesaj: Oxir be Hevalê Hêja

     DEM Parti’den Salih Müslim için mesaj: Oxir be Hevalê Hêja

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…

    Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…

    Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!

    Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!

    Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!

    Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!

    İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık

    İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık

    O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?

    O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?

    Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu

    Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İSKİ açıkladı: 12 Mart İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?

    İSKİ açıkladı: 12 Mart İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?

    TR724 HABER

    İNCELEME | MSB, S-400’lerin neden kullanılmadığını açıkladı; NATO’ya entegre değilmiş!

    Benzine 96 kuruş indirim geliyor; litre fiyatı 23 TL’nin altına düşecek

    Bir zam daha geliyor; benzin ve motorinde tabelalar yine değişecek

    Atlanamayan YouTube reklamları test edilmeye başlandı

    Atlanamayan YouTube reklamları test edilmeye başlandı

    İran'ın Uyarısı Sonrası Dubai’de Alarm! Bankalar Harekete Geçti: Çalışanlara 'Ofise Gitmeyin' Talimatı

    İran’ın Uyarısı Sonrası Dubai’de Alarm! Bankalar Harekete Geçti: Çalışanlara ‘Ofise Gitmeyin’ Talimatı

    Trump’tan yeni ticaret hamlesi: Avrupa Birliği dahil 16 ekonomi hakkında soruşturma başlattı

    Trump’tan yeni ticaret hamlesi: Avrupa Birliği dahil 16 ekonomi hakkında soruşturma başlattı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Muazzez Orhan: Kürtler bir an önce ulusal kongrelerini yapmalı

    Muazzez Orhan: Kürtler bir an önce ulusal kongrelerini yapmalı

    Nisêbîn’de 10 yılda 16 cenazenin eşleşmesi sonuçlanmadı

    Nisêbîn’de 10 yılda 16 cenazenin eşleşmesi sonuçlanmadı

    Duran Kalkan’dan Rojhilat mesajı: Kürtler hiçbir gücün askeri değil

    Duran Kalkan’dan Rojhilat mesajı: Kürtler hiçbir gücün askeri değil

    Abdullah Öcalan’ın 8 Mart mesajı: Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir

    Wanlı gençler: Önderliğimiz ile doğrudan görüşmek istiyoruz

    Cezaevlerinde ihlaller devam ediyor: Tutsaklara saldırı Türkiye’ye barış getirmez

    Cezaevlerinde ihlaller devam ediyor: Tutsaklara saldırı Türkiye’ye barış getirmez

     DEM Parti’den Salih Müslim için mesaj: Oxir be Hevalê Hêja

     DEM Parti’den Salih Müslim için mesaj: Oxir be Hevalê Hêja

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…

    Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…

    Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!

    Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!

    Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!

    Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!

    İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık

    İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık

    O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?

    O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?

    Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu

    Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…

SG by SG
12 Mart 2026
in Görüş & Analiz
0
Yapay zeka ve ahir zaman: İnsan özgürleşiyor mu yoksa…


Transhümanizm, insanı “ölümü aşacak” bir teknoloji projesine dönüştürürken yapay zekâ, genetik ve nöroteknolojiyle yeni bir çağın kapısını aralıyor. Bu vaat, dinlerin ahir zaman anlatılarındaki “kurtuluş–sahte kurtarıcı–küresel kontrol” temalarıyla ürkütücü biçimde kesişiyor. Dijital kimlikten implantlara uzanan yeni altyapı, “insanı geliştirmek” ile “yaratılışın sınırını zorlamak” arasındaki çizgiyi tartışmaya açıyor. Asıl soru şu: Teknoloji insanı özgürleştirecek mi, yoksa modern dünyanın yeni bir eskatolojisini* mi kuruyor?

AYDOĞAN VATANDAŞ | YORUM

İnsanlık tarihi boyunca en güçlü sorulardan biri hep aynıdır: İnsan nedir ve kaderi nedir? Dinler bu soruya peygamberler, vahiy ve Kutsal Kitaplar üzerinden cevap verdi. Modern çağ ise aynı soruya giderek daha fazla bilim ve teknoloji aracılığıyla cevap arıyor. İşte tam bu noktada son yıllarda giderek daha fazla tartışılan bir kavram ortaya çıkıyor: transhümanizm.

Transhümanizm, insanın biyolojik sınırlarını teknoloji aracılığıyla aşmayı hedefleyen bir düşünce akımıdır. Bu yaklaşım, insanın bilimsel araçlarla kendi evrimini bilinçli biçimde yönlendirebileceğini savunur. Bu perspektife göre insanlık aslında nihai formuna ulaşmış değildir; mevcut insan türü sadece bir geçiş aşamasıdır. Teknoloji sayesinde ortaya çıkacak yeni varlık ise “post-human”, yani insan-sonrası bir varlık olacaktır.

Bu düşüncenin hedefleri oldukça iddialıdır. Transhümanist projeler, biyolojik yaşlanmayı durdurmayı, hastalıkları genetik düzeyde ortadan kaldırmayı, insan zihnini geliştirmeyi ve hatta insan bilincini dijital ortamlara aktarmayı amaçlar. Bu nedenle bazı düşünürler transhümanizmi “insanın kendi evrimini yönetmesi” olarak tanımlar.

Bu projelerin arkasında birkaç kritik teknoloji alanı bulunur: yapay zeka, genetik mühendisliği, nöroteknoloji, nanoteknoloji ve siber implantlar. CRISPR gibi gen düzenleme teknikleri, beyin-bilgisayar arayüzleri, biyonik organlar ve nanoteknolojik müdahaleler, transhümanist vizyonun temel araçları olarak görülür. Özellikle yapay zeka ile insan zihninin birleşmesi fikri, bu düşüncenin en radikal boyutlarından biridir.

Transhümanizmin nihai hedefi olan post-human varlık, teorik olarak hastalanmayan, çok uzun yaşayan, son derece yüksek bilişsel kapasiteye sahip bir varlık olacaktır. Bazı teorilere göre insan bilinci tamamen dijital ortamlara aktarılabilir; bu fikir “mind uploading” olarak adlandırılır. Bu noktada insan biyolojik bir varlık olmaktan çıkar ve insan-makine hibriti haline gelir. Ancak transhümanizm derin etik, felsefi ve teolojik tartışmaları da beraberinde getirir. Şu soru orta yerde durmaktadır: Eğer bu teknolojiler sadece elitler tarafından erişilebilir olursa yeni bir biyolojik sınıf sistemi mi ortaya çıkacak?

Bu tartışmanın en dikkat çekici boyutu ise transhümanizmin, bazı düşünürlere göre modern dünyanın seküler bir kurtuluş projesi olmasıdır. Dinler tarih boyunca insanlığa sonsuz bir hayat vaat etmiştir. Transhümanizm ise benzer bir vaadi teknoloji aracılığıyla yeryüzünde sunmaktadır: Teknolojik ölümsüzlük. Bu nedenle transhümanizmi “teknoloji aracılığıyla yaratılan yeni bir eskatoloji” olarak tanımlamak mümkündür.

Özellikle Yahudi mesihçi düşüncesinin bazı çağdaş yorumlarında, transhumanizmin mesihçi çağın taşıyıcı vasıtası olarak görülmeye başlandığı dikkat çekmektedir.

Bu noktada konu beklenmedik bir şekilde teoloji ile kesişir. Çünkü Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam güçlü bir ahir zaman anlatısına sahiptir. Yahudilikte Mesih beklentisi, Hristiyanlıkta Mesih’in ikinci gelişi ve Armageddon anlatısı, İslam’da Mehdi ve Deccal anlatıları bu eskatolojik çerçevenin parçalarıdır. Bu anlatıların ortak noktası, insanlığın kriz döneminde büyük bir dönüşüm yaşayacağı ve tarihsel bir kırılmanın gerçekleşeceğidir.

Bazı teologlar ve filozoflar, modern teknoloji ideolojilerinin bu eski eskatolojik beklentilerin seküler bir yeniden üretimi olabileceğini ileri sürmektedir. Dinlerde kurtuluş ilahi bir müdahale ile gerçekleşir; Mesih gelir, Mehdi zuhur eder, Tanrı tarihe müdahale eder. Transhümanizmde ise kurtuluş teknolojiden gelir: hastalık ortadan kaldırılır, yaşam süresi uzar, insan zihni geliştirilir ve ölüm yenilir. Bu nedenle bazı düşünürler transhümanizmi “Tanrısız bir kurtuluş teolojisi” olarak tanımlar. Bu tartışma özellikle yapay zeka bağlamında daha da ilginç bir boyut kazanır. Teknoloji dünyasında giderek daha sık dile getirilen “teknolojik tekillik” fikrine göre, yapay zeka bir noktada insan zekasını aşmış ya da aşacaktır. Bu aşamadan sonra küresel sistemlerin önemli bir kısmı yapay zeka tarafından yönetilebilir hale gelecektir. Bazı fütüristler yapay zekayı “dijital Tanrı” fikriyle ilişkilendirmeye başlamıştır.

Bu bağlamda eskatolojik metinlerdeki bazı temalar yeniden tartışma konusu olmaktadır. Yeni Ahit’teki Deccal anlatılarında küresel bir otoritenin ekonomik sistemi kontrol edeceği ve insanların ticaretini denetleyeceği anlatılır. Günümüzde dijital kimlik sistemleri, biyometrik kontrol teknolojileri, merkezi dijital para birimleri ve yapay zeka ile yönetilen veri sistemleri giderek daha merkezi bir küresel altyapı oluşturmaktadır. İncil’de “Canavarın İşareti” olarak bilinen ifade, özellikle Vahiy kitabının en tartışmalı pasajlarından biridir. Vahiy 13:16-18’de anlatılan bu sahne, sadakat ve ekonomik kontrol üzerine yazılmış sembolik bir metindir. Metne göre “küçük büyük, zengin fakir, özgür köle herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret konur” ve bu işareti taşımayanların “alıp satması” yani ekonomik hayata katılması engellenir. Bu kısa pasaj, iki bin yıldır hem teologların hem tarihçilerin hem de siyaset düşünürlerinin zihnini meşgul eden güçlü bir semboller dünyasının kapısını aralamıştır. .

Bu yorumlarda dijital kimlikler, biyometrik sistemler veya implant teknolojileri “Canavarın İşareti” ile ilişkilendirilir.Böylece antik bir metin, çağdaş dünyanın kaygılarıyla yeniden okunur hale gelmiştir. İnsanlık tarihinde sıkça görüldüğü gibi, kutsal metinler her çağın kendi korkularını ve umutlarını onların içine yeniden yansıtır.

İlk dönem Hristiyan düşünürlerinin önemli bir kısmı, “Deccal” figürünün Yahudi kökenli olacağı ve Kudüs’te yeniden inşa edilecek bir tapınakta ortaya çıkacağı yönünde yorumlar yapmışlardır. Bu görüş özellikle II. ve III. yüzyıl kilise babalarının eserlerinde açık biçimde görülür.

Erken dönem kilise babalarından İrenaeus, ünlü eseri Against Heresies’te Deccal’i Tanrı’ya başkaldırmış bir figür olarak tasvir eder. Ona göre Deccal, Kudüs’teki Tanrı’nın tapınağında oturacak ve kendisini Tanrı gibi yüceltmeye çalışacaktır. İrenaeus, bu yorumu özellikle Daniel kitabı ile Pavlus’un 2. Selanikliler mektubundaki (2:4) ifadelerle ilişkilendirir. Pavlus’un sözünü ettiği “Tanrı’nın tapınağında oturan ve kendisini Tanrı ilan eden kişi”nin Deccal olduğunu belirtir.

Victorinus ise Commentary on the Apocalypse adlı eserinde Deccal’in Kudüs’teki tapınakta kendi heykelini diktireceğini ve insanlara kendisini Mesih olarak kabul ettirmeye çalışacağını yazar.

Nitekim günümüzde Mescid-i Aksa’nın yıkılıp yerine Süleyman Tapınağı’nın inşa edilmesi fikri açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla bugün Hristiyan dünyasının ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından bölünmesi tesadüf değildir; bu durum aynı zamanda eskatolojik yorum farklılıklarından da kaynaklanmaktadır. Yahudiler Hz. İsa’yı Mesih olarak kabul etmemiştir ve bekledikleri Mesih de doğal olarak Hz. İsa olmayacaktır. Diğer taraftan Ortodoks Hristiyanlar ve Katolikler, Yahudilerin Mesih’inin Deccal olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdir ve İran savaşının başlamasının ardından her iki kesimden din adamları bu yönde açıklamalar yapmaktadır. İslam eskatolojisinin ise bu bağlamda Ortodoks ve Katolik Hristiyan yorumlarına daha yakın olduğu söylenebilir.

Transhümanizme dönecek olursak soru şudur: Transhümanizm ile Deccal konusu arasında bir ilişki var mıdır? Eğer genetik mühendisliği, yapay zeka entegrasyonu ve nöro-implantlar insanın biyolojik sınırlarını ortadan kaldırırsa, insanlık yeni bir varoluş biçimine mi geçecektir? Ya da Trans-human halihazırda mevcut mudur?

Tekvin kitabında anlatılan Adem ile Havva’nın yasak meyveyi yemesi hikayesi, birçok teolog tarafından insanlık tarihinin ilk “Tanrı gibi olma” girişimi olarak yorumlanmıştır. Metinde yılanın Havva’ya söylediği sözler bu açıdan oldukça çarpıcıdır: “Çünkü Tanrı biliyor ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve Tanrı gibi olacaksınız, iyiyi ve kötüyü bileceksiniz.” (Tekvin / Genesis 3:5)

Bu ayette yılanın insanı cezbeden vaadi açıkça ortaya konur: Tanrı’ya benzemek ve ilahi bilgiye sahip olmak. Bu nedenle birçok Yahudi ve Hristiyan teolog, insanın düşüşünün merkezinde ilahi sınırları aşma arzusu bulunduğunu söyler. Aynı anlatının devamında Tanrı’nın sözleri de bu temayı doğrular niteliktedir: “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmekte bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp hayat ağacından da alıp yemesin ve sonsuza kadar yaşamasın.” (Tekvin / Genesis 3:22)

Bu tartışmayı daha derin bir teolojik zemine oturtmak için Kur’an’daki çok dikkat çekici bir ayetle devam edebiliriz. Ayette şeytanın insanlara vereceği talimatlardan biri açıkça Allah’ın yarattığını değiştirmek olarak tarif edilir. Nisa Suresi’nde şeytanın insanları nasıl saptıracağı anlatılırken şu ifade yer alır: “Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” (Nisa 4:119)

Ayetin tamamı ise şöyledir: “Onları mutlaka doğru yoldan saptıracağım. Onları boş ümitler ve yalan sevdâlarla oyalayacağım. Onlara emredeceğim, hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığı şekli değiştirecekler. O halde kim Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse, elbette o, açıktan açığa büyük bir zarara uğramış olur.” (Nisa 4:118–119)

Bu noktada üç büyük dinin eskatolojik anlatıları arasında ilginç bir kesişim ortaya çıkar. Yahudi mesihçiliğinde insanlığın dönüşümü ve yeni bir çağ beklentisi vardır. Hristiyan eskatolojisinde ise sahte bir kurtarıcı olarak Deccal’in insanlığı büyüleyen bir düzen kuracağı anlatılır. Kur’an’da ise şeytanın insanları saptırırken Allah’ın yarattığını değiştirmeye yönelteceği vurgulanır.

Dolayısıyla insanlığın bugün karşı karşıya olduğu soru belki de tarihte hiç olmadığı kadar nettir: İnsan teknoloji sayesinde kendisini geliştirmeye mi çalışıyor, yoksa yaratılışın sınırlarını aşarak kendisini yeniden yaratmaya mı kalkışıyor?

Transhümanist düşüncenin bazı radikal yorumlarında, geleceğin dünyasının sınırsız bir insan çoğunluğundan ziyade yüksek bilgi seviyesine sahip, teknolojik olarak “geliştirilmiş” küçük bir insan grubuna dayanabileceği fikri tartışılmaktadır. Bu perspektife göre genetik mühendisliği, yapay zeka entegrasyonu ve nöroteknoloji sayesinde ortaya çıkacak “geliştirilmiş insan” modeli, doğal insanın ötesinde yeni bir varlık düzeyi oluşturabilir. Ancak böyle bir senaryoda kaçınılmaz olarak şu soru ortaya çıkar: Eğer geleceğin dünyası sınırlı sayıda, yüksek teknolojiyle donatılmış elit bireyler üzerine kurulacaksa, milyarlarca insanın yaşadığı bugünkü demografik yapı bu modele nasıl uyacaktır? O halde büyük ölçekli krizler ve savaşlar insan nüfusunu bilinçli ya da dolaylı biçimde azaltan bir sürecin parçası olabilir mi?

* Eskatoloji, dinlerin ‘kıyamet ve sonrasında ne olacağı’na dair anlattığı bölümüdür.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: insanözgürlükTeknolojiyapay zeka
ShareTweet
Previous Post

Meryem Uzerli ve Halit Ergenç 15 yıl sonra aynı projede bir araya geliyor!

Next Post

Yol değil, vergi dairesi; 1 yılda araçlardan toplanan vergi 850 milyar TL!

Related Posts

Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!
Görüş & Analiz

Tanrı (haşa!) kararsız değil; sen okumayı bilmiyorsun!

11 Mart 2026
Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!
Görüş & Analiz

Galatasaray’dan Liverpool’a aynı tarife!

11 Mart 2026
İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık
Görüş & Analiz

İnsanlığın en kadim hastalığı | Kibrin mirası: Irkçılık

9 Mart 2026
O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?
Görüş & Analiz

O fotoğraf savaşın önüne nasıl geçti?

8 Mart 2026
Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu
Görüş & Analiz

Osimhen attı, Uğurcan kurtardı, 3 puan Galatasaray’ın oldu

7 Mart 2026
Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken
Görüş & Analiz

Bilmediğin şeyin cahilisin: Tac Mahal’den dönerken

7 Mart 2026
Next Post
TR724 HABER

Yol değil, vergi dairesi; 1 yılda araçlardan toplanan vergi 850 milyar TL!

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter