MÜSLÜM GÜRSES ‘DÜNYA NE HALE GELMİŞ’ (ÇIN ÇIN PLAK / HMK DÖNENCE PLAK)
Müslüm Gürses, iç çekerek “Dünya Ne Hale Gelmiş” dediğinde henüz 1978 yılıydı. Bu isimli plağın çıkışının arifesinde, Tarsus-Adana yolunda, içinde bulunduğu otomobil kaza yapmış, Baba gözlerini morgda açmıştı. Son anda hayatta olduğu fark edilerek ameliyata alınmış, ancak sonrasında bazı melekeleri bozulmuştu. Baba için kaza öncesi de dünya güllük gülistanlık değildi. Ailesi parçalanmış, Adana’da bir ses yarışmasında birinci olmuş, henüz ünlü değilken Çın Çın Plak namına bu plağı doldurmuştu.
Arabesk yükselişe geçince yıldızı parlamaya başladı. Bu müzik Baba’nın dünyasındaki acıları yansıyordu. Burhan Paker bestesi “Dünya Ne Hale Gelmiş”, doğrudan onu ifade ediyordu. Baba’nın ses karakteri yorgun, ağır, köşesiz ve içtendi. Bu ses sokaktaki adamın ciğerine doğrudan işliyordu. Ses tekniği ve yorum gücü ise benzersizdi. Dinleyenleri ise dünyaya karşı dile getirilen isyan modellerinin en uç noktasında duruyordu. Onların tek büyüğü Müslüm Baba idi. Baba hayatta olsaydı dünyanın ne hale geldiği konusunda düşünceleri daha karanlık olurdu. O yüzden Picture ve siyah olmak üzere iki ayrı biçimde, numaralı olarak yeniden basılan bu plak, halen sistemin dışında bir yaşama özleminin en net arabesk ifadesidir.
TURGAY YAKUT ‘SONLUDUR AŞK DA’
Şatafatı bol müzik dünyasında Turgay Yakut adını çok az insan biliyor olabilir ama O şatafatsız vefaların müzisyenidir. Kalabalık salonların, efkârlı barların, coşkulu düğünlerin, gururlu kutlamaların en güler yüzlü sahne insanıdır. Gülen yüzünün altındaki hüznü gözlerinden bir umut ışığı olarak yayarcasına çalan dertli ozanıdır. Elindeki gitar, koltuğunun altındaki notalarla hayli zamandır dirsek çürütmüş olsa da Turgay şimdi ilk albümünü çıkardı. 1993 yılında Sivas katliamından yaralı çıkan ama bir hafta sonra hayata veda eden şair (ressam ve felsefeci) Metin Altıok’un satırlarını seslendirerek… Toplam altı şarkıdan oluşan 26 dakikalık “Sonludur Aşk Da”, şairin doğum günü olan 14 Mart’ta dijital platformlarda yayımlandı.
Turgay’ın albümdeki yol arkadaşı (aynı zamanda kayıtları, miksleri ve bir şarkının da düzenlemesini yapan) piyanoları çalan Eser Taşkıran. Timur Selçuk’un yetmişli yıllarının romantik başkaldırısı ile Ezginin Günlüğü’nün seksenli yıllardaki hüzünlü devrimciliğinin ruhunu taşıyor Turgay. Piyasada müzik namına dolanan curcunanın bin ışık yılı uzağında gösterdiği duruşla, müzikte samimiyet ve kalite arayanlar için bu albüm. Bu şiirler ve şarkılar ruhunu iyileştirmek isteyenler için.
GÜLER’İN FOTOĞRAF SEÇKİSİ FRANSA’DA
Fotomuhabirliği ve fotoğraf sanatının öncülerinden Ara Güler’in “Mastering the Image” başlıklı sergisi Maison des Arts du Léman’ın 60. yıl kutlamaları kapsamında Fransa’nın Thonon-les-bains kentinde, Galerie de l’Etrave, Théâtre Maurice Novarina’da sanat izleyicisiyle buluştu. Sergi, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinden kareleri bir araya getiriyor. 55 adet siyah-beyaz fotoğraftan oluşan seçki, Güler’in fotoğraf sanatındaki ustalığını bir ustalık sınıfı niteliğinde izleyici ile buluşturuyor.
Sergi açılışı, Maison des Arts du Léman Direktörü Pierre Berger, Maison des Arts du Léman Sanat Direktörü Thierry Macia, Doğuş Grubu Sanat Danışmanı Çağla Saraç ve TC Lyon Başkonsolosu Elif Çelebican’ın ev sahipliğinde yapıldı. Ara Güler’in insanı merkeze alan bakış açısıyla ölümsüzleşen kareler, duayen foto muhabirinin fotoğraf kompozisyonunu oluşturan tüm unsurları nasıl zahmetsiz bir ustalıkla bir araya getirdiğini ortaya koyuyor. Sergi, 30 Mayıs’a kadar izlenebilecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































