TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair ‘Bu iş 2009’a, 2013’e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır’ dedi
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, sahur buluşmasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Halk TV yazarı İsmail Saymaz, Sabah yazarı Melih Altınok, Nefes yazarı Aytunç Erkin ve Independent Türkçe’den Nevzat Çiçek dahil buluşmada yer alan gazeteciler bugünkü köşelerinde Kurtulmuş’un sorularına verdiği yanıtları aktardı.
Numan Kurtulmuş, iktidar tarafından somut adım atılması beklenen süreç konusunda, “Bu iş 2009’a, 2013’e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır” dedi.
Numan Kurtulmuş başarısızlık durumunda şartların, Meclisteki süreç komisyonunun kurulduğu tarih olan 4 Ağustos 2025’tekinden “daha vahim bir duruma” dönüşebileceğini söyledi.
Asıl hedef Türkiye
Numan Kurtulmuş, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş için de asıl hedefin Türkiye olduğunu söyleyerek “Siyonizm çok açık bir şekilde son kozlarını oynamaya başladı. Büyük İsrail projesinde esas yutulması gereken ana gücü Türkiye’dir. Bunu görüyorsak, biliyorsak iç kalemizi tahkim edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Erken seçim yok’
Erken seçim tartışmalarına ilişkin de konuşan Numan Kurtulmuş, “Ben niyetimi, görüşümü söylüyorum. Daha seçime epey vakit var. Erken seçim yok” dedi. Soru ve yanıtlardan öne çıkanlar özetle şöyle:
‘İç kalemizi tahkim edeceğiz’
“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu süreci dillendirdi. Siz devlet aklı dediniz. Ne öngörüldü de bu başlatıldı?” sorusuna Numan Kurtulmuş’un yanıtı şöyle oldu:
“Bölgede yaşadığımız hiçbir şeyin tesadüf olmadığını biliyoruz. Özellikle Amerika’nın Irak’ı işgaliyle birlikte başlayan süreçte fiilen bölgenin etnik ve mezhebi anlamda bölünmesi süreci uygulamaya konuldu. Birçok ülkede bu uygulamanın sonuçları çok kötü bir şekilde ortaya çıktı. Şimdi bizim bunu geri çevirmemiz lazım. Burada Türkiye’ye dönük baktığınız zaman bizim en ağır bedel ödediğimiz mesele, terör meselesidir. Bunun için ne yapmak gerekiyorsa hızlı bir şekilde yapmak lazım. Kaldı ki emperyalizmin bakışının dışında, zaman zaman emperyalizmi koltuğunun altına almış, zaman zaman emperyalizmin koltuğunun altına girmiş olan siyonizm de çok açık bir şekilde son kozlarını oynamaya başladı. Bunu görmeden bu bölgede siyaset yapmak saflıktır. Artık son vuruşunu yapmayı epey bir süredir gündeme getirdi. Lübnan’daki iç savaş buydu, Suriye’deki iç savaş buydu. Ayrıca birçok ülkede rejim değişikliklerinin çok süratli bir şekilde gerçekleşmiş olması hedeflerinin bir parçasıydı. En sonunda Gazze üzerinden son safhaya geçmeyi düşündüler. Büyük İsrail projesinde esas yutulması gereken ana gücü Türkiye’dir. Bunu görüyorsak, biliyorsak iç kalemizi tahkim edeceğiz.”
‘Umut hakkı söz konusu değil’
Umut ilkesi konusunun bayramdan sonra Meclis gündemine gelip gelmeyeceği sorusuna Numan Kurtulmuş şu yanıtı verdi:
“Hukuk sistemimizde ‘umut hakkı’ diye bir şey yok. Raporda da ‘umut hakkı’ ile ilgili bir başlık söz konusu değil. İnfazla ilgili birtakım düzenlemeler yapılabilir. Kişisel kanaatlerim var, neler yapılabileceğine ilişkin görüşlerimi söylemek istemiyorum. Çünkü asıl olan parti gruplarının devreye girmesi ve müşterek bir çabayı ortaya koymalarıdır.”
Kayyum düzenlemesi
Kayyumlar hakkında bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı da Numan Kurtulmuş’a soruldu. Kurtulmuş, “Raporda, başkan görevden alınırsa belediye meclisi üyeleri arasından seçilmesi gibi partilerin uzlaştığı bir teklif var. Eğer bir araya gelir ve tamam derlerse bu konuda da adım atılır” yanıtı verdi.
‘Bu iş 2009’a, 2013’e benzemez’
Numan Kurtulmuş, “Umutsuzluğa kapıldığınız oldu mu hiç?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Bu iş 2009’a, 2013’e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır ve Allah korusun, başarısız olduğumuz zaman 4 Ağustos 2025’tekinden (Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu tarih) daha daha vahim bir duruma dönüşebilir şartlar.”
Kaynak: Nûmedya24
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































