İstanbul’da gerçekleştirilen Newroz Deklarasyonu’nda konuşan Tülay Hatimoğulları,’ 2026 Newrozu Ortadoğu halklarının onurlu barış, özgürlük, demokrasi ve demokratik birlik Newroz’u olacak’ dedi
İstanbul’da 2026 yılı Newroz Deklarasyonunu İstanbul Küçükçekmece’de bulunan bir otelde açıkladı. Açıklamaya çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü, sendika temsilcileri katıldı. Deklarasyonun ardından siyasi parti temsilcileri konuştu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bugün bizler Türkiye’de İstanbul’da sol ittifakla, ittifak güçlerimizle, bileşenlerimizle birlikteyiz. Kürdistan’da da Kürdi ittifakla birlikte bu çağrıyı gerçekleştiriyoruz. 2026 Newroz’u özgürlük ve demokrasi Newrozu’dur. Özgürlük ve demokrasi bu ülkede en çok ihtiyaç duyduğumuz iki kavram, iki yaşam tarzı, iki yönetim modelinin ta kendisidir. Demirci Kawa Newroz ateşini zalim Dehak’a karşı yaktı. Kürt halkı bulunduğu bütün coğrafyada bu ateşi harlayan, özgürlük hareketiyle bir mücadele tarihi yazdı. Kadın özgürlükçü, demokratik, onurlu barış anlayışıyla mücadelesini bugüne kadar getirdi. Böylece Türkiye demokrasi mücadelesinin ve Ortadoğu coğrafyasının demokrasi mücadelesinin çok önemli bir parçası haline geldi. Türkiye demokratikleşmeden, bölge demokratikleşmeden ne Kürt sorunu çözülür ne Alevi sorunu çözülür ne farklı halklar ve inançların sorunları esaslı bir çözüme kavuşabilir” dedi.
‘Barış, özgürlük, demokrasi ve demokratik birlik Newroz’u olacak’
Tülay Hatimoğulları, “2026 Newrozu savaşların yükseldiği bir dönemde ne yazık ki karşılamak durumundayız. Rusya, Ukrayna, Filistin, Afganistan, Pakistan ve şimdi ABD ve İsrail emperyalizminin İran’a karşı başlattığı savaş var. Bu savaş Irak’a, Lübnan’a ve Körfez ülkelerine parça parça yayılıyor. 2026 Newrozu bu alaca karanlığa karşı halkların özgürlük ve demokrasi meşalesi olarak yankılanacaktır. İran’da ABD ve İsrail’in emperyalist müdahalelerine ve Molla rejiminin otoriter rejimine karşı alternatif halkçı bir iradenin gelişmesinin güçlü bir refleksi olacak. Suriye’de Kürt, Alevi, Durzi, Hıristiyan, seküler-sunni Araplar yani Suriye’de yaşayan bütün farklı halklar ve inançların Suriye’nin eşit yurttaş olarak kabul edildiği yeni bir demokratik Suriye’nin inşasının talebini yükseltecek. Irak’ta adil, eşit bir düzenin kurulması ve tahkim edilmesinin önemini vurgulayacak. 2026 Newrozu Ortadoğu halklarının onurlu barış, özgürlük, demokrasi ve demokratik birlik Newroz’u olacak” diye ekledi.
Tülay Hatimoğulları, şöyle devam etti:
“Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta gerçekleştirdiği Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı tam da bu siyasi ve toplumsal talepler fikrinin çağrısının ta kendisidir. 2026 Newrozu demokratik toplumun inşasında önemli bir ivme olacaktır. Dün 8 Mart’ta alanlarda ve meydanlardaydık kadınlar olarak. Türkiye kadın hareketi, Kürt kadın hareketi sadece dün değil, 8 Mart’ı karşılamak üzere günlerdir alanlarda, meydanlarda. Bizler de dün gündüz İstanbul mitinginde akşam da feminist gece yürüyüşündeydik. Çok kalabalıktı, enerjisi çok yüksekti, isyanı çok büyüktü kadınların. Çünkü kadın cinayetlerinin gittikçe yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bizler bu sene, 25 Kasım’mış gibi geçirdik 8 Mart’ı. Çünkü kadın cinayetleri artık kabul edilemez bir düzeyde büyük bir artış göstermiş durumda. Ve biz kadınlar 8 Mart’ın ruhuyla, rengiyle Newroz ateşini daha da harlayacağız.
‘Çağrımız bütün mücadele dinamiklerinedir’
Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar, emekliler, küçük esnaf aç, yoksul ve barınamıyor. Açlık Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan herkesi sarmış durumda. İçinden geçtiğimiz bu süreçte kapitalist sistemin derinleşen krizinin ağır bedelleri ne yazık ki Türkiye’de işçi sınıfına ezilenlerin ve sömürülenlerin sırtına yükleniyor. Gençler işsiz, güvencesiz ve geleceksiz ve çok mutsuz. Ekolojik yıkım, tarihin gördüğü en yıkıcı seviyeye ulaşmış durumda. Türkiye’deki bütün bu özneler olarak her birinin kendi özgün mücadelesinin güçlü bir biçimde örgütlenmesi son derece önemlidir. Bir o kadar önemli olan bütün bu farklı dinamiklerin bir bileşke oluşturarak değiştirici, dönüştürücü, örgütleyici bir güce sahip olması son derece önemlidir. Bütün bu dinamiklerin isyanının itirazlarının örgütlü bir güce dönüşmesi son derece kıymetlidir. Bütün bu kesimlere ve öznelere buradan çağrımızı yineliyoruz. Bütün farklılıklarımızla mücadelemizi ortaklaştıralım ve gelin mücadelemizi Newroz’un ateşiyle birlikte harmanlayalım.2026 Newroz’unda bizler burada bütün farklı kesimlere çağrımızı yineliyoruz. Herkes Newroz alanlarına kendi rengiyle, kendi diliyle, kendi savunduğu mücadele dinamiğiyle Newroz alanlarında hep birlikte olalım. Çağrımız aynı zamanda demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum örgütlerinedir. Kadın örgütlerine, kadın hareketine, ekoloji hareketinedir. Burada aynı zamanda çağrımız bütün mücadele dinamiklerinedir.
‘Newroz direnişin, umudun, inancın tazelenmesi demektir’
Bu Newroz’da Sayın Öcalan’ın yaptığı çağrının ve devam eden sürecin ihtiyacı olan demokratikleşme adımlarını hep beraber haykıralım. Sürecin artık ve hukuki bir zemine oturması gerektiğini hep beraber haykıralım. Sayın Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim imkanlarının artık sağlanması gerektiğini haykıralım. Kürt halkının oyalanma değil, somut adım taleplerini ve beklentilerini haykıralım. Buradan aynı zamanda sevgili Kürt gençlerine özel olarak seslenmek istiyorum. Sevgili gençler çalıştığınız iş yerlerinde, mahallede en az bir arkadaşınızla, Kürt olmayan bir arkadaşınızla lütfen konuşun. Newroz’u anlatın, el ele tutuşun ve Newroz alanlarını hep birlikte siz gençler, Kürt olmayan arkadaşlarınızla birlikte oraları doldurmayı hedefleyin. Newroz direnişin, umudun, inancın tazelenmesi demektir.
Doğanın yeniden yeşermesi demektir. Newroz, Kürtlerin özgürlüğü, Türkiye’nin demokrasiye kavuşması mücadelesidir. Newroz tüm halklar için kutlu olsun. Newroz pîroz be.”
ESP ve SODAP: Direniş Newroz’u olmalı
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Mediha Kayacı, bu yıl ki Newroz’un direnişin öne çıktığı bir Newroz’un olması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Milletvekili ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Kezban Konukçu ise Newroz’un önemli olduğunu ve tekçi iktidara karşı, Kürt halkının eşitlik talebini, işçilerin talebini buluşturarak, Newroz’un kutlanıp yaşanabilecek bir ülke inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
‘Somut adımlar atılmalı’
EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk de Newrozla birlikte ülkeye barış, özgürlük gelmesi gerektiğini söyledi. Öztürk, “Öcalan, Kürt hareketi gerekeni yaptı. Artık somut adımların atılması lazım. Kayyım son bulmalı. Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uygulanmalı ve Can Atalay, Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalıdır. Öcalan’ın koşulları da değişmeli ve açık şekilde siyaset yapmalıdır. Bu olursa açık ve kalıcı bir süreç olur. Newrozun da böyle anlamlı olacağını düşünüyorum” dedi.
‘Bizim tarafımız burası’
Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözel, Ortadoğu’da yaşananlara dikkat çekti. Dünyayı yönetenlerin sistem krize girdiği anda insan haklarının yerle bir edildiğini vurgulayan Juliana Gözel, “Tarih sadece egemenlerin istediği şekilde ilerlemiyor. Filistin’de, Rojava’da, Arap Alevi halkı, dün 8 Mart’ta kadınlar sokağa çıktı ve Kürt halkı yıllardır onurlu bir barış için mücadeleyi büyütüyor. Bizim tarafımız burası. Newroz ateşi yeni bir toplum düzeni için yanacak. Gençler, kadınlar, emekçiler olarak Newrozu kutlacağız” ifadelerini kullandı.
EMEP: Mücadeleleri birbirine bağlama dönemidir
Emek Partisi’nden (EMEP) Levent Gökçek de ABD emperyalizmin uluslara demokrasi götürmediğini ve ABD saldırganlıklarının önlenmesi gerektiğinin altını çizerek, “ABD ve NATO üslerinin kapatılması işçilerin temel görevlerinden biri olduğunu biliyoruz. Kürt sorunun çözümünde bir beklenti içindeyiz. Bizler sosyalistler olarak somut adımların hayata geçirilmesi anadil, TMK’nin kaldırılması gibi somut adımların etrafında birleşmeliyiz. Mücadeleleri birbiriyle bağlama dönemidir. Sermayeye karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyoruz” diye belirtti.
SYKP: Sayın Öcalan2ın koşulları düzeltilmeli
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden (SYKP) Feray Mertoğlu ise Newrozun önemine vurgu yaparak, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde bir Newroz’un olacağını kaydetti. Somut adımların atılması için Newroz’u kutlayacaklarını ifade eden Feray Mertoğlu, “Ayrıca Sayın Öcalan’ın koşulları düzeltilmeli, hasta tutsaklar tahliye edilmeli, TMK’nin kesinlikle kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Hak ve özgürlüklerin sınırlandığı bir sürecin ortadan kaldırılması gerekiyor. özellikle kadınların, emeklilerin yoksullaştığı bu dönemde bunların artık yaşanmaması için Newroz alanlarında olmalıyız” ifadelerine yer verdi.
İAYDER: Newroz direniştir
İstanbul Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (İAYDER) üyesi Naif Tuna, Newrozun Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile bağlantılı olduğunu ancak buna rağmen Ortadoğu’da Kürtlerin üzerindeki zulmün devam ettiğini ifade etti. Tuna, “Newroz direniştir. Newroz ruhuyla mazlumların yanında durmalıyız. Umut ediyorum ki Newroz Ortadoğu’da barışa neden olur” dedi.
Yeşil Sol Parti: Barış çağrısının umudu olacak
Yeşil Sol Parti Didem Göçer ise ülkenin dört bir yanında savaş olduğunu söyledi. Didem Göçer, “Savaşların en çok büyüdüğü zamanlarda halkların barış umudu olur. Newroz barış çağrısının umudu olacak. Gerçek barış masalarda imzalananlarla olmaz. Barış halkların birbirine güven duyduğu, adaletin herkes için işlendiği durumda olur” diye konuştu.
Devrimci Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Mediha Yüksel, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Newroz’un tüm halklar nezdinde, işçi sınıfının mücadelesiyle ilerleme sağlayacağını kaydetti. Mediha Yüksel, “Kadınlar, emekçiler olarak isyanımızla Newroz’u karşılamalıyız” diye belirtti.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































