Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İran’a ait bir dron saldırısının ülkedeki su arıtma tesisine maddi hasar verdiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında saldırıyı “İran’ın rastgele sivil hedefleri bombalayan saldırganlığı” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, “İran saldırganlığı sivil hedefleri rastgele bombalıyor ve bir dron saldırısı sonucu su arıtma tesisinde maddi hasara yol açtı” ifadelerine yer verildi.
Bu gelişme, Tahran’ın daha önce Bahreyn’deki bir ABD üssünden kendi topraklarındaki bir su arıtma tesisinin vurulduğunu iddia etmesinin hemen ardından geldi. İran, Körfez komşularına yönelik hava saldırılarıyla baskıyı artırırken, Bahreyn gibi ülkeler sivil altyapılarının hedef alındığını belirtiyor. İran ise bu ülkelerden kendisine saldırı gelmediği sürece saldırı düzenlemeyeceğini açıklamıştı. Ancak bu açıklamaya rağmen Körfez ülkeleri, topraklarını ABD ordusuna kullandırmaya devam ediyor.
Körfez ülkeleri, İran’ın misilleme saldırılarından dolayı büyük endişe duyuyor. Bölgedeki su arıtma tesisleri, nüfusun büyük kısmının tatlı su ihtiyacını karşıladığı için hayati önem taşıyor. Saldırı, İran’ın komşu ülkeleri hedef almaktan vazgeçmeyeceği yönündeki endişeleri güçlendiriyor.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, olayın soruşturulduğunu ve gerekli tedbirlerin alındığını duyurdu. Körfez İşbirliği Konseyi, İran’ın Bahreyn ve Kuveyt’e yönelik saldırılarını “bölgesel güvenlik ve istikrara tehdit” olarak kınamıştı.
Körfez ülkeleri için su arıtma tesisleri neden bu kadar önemli?
Körfez ülkeleri, doğal tatlı su kaynaklarının son derece sınırlı olması nedeniyle içme ve kullanım suyunun büyük kısmını enerji yoğun süreçlerle deniz suyundan arıtarak (desalinasyon) karşılıyor. Bu tesisler, bölgenin su güvenliğinin temel taşı konumunda ve herhangi bir hasar, nüfusun günlük hayatını doğrudan tehdit edebiliyor.
Arab Center Washington DC tarafından yayımlanan bir araştırma raporuna göre Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) üyesi ülkeler, küresel su arıtma kapasitesinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Bölgedeki 400’den fazla tesis, dünyada üretilen toplam arıtılmış suyun neredeyse yüzde 40’ını sağlıyor.
GCC ülkelerinin çoğu, su ihtiyacının büyük bölümünü bu tesislerden karşılıyor: Birleşik Arap Emirlikleri’nde içme suyunun yüzde 42’si, Kuveyt’te yüzde 90’ı, Umman’da yüzde 86’sı, Suudi Arabistan’da yüzde 70’i desalinasyon tesislerinden geliyor.
Savaşın ilerleyen aşamalarında bu tesislerin daha fazla etkilenmesi halinde su konusu da büyük baskı haline gelebilir.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































