NECİP F. BAHADIR | YORUM
MHP lideri Devlet Bahçeli yine gündemi alt üst etti. Haftanın manşetini verdi. Yine birkaç gün köşeler ve ekranların baş köşesine kurulacak. Tabii siyasette ‘24 saatin çok uzun sayıldığı’ bir ülkeden söz ediyorsak bu kadar keskin konuşulmayacağını bilmek gerekir. Yine de Bahçeli’nin bir cümleye sığdırdığı çıkışını gölgede bırakacak bir büyük gelişme kolay değil. MHP lideri grupta milletvekillerine seslenirken verdi mesajını…
‘Manşet’ dedim ama bir ‘şok ve herkesi ters köşe yatıran’ bir çıkış değil bu. Öteden beri bilinen aşinası olunan bir siyasi duruşun veciz ifadesi. Fakat üslup, dil ve bağlamını siyasi açıdan bir ‘meydan okuma’ diye değerlendirmek yanlış olmaz. Bir hafta önce saçmalamış, yazarları, roman kahramanlarını birbirine karıştırmıştı. Bu kez düzgün bir metin ve konuşmayla çıktı kamuoyunun karşısına… Önce Öcalan’ı selamladı, İmralı’ya gülücükler gönderdi; “PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat’tan itibaren tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu…”
Soru da Bahçeli’den cevabı da…
Öcalan’a saygı istedi
Yani Öcalan’da bir sorun yok. O verdiği sözleri tuttu. Peki problem nerede? Onu da söyledi; “Bize düşen PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.”
Ne günlere geldik?
Daha düne kadar PKK uzantısı olmakla suçladığı DEM’i bugün Öcalan’ın dinlemediği diye eleştirmek ve ayar vermeye kalkmak da neyin nesi? Üstelik hiçbir özeleştiri yapmadan… Tamam şartlar değişir, ‘dün dünde kalır, bugün yeni bir gündür’, Öcalan aynı, Bahçeli aynı… Koşulların da aktörlerin de pek değiştiği yok.
AKP de MHP de bugün yaptıklarının tam tersini söyleyerek milletten oy istedi. PKK terörüne karşı en amansız mücadeleyi vereceklerdi! Öyle demişlerdi… Başını CHP’nin çektiği muhalefet ise PKK ve DEM’le dirsek teması içindeydi; onlara göre tabii… Su ve doğalgaz sayaçlarını teröristler okuyacaktı. Meydanlarda söylediler bunları…
Siyaset ve tarih MHP liderinin, Öcalan’a kulak vermediği gerekçesiyle DEM’e fırça attığı günleri de gördü.
Bu kadar ilkesizliği hangi siyaset kaldırır?
Politikalar değişmez değil değişir, yeni pozisyonlar alınır, vaatler sıralanır, sandığa gidilir, halkın desteğine göre siyasi tavır alınır.
Neyse, Bahçeli canlı yayınlanan bütün ülkenin duyduğu konuşmasında DEM ve PKK’nın uzantılarına, “Kurucu Önderininizi dinleyin. Öcalan’a kulak verin…” dedi. Eski yok, yeni gerçek bu. Ne kadarını, nasıl hazmedeceğini toplum düşünsün… Eğer varsa hikmetini ve perde arkasını parti tabanı anlasın.
Tarih bunu ‘ilkesizlik ve çelişki’ olarak kayıtlara geçirdi. Hükmünü de buna göre verecektir. Halk da sandık da konuşacaktır. AKP’li Şamil Tayyar’ın dediği gibi bir Hiroşima etkisiyle yaratacak çapta ittifak partileri ‘AKP ve MHP’ye bir atom bombası mı atar yoksa kulağını mı çeker’ görürüz.
Bahçeli o veciz ifadesinin konuşmasının son bölümüne sakladı ve el işaretiyle dinleyenlere ‘sessizlik’ istediğini söyleyerek şöyle dedi; “MHP doğru bildiği yoldan ayrılmayacaktır. MHP ve Cumhur İttifakı küçük hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir. Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir…”
MHP’nin doğru bildiği yolda ‘eken seçim’ falan yok. Bunu açıkça söyledi. Ankara’da ve birçok kesimde Bahçeli’den bir ‘baskın seçim’ çıkışı beklenmekte. Buna yazarınız da dahil… Bu söylentilerin önünü kesti; …mi acaba?
Mevcut halden memnun olmayan ve sürekli şikayet eden bir siyasi liderin ‘seçim’ talep etmesinden daha doğal ne olabilir? Hele bir de sicilinde baskın seçim kartını oynama alışkanlığı varsa… Nasıl Bahçeli’nin dün ile bugünü arasında uçurum varsa yarın ile bugünü arasında da pakala derin uçurumlar açılabilir. Zaten Türk siyasetçisinin sözü ile niyeti birbirini pek tutmaz. Dili başka söyler, aklı ve kalbi başka…
‘Ahmetler’ makama iade edilmezse ne olacak?
Onun için seçim söz konusu olduğunda Bahçeli gibi bir siyasetçinin sözünü ‘24 saatle sınırlı’ görmek en iyisi… Soru çok basit; ‘Kararımız nettir’ dediği tespitler gerçekleşmezse AKP ayak sürerse ne olacak? Bahçeli hiçbir şey olmamış gibi devam mı edecek? Sözünün pas pas edilmesini içine mi sindirecek?
Bahçeli belki de ilk kez bu kadar net ve yüksek sesle ‘umut hakkını’ dillendirdi; “Öcalan umuda…!” dedi.
Daha önce parti kurmayı Feti Yıldız konuşuyordu. MHP lideri sazı ve sözü eline aldı. Öcalan’a lafı eğip bükmeden ‘umut hakkı’ istedi. AKP ve Erdoğan’ın bu konuya sıcak bakmadığını bilmiyor mu? Buna rağmen Erdoğan’ın durduğu yeri dikkate almadan ‘umut hakkın’ konusunda direndi.
Bir meydan okudu aslında. AKP umut hakkının konuşulmasından, tartışılmasından bile rahatsız. Bahçeli o kapıyı zorluyor, açabilir mi? Kolay değil.
“Ahmetler makama…” derken neyi kastettiği çok net. Tevili mümkün değil. Söz konusu olan iki Ahmet… İlki Ahmet Türk… DEM’li… Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı. AKP iktidarı görevden uzaklaştırdı. Yerine kayyım atadı.
Diğeri Ahmet Özer… CHP’den, Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’a Belediye Başkanı seçildi. Daha koltuğunu ısıtamadan operasyona hedef oldu. Görevden uzaklaştırıldı. Silivri’de hapsedildi. Aylarca içeride kaldı. Yargılandı 6 yılı aşkın ceza aldı. Yerine kayyım atandı.
Bahçeli adlarını vermedi fakat ikisini kastettiğini herkes anladı. AKP, Ahmetler’i makamlarına iade edecek mi? Erdoğan ortağı Bahçeli’nin çağrısına kulak verecek mi? Yoksa bugüne kadar yaptığı gibi duymazdan mı gelecek? Ahmetler makamlarına kavuşmazsa ne olacak?
Demirtaş yuvasına dönmeli
Bahçeli’nin diğer talebi Selahattin Demirtaş’tı, ismini verdi ve “Demirtaş yuvasına dönene kadar…” dedi. DEM’in Bahçeli kadar Demirtaş’a sahip çıkmadığını söylemek lazım. MHP Lideri fırsat buldukça Demirtaş’ın özgürlüğünden dem vurmakta… Son talebi de bir an önce ‘yuvasına dönmesi’ oldu.
AİHM’den gelen karardan sonra umut doğmuştu. Ailesi ve kamuoyu beklentiye girdi. Eşi günlerce Edirne’de hapishane önünde, kapının açılmasını bekledi. Fakat o kapı açılmadı. Erdoğan’dan işaret gelmedi. Son karar Erdoğan’ın mı yoksa Öcalan’ın mı anlaşılamadı. İmralı’nın “O biraz daha yatacak!” dediği medyaya yansımıştı. Erdoğan’ın da siyasi anlamda bir kan davası güttüğü biliniyordu. Ve Demirtaş iceride kaldı, unutuldu. Bahçeli zaman zaman hatırlatsa da AKP adım atmamakta direndi.
MHP lideri Bahçeli, ‘Ahmetler’ ve Demirtaş konusunda kendisini bağlayan bir çıkış yaptı. Bir pozisyon değişikliğine gitmedi. Fakat önceki sözlerinden farklı bir ton ve bağlamda konuştu. Ben bir tehdit havası da seziyorum. Kime? Ortağına tabii. AKP ve Erdoğan’dan başka kim olabilir? Ya ‘Ahmetler makama, Demirtaş yuvaya döner’ ya da ‘herkes kendi yoluna gider’ tehditi ve meydan okuması kokmuyor mu bu cümle?
Bahçeli gibi bir isim sırf temennisini ve düşüncesini dile getirmiş olamaz. Ve MHP sadece ittifak ortağı değil, AKP ve Erdoğan’ın kader birliği yaptığı siyaset hareket… Bahçeli sözünü söyledi, top Erdoğan’ın sahasında… O, bu kadar net konuşabilecek mi? Şu an yurtdışında, yanında yandaş gazeteciler…
‘Bahçeli’ye bir cevabı olacak mı?’ göreceğiz…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































