Türkiye ve dünya ekonomi gündemini sarsan kredi kartı ve bireysel kredi düzenlemeleri bankacılık sektöründe yeni bir dönemi başlattı. BDDK ve Merkez Bankası tarafından eş zamanlı olarak duyurulan bu makroihtiyati tedbir paketi temelde iki ana amaca hizmet ediyor. Birincisi borç ödeme kapasitesi daralan vatandaşı finansal sistemin içinde tutmak ikincisi ise hanehalkının belgelenemeyen gelirlerle elde ettiği kontrolsüz harcama gücünü dizginlemek.
Düzenlemenin en dikkat çekici kısmını kredi kartı limitlerine yönelik yapılan radikal müdahale oluşturuyor. Ekonomi yönetimi özellikle 400 bin lira üzerindeki limitleri bir risk unsuru olarak görüyor. Yeni sisteme göre bankalar 15 Şubat’a kadar harekete geçerek yüksek limitli kartlardaki kullanılmayan boş alanları geri çekecek. Eğer toplam limitiniz 400 bin ile 750 bin lira arasındaysa boşta kalan limitinizin yüzde 50’si iptal edilecek.
Peki bu ne demek?
Diyelim ki 500 bin TL limitiniz var. Genelde ayda 50 bin TL harcıyorsunuz. Ama geçen yıl bir ay (örneğin beyaz eşya aldınız) 100 bin TL harcadınız. Kartınızda kalan boş limit 400 bin TL‘ye düştü. İşte o “en düşük” dediği rakam bu 400 bin TL olacak ve bu rakamın yüzde 50’si yani 200 bin TL’si budanacak! Toplam limitiniz 750 bin lirayı aşıyorsa bu kesinti oranı yüzde 80’e kadar çıkacak.
Bu hamleyle piyasadaki sanal satın alma gücünün azaltılması ve enflasyon üzerindeki talep baskısının kırılması hedefleniyor.
Ancak tek amaç bu değil. Vatandaşın bir anda kontrolsüzce borçlanmasını önlemek, piyasadaki “sanal” para bolluğunu (likiditeyi) kısmak ve yüksek limitli kartların çalınması veya kötü niyetli (yasadışı bahis vb.) kullanılma riskini azaltmak da düzenlemenin amaçları arasında yer alıyor.
Borçlar yeniden yaplandırılacak
Sistemin diğer ayağını ise borç yapılandırması oluşturuyor. Kredi kartı dönem borcunun asgari tutarını ödeyemeyen veya ihtiyaç kredisi ödemelerini 30 günden fazla geciktiren bireysel müşteriler için 48 aya kadar vade imkanı tanındı. Bu durum borç sarmalındaki milyonlarca kişi için önemli bir nefes alanı sağlarken sistemin suistimal edilmemesi için de bir bariyer konuldu. Borcunu yapılandıran kişilerin kredi kartı limitleri borcun en az yarısı ödenene kadar artırılamayacak.
Gelir beyanı, resmi belgeyle desteklenecek
Bankacılık işlemlerinde bir diğer önemli değişim ise gelir beyanı ve limit artış taleplerinde yaşanacak. Artık sadece sözlü beyanla veya otomatik onaylarla limit artırmak mümkün olmayacak. 1 ocak 2027 tarihine kadar tüm limitlerin bankalarca teyit edilmiş resmi gelir belgeleriyle uyumlu hale getirilmesi zorunlu kılındı. Bu durum sadece kredi kartlarını değil kredili mevduat hesaplarını da kapsıyor. Maaş müşterisi olduğunuz bankadaki ek hesap limitiniz belgelenmiş net gelirinizin iki katını geçemeyecek.
Konut piyasasını hareketlendirmesi beklenen bir diğer karar ise kredi değer oranlarındaki değişiklikle geldi. Daha önce sıfır ve ikinci el konutlar arasında uygulanan ayrım kaldırılarak tamamen konutun değerine ve enerji sınıfına odaklanan bir yapıya geçildi. Bu karar özellikle ilk konutunu alacak vatandaşlar için finansmana erişimi kolaylaştıran bir adım olarak öne çıkıyor.
Peki bu düzenleme ne anlama geliyor?
Eskiden bankalar kredi verirken evin “sıfır” (ilk el) veya “ikinci el” olmasına bakıyor ve buna göre farklı kurallar uyguluyordu. Genelde ikinci el bir ev almak istediğinizde banka evin değerinin daha az bir kısmına kredi veriyordu. Örneğin sıfır evde değerin yüzde 90’ına kadar kredi çıkarken ikinci el evde bu oran çok daha düşük kalabiliyordu. Bu da vatandaşın peşinat yükünü artırıyordu.
BDDK’nın yeni kararıyla bu ayrım tamamen çöpe atıldı. Artık banka evin kaçıncı el olduğuna değil sadece iki kritere bakacak:
Birincisi evin ekspertiz değeri yani piyasa fiyatı. İkincisi ise evin enerji sınıfı yani ne kadar verimli bir bina olduğu. Eğer alacağınız ev enerji verimliliği yüksek bir binadaysa ve değeri 5 milyon liranın altındaysa evin kaç yıllık olduğuna bakılmaksızın değerinin yüzde 90’ına kadar kredi kullanabileceksiniz.
Bu durum özellikle bütçesi kısıtlı olan ve bu yüzden ikinci el evlere yönelen ilk kez konut alacak vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Çünkü artık ikinci el ev alırken de sıfır ev alıyormuş gibi yüksek oranda kredi çekmek ve daha az peşinat ödemek mümkün olacak. Kısacası devlet ev alırken sıfır bina bulma zorunluluğunu esneterek ikinci el piyasasını da düşük peşinat avantajıyla ulaşılamaz olmaktan çıkardı.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/02/Altin-ve-gumuste-sert-dusus-Acele-etmeden-kaldiracsiz-ve-bilgiye-350x250.jpg)
