AKP rejiminin hatalı maaş mimarisi sayıları Ocak 2026 itibariyle 17 milyonu aşan emeklileri, kelimenin tam anlamıyla ‘perişan’ etti… Emekliler, Erdoğan’ın uyguladığı politikaların sebep olduğu ekonomik krizi en ağır şekilde hisseden kesimlerin başında geliyor. İktidara öfkeliler; zira aldıkları maaş açlık sınırının bile altında. Torunlarına harçlık veremeyen emekliler, AKP için ciddi bir ‘tehdit’ haline geldi.
18 bin 681 TL’ye tamamlanan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasını öngören kanun teklifi, 23 Ocak’ta Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaştı. Ancak söz konusu düzenleme hiçkimseyi memnun etmediği gibi emeklilerin tepkisini çekti.
Durumu rakamlarla özetleyelim:
- Ocak 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle en düşük emekli aylığı, önceki seviyeden (16.881 TL) 20.000 TL’ye tamamlandı. Aradaki fark Şubat ayında ödenecek. Ancak bu, kök maaşa yansımayan seyyanen bir tamamlayıcı ödeme; milyonlarca emeklinin gerçek kök aylığı hâlâ 13-16 bin TL bandında.
- Bu düşük kök maaşların temel nedeni 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun. Aylık bağlama oranları düşürüldü, büyüme payı yüzde 100’den yüzde 30’a indirildi. Uzman hesaplamalarına göre bu reform olmasa, enflasyon ve büyüme farklarıyla en düşük kök maaşlar bugün 45 bin TL civarında olacaktı. Yani AKP’nin ‘maaş’ hesaplama oranı, emekliyi açlık ve sefalete mahkum etti.
- TÜRK-İŞ’in Ocak 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 31 bin 224 TL. En düşük emekli aylığı bunun 11 bin 224 TL altında kalıyor. 2026 net asgari ücret 28 bin 75 TL. Emekli aylığı asgari ücretin 8 bin 75 TL gerisinde.
- 2000’li yılların başında en düşük emekli aylığı asgari ücretin 1,4-1,5 katıydı. Bugün durum tersine dönmüş durumda. Rakam verelim; 2002’de en düşük emekli aylığı 216 liraydı. Asgari ücret ise 163 lira… Yani en düşük emekli aylığı AKP iktidara geldiğinde asgari ücretin 1,3 katıydı! Yıllar içerisinde asgari ücret en düşük emekli maaşına yaklaştı ve nihayet 2016’da asgari ücret emekli maaşını geçti! 2002’deki yüzde 132’lik oran bugün korunsaydı, en düşük emekli maaşının 37.000 TL seviyesinde olması gerekiyordu.
- 2002 yılında en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün en düşük emekli maaşıyla 2 çeyrek altın bile alamıyorsunuz. İki çeyrek altının fiyatı 24 bin liraya dayandı!
AKP’liler de sefaletin farkında
Bütün bu rakamlar meselenin ekonomik boyutunu anlatıyor; konunun bir de siyasi yönü var. Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, 20 bin TL düzenlemesinin ardından yaptığı paylaşımlarda bu tabloyu net şekilde ortaya koydu. Sistemdeki adaletsizliğin kısmen iktidar döneminde oluştuğunu kabul ederek, emeklilerin sandıkta ciddi bir tepki verebileceğini belirtti. Tayyar’a göre bu öfke, muhalefetten daha büyük bir risk taşıyor ve kapsamlı bir iyileştirme olmadan sandıkta belirleyici etki yaratabilir.
MHP lideri Devlet Bahçeli de geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada ‘en düşük emekli aylağının sefalet ücreti olmaktan çıkarılması’ gerektiğini söylemiş ancak CHP’nin konuyla ilgili teklifini reddetmişti. Kameralar önünde emeklileri savunan Bahçeli’nin Meclis’te ortağı AKP’den yana tavır alması kamuoyunda ciddi tepkiye neden oldu.
AKP’liler de durumun ciddiyetinin farkında. 17 milyon emekli nefes alamaz hale geldi. Resmi açıklamalara göre en düşük emekli maaşına mahkum olan emeklilerin sayısı yaklaşık 4,9 milyondan fazla. Konunun uzmanlarına göre 25 bin TL ve altında maaş alan emeklilerin sayısı ise 14 milyon civarında. Bu sayı emeklilerin yüzde 90’ına tekabül ediyor. Bu durumda, emeklilerin neredeyse yüzde 95’inin 31 bin TL olan açlık sınırının altında maaş aldığını söylesek yanlış olmaz…
Emeklilerin ‘şamar’ı iktidarı yıkar!
Tablo vahim… Rakamlarla ortaya koymaya çalıştığımız bu durum ittifak dinamikleri içinde somut bir baskıya dönüşmemiş durumda. Enflasyon hâlâ yüksek seviyelerde, Türk Lirası değer kaybını sürdürüyor ve yaşam maliyeti artmaya devam ediyor. Bu koşullarda, 17 milyonluk emekli kitlesinin önemli bir kısmının sandığa gidip tepki oyu kullanması halinde iktidar açısından ciddi bir risk oluşuyor.
Tam bu noktada ORC Araştırma’nın Ocak 2026 tarihli son anketini hatırlatmazsak olmaz. Ankete göre yıllardır AK Parti’nin “kalesi” olarak görülen emekli seçmende dengeler değişti. Araştırma sonuçlarına göre; “Bu Pazar Genel Seçim Olsa” sorusuna emeklilerin yüzde 34,7’si CHP cevabını verdi. Uzun yıllar emekli seçmenden en yüksek oyu alan AK Parti ise yüzde 28,2 ile ikinci sıraya geriledi.
Erdoğan’ın siyaseti, çıkar ve denge hesaplarına dayalı olarak biliniyor; bu ölçekteki bir kitlenin tepkisini göz ardı etmek zor. Kısa vadede yeni bir seyyanen artış veya kısmi iyileştirmeler gündeme gelebilir. Baskıların dozajının artması durumunda örneğin 2 bin TL’lik seyyanen bir zam daha olabilir… Bu mümkün…
Bu oranda bir artış yaraya merhem olur mu?
Olmaz…
Ancak bunlar kök sorunu çözmese de siyasi baskıyı bir süreliğine azaltabilir.
Sonuç olarak, emekliler şu anda iktidarın en kritik iç muhalefet unsuru konumunda. Şamil Tayyar’ın da dediği gibi; CHP’den daha ciddi bir muhalefet kitlesi emekliler… Bu uyarılar dikkate alınmazsa, önümüzdeki seçimlerde emekli oyları belirleyici rol oynayabilir. TR724 EKONOMİ
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































