HASAN CÜCÜK | HABER ANALİZ
Fenerbahçe için 2025-26 sezonu adeta bir değişim yılı oldu. Kulüpte köklü dönüşümler yaşandı. Başkanlık, yönetim ve teknik direktör değişikliklerinin ardından kış transfer döneminde takımın iskeleti de baştan aşağı yenilendi. Transfer tahtasının kapanmasına üç gün kala bu değişimin henüz tamamlanmadığı görülüyor.
Ali Koç, 3 Haziran 2018’de 20 yıllık Aziz Yıldırım dönemine son vererek başkanlık koltuğuna oturduğunda en büyük vaadi şampiyonluktu. Daha profesyonel bir yönetim anlayışı benimseyeceğini de sıkça vurguluyordu. Nitekim ilk icraatlarından biri sportif direktörlük makamını oluşturmak oldu ve bu göreve ünlü Fransız futbol adamı Damien Comolli’yi getirdi.
Teknik direktör tercihini Aykut Kocaman yerine Hollandalı Phillip Cocu’dan yana kullanan Koç’un bu kararlarının yanlışlığı kısa sürede ortaya çıktı. Teknik adam değişiklikleri sıradanlaşırken, her sezon kadroya çok sayıda yeni oyuncu eklendi. Yedi yıllık Ali Koç döneminin tek somut başarısı ise Jorge Jesus yönetiminde kazanılan Türkiye Kupası oldu.
Galatasaray’ın üst üste üç kez şampiyonluğa ulaşması, Ali Koç’a yönelik tepkileri zirveye taşıdı. Muhaliflerin olağanüstü kongre için yeterli imzayı toplayamamasını fırsata çevirmek isteyen Koç, Eylül 2025’te kongre kararı aldı. Planı netti: Sezon başladıktan sonra başkanlığa aday olmak büyük bir riskti. Sorunsuz bir kongre süreciyle yoluna devam etmeyi hedefliyordu.
Ancak hesaplar sahada tutmadı. Şampiyonlar Ligi biletinin kaçırılması Jose Mourinho’nun sonunu getirdi. Yeni teknik direktör tercihini kongre sonrasına bırakmak yerine hızlı davranan Koç, Domenico Todesco’yu göreve getirdi. 25 Eylül’de yapılan kongrede ise beklenmedik bir sonuç çıktı. Ali Koç seçimi kaybederken, Sadettin Saran birkaç yüz oy farkıyla yeni başkan oldu.
Sadettin Saran yönetimi, sezon planlaması büyük ölçüde Ali Koç tarafından yapılmış bir takımı devraldı. Todesco’nun beklentilerin üzerinde bir performans sergilemesi Saran adına önemli bir avantajdı. Tıpkı Saran gibi Todesco da kurmadığı bir kadroyla yola devam etmek zorunda kaldı. Yeni yönetim ve teknik ekip öncelikle tansiyonu düşürdü. Mourinho’nun aksine, polemiklerden uzak durmayı tercih eden Todesco, tamamen saha içine odaklandı.
İlk yarı tamamlandığında Fenerbahçe, liderin üç puan gerisinde ve yenilgisiz şekilde ikinci sıradaydı. Devre arası, eksiklerin giderilmesi adına önemli bir fırsattı ancak aynı zamanda ciddi riskler de barındırıyordu. Ara transferde yapılacak hamlelerin takıma mutlak uyum sağlaması gerekiyordu; aksi hâlde mevcut ritmin bozulması kaçınılmazdı.
Geçtiğimiz sezon tüm kulvarlarda 30 gole imza atmasına rağmen Youssef En-Nesyri ile takım arasında bir kimya uyuşmazlığı vardı. Faslı forvet, attığı gollerden çok kaçırdıklarıyla gündeme geliyordu. Yüksek maliyetle kiralanan Jhon Duran da beklentilerin altında kaldı. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında attığı goller dışında sessiz bir sezon geçirdi. Bu tablo doğrultusunda ara transfer döneminde öncelik santrafor ve orta saha oldu. Aynı zamanda gönderilmesi gereken isimler de belliydi.
Kadroya ilk katılan oyuncular sağ kanatta Antony Musaba (Samsunspor – 5 milyon Euro) ve orta sahada Matteo Guendouzi (Lazio – 28 milyon Euro) oldu. Beşiktaş forması giyen kaleci Mert Günok ise yıllar sonra yeniden Fenerbahçe’ye döndü.
Gelenlerin ardından gidenler de netleşti. Kadro dışı bırakılan İrfan Can Kahveci, Cenk Tosun ve Becao Kasımpaşa’nın yolunu tuttu. İsmail Kartal döneminin yıldız isimlerinden Sebastian Szymanski, Mourinho ile gözden düşmüş, Todesco döneminde de forma şansı bulamamıştı. Yeni transferlere yer açmak adına Szymanski, 9,5 milyon Euro karşılığında Rennes’e satıldı.
Orta saha için gündeme gelen en önemli isim N’Golo Kante oldu. Kariyerini Suudi Arabistan’da sürdüren Kante, hâlâ dünyanın en üst düzey orta sahaları arasında gösteriliyordu. Adeta sinir harbine dönen transfer süreci önce hayal kırıklığı, ardından mutlu sonla tamamlandı. Kante’nin transferi gerçekleşirken En-Nesyri, 15 milyon Euro bedelle Suudi Arabistan’ın yolunu tuttu. Kante’den birkaç gün önce ise Angers’ten genç santrafor Sidiki Cherif, zorunlu satın alma opsiyonuyla kiralık olarak kadroya katıldı.
Forvet arayışını sürdüren Fenerbahçe, kiralık sözleşmesi bulunan Jhon Duran ile yolları ayırmaya hazırlanıyor. Duran’ın ayrılması hâlinde ilk hedef Al-Hilal forması giyen Darwin Núñez. Liverpool’da beklentileri karşılayamayan Uruguaylı forvet, güçlü fiziğiyle dikkat çekiyor.
Kış transfer dönemi 6 Şubat’ta sona erecek. Fenerbahçe’nin özellikle forvet hattı için zamanla yarışması gerekiyor. Sezon başına kıyasla sahada çok farklı bir Fenerbahçe var. Bu değişim, yıllardır süren şampiyonluk hasretini bitirecek mi, yoksa bir sezon daha boşa mı gidecek? Bekleyip göreceğiz.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































