ESP’ye yönelik operasyonlarla ‘tasfiyenin’ amaçlandığını belirten Çiçek Otlu, ‘Bütün emekçi sol hareketi, devrimci hareket herkes birbirine sahip çıkmalı. Birleşik devrim mücadelesi yükseltilmeli ve yan yana olmalıyız’ dedi
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK), Limter-İş, Polen Ekoloji ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’na (BEKSAV) yönelik 3 Şubat’ta yapılan operasyonda 96 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 77’si “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Tutuklanan isimler, operasyonun amacının ESP’yi bitirmeye yönelik olduğu mesajını verirken, birçok kesim de operasyona tepki göstermeye devam ediyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili ve önceki dönem ESP Eş Genel Başkanı Çiçek Otlu, operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çiçek Otlu, ESP’ye dönük operasyonun amacının devrimci harekete yönelik “tasfiye” planının bir parçası olduğunu söyledi.
Ocak 2025 yılında da ESP’ye yönelik bir gözaltı operasyonunun yapıldığını ve o dönemde çok sayıda kişinin tutuklandığını anımsatan Çiçek Otlu, AKP’nin Türkiye ve Kürdistan’da mücadele etmeyi engellemeye çalıştığını kaydetti.
ESP operasyonu ve Rojava saldırıları
ESP’nin yürüttüğü çalışmalara değinen Çiçek Otlu, şunları belirtti:
“Yoldaşlarımız yeni cezaevlerinden çıktı. Bizim kuyu tipleri hapishaneleri kapatılsın kampanyamız vardı. Ulusal demokratik hareketin taleplerini sahiplenme çağrımız vardı. İşçi sınıfının taleplerini sahiplenme, Rojin Kabaiş dosyası, şüpheli kadın ölümleriyle ilgili dosyalar vardı. Biz bunlarla ilgili ESP, SKM olarak bu alanlarda mücadele yükseltmeye çalıştık. Rojava’daki kazanılmış tüm demokratik hakların ellerinden alınması için ABD, İsrail ve Türkiye Paris’te bir anlaşma yaptı. Ve kazanılmış hakların Kürtlere verilmemesi gerektiği söylenerek, bir savaş başlattılar. Şunu söylediler: Hiçbir yerde hiç kimsenin eşitlik ve mücadele hakkı bakımından kendini devrimin ocağında hissetmemelidir. Herkese, ‘Rojava devrim olabilir ama yıkılmalıdır’ mesajı verildi. ESP ve SKM’nin tasfiye edilmesi, devrim ocaklarının söndürülmesi ve eşitlik ve özgürlük isteyenlerin de bir ocağının olmaması istendi.”
‘Dayanışma çağrısı’
Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Çiçek Otlu, gözaltı ve tutuklama operasyonu sonrasında devrimci bir dayanışmayla karşılaştıklarını ve bunun önemli olduğunu söyledi.
Çiçek Otlu, şöyle konuştu:
“Bir ricamız da olacak. Birincisi bütün ESP’li tutsaklara sahip çıkılması gerekiyor. İki bu insanların çok sayıda şeye ihtiyacı var. Yani görüşçüden postaya, kitaba, okuyacakları kaynaklara ihtiyaçları var. Bunları karşılamamız gerekiyor. Bütün kurumlarımızı, evlerimizi talan etmiş durumdalar. Devrimciliğin bitireceklerini düşünüyorlar. Ama bir kere daha inanıyoruz ki ESP ve SKM 30 yılı aşmış bir siyasi gelenek. Asla faşizme yenilmediğimizi ve hapishanelerde de sürekli bu mücadeleyi devam ettireceğimizi göstermiş oluyoruz, olacağız.”
‘Yan yana olmalıyız’
Çiçek Otlu, “ESP ve SKM olarak her yıl bu tarihlerde gözaltı ve tutuklama saldırısıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bütün emekçi sol hareketi, devrimci hareket herkes birbirine sahip çıkmalı. Birleşik devrim mücadelesi yükseltilmeli ve bu topraklardaki yoksulluğa, Kürt hareketinin taleplerini yok sayan sermaye egemenliğine, işçi sınıfının taleplerine, kadın özgürlüğü mücadelesi, doğa katliamına karşı hepimiz sesimizi yükseltmeliyiz. Yan yana olmalıyız” dedi.
Haber: Ömer İbrahimoğlu / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































