Avusturyalı yazar Arthur Schnitzler tarafından kaleme alınan Traumnovelle, modern edebiyatın en çarpıcı psikolojik metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Freudcu psikanalizin yükselişe geçtiği bir dönemde yazılan eser, evli bir çiftin bastırılmış arzuları ve kıskançlıkları üzerinden insan zihninin karanlık yönlerini ele alıyor. Traumnovelle, özellikle Stanley Kubrick’in “Eyes Wide Shut” filmine ilham kaynağı olmasıyla geniş kitlelerin dikkatini çekti.
TRAUMNOVELLE KONUSU
Hikâye, Viyana’da yaşayan evli bir çift olan Fridolin ve Albertine etrafında gelişiyor. Albertine’in geçmişte yaşadığı bir arzuyu itiraf etmesi, Fridolin’in zihninde bir kırılma yaratıyor. Bu itirafın ardından Fridolin, gece boyunca şehrin karanlık sokaklarında dolaşırken erotizm, tehlike ve bilinçaltı korkularla yüzleştiği bir yolculuğa çıkıyor. Roman, gerçek ile rüya arasındaki sınırları bilinçli olarak belirsiz bırakıyor.
TRAUMNOVELLE TEMALARI
Traumnovelle, yüzeyde bir evlilik hikâyesi gibi görünse de derinlikli temalarıyla dikkat çekiyor:
- Bastırılmış cinsel arzular
- Evlilikte sadakat ve kıskançlık
- Rüya ile gerçek arasındaki geçiş
- Bireyin toplumsal maskeleri
- Suçluluk ve korku
Bu yönüyle eser, yalnızca edebi değil; psikolojik ve sosyolojik bir metin olarak da okunuyor.
EYES WİDE SHUT İLE TRAUMNOVELLE ARASINDAKİ İLİŞKİ
Stanley Kubrick’in 1999 yapımı “Eyes Wide Shut” filmi, doğrudan Traumnovelle’den uyarlandı. Kubrick, hikâyeyi 20. yüzyıl başı Viyana’sından modern New York’a taşısa da romanın temel çatışmalarını ve sembolik yapısını büyük ölçüde korudu. Maskeli ritüeller, gizli topluluklar ve bilinçaltı korkular, hem romanda hem filmde merkezi bir rol oynuyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































