Barışın yolunun Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünden geçtiğini kaydeden Amedliler, ‘Onun kendi halkı içerisinde olmasını istiyoruz. Çünkü o olmadan yaşam olmaz. Onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür’ dedi
Yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin istenilen hedefe ulaşması için ne yapılması gerektiğine dair konuşan Amedliler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmadan, savaşın biteceğine, barışın sağlanacağına dair inançlarının olmadığını dile getirdi. Kürdistan’da geçmişten günümüze kadar saldırıların olduğunu ifade eden Mustafa Kurt adlı yurttaş, “Bu saldırıların ve verilen mücadelenin sonunda Kürt halkı özgürlüğüne kavuşacaktır. Abdullah Öcalan barış için kendini halkına feda etmiş. O, halkı için kendi özgürlüğünden vazgeçmiş. Bizler de onun özgürlüğünü istiyoruz. Onun kendi halkı içerisinde olmasını istiyoruz. Çünkü o olmadan yaşam olmaz. Onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür. Onun olmadığı özgürlük eksik bir özgürlüktür” dedi.
‘Rojava’da kardeşlerimiz öldürülüyor’
Rojava’ya yönelik saldırılardan kaynaklı çok üzgün olduğunu söyleyen Hazal Sincar, “Orada bizim Kürt kardeşlerimiz öldürülüyor. Ben şehit annesi değilim, evladımı kaybetmedim; ama kendimi onların yerine koyuyorum ve canım yanıyor. Biz insanların öldürülmesini kan dökülmesini istemiyoruz. Barış istiyoruz. Ama Abdullah Öcalan özgür olmadan özgürlük gelmez. Sonuçta o, bizim özgürlüğümüz için cezaevine girmiş” diye konuştu.
‘Yaşasın Kürtlerin birliği’
Bir yandan barıştan bahsedilip diğer yandan saldırıların olmasının samimiyeti kırdığını ifade eden Sıdık Uruç, “IŞİD’e destek veren AKP ikiyüzlülüğü bırakmalı. Kardeş dediği Kürtler ile bir olmalı. Kürt ve Türk bir oldu mu, hiç kimse bir şey yapamaz. Ama Abdullah Öcalan içerdeyken kimse bana Kürt Türk kardeşliğinden bahsedemez. Eğer böyle durumda kardeşlikten bahsedilirse ben şüphe duyarım. Çünkü benim Önder dediğim içerde. Ben bu durumda nasıl kardeşliğe inanayım. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan özgür olmadan hiçbir insan özgür ve hür değildir, olamaz da. Bunun için de yaşasın Kürtlerin birliği ve mücadelesi” şeklinde konuştu.
Savaşların son bulması için her gün dualar ettiğini söyleyen Sema Üçalır, “Evimizde otururken rahat değiliz. Biz kardeşlik istiyoruz, barış istiyoruz. Biz Abdullah Öcalan’ın ve tüm tutsakların bırakılmasını istiyoruz. Onlar çıkarsa barış sağlanır” dedi.
‘Bê Serok jiyan na be’
Yıllardır Kürtler üzerinde yoğun savaşların yürütüldüğünü dile getiren Şahabettin Ayşin, barışın sağlanması gerektiğini söyleyerek, “Onun içinde Önderliğimizin özgür olması lazım. Biz Kürtlerin meşhur, ‘Bê Serok jiyan na be’ sloganı var. Biz de illa Önderliğin özgürlüğü diyoruz. Kürt Hareketi olmasaydı Kürtlerin varlığından kim haberdar olacaktı” diye belirtti.
‘Kürtlerin hakları verilmeli’
Kimsenin savaşı istemeyeceğini herkesin barışta ısrarcı olduğunu vurgulayan Mekiye Ayaz, “Barışın olması için Kürtlerin hakları verilmeli. Biz bu kapsamda Abdullah Öcalan’ında çıkarılmasını istiyoruz. Çünkü o, özgür olmadan savaşın biteceğine ve barışın sağlanacağına inanmayız” diye konuştu.
Kürt halkının bir olması gerektiğini ifade eden Osman Demirkıran ise Kürdistan’ın 4 parçaya bölündüğünü söyleyerek, “Kürtler buna karşı mücadele etmeli. Devlet eğer süreç kapsamında samimi ise öncelikle Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsakları bırakmalı” diye ekledi.
Haber: Heval Önkol / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/02/Trumpin-tehditlerine-ragmen-Cape-Towndaki-Mining-Indabaya-ABDden-rekor-katilim-360x180.jpg)

































