Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • ABD’de altı polis iki siyahiye saatlerce işkence yaptığını itiraf etti

    ABD’de altı polis iki siyahiye saatlerce işkence yaptığını itiraf etti


    ABD’de altı beyaz polis, arama izni olmadan girdikleri bir evde iki siyahiye saatlerce işkence uyguladı. Adalet Bakanlığı polislerin suçlarını itiraf ettiğini açıkladı.

    Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Mississippi eyaletinde altı polis memuru, iki siyahiye yapay penis, şok tabancası ve kılıçla iki saat boyunca işkence uyguladığını itiraf etti. 

    Polislerin işkence itirafı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından perşembe günü yapılan bir açıklamayla duyuruldu. 

    Bakanlık temsilcisi Kristen Clarke basına verdiği demeçte, bu vakanın “toplumda yeri olmayan kötü polis davranışının korkunç ve çarpıcı bir örneği” olduğunu belirterek “ırkçı ön yargı ve nefretten kaynaklanan” eylemleri kınadı.

    Polislerden bazılarının “Eşkiya Tugayı” olarak adlandırılan ve şiddet eylemleriyle bilinen bir ekibe mensup olduğu ifade edildi. 

    Adalet Bakanlığı görevden alınan bu altı polis memuru hakkında yasal işlem başlatıldığını bildirdi. 

    Olay yerine uyuşturucu yerleştirildi

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, altı polis memuru ocak ayında Mississippi eyaletinde bulunan Braxton kabasındaki bir eve “arama izni ya da gerekçe olmaksızın” girdi. 

    Polis memurları bu evde bulunan iki siyahiyi kelepçeleyerek “ırkçı hakaretlerle” birlikte iki saat boyunca işkence yaptı. 

    Bakanlık temsilcisi Clark, polis memurlarının iki kurbana yapay bir penis ile cinsel saldırıda bulunduğunu ve şok tabancasıyla 17 kez elektrik şoku verdiğini söyledi. 

    Clarke’a göre, onları alkol, yemeklik yağ, süt ve diğer sıvıları yutmaya zorlayarak aşağılayan polisler kurbanlardan birini, “metal bir kılıç, bir tahta parçası ve ahşap bir mutfak aleti” ile darp etti. 

    Yaklaşık iki saat süren bu işkence seansı, bir polisin silahını kurbanlardan birinin ağzına dayamasıyla sonuçlandı. Bu esnada mermi patlayarak kurbanın boynunu deldi. 

    İddiaya göre ekip, kanıtları ortadan kaldırmak için evin güvenlik kamerasını ve mermi kovanlarını imha ederek kurbanların kıyafetlerini yakmaya çalıştı. Polisler ayrıca, müdahale gerekçesi olarak kurbanlardan birinin üzerine havalı tüfek ve olay yerine metamfetamin yerleştirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Uluslararası Af Örgütü: Sudan’da akıl almaz bir dehşet yaşanıyor; kadınlarla çocuklar cinsel şiddete uğruyor, köle yapılıyor

    Uluslararası Af Örgütü: Sudan’da akıl almaz bir dehşet yaşanıyor; kadınlarla çocuklar cinsel şiddete uğruyor, köle yapılıyor


    Uluslararası Af Örgütü, Sudan ordusu ile bir zamanlar desteklediği Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında nisan ortasından bu yana şiddetli çatışmaların sürdüğü Sudan’da siviller için çağrı yaptı. Hazırlanan raporda, Kadınlar ve bazıları henüz 12 yaşındaki onlarca kız çocuğunun, savaşan tarafların üyelerince tecavüz dahil cinsel şiddete uğradığı, bazılarının ise cinsel kölelik kapsamına giren koşullarda günlerce alıkonulduğu açıklandı. 

    Sudan’da 100 günü aşkın süredir devam eden çatışmalarda çoğu sivil 3 binden fazla kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi yaralandı.

    Uluslararası Af Örgütü, “Ölüm Evimize Kadar Geldi: Sudan’da Savaş Suçları ve Sivillerin Izdırabı” başlıklı rapor hazırladı. Raporda, savaşan tarafların kasti ve gelişigüzel saldırılarının kitlesel sivil kayıplara yol açtığı belirtildi.

    Af Örgütü, özellikle  kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddetin, hastaneler ve kiliseler gibi sivil yapıları hedef alan planlı saldırıların ve geniş çaplı yağma olaylarının ayrıntılarını paylaştı.

    AA’da yer alan rapora göre, kadınlar ve bazıları henüz 12 yaşındaki onlarca kız çocuğunun, savaşan tarafların üyelerince tecavüz dahil cinsel şiddete maruz bırakıldı. Raporda, bazılarının ise cinsel kölelik kapsamına giren koşullarda günlerce alıkonulduğu kaydedildi.

    “Çaresizce yiyecek, su ve ilaç aradıkları sırada öldürülüyorlar”

    Raporda Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard‘ın konuyla ilgili şu açıklamasına da yer verildi:

    “Hızlı Destek Kuvvetleri ile Sudan Silahlı Kuvvetleri, toprakların kontrolünü ele geçirmek için savaşırken Sudan’ın dört bir yanında siviller, her gün akılalmaz bir dehşet yaşıyor. İnsanlar, evlerinin içinde veya çaresizce yiyecek, su ve ilaç aradıkları sırada öldürülüyor. Kaçarken çapraz ateş altında kalıyor ve planlı saldırılarda kasten vuruluyorlar.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • IŞİD Erdoğan’ı yalanladı, yeni liderini açıkladı

    IŞİD Erdoğan’ı yalanladı, yeni liderini açıkladı


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Nisan’da IŞİD lideri Ebu Hüseyin El Hüseyni El Kureyşi’nin MIT tarafından Suriye’nin Afrin ilçesine bağlı Cinderes’te öldürüldüğünü duyurmasından aylar sonra IŞİD, Telegram’dan yaptıkları açıklamada örgütün son lideri Ebu Hüseyin el-Hüseyni el-Kureyşi’nin öldüğünü doğruladı. Ebu Hüseyin el-Hüseyni el-Kureyşi’nin yerine Ebu Hafs el-Haşimi el-Kureyşi’nin geçtiği açıklandı.

    IŞİD LİDERLERİNİ HTŞ’NİN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜ

    IŞİD sözcüsü, örgütle bağlantılı Telegram kanallarında yayımlanan ses kaydında, Kureyşi’nin İdlib’de Hayat Tahrir El-Şam (HTŞ) örgütüyle “doğrudan çatışmalarda öldüğünü” iddia etti.

    Sözcü ayrıca, İdlib vilayetinde silahlı muhaliflerin elindeki bölgeleri kontrol eden Hayat Tahrir El-Şam örgütünün IŞİD liderini öldürdükten sonra cesedini Türkiye’ye teslim ettiğini savundu. HTŞ, IŞİD liderini hedef alan herhangi bir operasyonu üstlenmedi. IŞİD, HTŞ’yi Ankara’nın çıkarları doğrultusunda çalışmakla suçluyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yaptığı açıklamada, Ebu Hüseyin el-Hüseyni el-Kureyşi’nin ölümüyle ilgili olarak “MİT, DAEŞ’in sözde lideri Ebu Hüseyin el Kureyşi kod adlı şahsı uzun süredir takip ediyordu. Bu şahıs, Milli İstihbarat Teşkilatımızın Suriye’de gerçekleştirdiği bir operasyonla etkisiz hale getirildi” demişti. O zamandan bu yana örgütten liderliğiyle ilgili herhangi bir açıklama gelmemişti.

    El-Kureyşi 30 Kasım 2022’de, selefi Ebu Hasan el-Haşimi el-Kureyşi’nin ölümünün ardından örgütün yeni lideri ilan edilmişti.

    NE OLMUŞTU?

    Türkiye, Ebu Hüseyin El Hüseyni El Kureyşi’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin/Cinderes’te olduğu eve MIT’in 29 Nisan 2023’te gizli operasyon düzenlediğini ve Kureyşi’nin üzerindeki intihar yeleğini patlatarak öldüğünü duyurmuştu.

    Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Vedant Patel de Kureyşi’nin Türkiye tarafından öldürüldüğü haberleriyle ilgili olarak kendisine sorulan soruya “Haberleri gördüm. Şu anda teyit edebileceğim bir şey değil ve bu konuda daha fazla bilgi için Türkiye hükümetinin konuşması daha doğru olur. Açıkçası, eğer gerçekten doğruysa, bu sevindirici bir haber olacaktır” yanıtını vermişti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sıtmayla mücadelede ‘rastlantısal keşif’

    Sıtmayla mücadelede ‘rastlantısal keşif’


    Keşif, bir deney sırasında, bir sivrisinek kolonisinin sıtma paraziti geliştirmediğinin fark edilmesi üzerine, “şans eseri” gerçekleşti.

    Araştırmacılar bu bakterinin dünyanın en eski hastalıklarından biri olan ve her yıl yaklaşık 600 bin kişiyi öldüren sıtmayla mücadelenin yeni araçlarından biri olabileceğini söylüyor.

    Bilim insanları şu an bu bakteriyi “gerçek dünya koşullarında” kullanmanın güvenli olup olmadığı üzerine çalışıyor.

    Nasıl fark edildi?

    İspanya’da GSK ilaç şirketine çalışan bilim insanları, ilaç geliştirme araştırmaları sırasında bir sivrisinek kolonisinin sıtma taşımayı bıraktığını fark etti.

    Araştırmayı yürüten Dr Janneth Rodrigues, “Sivrisineklerdeki enfeksiyon oranı azalmaya başladı ve sene sonuna doğru sivrisinekler sıtma parazitiyle enfekte olmaz hale geldi” dedi.

    Araştırma ekibi 2014’teki deneyin örneklerini dondurdu ve iki yıl sonra neler olduğunu anlamak üzere bu örnekleri yeniden incelemeye başladı.

    Yapılan araştırmalar, çevrede doğal olarak bulunan TC1 adlı özel bir bakteri türünün sivrisineklerin bağırsaklarında sıtma parazitinin gelişimini engellediğini ortaya koydu.

    Dr Rodrigues, “Bu bakteri sivrisineğin bağırsaklarına yerleştiğinde, ömrü boyunca kalıyor. Ve keşfettik ki, sivrisineklerdeki bulaşı azaltan şey bu bakteriymiş” dedi.

    Sonuçları Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu bakteri bir sivrisineğin parazit yükünü yüzde 73 oranında azaltabiliyor.

    Bakteri, sivrisineğin bağırsağında büyüyen sıtma parazitinin erken evre gelişimini engelleyen “harmane” adı verilen küçük bir molekül salgılayarak çalışıyor.

    ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi ile birlikte çalışan GSK araştırmacıları, “harmane”ın sivrisinek tarafından ya -şekerle karıştırılması halinde- ağız yoluyla sindirilebildiğini ya da temas yoluyla üst deriden emilebildiğini buldu.

    Bu keşif, sivrisineklerin konduğu yüzeylerin bu aktif bileşimle işlenmesi olasılığını doğuruyor.

    Sıtmaya karşı ‘bir silah daha’

    Araştırmalar Burkino Faso’da “Sivsirinek Küresi” adı verilen kapalı bir alanda sürüyor. Amaç, “harmane”ın gerçek dünyada kullanımının ne derece etkili ve güvenli olduğunu anlayabilmek.

    Başarılı olunur ve bakteri tabanlı bu buluş bir ürüne dönüştürülebilirse, dünyanın en eski hastalıklarından birine karşı savaşımızda bir silahımız daha olabilir.

    Her yıl yaklaşık 620 bin kişi sıtma nedeniyle hayatını kaybediyor ve bunların çoğu 5 yaş altı çocuklar.

    Sıtmaya karşı aşı geliştirildi, ancak Afrika’da aşılanma oranları hala düşük.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran’da sıcaklık 50 dereceyi aştı, güneş çarpmaları görüldü

    İran’da sıcaklık 50 dereceyi aştı, güneş çarpmaları görüldü


    Sıcaklık dolayısıyla iki gün resmi tatil ilan edilen İran’da, Huzistan Meteoroloji Genel Müdürü Muhammed Sebzehzari eyaletteki sıcak havalara ilişkin açıklamada bulundu.

    İran resmi ajansı IRNA’ya göre, Sebzehzari, son 24 saatte Huzistan eyaletinin 8 kentinde hava sıcaklığının 50 derecenin üstünde ölçüldüğünü aktardı.

    Buna göre, hava sıcaklığı Umidiye’de 51,8, Şuş’ta 51,5, Abadan’da 51,3, Bostan’da 51,2, Dezful’da 50,8, Ahvaz, Ramhürmüz ve Mahşehr’de de 50,2 derece olarak ölçüldü.

    24 SAATTE 16 KİŞİ HASTANEYE BAŞVURDU

    Yarından itibaren eyalette rüzgarın etkili olacağını belirten Sebzehzari, gelecek iki hafta içinde yüksek sıcaklıklarla karşılaşılmayacağını ifade etti.

    Öte yandan Şuş Sağlık ve Tedavi Ağı Müdürü Yahya Meysem, havaların ısınmasıyla güneş çarpması vakalarının görüldüğünü aktardı.

    Meysem, son 24 saatte 16 kişinin hastaneye başvurduğunu, bunlardan ikisinin hastaneye tedavi altına alındığını belirtti.

    HALK SERİN BÖLGELERE AKIN EDİYOR

    İran’da aşırı sıcaklar nedeniyle iki günlük tatil ilan edilmesinin ardından halk, imkanlarına göre serin bölgelere gitmeyi tercih etti.

    Başkent Tahran’ın güneydoğusundaki Veramin ilçesinde hava sıcaklığı 42 dereceye ulaştı. Bunaltıcı sıcaktan kaçmak ve biraz olsun serinlemek isteyenler, tarlalardaki su kanallarına kendini bıraktı.

    Ülkenin kuzeyinde Hazar Denizi’nin kıyısında yer alan Mazenderan eyaletinin Vali Yardımcısı Ruhullah Selegi de yaptığı açıklamada, resmi kayıtlara göre son iki günde ülkenin çeşitli bölgelerinden 1 milyon 800 bin kişinin eyalete geldiğini söyledi.

    Selegi, söz konusu kişilerin resmi kayıt tutulan konaklama mekanlarına giriş yaptığını dile getirerek ikinci evi eyalette olan kişilerin de gelmesiyle bu sayının 5 milyonu aştığını söyledi. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lübnan’daki Filistin mülteci kampında ölü sayısı 13’e yükseldi

    Lübnan’daki Filistin mülteci kampında ölü sayısı 13’e yükseldi


    Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Lübnan’daki Filistin mülteci kampında geçtiğimiz cumartesi günü başlayan çatışmalarda ölenlerin sayısının 13’e yükseldiğini açıkladı.

    Lübnan’daki en büyük Filistin mülteci kampı Ain Al Hilweh kampında iki grup arasında geçtiğimiz cumartesi günü başlayan çatışmalar dün ateşkes ilan edilmesine rağmen aralıklarla devam ediyor. UNRWA tarafından yapılan açıklamada, kamptaki çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 13’e, yaralıların sayısının 60’a yükseldiğini aktararak, binlerce kişinin hasar gören veya yıkılan evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade edildi.

    Geçtiğimiz cumartesi günü kamptaki radikal bir grubun liderine düzenlenen başarısız suikast girişiminin ardından kampta çatışmalar patlak vermiş, çatışmalarda El Fetih hareketinin komutanlarından Ebu Eşref El Armuşi ve 4 arkadaşı hayatını kaybetmişti.

    Öte yandan, Lübnan’daki 12 Filistin mülteci kampında yaklaşık 400 bin mülteci yaşıyor. Ain Al Hilweh mülteci kampında ise 54 binden fazla kayıtlı Filistinli bulunuyor. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi seçim tarihini duyurdu

    Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi seçim tarihini duyurdu


    Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanlığı Sözcüsü Dilşad Şahab, basın toplantısı düzenleyerek seçim tarihini açıkladı. Şahab, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin tüm siyasi taraflarla yapılan müzakereler neticesinde Küridstan Parlamentosu seçimlerinin 25 Şubat 2024 tarihinde yapılmasına karar verdiğini söyledi.

    Rudaw’da yer alan habere göre, Şahab, tüm partilerin bu tarihte uzlaştığını vurguladı.

    Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’nun görev süresinin 7 Ocak 2024’te dolacağını söyleyen Şahab, Irak il meclisi seçimlerinin Aralık ayında yapılacağını hatırlattı.

    Şahab, bu nedenle Kürdistan Parlamentosu seçimleri için komisyonun görev süresinin uzatılması için yasa çıkarılabileceğini de ekledi.

    Dilşad Şahab, Kürdistan Bölgesi’nde il genel meclisi seçimlerinin ne zaman yapılacağına henüz karar verilmediğini aktardı. (Kaynak)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trump hakim karşısına çıkmak üzere adliye binasına geldi

    Trump hakim karşısına çıkmak üzere adliye binasına geldi


    Eski ABD Başkanı Donald Trump, geniş güvenlik önlemleri altında geldiği başkent Washington DC’de 6 Ocak 2021’de saldırıların olduğu Kongre binasının hemen yakınındaki Elijah Barrett Prettyman adliye binasına girdi.

    Yerel saatle 16.00’da mahkemeye çıkması beklenen Trump’ın gözaltı uygulaması gereği parmak izi alınacak ancak rutin prosedürlerden sabıka fotoğrafı çekilmeyecek.

    Mahkemede “ABD’yi yanıltmak için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemek için komplo kurma”, “resmi bir süreci engelleme ve engellemeye teşebbüs”, “seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma” suçlamalarının yüzüne okunması ve Trump’ın bu suçlamaları reddetmesi bekleniyor.

    Bugünkü duruşma, Hakim Moxila A. Upadhyaya huzurunda görülecek ancak mahkemeye daha sonra eski ABD Başkanı Barack Obama’nın atadığı Hakim Tanya Chutkan’ın başkanlık etmesi bekleniyor.

    Chutkan, Kongre baskını davalarında sanıklara, savcıların önerdiklerinden dahi daha sert cezalar vermesiyle biliniyor.

    Eski Başkan’ın bu kez sanık olarak geldiği başkent Washington DC’de güvenlik önlemleri de artırılmış durumda. Oldukça kalabalık olan basın mensupları, mahkeme binasının önünde sabahın erken saatlerinden itibaren gelişmeleri takip ediyor.

    TRUMP’TAN MESAJ: BÜYÜK BİR ONUR

    Mahkemeye gelmeden önce kendi sosyal medya platformu TruthSocial’da yaptığı paylaşımda Trump, “Şimdi bozuk, hileli ve çalınmış bir seçime meydan okuduğum için gözaltına alınmak üzere Washington DC’ye gidiyorum. Bu, büyük bir onur çünkü sizler için gözaltına alınıyorum. Amerika’yı yeniden mükemmel yap.” ifadelerini kullandı.

    Trump, Biden ve ailesinin yabancı ülkelerden rüşvetler dahil milyonlarca dolar çaldığını ileri sürerek, kendisine uygulanan muamelenin adil olmadığını savundu. Trump, ülkesinin geriye gittiğini iddia etti.

    BİDEN, MAHKEMEYİ İZLEMEYECEK

    Bu hafta tatilde olan ABD Başkanı Joe Biden, sabah saatlerinde Delaware’de bisiklet turuna çıkmıştı.

    Gazetecilerin, Trump’ın bugünkü mahkemesini izleyip izlemeyeceğiyle ilgili sorularına Biden, “Hayır.” yanıtını vermişti.

    İKİ AYRI DAVADA DAHA SUÇLANMIŞTI

    Mahkemeye çıkmadan önce Trump kendisine yönelik davanın, ABD Başkanı Joe Biden dönemindeki “yolsuzluk, skandal ve başarısızlığının kanıtı olarak” olduğunu iddia etti. Trump, 2024 seçimlerinde başkanlık adaylığı için seçim kampanyası yürütürken halihazırda iki ceza davasıyla daha karşı karşıya. Bunlar gizli belgeleri kötü şekilde kullanmak ve eski bir porno yıldızına yapılan sus payı ödemesini örtbas etmek için iş kayıtlarını tahrif etmek.

    Bugün davası görülecek son iddianamede, Trump’a “ABD’yi yanıltmak için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemek için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemeye teşebbüs” ve “seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma” suçlamaları yöneltiliyor. Trump aleyhindeki 45 sayfalık seçimle ilgili iddianame, kısmen, eski ABD Başkanı Yardımcısı Mike Pence’in ABD Kongre Bina’sı isyanına giden günlerde konuşmaları hakkında tuttuğu eşzamanlı notlara dayanıyor.

    DAVA NE KADAR SÜREDE SONLANABİLİR?

    Trump’ın hukuk ekibinden yargılamanın 2024 seçimleri sonrasına bırakılması yönünde bazı sesler de yükseliyor. Bazı hukuk uzmanları iddianamedeki ayrıntılara bakıldığında yargılamanın karmaşık olabileceğini ve seçimden önce yargılamanın yapılmasının mümkün olmayabileceğini belirtiyor.

    SUÇLU BULUNURSA BAŞKAN SEÇİLEBİLİR Mİ?

    Hukuk uzmanlarına göre 2024’te yapılacak başkanlık seçimlerinde aday adayı olan Trump, suçlu bulunması halinde seçimi kazanırsa başkan olabilir. Uzmanların açıklamalarına göre, ABD Anayasası, hakkında iddianame hazırlanan, suçlu bulunan hatta hapis cezası alan bir kişinin başkan adayı olmasını ya da başkanlığı kazanmasını engellemiyor. Ancak bu gerçekleşirse konu ABD Anayasa Mahkemesi’ne taşınabilir. (HABER MERKEZİ)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski ABD Başkanı Trump hakim karşısına çıktı, duruşma 27 dakika sürdü, dava ertelendi

    Eski ABD Başkanı Trump hakim karşısına çıktı, duruşma 27 dakika sürdü, dava ertelendi


    Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2020 başkanlık seçimi sonuçlarını kendi lehine değiştirme girişimi iddiasıyla yürütülen “6 Ocak Kongre baskını” soruşturmaları kapsamında kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili mahkemeye çıkmasının ardından “Bugün ABD için çok hazin bir gün” dedi.

    Başkent Washington DC’de, 6 Ocak 2021’de saldırıların olduğu Kongre binasının hemen yakınındaki Elijah Barrett Prettyman adliye binasında hakim karşısında çıktıktan sonra Trump, yola çıkmak üzere uçağına binerken gazetecilere açıklama yaptı.

    Trump, “Bugün ABD için çok hazin bir gün.” diyerek, başkent Washington DC’nin, ‘kendisinin bıraktığı halde’ olmadığını söyledi.

    Yaşananların “siyasi bir rakibe yönelik zulüm” olduğunu savunan Trump, “Bunun Amerika’da asla olmaması gerekiyordu.” ifadesini kullandı.

    Trump, 2024 başkanlık seçimleri için kendisinin önde olduğunu belirterek, ABD Başkanı Joe Biden ve ekibinin kendisini yenemedikleri için siyasi zulüm yaparak aleyhinde dava açtıklarını öne sürdü. Trump, “Bunun ABD’de olmasına izin veremeyiz.” şeklinde konuştu.

    DURUŞMA TARİHİ 28 AĞUSTOS

    6 Ocak olaylarının yaşandığı Kongre binasının oldukça yakınındaki adliye binasının arkasında bulunan garaj kapısından giriş ve çıkış yapan Trump, hakkındaki “ABD’yi yanıltmak için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemek için komplo kurma”, “resmi bir süreci engelleme ve engellemeye teşebbüs”, “seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma” suçlamalarının hepsini reddetti.

    Yaklaşık 27 dakika süren duruşmaya Trump, avukatları John Lauro ve Todd Blanche ile katıldı.

    Salonda, Trump hakkında yürütülen soruşturmalara özel yetkili uzman olarak atanan eski Başsavcı Jack Smith de hazır bulundu.

    Trump’ın avukatları, davanın hızlı yargılama süreci için ön görülen zaman çizelgesinin “absürt” olduğunu ve adil bir süreç ile delillerin incelenmesi için zamana ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

    Hakim Moxila Upadhyaya bir sonraki duruşma tarihini 28 Ağustos 2023 saat 10.00 olarak belirledi.

    GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ÜST SEVİYEDEYDİ

    Bugünkü mahkeme, Hakim Moxila A. Upadhyaya huzurunda görüldü. Ancak davaya daha sonra eski ABD Başkanı Barack Obama’nın atadığı hakim Tanya Chutkan başkanlık edecek.

    Eski Başkan’ın bu kez sanık olarak geldiği başkent Washington DC’de güvenlik önlemleri de artırılmış durumdaydı. Oldukça kalabalık olan gazeteciler mahkeme binası önünde sabahın erken saatlerinden itibaren gelişmeleri takip etti.

    TRUMP’TAN MESAJ

    Mahkemeye gelmeden önce kendi sosyal medya platformu TruthSocial’da yaptığı paylaşımda Trump, “Şimdi bozuk, hileli ve çalınmış bir seçime meydan okuduğum için gözaltına alınmak üzere Washington DC’ye gidiyorum. Bu, büyük bir onur çünkü sizler için gözaltına alınıyorum. Amerika’yı yeniden mükemmel yap.” ifadelerini kullandı.

    Trump, Biden ve ailesinin yabancı ülkelerden aldığı rüşvetler dahil milyonlarca dolar çaldığını ileri sürerek, kendisine uygulanan muamelenin adil olmadığını savundu. Trump, ülkesinin geriye gittiğini iddia etti.

    BİDEN, MAHKEMEYİ TAKİP ETMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ

    Bu hafta tatilde olan ABD Başkanı Joe Biden, sabah saatlerinde Delaware’de bisiklet turuna çıkmıştı.

    Gazetecilerin, Trump’ın bugünkü mahkemesini takip edip etmeyeceğine ilişkin sorusuna Biden, “Hayır.” yanıtını vermişti.

    TRUMP’A YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR

    Eski ABD Başkanı Trump’a 1 Ağustos’ta “ABD’yi yanıltmak için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemek için komplo kurma”, “resmi bir süreci engelleme ve engellemeye teşebbüs”, “seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma” suçlamaları yöneltilmişti.

    Trump’a yöneltilen ilk suçlama, başkanlık seçimi sonuçlarının toplandığı, sayıldığı ve onaylandığı devlet işlevini bozmak ve engellemek üzere hile yaparak ABD’yi yanıltmak için komplo düzenlediği yönünde.

    İddianamedeki ikinci ve üçüncü suçlama ise Trump’ın 6 Ocak 2021’de Kongre’de seçim sonuçlarının onaylanması için toplanılmasını engellemeye yönelik eylem ve girişimde bulunduğu iddiasını barındırıyor. Bu kapsamda iddianamede Trump’ın, Kongre saldırısına giden süreçteki açıklamalarından örnekler bulunuyor.

    Son olarak Trump’a, seçmenlerin oy kullanma ve oylarının sayılmasına yönelik anayasal haklarını kullanmaları sırasında bir veya birden fazla kişiye baskı yapmak, tehdit etmek gibi yöntemler uygulanması yönünde komplo kurduğu suçlaması yöneltiliyor.

    Trump’ın, “2020 Başkanlık Seçimi’ni kaybetmesine rağmen iktidarda kalmaya kararlı olduğu” ifadesine yer verilen iddianamede, eski Başkan’ın seçim sonuçlarıyla ilgili yalanlar yaydığı ve bu yalanların Kongre baskınını körüklediği ileri sürülmüştü.

    İddianamede, Trump’ın seçim sonuçlarını değiştirmeye yönelik çabalarına yardım ettiği öne sürülen ancak isimleri paylaşılmayan 6 “iş birlikçiden” bahsedilmişti.

    Trump’ın savunma avukatlarından John Lauro, suçlamaların “ifade özgürlüğü ve siyasi konuşmaya saldırı” niteliğinde olduğunu savunmuştu. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • UNICEF: Nijerya’da 1,6 milyon çocuk eğitime muhtaç

    UNICEF: Nijerya’da 1,6 milyon çocuk eğitime muhtaç


    HABER MERKEZİ – UNICEF, Nijerya’nın kuzeydoğusunda 1,6 milyon çocuğun eğitime muhtaç olduğunu açıkladı.

    Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Borno Ofisi Saha Müdürü Phuong Nguyen, yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeydoğusundaki Borno, Adamawa ve Yobe eyaletlerinde Boko Haram ve ISWAP’in saldırılarından 1,6 milyon çocuğun etkilendiğini söyledi. 

     

    Açıklamada, 1,6 milyon çocuğun eğitime muhtaç olduğunu aktaran Nguyen, “Okula gidenlerin yüzde 72’si 6’ıncı sınıftan sonra basit bir metni bile okuyamıyor. Uygun temel ve aktarılabilir becerileri edinemeyen çocuklar, okulda ve hayatta başarılı olamıyor” diye belirtti. 

     

    NE OLMUŞTU? 

     

    Nijerya’da 2000’li yılların başından beri varlık gösteren Boko Haram’ın 2009’dan bu yana düzenlediği kitlesel şiddet eylemlerinde on binlerce kişi yaşamını yitirdi. Örgüt, 2015’ten bu yana ülkenin sınır komşuları Kamerun, Çad ve Nijer’de de saldırılar düzenliyor.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***