Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Navalni’ye 19 yıl daha hapis cezası

    Navalni’ye 19 yıl daha hapis cezası


    “Aşırıcılık” suçlamasıyla tutuklu yargılanan Rus muhalif politikacı Aleksey Navalni, 19 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı.

    Duruşma kamuoyuna kapalı olarak gerçekleştirildi.

    Navalni, “aşırılık yanlısı örgüt kurmak ve bu örgütü finanse etmekten” suçlu bulundu. 47 yaşındaki Rus siyasetçi ayrıca “aşırılıkçı faaliyetler için çağrıda bulunmak ve Nazi ideolojisini canlandırmaya çalışmakla” suçlanıyor. Savcılık 20 yıl hapis cezası talep etmişti.

    Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmic Cuma günü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, muhalif siyasetçinin cezasını yüksek güvenlikli bir ceza kolonisinde çekeceğini duyurdu.

    Navalni halen “nitelikli dolandırıcılık ve mahkemeye saygısızlıktan” aldığı toplam 11 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle Moskova’nın yaklaşık 235 kilometre doğusundaki Melekhovo ceza kolonisinde bulunuyor.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere ülke yöneticileri ve yandaşları hakkında gündeme getirdiği yolsuzluk iddiaları nedeniyle şimşekleri üzerine çeken Navalni, kurduğu ve sonradan Rusya’da yasaklanan Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın paralarını zimmetine geçirmek ve bir duruşmada hâkime hakaret etmekle suçlu bulunmuştu.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ise Navalni’nin 19 yıl daha hapis cezasına çarptırılmasını “tam bir adaletsizlik” olarak değerlendirdi. Baerbock, eski adı Twitter olan sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Putin’in, bir hapishane hücresinden bile olsa savaşa ve yolsuzluğa karşı durulmasından ve demokrasi için mücadele edilmesinden daha fazla korktuğu bir şey yok. Bununla eleştirel sesleri susturamayacak” ifadelerini kullandı.

    Sinir gazıyla zehirlenmişti

    Putin’e karşı muhalefette sembol isimler arasında yer alan Navalni hakkındaki suçlamaları reddederek bunların siyasi temelli olduğunu savunuyor.

    2020 yılı Ağustos ayında sinir gazıyla zehirlenen ve tedavi için Almanya’ya giden Navalni, ülkesine dönüşü sonrasında 2021 yılı Ocak ayında tutuklanmış ve 2014 yılındaki başka bir yolsuzluk davasından kalma şartlı tahliye kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taliban sonrası Afganistan: Sefalet çukuruna dönüştü

    Taliban sonrası Afganistan: Sefalet çukuruna dönüştü


    HABER MERKEZİ – Afganistan’ın “sefalet çukuruna” dönüştüğünü belirten siyasi analist Natiq Malikzada, Taliban yönetiminin toplumsal destek bulamadığını ve halkların değişim yaratabileceğini vurguladı. 

     

    Afganistan’da 15 Ağustos 2021 tarihinde yönetimi ele geçirerek şeriat ilan eden Taliban, ülkedeki tüm özgürlükleri ortadan kaldırdı. Özellikle kadınlara yaşam alanı bırakmayan, kültür sanat etkinliklerini yasaklayan Taliban, müzik aletlerini de yakarak ülkeyi açık cezaevine dönüştürdü. Taliban’ın iki yıllık yönetimini değerlendiren siyasi analist Natiq Malikzada, uluslararası toplumun Taliban’a yönelik tutumuna değindi. 

     

    BİNLERCE KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ 

     

    Taliban yönetiminde Afganistan’ın “sefalet çukuruna” dönüştüğünü belirten Malikzada, “Hukukun üstünlüğü yok ve tüm ülke Taliban lideri Hibatullah Akhundzada’nın kararnameleriyle yönetiliyor. Bu durum özellikle kadınlar için, Afgan vatandaşları için ülkeyi bir hapishaneye dönüştürdü. Kadınların çalışmasına izin verilmiyor, eğitim hakları ellerinden alındı ve Taliban rejimi altında kadın olmak suç sayılıyor. Bunun yanı sıra, ekonomi neredeyse sıfıra indi ve tamamen çöküşün eşiğine geldi. Ve tabi ki Afganistan’daki insan hakları durumu en korkunç duruma geldi. Taliban güçleri her gün eski hükümetin güvenlik güçlerinin üyelerini hedef alıyor ve Taliban’a karşı silahlı bir direnişe ev sahipliği yapan Panjshir eyaleti gibi bölgelerdeki insanları cezalandırıyor. Taliban istihbarat güçlerinin bu eyalette tutukladığı insanlar ortadan kayboluyor. Binlerce kişi kayboldu veya hapishanelerde işkence gördü, birçoğu Taliban tarafından işkence altında öldürüldü” diye anlattı. 

     

    ‘KADIN DÜŞMANI’ YÖNETİM’

     

    Taliban’ın 1990’lı yıllarda da Afganistan’ı yönettiğini hatırlatan Malikzada, “Taliban, hem 90’lardaki ilk iktidarları sırasında hem de şimdi kadın ve kız çocuklarının haklarının, eğitiminin ve özgürlüğünün açık düşmanları olduklarına dair hiçbir şüpheye yer bırakmadı. Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir diğer nokta da Taliban’ın eğitime, özellikle modern eğitime temelden karşı çıktığı ve bu muhalefetin sadece kız çocuklarının eğitimi ile sınırlı olmadığıdır. Bu grup, üyelerinin çoğunun eğitim aldığı Pakistan’daki Deobandi medreselerine daha çok benzeyen bir eğitim sistemini savunuyor. Son iki yılda, Afganistan genelinde Pakistan’daki Haqqania Deobandi medreselerine benzer yüzlerce cihatçı medreseleri inşa ettiler. Sadece Kuzey Afganistan’daki Tahar vilayetinde bu cihatçı medreselerden düzinelerce inşa ettiler. Aslında Talibanlaştırma fabrikası olan bu Deobandi eğitim sisteminde kızlara yer yok. Bu anlayışta kadınlar toplumun hiçbir noktasında yer almıyor” diye belirtti. 

     

    İSLAMCI ÖRGÜTLERE GÜVEN 

     

    Ortadoğu’daki diğer cihadist örgütlerin Taliban’dan etkilendiğini söyleyen Malikzada, “Taliban ve onun gibi El Kaide, IŞİD ve radikal İslamcıların, Taliban’ın şiddet ve savaş yoluyla iktidara gelmesinden güç aldığından şüphe yok. Bu onları, hükümetleri askeri isyan yoluyla devirmenin gerçekten mümkün olduğunu göstererek motive etti. Ülkeler herhangi bir konuda hareket ederken, her zaman önce çıkarlarını değerlendirirler. Menfaatleri söz konusu değilse, onlar için kimin yönetimde olduğu fark etmez. Güçlü ülkeler ulusal çıkarları için her zaman insan haklarını öne sürerler. ‘İnsan haklarını savunmak’ bayrağı altında kendi çıkarlarıyla örtüşen her türlü eylemi gerçekleştirirler ve bunu uluslararası kamuoyunda haklı bir zeminde sunarlar. ABD’nin 2001’de Afganistan’a girerken insan haklarının durumunu ve Afganistanlı kadınların özgürlüğünü öne sürdü, ancak aynı ABD şuan Taliban’la müzakereye giriyor. Kadınların özgürlüğü için savaştığını iddia eden aynı ABD, kendi çıkarları için Taliban’la görüşte ve adeta Afganistanlı kadınları Taliban’a teslim etti” şeklinde konuştu.

     

    KADINLAR YALNIZ BIRAKILDI

     

    Afganistanlı kadınların 2 yıldır kesintisiz bir şekilde direndiğini vurgulayan Malikzada, “Taliban yönetimi altında yaşamak ve bütün kadınları diri diri gömmek arasında pek bir fark yok. Taliban’a karşı kadın cephesi, son iki yıldır özgürlük için büyük fedakarlıklar yapmasına rağmen ne yazık ki uluslararası toplumdan alması gereken desteği göremedi. Kadınlar direnmeye devam ediyor, fakat Taliban sürekli protestocu kadınlara karşı suçlar işliyor. Afganistanlı kadınlar direnmelerine rağmen birçok kadın da umudunu kaybetti. Kadınlar psikolojik olarak kötü bir durumdalar, çünkü Taliban yönetiminde kendilerine bir gelecek göremiyorlar. Genç kadınlar arasında intihar oranları önemli ölçüde arttı” dedi. 

     

    ‘DİRENİŞ DURUMU DEĞİŞTİREBİLİR’

     

    Taliban’ın Afganistan’daki toplumsal desteğinin az olduğunun söyleyen siyasi analist Natiq Malikzada, “Peştunlar, Tacikler ve Hazaralar Taliban’a destek vermiyor. Direnişçi gruplar dış bağlantılar kurabilirlerse, gelecekte Afganistan’da durumu kesinlikle değiştirme potansiyeline sahiptir” dedi. 

     

    MA / Berivan Kutlu

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de siber saldırı: Sağlık hizmetleri kesintiye uğradı

    ABD’de siber saldırı: Sağlık hizmetleri kesintiye uğradı


    abdde siber saldiri

    ABD’nin California, Texas, Connecticut, Rhode Island ve Pensilvanya eyaletlerindeki hastaneler, siber saldırı sonucu sağlık hizmetlerinin aksadığı olaylara sahne oldu.

    Texas, Connecticut, Rhode Island ve Pensilvanya’da faaliyet gösteren birçok hastane, siber saldırıya hedef oldu. Bu saldırılar, hastanelerin bilgisayar sistemlerini etkileyerek bazı servis odalarının kapatılmasına ve ambulansların seyir rotalarının değiştirilmesine neden oldu. Siber güvenlik ekipleri, sorunun üstesinden gelmek için yoğun bir şekilde çalışırken, birçok insan sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramasıyla karşılaştı. Tedaviye ihtiyaç duyan birçok hasta başka sağlık merkezlerine yönlendirildi.

    Prospect Medical Holdings adlı sağlık merkezi, ABD merkezli ve siber saldırıdan etkilenen bir kuruluş olarak, saldırının ortaya çıkmasının ardından sistemlerini çevrimdışı konumuna getirdiklerini ve siber güvenlik uzmanlarıyla birlikte olayı araştırmaya başladıklarını açıkladı. Şirketin yaptığı açıklamada, “Araştırmamız sürerken, normal operasyonlara en kısa sürede geri dönmek ve hastalarımızın acil ihtiyaçlarını karşılamak için çaba göstermeye devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suudi Arabistan’dan vatandaşlarına uyarı: Lübnan’ı acilen terk edin

    Suudi Arabistan’dan vatandaşlarına uyarı: Lübnan’ı acilen terk edin



    Suudi Arabistan resmi ajansı SPA’nın haberine göre, Büyükelçilikten yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan vatandaşları silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerde bulunmamaları ve buralara yaklaşmamaları konusunda uyarılarak, Lübnan topraklarından acilen ayrılmaları istendi.

    Açıklamada ayrıca Suudi Arabistanlıların Lübnan’a seyahat etmesini yasaklayan karara bağlı kalmanın önemi vurgulandı.

    Lübnan’daki en büyük Filistinli mülteci kampı Ayn el-Helva’da 29 Temmuz’dan bu yana aralarında Fetih Hareketinin de bulunduğu Filistinli gruplar arasında yaşanan çatışmalarda 12 kişi öldü, 60’tan fazla kişi yaralandı.

    Lübnanlı tarafların arabuluculuğunda 31 Temmuz’da kamptaki Filistinli gruplar arasında ateşkes sağlandığı duyurulmuştu. Buna rağmen taraflar arasında zaman zaman çatışmalar devam ediyor.​​​​​​​

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çorbasına 50 hap atarak eşini öldüren kadına şartlı tahliye: Mahkeme duygusal şiddeti gerekçe gösterdi

    Çorbasına 50 hap atarak eşini öldüren kadına şartlı tahliye: Mahkeme duygusal şiddeti gerekçe gösterdi


    – Avustralya’nın Queensland eyaletinde Judith Ann Venn adlı kadın bipolar bozukluk hastası eşine hazırladığı sebze çorbasına 50 tane reçeteli hap atarak öldürmekten 8 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 69 yaşındaki kadın tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak şartlı tahliye olacak.

    EŞİNİ ÖLDÜRDÜKTEN SONRA İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU

    Bipolar bozukluk ve manik-depresif hastası Lance Venn’in hastalığı kötüleşince agresif ve tedirgin davranışları arttı. Manik atak geçiren adam, 12 Ağustos 2020’de bir komşusundan 20 bin dolara bir tekne satın alarak ailesinin mali yükünü artırdı. Bu dönemde eşine karşı davranışları da kötüleşen Venn, 14 Ağustos’taki psikolog randevusunu iptal edip sabaha karşı 4’te kızının kapısına dayanınca Judith Ann Venn daha fazla dayanamayarak eşi için hazırladığı sebze çorbasının içine ilaçlarını doldurdu. Eve dönen yaşlı adam, çorbayı içtikten sonra bilincini kaybetti ve bu sırada eşi bileklerini kesti. Yapılan otopsi raporunda adamın aşırı dozdan öldüğü tespit edildi.

    KADININ MAJÖR DEPRESİF BOZUKLUK VE AŞIRI STRES ALTINDA OLDUĞU TESPİT EDİLDİ

    Judith Ann Venn, kendisinin yaşadığı stresi ailesinin yaşamasını istemediğini ve başta kızları olmak üzere kimsenin eşine bakmak zorunda kalmasını istemediğini belirten bir mektup yazarak intihar girişiminde bulundu. Psikiyatristler Venn’in majör depresif bozukluk, aşırı stres ve çarpık düşüncelerden muzdarip olduğunu tespit etti.

    YARGIÇ WILLIAMS: SUÇUN ÖZEL KOŞULLARI TRAJİK OLAYLAR ZİNCİRİNDEN KAYNAKLANDI

    Tutuklu yargılanan Venn’in davasına bakan Yargıç Frances Williams kararı açıklarken sanığın “Tahammül edilemez ve umutsuz bir durumda tek çözümün eşini ve kendisini öldürmek olduğuna inandırıldığı” yorumunu yaptı. Williams, “Suçun özel koşulları, maktulün akıl hastalığı da dahil olmak üzere trajik bir olaylar zincirinden kaynaklandı ve bu da sanığın akıl hastalığına yol açtı” dedi. Yargıç, Venn’i sekiz yıl altı ay hapis cezasına çarptırdı ve derhâl şartlı tahliye başvurusunda bulunabilmesine hükmetti. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gürcistan’ın tatil beldesi Şovi’deki heyelanda 11 kişi öldü

    Gürcistan’ın tatil beldesi Şovi’deki heyelanda 11 kişi öldü


    Gürcistan İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Şovi’deki toprak kaymasından sonra bölgede iki gündür devam eden arama kurtarma çalışmaları hakkında son bilgiler paylaşıldı. Afet bölgesinde helikopterlerin desteği ile 400 kişilik ekip tarafından arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü kaydedilen açıklamada, şu ana kadar 11 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi.

    Şovi’deki çalışmaları yerinde takip eden Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili, can kayıpları nedeniyle 7 Ağustos’un “ulusal yas” olarak ilan edildiğini açıkladı. Garibaşvili, bölgeden 210 kişinin kurtarılarak güvenli bölgelere nakledildiğini, yaklaşık 30 kişiye ulaşılmaya çalışıldığını ifade ederek, arama kurtarma çalışmalarına ordunun de katılacağını söyledi.

    Şovi’de dün meydana gelen heyelan nedeni ile bölgeye ulaşım yolları ve köprüler hasar görmüştü ve telefon bağlantıları kesilmişti. Arama kurtarma ekipleri bölgeye sadece helikopterlerle ulaşabiliyor. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kafe çalışanları, hesabı ödeyemeyen adama tecavüz etti!

    Kafe çalışanları, hesabı ödeyemeyen adama tecavüz etti!



    Doğu Delhi’de bulunan bir kafeteryanın dışında meydana gelen olayda 26 yaşındaki bir adam, kafeteryanın güvenlik görevlileri tarafından darp edildiğini, cinsel saldırıya uğradığını ve soyulduğu iddia etti.

    HESABI ÖDEMEYİNCE TECAVÜZ ETTİLER

    Polis, olayın temel nedeninin hesap üzerine çıkan anlaşmazlık olduğunu ve bu nedenle çıkan kavganın sonucunda şüphelilerin mağduru izole bir alana götürerek cinsel saldırıda bulunduklarını ve olayı kaydettiklerini belirtti.

    FLÖRT UYGULAMASINDA TANIŞMIŞLAR

    Mağdur, olay gününde bir flört uygulamasında tanıştığı bir kadınla buluştuğunu ifade ediyor. İkilinin buluşma noktası olan bir metro istasyonunda buluştuktan sonra, kadın kafeteryaya gitmeyi teklif etti ve mağdur kabul etti. Ancak yiyecek faturası geldiğinde, mağdur hesapta bir hata olduğunu düşündü ve bu nedenle kafeteryada bir kavga başladı. Kafeterya yönetimi, durumu çözmek için korumaları çağırdı ve bu korumalar mağdura saldırdı.

    TECAVÜZÜ KAYDA ALDILAR

    Sonrasında, mağdurun ifadesine göre, şüpheliler tarafından izole bir alana götürülerek cinsel saldırıya uğradı ve olay sırasında şüpheliler tarafından cinsel saldırı video kayda alındı. Mağdur, şüphelilerin kendisini şantajla tehdit ettiğini ve olayı kimseye anlatmamasını söylediklerini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sosyal medya ünlüsü Andrew Tate’in Romanya’daki ev hapsi kaldırıldı

    Sosyal medya ünlüsü Andrew Tate’in Romanya’daki ev hapsi kaldırıldı


    Romanya’nın başkenti Bükreş’te mahkeme cuma günü, sosyal medya ünlüsü Andrew Tate’in insan kaçakçılığı suçlamasıyla yargılanmayı beklediği ev hapsinden serbest bırakılmasına ve adli kontrol altına alınmasına karar verdi. Bükreş’in eteklerinde evinin önünde toplanan gazetecilere konuşan Tate, “Bu olayın başından biz tamamen masumduk ve sonunda bizi serbest bırakma konusunda doğru kararı verdiği için Rumen yargı sistemine mutlak inanç göstermeliyim. Sonunda kesinlikle aklanacağımıza eminim” dedi.

    Tate, Haziran ayında erkek kardeşi Tristan ve iki Rumen kadın zanlıyla birlikte” insan kaçakçılığı”,” tecavüz” ve “kadınları cinsel olarak istismar etmek için suç çetesi kurmakla” suçlanmıştı, ancak zanlılar iddiaları reddetmişlerdi.

    DDÖRT ZANLIYA ADLİ TEDBİR KONDU

    Romanya yasalarına göre, dava şu anda Bükreş mahkemesinin ön dairesinde bulunuyor ve burada bir yargıcın yasallığı sağlamak için dava dosyalarını incelemesi için 60 günü var. Bu süreç tamamlanana kadar deneme başlamayacak. Bükreş Temyiz Mahkemesi cuma günki karardına, “4 Ağustos’tan 2 Ekim’e kadar 60 günlük bir süre için ev hapsi tedbirinin yerine adli kontrol tedbirini koyduğunu” söyledi. Yeni tedbir uyarınca, dört zanlı evi terk edebilir, ancak başkent Bükreş ve çevredeki Ilfov ilçesini terk edemez. Zanlıların mağdurlara yaklaşmaya çalışmaları da yasaklandı. Bu kurallardan herhangi birini ihlal etmeleri halinde ya ev hapsine geri dönecek ya da tutuklanacaklar. Önümüzdeki iki ay boyunca bu kurallara uyup uymadıkları bir yargıç tarafından kontrol edilecek.

    ABD ve İngiltere çifte vatandaşlığına sahip Andrew ve Tristan Tate kardeşler, savcıların sahte aşk ve evlilik vaadleriyle tuzağa düşürüldüklerini söylediği yedi kadına yönelik taciz soruşturması sebebiyle Nisan ayından bu yana ev hapsinde tutuluyordu. İlk olarak 29 Aralık’ta gözaltına alınmışlardı. Kendini “kadın düşmanı” olarak tanımlayan Tate, muhaliflerinin kadınları aşağıladığını söylediği maço yaşam tarzını teşvik ederek milyonlarca takipçi kazanmıştı.

    Britanya ve ABD çifte vatandaşı bir kikboksçu olan Andrew Tate, 2016 yılında, bir kadına saldırıyor göründüğü bir videonun ortaya çıkması üzerine, “Biri Sizi Gözetliyor İngiltere” şovundan atılmıştı. Tate sosyal medyada kötü ününü büyütmeye devam etti. Cinsel saldırıya uğrayan kadınların da bir sorumluluğu olması gerektiğini yazdığı tweetinden sonra Twitter tarafından yasaklandı. Elon Musk Twitter’ı satın aldıktan sonra bu yasak kaldırıldı. ( DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çalışan araştırması: Öğleden sonra ve cuma günleri daha çok hata yapıyoruz

    Çalışan araştırması: Öğleden sonra ve cuma günleri daha çok hata yapıyoruz


    – ABD’deki Texas A&M Üniversitesi’nden araştırmacılar, 9-6 çalışan herkesin doğrulayabileceği bir olguyu bilimsel olarak da kanıtladı. Yapılan araştırma, çalışanların öğleden sonraları, özellikle de cuma günü saat 17:00’dan sonra, zihinsel olarak işten çıkma eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, yeni bir veri toplama yöntemi kullandıkları araştırmaya dayanarak, çalışanların öğleden sonraları daha az üretken ve hataya meyilli olduğunu söylüyor.

    YAKLAŞIK 800 BEYAZ YAKANIN BİR YILLIK VERİLERİ İNCELENDİ

    Çalışmanın yazarları, Teksas’taki büyük bir enerji şirketinde çalışan 789 ofis çalışanının iki yıl boyunca (1 Ocak 2017 – 31 Aralık 2018) bilgisayar kullanım ölçümlerini analiz etti. Çevre ve İş Sağlığı Bölümü profesörü ve başkanı Dr. Mark Benden, “Çalışan verimliliğine ilişkin çoğu araştırmada çalışanların kendi raporları, denetleyici değerlendirmeleri veya giyilebilir teknoloji kullanılıyor, ancak bunlar öznel ve hatta kimi zaman vücut bütünlüğüne zarar verici olabiliyor” dedi. Benden, “Bunun yerine, bilgisayar çalışma düzenleri hakkında nesnel ve rahatsız edici olmayan veriler elde etmek için bilgisayar kullanım ölçümlerini (yazma hızı, yazma hataları ve fare etkinliği gibi şeyler) kullandıklarını” söyledi.

    BİLGİSAYAR KULLANIMI ÖĞLEDEN SONRA DÜŞÜYOR

    Çalışmanın yazarlarından Epidemiyoloji ve Biyoistatistik Bölümü’nde yardımcı doçent Taehyun Roh ise “Bilgisayar kullanımının hafta boyunca arttığını, ardından cuma günleri önemli ölçüde düştüğünü gördük” dedi. Dr. Roh, bilgisayar kullanımının her öğleden sonra, özellikle de cuma öğleden sonraları azaldığını da ekledi. Biyoistatistik uzmanı, bu durumun, çalışanların tamamladıkları görev sayısının haftanın ilk üç günü düzenli olarak arttığını ve perşembe ile cuma günü azaldığını ifade eden benzer bulgularla uyumlu olduğunu söyledi. Çalışmanın yazarları, bu bulgular ışığında hibrit veya dört günlük çalışma haftası gibi çalışma düzenlemelerinin hem daha mutlu hem de daha üretken çalışanları teşvik edebileceğini dile getirdi. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin muhalifi siyasi lider Navalni’ye 19 yıl hapis cezası

    Putin muhalifi siyasi lider Navalni’ye 19 yıl hapis cezası


    Cezaevineki Rus muhalif siyasetçi Aleksey Navalni kendisinin ve destekçilerinin “onu daha uzun süre parmaklıkların arkasında ve siyasetin dışında tutmak için uydurduğunu” söylediği bir ceza davasında cuma günü hapis 19 yıl daha hapis cezası verildi.

    ALTI AYRI SUÇTAN YARGILANIYORDU

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i en sert eleştirmenlerinden biri olan 47 yaşındaki Navalni, “dolandırıcılık” ve düzmece olduğunu söylediği diğer suçlamalardan toplam 11,5 yıl hapis cezasını çekiyor. Siyasi faaliyet yapması yasaklandı ve “aşırılık yanlısı” ilan edildi. Cezalarını çekmekte olduğu Moskova’nın yaklaşık 235 km doğusundaki Melekhovo’daki IK-6 ceza kolonisindeki bir mahkeme, cuma günü onu “aşırılık yanlısı faaliyetleri kışkırtmak ve finanse etmek” ve “aşırılık yanlısı bir örgüt oluşturmak” da dahil olmak üzere altı ayrı suçtan yargılıyordu. Eyalet savcıları, mahkemeden Navalni’ye ceza kolonisinde 20 yıl daha hapis cezası verilmesini istemişti.

    Koyu renkli hapishane üniforması giymiş ve yanında avukatları bulunan Navalni, yargıcı dinlerken zaman zaman gülümsedi. Bir gün önce sosyal medyada yayınlanan bir mesajda Navalni, uzun bir hapis cezasına çarptırılacağını tahmin etmiş, endisine fazladan hapis cezası verilmesinin amacının Rusları korkutmak olduğunu söylemiş, ancak onları bunun olmasına izin vermemeye ve “Kremlin’deki kötü adamlar ve hırsızlar” olarak adlandırdığı yapıya en iyi nasıl direnecekleri konusunda iyice düşünmeye davet etmişti.

    Ağustos 2020’de zehirlenip Almanya’da tedavi olup ölümden dönen Navalni, ülkesine döner dönmez gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Navalni, askeri teçhizat sınıfındaki sinir gazı Noviçok ile zehirlenmiş ve 5 ay boyunca Almanya’da tedavi görmüştü. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***