Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Brüksel’de Kürt Kültür Haftası başladı

    Brüksel’de Kürt Kültür Haftası başladı


    HABER MERKEZİ – Brüksel’de gerçekleştirilen Kürt Kültür Haftası etkinliklerinde Kürt müziği, mutfağı ve ulusal giysileri ile folkrolu tanıtıldı. 

     

    Belçika’nın başkenti Brüksel’de, Kürt Enstitüsü ve Kurdistan Toplulukları Demokratik Konseyi NAV-BEL’in Asuri, Ermeni, Êzidî, Keldani örgütleriyle birlikte organize ettiği Kürt Kültür Haftası başladı. Kürtlerin ulusal taleplerinin de dile getirildiği etkinlikte Kürt müziğinin, mutfağının, ulusal giysilerinin ve folklorunun da tanıtımı yapıldı.

     

    Kültür haftası etkinliklerine Brüksel Parlamenteri Gilles Verstraaten de katıldı. Kürt halkının özgürlük mücadelesine büyük bir saygı duyduklarını ifade eden Gilles Verstraaten, şunları belirtti: “Kürt halkının ülkemizde de değerlerini, kültürünü yaşatmasını sevinçle karşılıyoruz. Kürt halkı ile empati kurabiliyoruz, çünkü kendi kültürlerini yaşatmaya çalışırken bir diğer taraftan da sadece kendileri için değil tüm halklar için insan hakları ve demokrasi mücadelesi veriyorlar. Kürt halkı uğradığı tüm barbarlıklara rağmen büyük bir olgunluk ve demokrasi örneği gösteriyor.” 

     

    Kurdistan özgürlük mücadelesinin anlatıldığı filmlerin de gösterileceği etkinliklerde Kürt sanatçılar da konserler verecek.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünya Atletizm Şampiyonası’nda sporcuları taşıyan araç kaza yaptı

    Dünya Atletizm Şampiyonası’nda sporcuları taşıyan araç kaza yaptı


    Macaristan’da süren 19. Dünya Atletizm Şampiyonası’nda sporcuları taşıyan araç kaza geçirdi.

    Başkent Budapeşte’de devam eden organizasyonun altıncı gününde erkekler 200 metre yarı finalleri öncesi, erkekler 100 metrede altın madalya kazanan ABD’li Noah Lyles’ın da içinde bulunduğu sporcuları taşıyan araca başka bir görevli aracı çarptı.

    Kaza sonrası bir görevlinin araçtan düştüğü, Jamaikalı atlet Andrew Hudson’un ise gözünü tuttuğu bildirildi. Kazadan dolayı yarış normal saatinden geç başladı.

    Olayın ardından organizasyondan yapılan yazılı açıklamada, “Sporcu ve görevlinin durumları iyi. Yerel organizasyon komitesi olayı araştırıyor. Sporcu transfer prosedürleri gözden geçiriliyor.” ifadeleri kullanıldı. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya Devlet Başkanı Putin, Prigojin’in ölümünü doğruladı: Zor kaderi olan başarılı iş insanıydı

    Rusya Devlet Başkanı Putin, Prigojin’in ölümünü doğruladı: Zor kaderi olan başarılı iş insanıydı


    Rusya Devlet Başkanı Putin, Wagner liderini “zor bir kaderi” olan “yetenekli iş insanı” olarak nitelendirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, paralı asker grubu Wagner lideri Yevgeny Prigojin’in ölümünü doğruladı. 

    REKLAM

    Putin, Wagner liderini “zor bir kaderi” olan “yetenekli iş insanı” olarak nitelendirdi.

    Kremlin’de düzenlenen bir toplantıda konuşan Putin, Prigojin’in öldüğü uçaktaki 10 kişinin ailelerine başsağlığı diledi.

    Putin, Prigojin’in çarşamba günü Afrika’dan Rusya’ya döndüğünü ve “bazı yetkililerle” görüştüğünü söyledi.

    Prigojin’i 1990’ların başından beri tanıdığını hatırlatan Putin, “Zor kaderi olan bir adamdı. Hayatında bazı ciddi hatalar yaptı.” şeklinde konuştu. 

    “O yetenekli bir iş adamıydı” diyen Putin, olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma sözü verdi.

    Ne olmuştu?

    Rus paralı asker grubu Wagner lideri Yevgeny Prigojin, Moskova’dan St Petersburg’a giderken düşen uçakta beraberindeki 9 kişi ile birlikte hayatını kaybetti.

    Haziran’da Moskova yönetimine karşı bayrak açan Prigojin ve uçakta bulunan Wagner üyeleri ayaklanmadan 2 ay sonra yaşamlarını kaybetti.

    24 Haziran’da Rus yönetimine karşı silahlı isyan başlatan Prigojin, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’nun araya girmesiyle geri adım atmıştı.

    Prigojin, en son pazartesi akşamı, Wagner’e yakın gruplar tarafından sosyal medyada yayınlanan ve Afrika’da olduğunu iddia ettiği bir videoda yer aldı; çöl manzarasında, “Rusya’yı tüm kıtalarda daha da büyütmek ve Afrika’yı daha da özgürleştirmek” için çalıştığını söyledi.

    Rus medyası bu hafta Prigojin ile bağlantılı olduğu belirtilen Sergei Surovikin’in Rusya’nın hava kuvvetleri komutanlığı görevinden alındığını bildirdi. Bir dönem Rusya’nın Ukrayna’daki operasyonlarını yöneten Surovikin, Prigozj’in güçlerini geri çekilmeye çağıran bir video konuşması kaydettiği isyandan bu yana kamuoyunda görülmedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin sessizliğini bozdu: Prigojin’in ölümü sonrası ilk mesaj

    Putin sessizliğini bozdu: Prigojin’in ölümü sonrası ilk mesaj



    Haziran ayında darbe girişiminde bulunan paralı asker şirketi Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin, geçtiğimiz günlerde içinde bulunduğu uçağın Tver’de düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

    PUTİN’DEN İLK AÇIKLAMA

    Tver’de düşen özel jette hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Rusya Devlet Başkanı Putin, Prigojin için de ilk kez konuştu.

    Putin, “Kaderi karmaşık ama yetenekli bir adamdı ve hayatında ciddi hataları vardı” dedi.

    Putin, ayrıca “Soruşturma Komitesi Tver’deki uçak kazasına ilişkin ön soruşturma başlattı, sonuna kadar gidilecek” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Steinmeier’den Ahmet Altan ve Osman Kavala mesajı

    Steinmeier’den Ahmet Altan ve Osman Kavala mesajı


    – Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, sürgün temalı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, hapse atılan gazeteci ve aydınlar arasında Ahmet Altan ve Osman Kavala’yı da andı.

    DW Türkçe’nin haberine göre, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, katıldığı bir etkinlikte yaptığı sürgün temalı konuşmasında, Almanya’nın siyasi zulme uğrayanlara karşı sorumluluğuna değindi. Nasyonal sosyalist dönemde, aralarında ülkenin en iyi sanatçı ve entelektüellerinin de olduğu çok sayıda Alman’ın ülkesini terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan Steinmeier, “Yabancı üniforma içindeki vatanseverler” olarak nitelendirdiği bu isimlerin çoğunun Müttefik ülkelerin gizli servislerine hizmet ettiğini ve Almanya’nın Nazi diktatörlüğünden kurtarılmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.

    TÜRKİYE VE BELARUS’A ELEŞTİRİ

    Günümüzde Almanya’yı kendilerine sığınabilecekleri bir yer olarak görenler içinde de çok sayıda sanatçı ve ülkesi için mücadele eden isimler olduğunu belirten Steinmeier, Türkiye ve Belarus’ta gazeteciler ile insan hakları için mücadele eden kişilerin tutuklanmasını da eleştirerek, “Örneğin Türkiye’de ülke dışına çıkamayan ya da cezaevinde olan Ahmet Altan ve Osman Kavala’yı anıyoruz. Sadece adalet, özgürlük ve demokrasi çağrısı yaptığı için Belarus’ta hapsedilen Maria Kolesnikova’yı ve Belarus’ta aynı nedenlerle hapiste olan diğer pek çok kişiyi anıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘VATANINI TERK ETMEK ZORUNDA KALMAK BİR TRAVMA’

    “İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana sürgün, vatansızlık, yabancı bir ülkede yaşama” gibi deneyimlerin hep yaşandığını vurgulayan Almanya Cumhurbaşkanı, “Vatanını terk etmek zorunda kalmak, insanlık için kökleri çok eskilere dayanan bir travmadır ve her bir yazgıda yeniden karşımıza çıkmaktadır. Sürgüne gitmek zorunda kalmak: Bu olgu her zaman varoluşun köklerine, yaşamın en içteki özüne dokunur. Çünkü her insan ait olduğu, sevdiklerinin olduğu, çocukluğunun dilini duyup konuşabildiği bir evi, bir vatanı olsun ister. Eğer kendisine uzaklarda yeni bir vatan aramak zorunda kalırsa o zaman açık kollar, açık kalpler bulmalıdır” dedi. (Kaynak)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran Cumhurbaşkanı Reisi, Çin Devlet Başkanı Xi ve Hindistan Başbakanı Modi ile görüştü

    İran Cumhurbaşkanı Reisi, Çin Devlet Başkanı Xi ve Hindistan Başbakanı Modi ile görüştü


    brics zirvesi

    İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. BRICS Zirvesi’nde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşme fırsatı buldu.

    İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, BRICS zirvesine katılmak üzere Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg şehrine gitti. Burada Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Çin Devlet Başkanı Xi ile yaptığı görüşmede Reisi, İran’ın BRICS üyeliğinin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, bu üyeliğin ABD’nin tek kutuplu dünya anlayışına karşı güçlü bir tepki olduğunu belirtti. Ayrıca Reisi, “BRICS çerçevesinde ikili ve bölgesel ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Çin ile imzaladığımız 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşmasını hayata geçirmek için kararlıyız” şeklinde konuştu.

    Çin Devlet Başkanı Xi ise İran’ın BRICS üyeliğini tebrik ederek, “Çin, İran ile ikili ilişkileri güçlendirmek ve farklı alanlarda çok taraflı işbirliğini artırmak istiyor” ifadelerini kullandı.

    BRICS üyeliği konusunda yaşanan gelişmeler Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkeleri, 15. zirvede üye sayısını artırma kararı aldı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Mısır, Arjantin ve Etiyopya’ya BRICS üyeliği teklif edildi.

    İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Muhammed Cemşidi, İran’ın BRICS üyeliğine davet edilmesini tarihi bir adım olarak değerlendirdi. Cemşidi, “İran artık BRICS üyesi. Dünyanın çok kutuplu yeni ekonomik bloğunda kalıcı bir üyelik, İran’ın dış politikası açısından tarihi bir başarıdır” dedi.

    BRICS’in tanımı Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından 2006 yılında ekonomik işbirliği amacıyla kurulan birlik, 2010’da Güney Afrika’nın katılımıyla BRICS adını aldı. 2014’te ise gelişmekte olan ülkelere kredi sağlamak amacıyla 250 milyar dolar sermaye ile Yeni Kalkınma Bankası (NDB) kuruldu. BRICS ülkeleri dünya nüfusunun yüzde 41’ini temsil ediyor. İlk BRICS zirvesi ise 16 Haziran 2009’da Rusya’nın Yekaterinburg şehrinde gerçekleşti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Prigojin’in uçağında ‘son 30 saniye’ ayrıntısı: ‘Her ne olduysa, çok hızlı oldu’

    Prigojin’in uçağında ‘son 30 saniye’ ayrıntısı: ‘Her ne olduysa, çok hızlı oldu’

    Rus paralı asker şirketi Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin’in, Ukrayna savaşında yetersiz bulduğu Rus ordusuna başkaldırısından tam iki ay sonra, Moskova’nın kuzeyinde düşen özel uçakta öldüğünün açıklanması sonrasında gözler, olayın nasıl gerçekleştiğine çevrildi. Wagner’le bağlantılı sosyal medya hesaplarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e suikast suçlaması yöneltilirken, uçağın vurulduğu da iddia edildi.

    Pek düşen uçakla ilgili neler biliniyor?

    Uçuş takip sitesi Flightradar24’ün verilerine göre, Embraer Legacy 600 model ve RA-02795 kuyruk numaralı uçak, Moskova-St. Petersburg uçuşunu yapıyordu. Buna göre uçak, yerel saatle 18:19 sularında Tver Oblastı’ndaki Kuzhenkino köyünün yakınlarına düşmesinden önceki son 30 saniyeye dek herhangi bir sorun yaşamadı. Ancak son 30 saniyesi içinde aniden düşüşe geçti.

    ‘HER ŞEY ÇOK HIZLI GELİŞTİ’

    Kuruluşun yöneticilerinden Ian Petchenik, Reuters ajansına açıklamasında uçağın “aniden dikey biçimde düşüşe geçtiğini” söyledi. Petchenik, uçağın 30 saniye içinde, seyretmekte olduğu 28 bin feet yükseklikten bir anda 8 bin feetten daha uzun bir mesafe boyunca alçaldığını söyledi. “Her ne olduysa, çok hızlı oldu” diyen Petchenik, “Her ne yaşandıysa, o andan sonra uçağı kontrol etmekte zorlanmış olabilirler ifadelerini kullandı. Uçuş uzmanı bununla birlikte, aniden başlayan düşüş öncesinde uçakta bir sorun yaşandığına dair herhangi bir gösterge olmadığını söyledi.

    EMBRAER LEGACY 600’LERİN TARİHTE SADECE BİR ‘KAZA’SI VAR

    Reuters ajansı, düşen uçağın güvenlik sicilini de inceledi. Buna göre, 2002 yılında hizmete giren ve 20 yıldan uzun süredir kullanılan Embraer Legacy 600 model uçakların tarihte sadece bir kaza kaydı var. Bu kayıt da, mekanik hata ile ilgili değil.

    Bu olayda, Brezİlya Gol Havayolu şirketine ait bir Boeing 737-800 tipi uçak ile Brezilya’daki fabrikadan ABD’ye gitmekte olan bir Legacy 600 havada çarpışmıştı. Boeing’deki 154 yolcunun tamamı ölürken, Embraer’in pilotu güvenli bir biçimde inmeyi başarmıştı.

    2019’DAN BERİ YAPTIRIM ALTINDAKİ UÇAK

    Embraer firmasından yapılan açıklamada ise Rusya’daki olaydan haberdar oldukları ancak vaka konusunda daha fazla bilgi sahibi olmadıkları belirtildi. Şirket, söz konusu jetin 2019’da uluslararası yaptırıma tabi tutulduğunu ve bu tarihten beri de kendilerinden bakım hizmeti almadığını açıkladı.

    ‘BELARUS’A DA BU UÇAKLA GİTMİŞTİ’

    Bir sektör kaynağı ise Reuters’a açıklamasında, Flightradar24’te kuyruk numarası RA-02795 olarak görülen uçağın, Prigojin’i silahlı isyanı sonrasında Belarus’a taşıyan lüks jet ile aynı araç olduğunu ileri sürdü.

    İKİNCİ UÇAK İDDİASI

    Öte yandan, Flightradar24, Prigojin’le bağlantılı olduğu iddia edilen ikinci bir uçağın da eş zamanlı olarak St. Petersburg kentine gitmekte olduğunu, ilk uçağın düşmesinden hemen sonra rotasını değiştirerek Moskova’ya dönerek iniş yaptığını da ileri sürdü.

    EN SON AFRİKA’DA GÖRÜLDÜ

    Ukrayna’daki savaşı destekleyen ancak ordu yönetiminin yanlış kararlar aldığını savunan Prigojin, Putin’e en yakın isimlerden biri olarak bilinmesine rağmen haziran ayında sürpriz biçimde silahlı bir başkaldırıya imza atmıştı. Prigojin ve beraberindeki askerlerin Ukrayna sınırından Moskova’ya yürüyüşü, Putin’in en yakın müttefiklerinden Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun başlattığı müzakere süreciyle son bulmuştu. Prigojin en son, “uçak kazasından” bir gün önce yayınlanan bir videoda, Afrika’da Wagner için asker toplarken görülmüştü.

    Söz konusu uçağın düştüğü haberi sonrasında ise isminin yolcu listesinde olduğu açıklanmış ancak olay sırasında uçakta bulunup bulunmadığına dair bir bilgi verilmemişti. Yaklaşık iki saat sonra Wagner’le bağlantılı Telegram kanalı Gray Zone Prigojin’in öldüğünü duyurmuş, kısa süre içinde de Rus Havacılık Dairesi Rosaviatsia’dan teyit gelmişti. (DIŞ HABERLER)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yılan hikayesine dönen görüşme… Erdoğan, Putin’i İstanbul’a beklerken Soçi için yola mı çıkacak?

    Yılan hikayesine dönen görüşme… Erdoğan, Putin’i İstanbul’a beklerken Soçi için yola mı çıkacak?

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleşmesi beklenen görüşme yılan hikayesine dönüştü.

    Erdoğan, 8 Temmuz’da Ukrayna Başkanı Zelenski ile İstanbul’da yaptığı görüşmesinde, “Ağustos’ta Putin gelecek görüşeceğiz” demişti.

    Erdoğan daha sonra 4 Ağustos’ta Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada “Henüz tarih netleşmedi. Ancak Dışişleri Bakanım, İstihbarat Başkanım, hepsi görüşmeleri yapıyorlar. Bu görüşmeler çerçevesinde öyle zannediyorum ki ağustos ayı içerisinde inşallah bu ziyaret gerçekleşecek” ifadelerini kullanmıştı.

    Geçen günlerde Macaristan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, görüşmenin yeriyle ilgili yorum yapmadı ancak Eylül ayını işaret etti. Erdoğan, “Eylül ayı içerisinde Hindistan’da G-20 toplantısı, ABD’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu var. Bu yoğunluk içerisinde fırsat bulursak Sayın Putin ile yüz yüze biraraya gelip konuşacağız” ifadelerini kullandı.

    TÜRK KAYNAKLARI TARİH VERDİ: 4 EYLÜL’DE SOÇİ’DE

    Dış politika uzmanları iki lider arasındaki görüşmenin Rusya’da gerçekleşebileceğine yönelik duyumlar aldıklarını söyledi.

    Rus haber ajansı TASS’a konuşan bir Türk diplomatik kaynak, Erdoğan’ın muhtemelen 4 Eylül’de Soçi’de Putin’le görüşmeyi planladığını söyledi.

    MASADA NELER VAR?

    Erdoğan – Putin görüşmesinin ana gündeminde Rusya – Ukrayna savaşı ve sona eren Tahıl Koridoru Anlaşmasına Rusya’nın dönüşü olacak.

    Suriye’de terörle mücadele ve Türkiye-Suriye ilişkileri de önemli görüşme başlıklardan birisi.

    Bir diğer başlık ise ekonomik gelişmeler. BOTAŞ’ın Rusya’ya ertelenen borçları, enerji anlaşmalarının yenilenmesi ve revize edilmesi ve bu kapsamdaki yeni yatırımlar görüşmenin başlıklarından.

    TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ

    Erdoğan ve Putin Türkiye ile Rusya arasında ilişkilerin son yıllarda en büyük krizini 2015 yılının Kasım ayında bir Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesiyle yaşadı. Yaşanan sorunlar 15 Temmuz darbe girişimi sonrası aşıldı ve Erdoğan ile Putin arasında ilişki 2. Dünya Savaşı’ndan sonra iki ülkenin hiçbir lideri arasında görülmeyen bir yakınlaşmaya döndü. 2017 ve 2018 yıllarında her iki lider yedişer kez baş başa görüştüler. En sonuncusu 13 Ekim’de Kazakistan’da olmak üzere Putin ve Erdoğan son yedi yılda 29 yüz yüze görüşme gerçekleştirdi.

    Putin son olarak Türk Akımı doğalgaz boru hattı temel atma töreni nedeniyle 7 Ocak 2020 yılında Türkiye’ye gelmişti. Bu ziyaretin ardından Erdoğan üç yıllık süreçte Mart 2020’de Moskova, Eylül 2021’de Soçi ve Ağustos 2022’de de Soçi olmak üzere üç kere Rusya’ya gitti. Erdoğan ve Putin son olarak ise 13 Ekim 2022 tarihinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da CICA Zirvesi kapsamında bir buçuk saatlik bir görüşme yapmıştı.

    Üçüncü ülkeler dışında yapılan son iki görüşmenin Rusya’nın Soçi kentinde yapılması ilişkilerde dengenin Rusya lehine bozulması olarak yorumlanıyor. Belki de bu nedenle Erdoğan, bu kez gezinin Türkiye’de olmasını istiyordu.

    Türkiye ile Rusya arasında temaslar sürerken Karadeniz’de Rus askerlerinin “Şükrü Okan” adlı gemiye düzenlediği baskın dikkat çekti. Bu baskın Rusya Savunma Bakanlığı tarafından basına duyuruldu.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trabzonspor adım adım satılıyor mu?

    Trabzonspor adım adım satılıyor mu?


    HABER-YORUM | OĞUZ AYAR

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz ay Körfez turuna çıkmış ve Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan programında iş dünyasını bir araya getirmişti. Gezinin ardından Trabzonspor’un Katarlılara satılabileceği, Katar Şeyhi Tamim bin Hamad’ın Trabzonspor Kulübü’nü 665 milyon Euro (20 Milyar TL) karşılığında satın almak istediği iddia edilmişti. Ancak Trabzonspor cephesi söz konusu iddiaları yalanlamakla yetinmişti.

    Trabzonspor’un önceki gün Papara A.Ş. ile imzaladığı 2023-2024 sezonundan itibaren başlamak üzere toplam 5 sezonluk süreyi kapsayan sponsorluk anlaşması söz konusu iddiaları yeniden gündeme getirdi. Çünkü, yapılan sözleşme gereği Papara A.Ş. Bordo Mavili takıma kullanacağı haklar karşılığında yıllık 236 milyon TL + KDV olmak üzere toplamda KDV dahil 1.416.000.000.-TL ödeme yapacaktı. Bu rakam Süper Lig tarihinin en pahalı sponsorluk anlaşması olarak kayıtlara geçti. Çünkü ligin en pahalı ve kaliteli kadrosuna sahip Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın yaptığı anlaşmalar bile bu rakamın çok çok altında yer alıyor. Avrupa Kupaları’nda bile mücadele etmeyen ve yaptığı düşük kaliteli transferlerle gelecek sezon için de ümit vermeyen bir takıma uluslararası bir firmanın 10 milyon Euro’ya yakın bir rakamı vermesi çok akla yatkın gelmiyor.

    Türkiye’de bazı sosyal medya mecraları, sponsorluk anlaşması öncesinde “Trabzonspor’a Katarlı firma mı sponsor oluyor?” başlıklı yazılar kaleme aldı. Söz konusu yazılarda, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın Katar sermayeli QNB Finans Bank ile masaya oturduğunu yazmıştı. Yazıdan birkaç gün sonra Bordo Mavili takımın Başkanı Papara ile anlaşma imzalandığını açıkladı. Ulaşılan bilgilere göre; iktidar partisiyle ve özellikle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Trabzonspor üzerindeki etkisini bilmeyen kimse yok. Albayrak bu aşamada Başkan Doğan ile yakın ilişki içerisinde. Hatta bir önceki Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun istifa etmesinde bu ikilinin etkisini bilmeyen yok.

    KATAR DEVREDE

    Şimdi gelelim asıl konuya… Trabzonspor’un anlaşma imzaladığı Papara isimli firma Katarlı QNB Bankası ile yakın bir ilişki içerisinde. Finansbank ismi, 20 Ekim 2016 tarihinde QNB Finansbank olarak değiştirildi. 1 Şubat 2018’de Finansbank’ın Katar Ulusal Bankası’na satılması ve şirketinin unvanı QNB Finansbank olarak değiştirildi. Papara isimli yerel bir finans şirketinin bir yıl içerisinde sponsorluk bedeli olarak Bordo Mavili takıma, yıllık 236 milyon TL + KDV olmak üzere toplamda beş yıl için KDV dahil 1 milyar 416 milyon TL ödeme yapmasının izahı yok. Hem de orta seviyede bir takıma yatırım yapılması hiç de akıl karı olarak gözükmüyor.

    Bundan dolayı Trabzonspor taraftarlarının tepkisini çekmemek adına Katarlı şirket adım adım Bordo Mavili takımın içine yerleşiyor. Anlaşmanın bittiği tarihten itibaren de takımın devri için bütün sosyal dengeler oluştuğu için de sorunsuz bir devir işlemi yapılacak gibi gözüküyor. Spor camiasını yakından bilen duayenlerin ifadesine göre de, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Avrupa’da başarılı bir şekilde mücadele ettiği bir dönemde bir şirketin tanıtım için bu takımları değil de, Trabzonspor’u tercih etmesi bazı soru işaretleri bünyesinde barındırıyor.

    Tuz her zaman erken kokar. Hele ki Türkiye’de… Birkaç ay içerisinde Papara A.Ş. ile yapılan yüksek rakamlı anlaşmanın detayları da ortaya çıkar. O zaman şirketin neden gözünü karartarak milyonlarca TL’yi takımın kasasına koyduğu daha net anlaşılacaktır.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Prigojin’in uçağında kimler vardı?

    Prigojin’in uçağında kimler vardı?


    – Ukrayna’daki savaşın yönetilme şeklini eleştirerek haziran ayında Rusya ordusuna başkaldıran özel güvenlik şirketi Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in, Moskova’nın kuzeyinde düşen uçakta öldüğü açıklandı. Rus Havacılık Dairesi Rosaviatsia’ya göre uçakta Yevgeniy Prigojin ve sağ kolu Dimitry Utkin’in yanı sıra beş yolcu daha vardı. İşte diğer yolcular hakkında bilinenler…

    Dimitriy Utkin

    Prigojin dışında Wagner’in belki de en tanınmış ismi olan Utkin de sırlarla dolu bir isim. 1993-2013 yılları arasında Rus Özel Kuvvetleri’nde (Spetsnaz) görev yaptı ve bu süre zarfında Çeçenistan’da bulundu. Ordudan ayrılmasının ardından yaptıkları hakkında neredeyse hiçbir şey somut olarak bilinmiyor. Foreign Policy’ye göre 2016’dan bu yana ortalıkta göründüğü söylenemez. Analistler onun Wagner’in kuruluşunun ayrılmaz bir parçası mı yoksa şaşırtmaca için öne sürülen bir isim mi olduğu konusunda hemfikir değil. Ancak ölüm anında Prigojin’in yanında bulunması, onun üstlendiği rolün son ve en önemli kanıtı gibi görünüyor. Ancak, Kanada’daki Carleton Üniversitesi Norman Paterson Uluslararası İlişkiler Okulu’ndan Profesör Dani Belo gibi isimler, Prigojin’in bir figüran görevi gördüğü ve Wagner’in esas yöneticisinin Utkin olduğunu ileri sürüyor. Öte yandan örgütün adını Utkin’den aldığı ve Utkin’in askeri takma adı olan “Wagner”den geldiği de iddia ediliyor. Utkin’in Nazi sempatizanı olduğu da iddialar arasında. Öyle ki Rus gazeteci Sergey Khazov-Kassia ile 2018’de konuşan bir Wagner savaşçısı, “Utkin’in omzunda gamalı haç dövmesi olduğunu, bazen “boynuzlu bir başlık” taktığını ve Slav Pagan dinine bağlı olduğunu” öne sürmüştü. Utkin son olarak 19 Temmuz’da Belarus’ta çekildiği iddia edilen bir videoda Prigojin’in ardından söz alarak “Bu bir son değil. Bu, çok yakında gerçekleştirilecek olan dünyanın en büyük çalışmasının sadece başlangıcı. Cehenneme hoş geldiniz” ifadelerini kullanmıştı.

    Valeri Çkalov

    Rusya gözlemcisi Giorgi Revişvili’ye göre Prigojin’in en yakın arkadaşlarından biri olan Çkalov, 2000’li yıllardan bu yana Wagner lideriyle birlikte çalışıyordu. Wagner’in lojistiğinden sorumlu olmasının yanı sıra, Prigojin’in orduya gıda tedarik eden sözleşmelerini ve jeolojik keşif, petrol üretimi veya tarımla ilgili denizaşırı projelerini de denetliyordu. Soruşturma grubu ‘All Eyes on Wagner’e göre, Suriye ile kârlı bir petrol anlaşması yapan, Wagner savaşçılarına ödeme yapan ve silah temin eden Evropolis şirketiyle bağlantılıydı. Çkalov, geçen ay “Prigojin adına hareket ettiği” ve “Rusya Federasyonu’na mühimmat sevkiyatını” kolaylaştırdığı gerekçesiyle ABD yaptırımlarına hedef olmuştu.

    Yevgeny Makaryan

    Araştırma sitesi Dossier Center’a göre eski bir bölge polis memuru olan Makaryan Mart 2016’da Wagner’e katıldı. Bazı Rus kaynakları tarafından Prigojin’in koruması olduğu tahmin ediliyor. Ocak 2017’de Khasham yakınlarındaki çatışmada Amerikan uçaklarının ateşi altında kalan Suriye’deki dördüncü Wagner saldırı müfrezesinde görev yapıyordu. Makaryan’ın takma adı “Makar” idi.

    Sergey Propustin

    Revishvili’ye göre 2015’ten beri Wagner savaşçısı olan Propustin “Kedr” takma adını kullanıyordu ve ikinci Çeçen savaşına katılmıştı. Dossier Center, Propustin’in Prigojin’e kişisel korumalarının çoğunu sağlayan bir birimden geldiği de iddialar arasında.

    Alexander Totmin

    Gazeteci Michael D Weiss’a göre, “Tot” takma adıyla bilinen Totmin, Instagram’da sık sık gösterişli yaşam tarzıyla ilgili fotoğraflar paylaşıyordu. Sudan’da savaştığı da iddialar arasında.

    Nikolay Matuseev

    Her ne kadar Matuseev Wagner’in resmi listesinde yer almasa da, Rus kaynaklar aynı adı taşıyan bir kişinin Ocak 2017’de Wagner’e katıldığını ve Suriye’de Makaryan ile aynı birimde görev yaptığını iddia ediyor. Dossier Center adlı araştırma grubu, Rus listelerinde bu isimde bir kişi bulamazken, 2017’den bu yana Wagner ile savaşan bir ‘Nikolai Matusevich’ bulduğunu açıklamıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***