Etiket: zam

  • AKP’li 23 belediyenin işçileri ayağa kalktı: ‘Grev, grev…’

    AKP’li 23 belediyenin işçileri ayağa kalktı: ‘Grev, grev…’



    İstanbul’daki AKP’nin yönettiği 23 belediyede çalışan yüzlerce işçi, “Bu ücretlerle geçinemiyoruz” diyerek Mahalli İdareler İşverenleri Sendikasının (MİKSEN) Beyoğlu’daki merkezi önünde toplandı. Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş üyesi işçiler kiralarını, faturalarını bile karşılayamadıklarını ifade etti.

    “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “İşveren duy sesimizi bu gelen işçinin ayak sesleri”, “Direne direne kazanacağız”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganlarının atıldığı eylemde, “Kira: 10 bin lira maaş: 12 bin lira”, “Açız geçinemiyoruz” yazılı dövizler taşındı.

    Evrensel’de yer alan habere göre, işçiler adına basın açıklamasını okuyan Hizmet-İş Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy, İstanbul’un ilçe belediyelerinde çalışan işçilerin asgari ücrete mahkum edildiğini söyledi. Ersoy, “Yaşamın zorlukları, geçim sıkıntıları ve artan kiralarla belediye işçilerinin yaşam koşulları zorlaştı. Enflasyon artışı ile hükümetimizin asgari ücretliyi koruma adına yapılan asgari ücret artışları ile bugün geldiğimiz noktada tüm belediye çalışanları asgari ücrete, yani en az ücrete çalışmaya mecbur bırakıldık” dedi.

    MİKSAN ile yaptıkları görüşmelerin olumsuz geçtiğini söyleyen Ersoy, “Günlük yol ve yemek paramızı çıkınca bugün için aylık 12 bin lira maaş alıyoruz, en ucuz kira 10 bin lira oldu dedik ama dinletemedik, bizim çoluk çocuğumuz sağlıklı beslenemiyor, okul ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz kiramızı ödeyemiyoruz dedik ancak yine de sesimizi duyuramadık” diye konuştu.

    “HAKKIMIZ OLANI VERİN”

    MİKSEN yöneticilerine seslenen Ersoy, “Biz çok zor durumdayız, bu maaş ile geçinemiyoruz. Kiramızı, faturalarımızı ödeyemiyoruz, temel gıda ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Çocuklarımızın bizden istediği harçlığı veremiyoruz diye gece geç saate eve giriyor, sabahın köründe çıkıyoruz, köşelerde gizli gizli ağlıyoruz, çoluk çocuğumuzun yüzüne bakamıyoruz. Biz geçinemiyor her geçen gün eriyoruz. Artık sesimizi duyun, hakkımız olanı derhal verin. İnsanca yaşamak, İnsan onuruna yakışan bir ücret almak belediye işçisinin hakkı değil mi?” dedi.

    Kamu çerçeve protokolü ile bazı kamu işçilerinin ücretinin 26 bin liraya kadar çıktığını dile getiren Ersoy, “Kamu çerçeve protokolünün belediyelerce uygulanana kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz. Belediyelerde huzuru sağlamak istiyorsanız, bizden verimli iş istiyorsanız verin kamu çerçeve protokolünü, bütün belediye ve şirketlerine uygulayın kamu çerçeve protokolünü, çözün artık bu adaletsizliği” diye konuştu.

    ‘GREV’ SLOGANLARI

    Yapılan açıklamanın ardından işçiler “Grev, grev…” şeklinde slogan attı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TKP’den İstanbul’da ulaşım zammı protestosu: ‘Emekçiler İstanbul’u sırtında taşıyor, onlar da İstanbullu emekçileri ücretsiz şekilde taşımak zorunda’

    TKP’den İstanbul’da ulaşım zammı protestosu: ‘Emekçiler İstanbul’u sırtında taşıyor, onlar da İstanbullu emekçileri ücretsiz şekilde taşımak zorunda’



    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), bugün Bakırköy Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde ulaşıma zam gündemiyle toplandı.

    TKP’DEN EYLEM

    Yapılması beklenen %57 oranında zamla ilgili, Türkiye Komünist Partisi toplantının gerçekleştiği Bakırköy’deki tesisin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    “Ulaşım haktır, zamlara karşı ayağa kalk” pankartı taşıyan TKP’liler eylemde, “Ulaşım haktır, satılamaz”, “Boyun eğme, haklarına sahip çık” sloganları attılar.

    “EMEKÇİLER İSTANBUL’U SIRTINDA TAŞIYOR, ONLAR DA EMEKÇİLERİ ÜCRETSİZ TAŞIMAK ZORUNDA”

    TKP İstanbul İl Başkanı Senem Doruk İnam toplantının gerçekleştiği tesisin önünde bir açıklama yaptı ve şu ifadeleri kullandı:

    “İstanbul’da asgari ücret alan bir emekçi eğer içeride konuşulan zam oranı kabul edilirse, maaşının %10’unu ulaşıma verecek. Bu hak mı? Bu düpedüz soygundur. Biz TKP olarak bu soygunun karşısında dimdik ayakta duracağız. İstanbullu emekçiler İstanbul’u sırtında taşıyor, içerde zam oranını konuşanlar da duysun: Onlar da İstanbullu emekçileri ücretsiz şekilde taşımak zorundalar. Bu kenti de ülkeyi de cehenneme çevirdiler. Biz diyoruz ki başka bir düzen mümkün. Belediyelerin şirketleşmediği, devletin halkın ihtiyaçlarına uygun devletçi, planlı, eşitlikçi politikalarla yol alması mümkün. Bunun için TKP mücadelesini büyütecek. Bu cehennemi yıkacağız, hak ettiğimiz güzel ülkeyi kuracağız. Hırsızlardan hesap soracağız, hayatımızı çalanların da yakasına yapışacağız. Bu toplantıyı yaparken bunu unutmasınlar.”

    ZAM KARARI ERTELENDİ

    Protestonun ardından başlayan UKOME toplantısı sonucunda toplu ulaşım ücretlerine zam yapmak üzerine yapılan toplantıda zam kararı çıkmadı.

    Karar, alt komisyona gönderildi. Zam kararı yeniden görüşülecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • “Milletvekili maaşı” alamayan Savcı Sayan ekonomiden şikayet etti; Ekonomik darbe yapıyorlar

    “Milletvekili maaşı” alamayan Savcı Sayan ekonomiden şikayet etti; Ekonomik darbe yapıyorlar



    Milletvekili olmak için Ağrı Belediye Başkanlığı’ndan istifa eden ve son seçimlerde Meclis’e giremeyen AKP’li Savcı Sayan, halkın alımcının gücünün günden güne zorlaşmasını “ekonomik darbe”ye bağladı.

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan Sayan, “Tarihe baktığımızda, yerli ve milli liderleri yok etmek için dış güçler ve içerdeki uzantıları değişik oyunlar oynamışlardır. Sayın cumhurbaşkanımız göreve başladığı günden beri sürekli iç, dış tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyadır. Sayın Cumhurbaşkanımızı düşürmek için her yolu denediler/deniyorlar… 17/25 Aralık‘ta yargı içindeki Çürüklerle yargı darbesini yaptılar.. 15 Temmuz’da polis ve asker içindeki çürüklerle kanlı darbe yaptılar. Her ikisinde de Sayın cumhurbaşkanımızı düşürmeyi başaramadılar.. Bu sefer sanki ekonominin içindeki çürüklerle ekonomik darbe yapmak istiyorlar” dedi.

    Ankara’daki restoran, su, market fiyatlarından şikayet eden Sayan, “Bir çok yerde iş kontrolden çıkmış. Ankara’nın restorantlarına gidiyorsunuz kişi başına 700 TL hesap kesiyor. Normal kafelerde çay içiyorsunuz 35 /40 TL su 35TL marketler her gün fiyat arttırıyor. 3 harfliler zaten piyasanın tekeli. Peki bütün bunlara müdahale edilmeyecek mi? Çocukluğumda çok iyi hatırlarım her işyerinde esnaf odasının ya da belediyenin fiyat tarifesi asılı dururdu. kontroller yapılır,f ahiş fiyatlar engelleniyordu. Günümüzde bunu unuttuk yada bilerek göz yumuluyor. Kötü niyetliler ufak bir akaryakıt zammını bahane ederek on kat fazlasını fiyatlara yüklüyorlar. Bu ülkeye, bu millete yazıktır” diye kaydetti.

    “En kısa zamanda harekete geçmek lazım” diyen Sayan şöyle devam etti:

    “Harekete geçmeyenleri cumhurbaşkanımıza yapılan oyunların içinde sayıyoruz.. Kimse, Türkiye’den ve Türk halkından büyük değildir. Bu millet ülkesini bayrağını vatanını ve cumhurbaşkanını çok sevdiği için her şeye katlanabilir. Ama ihaneti asla kabul etmez. Yol yakınken tedbir almak lazım. Yarın geç olabilir. Cumhurbaşkanımızı öldürmek için arkasına hain yaveri koyan güçler ekonomik darbe ile Cumhurbaşkanımızı devirmek için ekonominin çarkına o hainlerden birilerini, ya da bazı kurumları yerleştirebilirler. Şimdi işin sefasını sürenler bu tehlikenin farkında olmayabilirler, görmek istemeyebilirler. Ama biz Anadolu evlatları sahadayız ve halkımızı çok iyi tanıyoruz. Onların taleplerini Cumhurbaşkanımıza iletmek zorundayız. Çünkü iş başa düşünce yine biz kefenimizi giyip sahalara çıkacağız. Yine iş bize kalacak. Biz Anadolu evlatları,kredi kartları limitsiz, Vatan sevgileri limitli olanlara benzemeyiz. Bizim kartlarımız limitli de olsa Vatan sevgimiz limitsizdir. Ekmek yoksa,pasta yesinler modunda olanlar bu toprağa, bu millete ait olamazlar.. Ülkemiz parası konuşanların ülkesi değil, Yüreği konuşanların Ülkesi olmak zorunda.. Başka Türkiyemiz yok. Kalın sağlıcakla…”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kabine toplanıyor: Memur ve memur emeklisini ilgilendiren sözleşme gündemde

    Kabine toplanıyor: Memur ve memur emeklisini ilgilendiren sözleşme gündemde



    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, bugün kabine toplantısına başkanlık edecek. Toplantının öncelikli gündemin dış politikadaki gelişmeler olması bekleniyor.

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak.

    NTV’nin haberine göre Beştepe’deki kabine toplantısında, geçtiğimiz hafta tamamlanan Körfez turu değerlendirilecek. Turda imzalanan 18 anlaşmanın yanı sıra, Türkiye’ye yapılması beklenen yatırımlar ve yatırımlara dair hazırlıklar kabinede ele alınacak.

    Enflasyonla mücadele, fahiş kira artışlarını önlemek için alınması planlanan tedbirler kabinede ele alınması beklenen diğer başlıklar arasında yer alacak.

    MEMURA TOPLU SÖZLEŞME

    Toplantıda, memur ve memur emeklisinin 2024-2025 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyecek 7. dönem kamu toplu sözleşme sürecine ilişkin hazırlıklar da değerlendirilecek. Toplantıda yurt içinde ve sınır ötesinde devam eden terörle mücadele operasyonları hakkında da sunum yapılacak.,

    Kabine toplantısının ardından alınan kararlar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacak. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Muhalefet zamlardan sonra çağrıda bulunmuştu… AKP, tatile giren Meclis’in açılmasını istemiyor: Yoklamaya katılmayacaklar

    Muhalefet zamlardan sonra çağrıda bulunmuştu… AKP, tatile giren Meclis’in açılmasını istemiyor: Yoklamaya katılmayacaklar



    AKP hükümetinin geçen haftalarda aldığı kararlarla başlayan zam fırtınası, geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşı çaresiz bıraktı. Muhalefet, zamları görüşmek üzere, Ekim’e kadar tatile giren Meclis’i göreve çağırdı.

    SALI GÜNÜ TOPLANACAK

    TBMM, muhalefet partilerinin çağrısı üzerine salı günü saat 15.00’te ekonomi gündemiyle olağanüstü toplanacak. Genel Kurulu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yönetecek.

    Salı günü muhalefet partili milletvekillerinin tam kadro Genel Kurul salonunda olması bekleniyor. AKP grubu da önemli mazereti olmayan tüm milletvekillerini o gün Ankara’ya çağırdı. Aynı şekilde MHP’li milletvekillerinin de o gün Meclis’te hazır olmaları istendi.

    AKP, MECLİS’İN AÇILMASINI İSTEMİYOR: ‘YOKLAMA’ OYUNU

    AKP milletvekilleri salı günü Meclis’te olacak ancak Genel Kurul’da toplantı yeter sayısı aranırken yoklamaya katılmayacak. Muhalefet tarafından toplantı yeter sayısı olan 200 milletvekili bulunursa AKP milletvekilleri bu durumda görüşmelere katılacak.

    Genel Kurulda toplantı yeter sayısı bulunursa gündeme geçilecek ve CHP’nin ekonomiye ilişkin önerileri görüşülecek.

    Meclis’te grubu bulunan siyasi parti temsilcileri de öneriler üzerine görüşlerini bildirecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yüzde 30,5’lik zam işe yaracak mı? Eczacılar umutsuz: İlaç sorunu devam edecek

    Yüzde 30,5’lik zam işe yaracak mı? Eczacılar umutsuz: İlaç sorunu devam edecek



    Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla, ilaç fiyatlandırılmasında kullanılan Euro kurunda artış yapıldı. Buna göre; ilaç fiyatlandırmasında 1 Euro 14,03 TL olarak değerlendirilecek. Ancak piyasalarda Euro 30 TL civarında işlem görüyor.

    ECZACILAR SORUNUN ÇÖZÜLMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

    Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan ilaç zammı sonrası açıklama yaptı. Saydan, “İlaca ulaşmayı kolaylaştıracak gerçek iyileştirmelerin de bir an önce yapılmasını bekliyoruz” dedi.

    Saydan yaptığı yazılı açıklamada, Resmî Gazetede yayımlanan, “Beşerî Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar” ile ilaç fiyatlandırılmasında kullanılacak 1 Euro değeri için belirlenen 14,0387 liranın, güncel kurun çok altında olması nedeniyle piyasada bulunamayan ilaç sorununun devam edeceğini düşündüğünü belirtti.

    İLAÇ BULUMAMA SORUNU DEVAM EDECEK

    Nurten Saydan, güncel Euro kurunun yaklaşık 30 lira olması nedeniyle ithal edilen ilaçların güncel kura göre ithalatında sıkıntıların yaşanmaya devam edeceğini ifade ederek, “Bu güncellemenin, ilacın hastaya ulaşmasına imkân sağlayacak seviyede olmadığını, yarayı iyileştirmeyeceğini, sadece pansuman olabileceğini belirtmek istiyoruz. İlaca ulaşmayı kolaylaştıracak gerçek iyileştirmelerin de bir an önce yapılmasını bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

    GERÇEK KURUN ÇOK ALTINDA

    İlaç sektöründe Euro kurunun, gerçek kurdan farklı şekilde belirlenmesi nedeniyle son 3 yılda ilaç sektöründe yaşanan sorunların gözle görülür hale geldiğini aktaran Saydan, şunları kaydetti:

    “Uygulamanın ilk başladığı dönemde, ilaç için belirlenen Euro kuru, reel Euro kuru ile aynı seyirde ilerliyordu. Ancak bugün itibarıyla ilaç Euro kuru 14,03 lira olarak belirlenirken, reel Euro kuru 30 lira seviyelerine çıkmıştır.

    Gerçekçi yaklaşımlarla, ilaç Euro kurunun, güncel ve ekonomik gerçeklere mutlaka uygun hale getirilerek sorunun acilen çözülmesi ve vatandaşın ihtiyacı olan ilaçların eczanelerimize gelmesi sağlanmalı.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’dan uçakta dikkat çeken açıklamalar: Emekliye ek zam olacak mı?

    Erdoğan’dan uçakta dikkat çeken açıklamalar: Emekliye ek zam olacak mı?



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti dönüşünde gazetecilerle söyleşi gerçekleştirdi.

    Erdoğan, artan kriz sonrası bütçe açığı ve dış borcun ardından, Türkiye’nin taşınmazlarını Körfez ülkelerine satacağının gündeme geldiği ziyaretleri değerlendirdi. Erdoğan, “Kazan kazan anlayışı içerisinde önemli ve kapsamlı işbirliği projeleri üzerinde durduk Bu ülkelerle işbirliğimiz, önümüzdeki dönemde somut projelerle güçlenerek gelişecektir. Bunun ekonomimiz üzerindeki müspet etkilerini de inşallah en kısa zamanda göreceğiz. Özellikle savunma sanayii, enerji, turizm, müteahhitlik gibi alanlarda kararlaştırdığımız hususları hızla hayata geçireceğiz” dedi.

    “Suudi Arabistan ile ikili ilişkilerimizde yeni bir döneme girdiğimizi söylemiştim” diyen Erdoğan, “İmzaladığımız beş anlaşmayla işbirliğimizi daha da ileriye taşıdık. Cidde’deki temaslarımızın ardından malumunuz Doha’ya geçtik. Katar ile ilişkilerimizin bu sene 50’nci yıl dönümünü kutluyoruz. Stratejik ortağımız da olan bu ülkeyle işbirliğimiz mükemmel düzeyde seyrediyor. Katar Emiri Şeyh Temim ile yaptığımız görüşmede mevcut işbirliğimizi farklı alanlarda ilerletme kararı aldık” diye belirtti.

    Erdoğan ayrıca, yüzde 25’lik emekli zammının düşük bulunması üzerine de açıklamalarda bulundu. Emekliye ek zammın kapılarını kapayan Erdoğan, “Emekliler noktasında da yıl sonu itibarıyla yeniden bir değerlendirme yapmamız söz konusu” dedi.

    Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

    -Vilnius ziyareti, Batı ile ilişkilerde bir “restorasyon” olarak algılandı daha çok. Körfez ziyaretiniz de oldukça pozitif bir gündemle gerçekleşti. Üç önemli ülkeye gerçekleştirdiğiniz ziyaret. Bu anlamda hem Vilnius Zirvesi’nde hem bu ziyaretiniz bağlamında Türk dış politikası açısından nasıl değerlendirirsiniz? Yeni dönemin Türkiye Yüzyılının dış politikasını? Aslında üç sene önce siz “Düşmanlarımızı azaltacağız, dostlarımızı artıracağız.” ifadesini kullanmıştınız. Bu aynı zamanda dış politikamızın bir sürekliliği midir?

    Tabii ki düşmanları azaltmak, dostları ise çoğaltmak bizim siyasetimizin bir yol haritası. Bunu devam ettiriyoruz. Vilnius’ta bunu çok açık net gördüm. Orada kimlerle, nasıl görüşmeler yaptığımızı sizler de müşahede ettiniz. Eğer bu olmamış olsaydı bizim bazı ülkelerle hiç görüşme yapmamız gerekirdi. Biz, bu görüşmeleri yaparken bir şeyi ispat ettik. O da neydi? Düşmanı azaltmak, dostu çoğaltmak gayreti içerisindeyiz. Eğer Türkiye, bir güç kazanıyorsa bu gücü bu politikalarıyla kazanıyor. Bundan sonraki süreçte de bu şekilde devam ederek, bölgesel ve küresel güç olmanın adımlarını atmaya devam edeceğiz.

    Türkiye, bölgesel ve küresel arenada önemli bir aktör, oyun kurucu bir ülke. Küresel meselelerde kararsızlığın hâkim olduğu bir atmosferde, ülkemiz istikrarlı yönetimi ve politikalarıyla öne çıkıyor. Her meselede insanı merkeze alan, insan onurunu korumaya çalışan Türkiye, Batı, Ortadoğu, Uzakdoğu, Afrika ve Arap coğrafyasıyla aynı anda dostluk ilişkileri kurabilen yegâne ülkedir. Biz ilk günden itibaren ilkeli ve kararlı bir dış siyaset yürütüyoruz. İhtilaflı konuları çözüme kavuşturarak, ilişkileri güçlendirmeyi iktidara geldiğimiz ilk andan itibaren savunuyoruz. İlişkileri güçlendirme, yeni dostlar kazanma süreçlerini “restorasyon” olarak göremeyiz.

    Türk dış politikası her zaman milli çıkarlarını, menfaatlerini esas alan bir eksendedir.

    Dün böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Bizim dostluğumuzu kazanan ya da kazanacak diğer ülkeler için yeni bir dönemin başlangıcı diyebiliriz.

    – Yeşil ışık yakıldı NATO Zirvesi’nde. Fakat bunun bir de Meclis onay süreci var. İsveç’in kat ettiği yol, attığı adımlar ve AB desteği sözü sizce Meclis’te yeterli olacak mıdır?

    İkinci sorum da Yunanistan’la ilgili. Yeni bir dönem başlıyor dediniz. İlerisi için Atina’dan nasıl bir beklentimiz var? Zaten silahsız olması gereken adalarda, burada bir kat edilecek yol, ivme kazandırır mı?

    Bunu Sayın Başbakan Miçotakis ile çok açık, net konuştuk. Yani bu adaların silahlandırılması meselesini. Nitekim konuyla ilgili Dışişleri Bakanım kendi muhatabıyla da bunları konuştu, konuşuyor ve konuşacak. Tabii bu iş sadece Yunanistan’dan kaynaklanmıyor, malum Beyaz Saray’daki dostları ve lobi, sürekli olarak bunları tahrik ediyor. Bu tahrik neticesinde de zaman zaman arzu edilmeyen durumlar meydana geldi. Dışişleri Bakanımız Hakan Bey kendi muhatabıyla görüşüyor, Danışmanım Çağatay Kılıç’ın Miçotakis’in özel temsilcisiyle olan münasebetleri bu süreci çok daha farklı kılacaktır. Bunu da süratle aşacağımıza inanıyorum.

    İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili düzenleme Meclis’ sevk edildiğinde, süreç TBMM çalışma takvimine göre şekil alacak. Görüşmelerimizde İsveç tarafının verdiği sözlerin, garantilerin takipçisi olacağız. İsveç’in atacağı adımlara göre de biz harekete geçeriz. NATO’un en güçlü ikinci ordusuna sahip, NATO’nun adeta lokomotifi Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği de Birliğe canlılık ve güç katacaktır. İsveç’in, ülkemizin üzerinde hassasiyetle durduğu terör örgütleriyle mücadele ve teröristlerin iadeleri konusunda somut adım atması kendi lehine olacaktır. Verilen sözlerin, garantilerin yerine getirilmesini bekliyoruz.

    – Mısır ile ilişkilerin düzelmekte olduğu bir dönemde bu turunuz gerçekleşti. Aktüel ekonomik çerçeve gayet olumlu. Bu çerçevenin dışında nasıl sonuçlar bekleyebiliriz? Mesela Doğu Akdeniz jeopolitiği ve Mavi Vatan’a dair meselelerde Yunanistan, İsrail ve Mısır’ın mevcut pozisyonlarını dikkate aldığımızda Körfez turunun etkileri nasıl olur?

    Bu Körfez ziyaretimde liderlerle yaptığımız özel görüşmede gördüm ki Mısır konusunda attığımız adım onları ciddi manada memnun etmiş. Hepsi de bize teşekkür etti. Yani Mısır ile büyükelçilerin atanmış olması, bizler için bölgede yeni bir gelişmenin olması durumudur. Bundan dolayı memnun olduklarını gördüm. Şimdi gerek bakan arkadaşlarımız gerek iş insanlarımız Mısır ile ilişkilerini geliştiriyorlar. Mısır ile ilişkilerin geliştirilmesi özellikle ekonomik potansiyelimizi de ciddi manada artıracaktır. Bir de Libya ile doğal gaz noktasında attığımız adımlar, aldığımız mesafeler var. Bu da birilerini rahatsız etmişti. Bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin Mısır ile ilişkileri çok daha farklı bir şekilde gelişecektir. Önümüzde Libya’ya inşallah bir ziyaretim olacak. Libya ile birlikte belki Kuzey Afrika’da bazı ülkelere de bir ziyaret turu düzenleme durumumuz olabilir. Bu ziyaretleri yapmadan mesafe almanız mümkün değil.

    – Dış politika boyutuna değiniyoruz ama ekonomik boyutu biraz daha merak ediyoruz efendim. Dubai ile imzalanan 50,7 milyar dolar zaten çok önemli, kamuoyunda konuşuluyor. Suudi Arabistan ve Katar boyutuyla ilgili verebileceğiniz bir rakam söz konusu olabilir mi? Öte yandan biraz daha ayrıntısını rica edebilir miyiz? Çünkü DEİK Başkanı, bu ziyaret öncesinde ön temasların gerçekleştirildiğini aktarırken üçüncü ülkelerin de yatırım hedefi olabileceğini ifade etmişti, özellikle Afrika’yı vurgulayarak. Biraz daha siz bilgilendirebilirseniz seviniriz.

    Suudi Arabistan ve Katar’ın da Birleşik Arap Emirlikleri gibi attığı ve atacağı, iş insanlarımızla yaptıkları görüşmeler var. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile yaptığım ikili görüşmede oranın da çok ciddi bir potansiyeli bulunduğunu, adımlar atılacağını bizzat kendileri ifade ettiler. O toplantıyı Dışişleri Bakanımız Hakan Bey ile birlikte Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile yaptık. Oradan da doğrusu ciddi manada umutluyuz. Katar ile ilişkilerimiz olumlu seyretmeye devam ediyor. Orada da Katar Emiri Şeyh Temim, adımları atmaya devam edeceklerini söyledi. Malum en önemli adım da deprem döneminde 10 bin konteyner göndermeleri oldu. Dünya Kupası’nda kullandıkları konteynerleri deprem bölgesinde sağlıklı bir şekilde dağıttık, bölgeye yerleştirdik. Bundan sonraki sürece yönelik yine buna benzer adımları atmaya devam edeceklerini söylediler.

    Birleşik Arap Emirlikleri ile enerji, ulaştırma, altyapı, lojistik, e-ticaret, finans, sağlık, gıda, turizm, emlak, inşaat, savunma sanayii, yapay zeka ve ileri teknolojiler gibi alanlarda büyük anlaşmalar imzalandı. 50.7 milyar dolar tutarında devasa ölçekli bir anlaşma yaptık. Öte yandan bu Körfez ziyaretimiz sırasında yine Cumhuriyet tarihimizin en büyük savunma ve havacılık ihracatı sözleşmesine imza atıldı. Tüm bu anlaşmalar maddi karşılıklarının ötesinde Körfez ülkelerinin Türkiye’nin ekonomisine, sanayisine güvenlerinin göstergesidir.

    İmzalanan anlaşmalar çerçevesinde yatırımları Türkiye’de gerçekleştireceğimiz gibi bu ülkelerin yanı sıra üçüncü ülkelerde de ortaklıkları, işbirliklerini geliştirerek, çeşitlendirerek gerçekleştirebileceğiz.

    – Bölgede yapmış olduğunuz görüşmelerin Suriye, sığınmacılar meselesine katkısı ne olacak? İsrail-Filistin arasındaki barışa katkısı ne olacak?

    Suriyeli sığınmacılarla alakalı Suriye’nin kuzeyinde briket evler yapım çalışması devam ediyor. Şu an 100-150 bin briket ev rakamına ulaştık. Bunları yaptıkça da Suriyeli sığınmacı kardeşlerimiz geri dönmeye başladılar. Şu an itibariyle dönüş yapan sığınmacı rakamında 1 milyonu yakalamış olabiliriz. Bundan sonraki süreçte bu daha da artacaktır. Özellikle de Katar, Suriye’nin kuzeyindeki bölgede hazırlanan projeyi destekliyor. Bu proje ilerledikçe sığınmacılardan oraya dönüşlerin daha da artacağına inanıyorum. Zaten sığınmacıların gönüllü olarak dönme arzusu çok açık, net ortada. Onlar da topraklarına dönmenin hasreti içerisinde.

    Filistin konusunda Körfez ülkesi olan kardeşlerimizin bizden farklı bir yanı yok. İsrail ilgili de bizim yaptığımız bazı görüşmeler var. Gelecek hafta 25 Temmuz Salı günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı, ardından da 28 Temmuz Cuma günü İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ülkemizde misafir edeceğiz. Bu ziyaretlerle de bazı adımları atacağız ve süreç daha da hızlanmış olacak.

    – İsrail medyası son günlerde Netanyahu’nun bu ziyaretine ilişkin değerlendirmeler yapıyor. Masada İsrail’in doğal gazının Akdeniz’den Türkiye üzerinden Avrupa’ya arzı söz konusu. Bu anlamda Türkiye ile bir anlaşma yapacaklarını söylüyorlar. Türkiye’deki doğal gaz sıvılaştırma tesisleri de onların bayağı ilgisini çekiyor çünkü kapasite çok yükse. Türkiye’nin bu gazı Avrupa’ya ulaştırması, aynı zamanda onlar açısından, Avrupa açısından da önemli. Avrupa doğal gaz arzı noktasında Rusya ve İran istikrarsızlığı nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Bunun bir avantaj olacağı, Türkiye açısından da bir avantajı olacağı İsrail medyasında gündemde. Buna ilişkin değerlendirmeniz olur mu?

    Burada zaten en sağlıklı proje, Türkiye üzerimizden doğal gazın Avrupa’ya ulaşmasıdır. Yoksa Akdeniz’den Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatı maliyetleri itibarıyla çok fazla. Ama Türkiye’den olduğu zaman hem Türkiye olarak bunu kullanma noktasında karlı bir sürece girmiş olacağız hem de Avrupa’ya bu işin naklinde belli bir oran imkânımız olacak.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Berat Bey’in döneminde böyle bir adım atılmıştı. O adım kesintiye uğradı. Şimdi ise bu atacağımız adımla ilk defa Netanyahu ile bir temas kuruyoruz. Temennim odur ki bu gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinde çok daha sıcak bir dönemin başlangıcı olsun.

    – Rusya’nın gıda koridorunu kapatma meselesi Avrupa basınında şöyle yer aldı. “İsveç’e NATO’da yeşil ışık yakılması, Türkiye’nin arabuluculukta önemini azalttı”  gibi ifade ediliyor. Böyle bir görüşe katılır mısınız?

    Onların bu görüşlerine katılmıyorum. Tam aksine biz, şu anda Rusya ile ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Gerek Dışişleri Bakanım Hakan Bey gerek MİT Başkanım İbrahim Bey görüşmelerini devam ettiriyorlar. Görüşmelerle birlikte çok yakın bir zamanda Sayın Putin ile ama telefon diplomasisi ama aramızda daha önce konuştuğumuz Türkiye ziyareti ile inşallah bu işi belli bir yere bağlayacağız. Rusya’nın da bazı beklentileri var. Bunların aşılması halinde Rusya bu tahıl koridorunun aktif çalışmasından yana.

    Karadeniz Tahıl Girişiminin sonlandırılmasının küresel gıda fiyatlarını artırmasının yanı sıra bazı bölgelerde kıtlık ve ardından yeni göç dalgalarına kadar uzanan bir dizi etkisi olacaktır. Bunun önüne geçmek için inisiyatif almaktan geri durmayız. Sayın Putin ile konuyu etraflıca konuşarak, bu insani hareketin devamını temin edeceğimize inanıyorum. Kendisinin de Batılı ülkelerden bazı beklentileri olduğunu biliyoruz. Bu konuda da Batılı ülkelerin harekete geçmesi gerekmektedir. Karadeniz Tahıl Girişimiyle dünya piyasalarına 33 milyondan fazla tahılın sevkini sağladık. Küresel salgının, ekonomik krizin ardından sonuçları çok daha ağır olacak küresel bir gıda krizinin önüne geçtik.

    Sonuçları itibariyle bu kadar hayati olan bir girişimin devam etmesi insanlığın hayrınadır.

    Diplomasinin tüm enstrümanlarını kullanacak, tüm gayretimizi bu meseleye yoğunlaştıracağız. Savaş ortamında insanlığa hizmet eden bir uzlaşı sağlandı ve bunun devam etmesi için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’ye dönüşte Sayın Putin ile görüşmelerimi gerçekleştireceğim. Öncelikle telefon diplomasisini kullanacağız. Sayın Putin’in ağustos ayında planlanan ziyareti de gerçekleşirse bu hususları tüm ayrıntısıyla görüşeceğiz. İnanıyorum ki süreç uzamadan, Karadeniz Tahıl Girişiminin devamını sağlayacağız.

    – Türkiye ekonomisiyle ilgili çok tartışılan bir konuyu sormak istiyorum. Akaryakıtta ÖTV artışıyla ilgili tartışmalar var. Bu konudaki yaklaşımınız nedir? Vatandaşın ekonomik olarak rahatlaması için süre verebilir misiniz? Bir de memurlara yapılan artış tatmin edici bulunmasına rağmen, emeklilere yapılan artış biraz yetersiz bulundu. Emekli maaşları konusunda yeni bir yaklaşımınız olacak mı?

    Akaryakıtta Hazine ve Maliye Bakanlığımız vergi ile alakalı bir düzenleme yaptı. Özellikle ÖTV’nin maktu olmasından dolayı çok uzun zamandır enflasyon güncellemesi yapılmamıştı. Bu nedenle ÖTV’de böyle bir artışa gidildi. Özellikle 6 Şubat depremlerinin getirdiği yoğun mali yük, bu anlamda bütçenin ihtiyaçları kapsamında böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyduk. Tüm bunlara rağmen akaryakıt fiyatlarında Türkiye, Avrupa’nın en ucuz ülkelerinden biri. Akaryakıtta zaten bir otomatik fiyatlandırma mekanizması var. Dünyadaki fiyatlar çerçevesinde belirleniyor. ÖTV artışıyla yapılan da depremin etkileri, depremle mücadele ile alakalı Türkiye’nin ihtiyaçları kapsamında yapılmış bir vergi düzenlemesidir.

    Emekliler noktasında da yıl sonu itibarıyla yeniden bir değerlendirme yapmamız söz konusu.

    Memura, işçiye ve emekliye bütçe şartlarını zorlayarak yapabileceğimiz en iyi zammı yaptık. Kimseyi enflasyona ezdirmeyeceğimize dair söz verdik ve şu ana kadar da ezdirmedik. SSK ve BAĞ-KUR emeklilerimize enflasyon zammına ilave refah payı verilerek zam oranını yüzde 25’e yükselttik. Memur emeklilerine de aynı şekilde yüzde 25 oranında zam yapıldı. Enflasyonun üzerinde artışlar yapıldı. Biz memurumuza, çalışanımıza, emeklimize bu zamları yaparken, bazı fırsatçı, açgözlüler de adeta vatandaşın cebine elini uzatıyor. Bu fırsatçılara izin vermeyeceğiz. Ticaret Bakanlığımız, denetimlerini sıklaştırdı, cezai işlemleri artırıyoruz.

    – Akaryakıt zammının ardından şöyle bir algı ortaya çıktı, Gabar’da keşfedilen petrolle alakalı,’ biz bu petrolü çıkartıyorsak, niye bu zamlarla karşı karşıyayız.’ Gabar’daki petrolle bu akaryakıt zammının bir ilişiği var mı? Gabar’daki petrolün vatandaşın cebine nasıl bir katkısı olacak?

    Gabar’daki petrol henüz halkın cebine girmeye başlamadı. Şu anda çıkarma safhasındayız. Ve inşallah bunu çıkarıp da devletin, hazinenin kasasına, kesesine girmeye başladığı andan itibaren Gabar petrolü de süratle inşallah vatandaşımıza yansıyacak. İnşallah en uygunu, ideali neyse biz onu vatandaşımıza yansıtırız.

    Karadeniz’deki gaz rezervi Ağustos 2020’de keşfedildi. Nisan 2023 itibariyle Faz-1 kapsamında planlanan 10 kuyu devreye alındı. Böylelikle de Karadeniz gazı sisteme dâhil oldu, evlerimizde kullanmaya başlandı. Nisan ayında konutlarda doğalgazı 1 ay bedava, 1 yıl boyunca da 25 metreküpe denk doğalgazı ücretsiz yaptıysak Gabar petrolü de sistemimize entegre edildiğinde vatandaşımıza bir yansıması mutlaka olacaktır. Keşfi yapılan petrolün sisteme girmesi, yakıt olarak kullanılması biraz zaman alacak.

    Öte taraftan Aile ve Gençlik Bankasının kaynağı bu Gabar petrolü ve Karadeniz doğalgazı olacak. Bu konuda Norveç modelini önemsiyorum. Aile ve Gençlik Bankasını bunun için kuruyoruz. Orada belli bir rezervi tutacağız. Bu rezervden aileler, gençler istifade edecekler. Bu da vatandaşlarımıza başka bir yansıması olacaktır.

    – Gabar petrolü için bir süre var mı?

    Gabar petrolünün ekonomiye olumlu yansıması 2024’te başlar. Şu anda günde 12-13 bin varil üretiyoruz. İnşallah 100 bin varile çıkacak ve dolayısıyla Türkiye üretimini ikiye katlamış olacak, 2024’ün sonuna kadar. Esas itibariyle devreye girme tarihi 2024 sonu diyebiliriz. Yaklaşık 100 kuyu açacağız. Şu anda Türkiye ve civar ülkelerdeki bütün sondaj makinalarını oraya yönlendiriyoruz. Dağlarda kilometrelerce yol yapılıyor. Çok hummalı bir çalışma var.

    – Yüksek kiralarla ilgili bir soru sormak istiyorum. Sektör temsilcileri, sadece İstanbul’da 100 bin âtıl konut olduğunu söylüyorlar tamamlanmamış, yarım kalmış. Bunlar sektöre kazandırılabilir mi? Boş duran evler de kira fiyatlarını etkiliyor. Bazı ülkeler boş duran evlerden yüksek vergi alıyor bilgisi var. Böyle bir şey olabilir mi Türkiye’de de?

    Şimdi Bakanlığımızın konuyla ilgili çalışması var. Bu çalışmayla da bunların üzerine üzerine gideceğiz. Yani bunların yanına bu kar kalmayacak. Fahiş kira artışını ve konut fiyatlarını durdurmak için gerekirse ceza uygulamasına da gideceğiz.

    Vatandaşlarımızı açgözlü bir avuç azınlığın kar hırsına kurban edemeyiz. Vatandaşımızın alım gücünü düşürmemek, enflasyona ezdirmemek için yaptığımız zamlara göz diken ev sahipleri bunun bedelini ödemek zorunda kalacak. Hangi konuda olursa olsun fahiş fiyat artışlarına giden, piyasanın dengesini bozan yaptığı davranışın cezasını çekecektir.

    – Genel seçim sonrası siz tamamen icraata odaklı bir politika geliştirdiniz gerek içeride gerek dışarıda. Fakat muhalefete baktığımızda genel seçimler sonrası adeta bir kaos yaşanıyor. Özellikle CHP özelinde. Seçimi kaybetmenin getirdiği stresi yönetemiyorlar. İkincisi CHP tabanının da tepkisi var. Seçimi neden kaybettik sorusunun cevabını bir özeleştiri olarak değerlendiremediler. Muhalefetin bu durumu yerel seçimler için bir zafiyet mi? Sizin yerel seçimler için stratejiniz nedir? Daha genel seçim gecesi yerel seçimleri işaret etmiştiniz.  Sizin için süreç başladı mı?

    Bizim için süreç o akşam zaten başladı. Fakat biliyorsunuz biz büyük kongre ile işareti verdik. Şimdi Ekim başı gibi inşallah büyük bir kongre yapacağız. Bu kongre aslında yerel seçimlerin işaret fişeğidir. Büyük kongremizle birlikte mevcut yönetimimizde bir yenilenmeyi yapacağız. Bazı yerlerde adaylıklar sebebiyle boşalmalar olmuştu. Bu boşalmaların olduğu illerimizin de süratle bütün başkanlarını atadık. Gerek ana kademe gerek kadın kollarında bu atamalarımızı yaptık. Diğer taraftan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim CHP gibi bir derdimiz, sıkıntımız yok. Biz şu anda Cumhur İttifakı olarak hedefe kilitlendik ve nerede, nasıl isimler bulacağız buna çalışıyoruz. Yerel seçimlerde sadece parti iş görmüyor, adaylar büyük önem arz ediyor. 30 büyükşehir, 51 il ve ilçe belediyelerinde gayet güzel bir çalışma ve isabetli isimler bulmak suretiyle inşallah hazırlıklarımızı sürdüreceğiz. Teşkilatımız çalışıyor, bu çalışmalar üzerinden biz çalışmalarımızı zenginleştirerek devam ettiriyoruz. Kongre bu işin en önemli güç kaynağı olacak.

    – (Uyuşturucu bağımlılığı üzerine ABD’den bir görüntü izletiliyor Sayın Cumhurbaşkanına) ABD’nin farklı şehirlerindeki uyuşturucu bağımlısı gençlerin görüntüleri sosyal medyada her geçen gün daha çok yer alıyor. ABD şehirlerinin her köşesi böyle bağımlılarla dolu. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’de gençliği korumak için neler yapıyorsunuz?

    Uyuşturucu satıcılarının yakalanmasında eski İçişleri Bakanımız Süleyman Bey dönemi de dahil başarılı adımlar atıldı. Görüldüğü gibi Amerika falan bu işte çok zayıf kaldı. Uyuşturucu büyük bir felaket. Ve bu felaket karşısında insanlık tedbirini almalıdır. Olay zenginlik, fakirlik noktası değil. Şimdi baktığınız zaman Amerika ekonomik olarak zengin bir ülke ama zengin ülke olduğu halde bütün o bağımlıların hali ortada. Türkiye olarak biz, bu konuda çok kararlıyız. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere her türlü tedbirlerimizi alıyoruz. Emniyet teşkilatımız, Jandarma ile çalışmalarını sürekli yapıyor ve üzerlerine üzerlerine gidiyoruz. Bu adımlar caydırma, bu suçu işleyenlerin üzerine gitme noktasındaki kararlılığımızı gösterme adımlarıdır. Buna aynen devam edeceğiz.

    Gençlerimizi uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan korumak için devletimizin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Uyuşturucuyla mücadele sadece ülkemizin değil bütün ülkelerin ortak mücadele alanı olmalı. Terör ve uyuşturucu küresel mücadele gerektiren konulardır.

    Türk güvenlik güçleri uyuşturucu ticareti yapanlara göz açtırmıyor. Sokak satıcılarından uyuşturucu baronlarına kadar zehir tacirlerine Türkiye’yi dar ediyoruz, edeceğiz.  Diğer taraftan yerli, milli ve insani değerlerle donatılmış bir değerler eğitimini önemsiyoruz.

    Bu konuda atılması gereken adımları da tereddüt etmeden atacağız. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin heba olmaması için eğitime öncelik veriyoruz. Aile ve gençlik bankamızla da gençlerimizin yanında olacağız. Bu konudaki çalışmalarımız da süratle devam ediyor. Ümit ediyorum ki yakın zamanda müjdeli haberleri de vatandaşlarımızla paylaşacağız.

    – Kıbrıs Barış Harekatı’nın 49. Yıldönümü, Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binası açılışı dolayısıyla KKTC’desiniz. Geçen ay da Lefkoşa’dan Bakü’ye uçağınız havalanmıştı. Bu Kıbrıs’ın tanınması açısından önemli bir mesaj olarak yorumlanmıştı. Şu zamana geldiğimizde Kıbrıs’ın tanınması noktasında nasıl mesajlarınız olacak?

    Yaptığımız çalışmalarla Türk Devletleri Teşkilatı’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık bir gözlemci üye olarak yerini aldı. Artık Teşkilatın toplantılarına davet ediliyor, katılıyor. Bunu Türk dünyasından tüm dünyaya yaygınlaştırmak suretiyle neler yapılabilir bunu çalışıyoruz. İkili görüşmelerle, kulis faaliyetleriyle Batı’ya da bunları söylüyoruz. Temennimiz odur ki Türk dünyasından sonra Körfez ülkeleriyle ve bunun yanında Batı’ya da bunu hissettirmek suretiyle bu adımları atalım. Kuzey Kıbrıs, şu anda 300-400 bin nüfusa sahip, bu önemli bir potansiyel. Meclis binamızı yapıyoruz, Cumhurbaşkanlığı binasını yapıyoruz. Ve bunlarla, fiziki imkanlar noktasında Kuzey Kıbrıs çok daha farklı bir konuma geliyor. İnşallah bugün açılışını yapacağımız havalimanı Güney’de yok. Böyle bir havalimanına sahip oluyoruz. Pist itibariyle, her tür uçağın inebileceği bir pist. İnşallah bunlarla beraber bu fiziki altyapıyı tüm dünyaya göstermek suretiyle inşallah Kuzey Kıbrıs’ta yeni adımların atılmasını sağlamış olacağız.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akaryakıta gelen dev zamlar nakliyecileri vurdu: Kontak kapattılar

    Akaryakıta gelen dev zamlar nakliyecileri vurdu: Kontak kapattılar



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte  benzinin litre başına 2,52 TL olan ÖTV tutarı 7,52 TL’ye; motorinin litresinden alınan 2,05 TL’lik ÖTV tutarı ise 7,05 TL’ye yükseltilmişti. LPG’den (otogaz) alınan ÖTV ise litre başına 5,77 TL oldu.

    Yenigün’den Alper Temiz’in haberine göre, akaryakıta gelen zamların ardından nakliyeciler kontak kapatmak zorunda kaldı. Nakliyeciler İzmir’de yaptıkları eylemle zamları protesto ederek zamların geri alınmasını talep etti.

    Nakliyecilerin kontak kapatması toptan ürün sevkiyatında aksamalara neden olurken önümüzüdeki günlerde sevkiyatta yaşanacak sıkıntıların fiyatlara zam olarak yansıyacağı belirtildi.

    ‘ÇOK CİDDİ FİYAT ARTIŞI OOLACAK’

    İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası Başakanı Yıldırım Kaya, “Nakliyecilerin İzmir’de kontak kapatma nedeni elbetteki son darbe olan ÖTV zamlarıdır. Bu, toptancılara, oradan da esnaf ve vatandaşa maalesef çok ciddi bir fiyat artışı olarak yansıyacaktır. Uzun mesafe nakliye gerektiren ürünlerde şehirler arasında ciddi fiyat farkları oluşacak” diye konuştu.

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “MTV’ye gelen yüzde 100’lük zam ve akaryakıta gelen yüzde 27’lik ÖTV zammı, dolayısıyla nakliye fiyatlarını da yüzde 50 artıracak. Bu fiyatları vermek istemeyen müteşebbisler de büyük bir sıkıntı çekerken, veremeyenler ise muhtemelen batacaklardır. Doğal olarak sınırımızın altında taşımalar artacak. En nihayetinde bizler de, döngümüz bozulduğu için zarar edeceğiz. Zaten tırcılar kontak kapattılar. Arz talep meselesi ise maalesef çok kötü bir ortama doğru gitti. Vatandaşların ise evine girecek olan her türlü üründe de, çok ciddi bir fiyat artışı yaşanacak. Haliyle 11 bin 402 lira olan asgari ücret zammının hiçbir şekilde önemi kalmadı.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mustafa Sarıgül Meclis’teki zam oylaması için özür diledi: Mazeret yok



    Mustafa Sarıgül Meclis'teki zam oylaması için özür diledi: Mazeret yok

    CHP Erzincan milletvekili Mustafa Sarıgül, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen, bazı vergilerde artış öngören kanun teklifinin oylamalarına katılmayan milletvekilleri adına özür diledi. Sarıgül, “Demek ki bizim buradaki kadromuz da yeteri kadar oturmadı. Mazeret yok, muhalefet milletvekilleri olarak o gün hepimiz orada olmalıydık” ifadelerini kullandı.
     

    TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Sarıgül, zamlara tepki göstererek otogaz, motorin ve benzinin fiyatının 6 lira birden arttığını, bir bardak benzinin fiyatının 10 lira olduğunu söyledi.

    ‘SON DERECE ÜZÜNTÜ VERİCİ BİR OLAY’

    Meclis’te yapılan oylamada muhalefetten katılımın az olması üzerine gelen soruyu da yanıtlayan Sarıgül, şunları söyledi:

    “Ben bu noktada kendi payıma tüm yurttaşlarımdan özür diliyorum. Birazcık o konuda da grup başkanvekillerimizin bütün grupları uyarması lazım. Özellikle muhalefet milletvekili olarak orada bulunmamak son derece üzüntü verici bir olaydır. Bundan sonra kesinlikle böyle bir şey olmaz. Bu noktada benim çalışma arkadaşlarıma da gerçekten sitemlerimi iletiyorum. Başarı üç şeyden geçer: Milletvekili, kadro ve proje. Demek ki bizim buradaki kadromuz da yeteri kadar oturmadı. Mazeret yok, muhalefet milletvekilleri olarak o gün hepimiz orada olmalıydık.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Akşener: ‘Zam rüzgarına sessiz kalmayacağız’

    Meral Akşener: ‘Zam rüzgarına sessiz kalmayacağız’



    Mal ve hizmetlere uygulanan yüzde 8’lik KDV dilimini yüzde 10’a, yüzde 18’lik KDV dilimini ise yüzde 20’ye çıkaran karar yürürlüğe girmiş, söz konusu artışın ardından birçok temel ihtiyaç ürününe adeta zam yağmıştı.

    AKŞENER’DEN TEPKİ

    İktidarın yanlış ekonomi politikalarının sebep olduğu zam rüzgârına sessiz kalmayacağız” dedi.

    Meral Akşener Twitter hesabından bu akşam yaptığı açıklamada yaşanan zamları eleştirdi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yarın 81 il başkanlığında ekonomi açıklaması yapacaklarını belirten Akşener, şu ifadeleri kullandı:

    “İktidarın yanlış ekonomi politikalarının sebep olduğu zam rüzgârına sessiz kalmayacağız! “Millet için milletle beraber” anlayışıyla demokratik mücadelemizi her alanda sürdüreceğiz. Bu doğrultuda; Yarın saat 12:00’de 81 İl Başkanlığımızın yapacağı ortak açıklamayla, her zaman olduğu gibi yine milletimizin gür sesi olacağız!”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***