Etiket: Yolsuzluk

  • Honduras polisi, ABD’nin iade talebi üzerine eski Devlet Başkanı Hernandez’in evini kuşattı

    Honduras polisi, ABD’nin iade talebi üzerine eski Devlet Başkanı Hernandez’in evini kuşattı


    ABD’nin, Honduras’tan eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez’in iadesini istemesinin ardından çok sayıda polis, eski lideri gözaltına almak üzere yaşadığı evin etrafını sardı.

    Washington’ın Honduraslı eski lideri ‘uyuşturucu tacirleriyle gizli anlaşmalar yapma’ suçlamasıyla uzun süredir iadesini isteyeceği yönünde spekülasyonlar yapılıyordu.

    Sol duruşuyla bilinen Xiomara Castro’ya karşı, geçen ay yapılan seçimi kaybeden Hernandez, 8 yıl sonra koltuğunu kaybederken ABD tarafından yakın geçmişte kara listeye alınmıştı.

    Honduras, Washington’ın Orta Amerika’daki en önemli müttefiklerinden biri.

    ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, geçen ay yaptığı bir açıklamada, eski liderin ‘yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığı eylemleri gerçekleştirerek veya kolaylaştırarak önemli yolsuzluk olaylarına karıştığına’ dair ellerinde güvenilir bilgiler olduğunu söylemişti.

    Görgü tanıkları, eski devlet başkanının evinin dışında 100 kadar polis olduğunu, kendisinin ise evinin içinde saklandığını dile getirdi.

    Hernandez, hakkındaki suçlamaları reddediyor.

    Avukatı Hermes Ramírez de, tutuklama emrinin, eski liderin Guatemala merkezli Orta Amerika Parlamento (Parlacen) üyesi olması hasebiyle dokunulmazlığının bulunduğu ve kararın yasadışı olduğunu savundu.

    Honduras yargı erki sözcüsü Melvin Duarte, Yüksek Mahkeme’nin Hernandez’in iade davasını görecek bir yargıç belirlemek için salı sabahı toplanacağını aktardı.

    Görevde kaldığı süre içerisinde Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’ın desteğini kazanan Hernandez, uzun süredir yolsuzluk ve uyuşturucu kartelleri ile bağı olduğu iddiasıyla suçlanıyordu.

    Geçen yıl da kardeşi ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 30 yıl hapse mahkum edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tek ihalede hazinenin 6 milyar lirası iç edildi

    CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tek ihalede hazinenin 6 milyar lirası iç edildi


    Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya üzerinden halka seslenerek hükümetin yolsuzluğuyla ilgili bilgiler verdi.

    Ana muhalefet partisi lideri sosyal medya üzerinden yayınladığı videoda “Belge yağıyor yolsuzluklar, itiraflar peşkeşler. Ben sizi bunlara şahit olmanız için davet ettim” dedi ve “bir ıslak imza ile hazineden 6 milyar liranın nasıl iç edildiğini” belgesini göstererek anlattı.

    3 Nisan 2018 tarihli belgede 3 milyar liralık bir açık ihalenin “beşli çeteye peşkeş çekilmesi için” yeniden ihaleye açıldığını ve 9 milyara imzalandığını aktaran Kılıçdaroğlu bu tür belgelerin yüzlercesinin elinde olduğunu bildirdi.

    “Ben bugün hala devletimizde vatanseverler, direnenler var demek için geldim ve bu onurlu memurlar bu iişleri incelemeyi bırakmış değiller. Tarihe not düşecek raporları hazırlamaya devam ediyorlar” diyen Kılıçdaroğlu konuşmasını “Selam olsun vatansever bürokratlara, memur Teoman’lara, direnenlere” diyerek bitirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’de üç üst düzey yetkili yolsuzluk suçlamasıyla Komünist Parti’den atıldı

    Çin’de üç üst düzey yetkili yolsuzluk suçlamasıyla Komünist Parti’den atıldı


    Çin’de aralarında eski bankacılık düzenleme kurumu başkan yardımcısı da olmak üzere üç üst düzey yetkili “yolsuzluk” suçlamasıyla ülke yönetiminde tek söz sahibi Komünist Parti’den atıldı. Bu kişiler hakkında ayrıca adli soruşturma açıldı.

    Komünist Parti yönetimi son olarak ülkede yolsuzlukla mücadelede kararlı bir kampanya başlatılacağını duyurmuştu.

    Hedef Şi Cinping’in siyasi düşmanlarını ortadan kaldırmak mı?

    Çin konusunda uzman yorumcular, yolsuzlukla mücadele kampanyasıyla Devlet Başkanı Şi Cinping’in siyasi düşmanlarının ortadan kaldırılmasının hedeflendiği görüşünü dile getiriyor.

    Parti yönetiminden yapılan açıklamada, “Bankacılık Denetleme Kurumu eski Başkan Yardımcısı Cai Esheng, eski Yüksek Mahkeme üyesi Meng Xiang ve eski Ulusal Gıda Yönetimi Başkan Yardımcısı Xu Ming, ciddi disiplin yasal ihlallerden dolayı Parti Yönetim Kurulu’ndan atıldı. “denildi.

    Parti Disiplin Komitesi’nden yapılan ayrı bir açıklamada ise üç kişinin başkalarına yardım karşılığında kişisel mevkilerini kullanarak rüşvet ve yasa dışı şekilde değerli varlıklar almayı kabul ettikleri ifade edildi.

    Açıklamada, partiden atılan bu üç kişiyle ilgili adli soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Bu kişiler, suçlu bulunmaları halinde kişisel mal varlıklarına el konulmanın dışında haklarında idam veya ömür boyu hapis istenebilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ülkesine dönen Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko ‘vatana ihanetten’ mahkemede

    Ülkesine dönen Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko ‘vatana ihanetten’ mahkemede


    Eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ‘vatana ihanetten’ gıyabında 15 yıl hapis cezasıyla yargılandığı ülkesine döndükten sonra mahkemeye çıkarıldı.

    Polonya’dan ülkesine dönen Eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Kiev’de kalabalık bir grup tarafından karşılandı. Havalimanı önünde toplanan kalabalık, ‘baskıyı bitirin’ ve ‘demokrasiye ihtiyacımız’ var sloganları attı.

    Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Poroşenko, pasaportuna el konulduğunu söyleyerek tepki gösterdi. Bir kaç haftadır ülke dışında olan eski devlet başkanı, polis tarafından alınarak mahkemeye götürüldü.

    Mahkeme Poroşenko’nun ‘vatana ihanet’ ve ‘terörizme finansman sağlamakla’ suçlandığı davada sanık hakkında karar verecek.

    Ukrayna’da görülen davada mahkeme, eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko’nun mal varlığına el konulmasına karar vermişti.

    Poroşenko’nun avukatı Igor Golovan, mal varlığına el konulması kararını temyize götüreceklerini ve müvekkili Poroşenko’nun 17 Ocak’ta ülkeye dönüp başsavcı ile görüşeceğini ifade etmişti.

    Poroşenko. Donbas bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılardan kömür temin ettiği gerekçesiyle “vatana ihanet” ve “terörizme finansman sağlamakla” suçlanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güney Kore’de 5 yıldır cezaevinde bulunan eski Cumhurbaşkanı Park serbest bırakıldı

    Güney Kore’de 5 yıldır cezaevinde bulunan eski Cumhurbaşkanı Park serbest bırakıldı


    Güney Kore’de rüşvet ve yolsuzluk suçlamasıyla 5 yıldır cezaevinde bulunan eski Cumhurbaşkanı Park Geun-hye, bugün serbest bırakıldı.

    Cumhurbaşkanı Moon Jae-in, geçen hafta yaptığı açıklamada, aralarında Park Geun-hye’nin de bulunduğu 3 binden fazla kişiyi yıl sonu affedeceğini duyurmuştu.

    Moon’un liderliğindeki liberal hükümet, “bu affın geçmiş bölünmelerin üstesinden gelmek ve pandeminin getirdiği zorluklar karşısında ulusal birliği yüceltmek adına alındığı” görüşünü dile getirmişti.

    Bazı gözlemciler Moon’un bu girişimle 69 yaşındaki Park’ın sağlık sorunlarından kaynaklanan yükün hafifletileceği görüşünü dile getiriyor.

    Konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan gözlemciler ise Moon’un bu girişimle mart ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “muhalefeti bölmeyi amaçladığı” yorumunu yapıyor.

    Son bir aydır aşırı ruhsal stresin yanı sıra bel fıtığı, omuz sakatlanması ve diş sorunlarından dolayı bir devlet hastanesinde tedavi altında olan Park’ın Moon’a af kararından dolayı teşekkür etmişti.

    Adalet Bakanlığı’na göre 31 Aralık günü 3 bin 94 tahliye edildi.

    Park neden mahkum oldu?

    Güney Kore’nin eski cumhurbaşkanı Park Geun-hye 2018 yılında görevini kötüye kullanmak ve rüşvet almaktan dolayı suçlu bulunarak 24 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Geun-hye, devlet başkanı olduğu dönemde danışmanlarıyla işbirliği yaparak Ulusal İstihbarat Servisi’nin kasasından zimmetine para geçirip devleti yaklaşık 27 milyon dolar kayba uğratmaktan 6 yıl, nüfuzunu kullanarak parlamento seçimlerine müdahale suçlarından da 2 yıl ek ceza almıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yolsuzluk soruşturmasıyla sarsılan Avusturya’da başbakan değişiyor

    Yolsuzluk soruşturmasıyla sarsılan Avusturya’da başbakan değişiyor


    Avusturya’da eski Başbakan Sebastian Kurz’un yolsuzluk soruşturması sonrası siyaseti bıraktığını açıklamasının ardından koalisyon hükümetinin büyük ortağı merkez sağ Halk Partisi (ÖVP) genel başkanlığına getirilen İçişleri Bakanı Karl Nehammer, ülkenin yeni başbakanı olacak.

    ÖVP Genel Başkanlığı başta olmak üzere tüm siyasi görevlerini bıraktığını açıklayan Kurz’un siyasetten ayrılması, ülke siyasetini hareketlendirirken maliye ve eğitim bakanları istifa ettiklerini, mevcut Başbakan Alexander Schallenberg ise ÖVP’nin yeni genel başkanına başbakanlık görevini devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

    Bu gelişmeler üzerine ÖVP Yönetim Kurulu toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında İçişleri Bakanı Nehammer, parti yönetiminin kendisini yeni genel başkan olarak seçtiğini duyurdu.

    Nehammer, partinin oy birliği ile aldığı kararla aynı zamanda başbakan adayı da olduğunu duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen ile görüştükten sonra başbakanlık görevini devralacağını ifade eden Nehammer, mevcut bakanlar kurulunda da değişikliğe gidileceğini bildirdi.

    Kabinede değişiklik

    Nehammer, kendisinin başbakan olacağı yeni kabinede, maliye, eğitim, içişleri bakanlarının değişeceğini, mevcut Başbakan Alexander Schallenberg’in yeniden Dışişleri Bakanı olacağını kaydetti.

    Kabinede yapılacak değişikliklere ilişkin koalisyon ortağı Yeşiller Partisi lideri ve Başbakan Yardımcısı Werner Kogler’le görüştüğünü ve fikir birliği içinde olduklarını belirterek, en kısa sürede Cumhurbaşkanı ile görüşüp çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

    Kurz’un siyaseti bırakması

    Kurz, dün yaptığı açıklamada, 10 yıllık siyasi kariyerine son verdiğini, kısa süre içerisinde başta parti genel başkanlığı olmak üzere bütün görevlerini devredeceğini bildirmişti.

    Kurz’un ardından hakkında yolsuzluk davası açılan eski Maliye Bakanı Gernot Blümel ve Eğitim Bakanı Heinz Faßmann da istifa ettiklerini açıklamıştı. Başbakan Schallenberg de başbakanlık koltuğunu ÖVP’nin yeni genel başkanına bırakacağını duyurmuştu.

    Avusturya’da 6 Ekim’de savcılığın, aralarında Kurz’un da bulunduğu 10 kişi hakkında yolsuzluk, rüşvet ve güveni kötüye kullanma gerekçeleriyle başlattığı soruşturma sonrasında, eski başbakan 9 Ekim’de istifa etmek zorunda kalmıştı.

    Kurz’dan boşalan başbakanlık koltuğuna, dönemin Dışişleri Bakanı Schallenberg getirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pandora Belgeleri’nde adı geçen isimler hakkında siyasiler ne dedi?

    Pandora Belgeleri’nde adı geçen isimler hakkında siyasiler ne dedi?


    Onlarca siyasi lider, iş insanı ve diğer kamu görevlilerinin vergi cennetlerinde sakladığı gizli hesap ve mali sırları açığa çıkaran Pandora Belgeleri’nin ifşası sonrası, adı geçen isimler kendilerini savundu.

    Bazı isimler söz konusu belgelerde kendileriyle ilgili yazılan bilgilerin asılsız olduğunu öne sürerken, kimileri de farklı ülkelerde taşınmaz mal, nakit ya da yatırıma sahip olmanın yasalara aykırı bir durum teşkil etmediğini söyledi.

    Pandora Belgeleri’nde aralarında Türkiye, ABD, Hindistan, Ürdün, Ukrayna, Çekya, Brezilya gibi farklı ülkelerden 130’a yakın kurum ve şahsın ile alakalı vergi kaçırma ya da mal varlığını saklamak gibi birçok iddia yer alıyor.

    Ürdün, Ekvador, Şili ve Çekyalı siyasilerden iddialara yalanlama

    Pandora Belgeri’nde adı geçen Ürdün Kralı II. Abdullah konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Maalesef Ürdün’e karşı başlatılan bir kampanya var. Ülkeler arası ilişkilerimizi zedelemek ve şüphe oluşturmak isteyen kişilerden saklayacak bir şeyimiz yok. Ama biz bundan daha güçlüyüz. Ürdün halkının hedef alındığı ilk olay bu değil.” diye konuştu.

    Güney Amerika ülkesi Ekvador’un Başkanı Guillermo Lasso da Pandora Belgeleri’nde adı geçen bir diğer siyasi isim. Lasso, hiçbir vergi cennetinde şirketi ya da bu gibi kurumlarla ilişkisinin olmadığını ifade ederek, “Belgelerde adım geçiyor. Ancak ben Ekvador Başkanı adayı olabilmek için zaten birçok yatırım şirketiyle ilişkimi kesmiştim.” diye konuştu.

    Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera da ilk kez göreve geldiği 2010 senesi öncesinde bağlantılı olduğu şirketlerle ilişkisini kestiğini belirterek, “12 sene önce yönetiminde bulunduğum aile şirketlerinden ayrıldım. Başka şirketlerle de ilişkim yok. Ailemin sahip olduğu hiçbir şirketin de yurt dışında yatırımı ya da hesabı bulunmuyor.” dedi.

    Çekya Başbakanı Babis: Bu durum seçimlerin sonuçlarını etkileyecek

    2011 yılında siyasete atılmadan önce zengin bir iş insanı olan Çekya Başbakanı Andrej Babis ise adının geçtiği belgelerdeki tüm para hareketlerinin yasal olduğunu ve bu durumun sadece 5 gün sonra 10 Ekim’de düzenlenecek seçimlerin sonuçlarına etki edeceğini söyledi.

    Söz konusu belgelerdeki para hareketlerinin 12 sene öncesine ait olduğunun altını çizen Babis, “Bu durum seçimlere etki edecek. Bunu 2017 senesinde de yaşadık. O dönemde iddialar tahvillerle alakalıydı. O işlemleri iş insanı kimliğimle yaptım ve iddiaları reddediyorum. Şimdi tüm bu haberler bir hafta boyunca yazılıp çizilecek.” diyerek kızgınlığını dile getirdi.

    Babis, 2017 senesinde Avrupa Birliği fonlarından haksız yere 2 milyon dolarlık destek aldığı gerekçesiyle soruşturmaya tabi tutulmuştu.

    Von der Leyen: AB, vergi konusunda en şeffaf sistemlerden birine sahip

    Öte yandan dünyaca ünlü bazı siyasi isimler de Pandora Belgeleri ile ilgili görüşlerini dile getirdi, vergi kaçırmayla alakalı tüm hareketlerin yakından izlenerek bunu yapan kişilerin cezalandırılmasını savundu.

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın dünyadaki en şeffaf vergi denetim bölgelerinden biri olduğunu belirterek, “Görüldüğü üzere yapılanlar yetersiz ve bu konuda daha fazla çalışma yapmalıyız. Vergi işleriyle alakalı kılıf olarak kullanılan şirketlerle alakalı yıl sonuna kadar bir çalışmayı tamamlayacağız. Mevcut sorunlara çözüm getiriyoruz.” dedi.

    Obrador: Bu paraların kaynağı da açığa çıkarılmalı

    Brezilya Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador, söz konusu belgelerde geçen isimlere ait varlık ve nakit paranın kaynaklarının da açığa çıkartılması gerektiğini savunurken, Rusya adına konuşan Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov ise söz konusu belgelerle ABD’nin dünyanın en çok vergi kaçıran ve bu alanda sisteminde en çok boşluk bulunan ülkesi olduğunun açığa çıktığını söyledi.

    Marin’den belgeleri açığa çıkaran gazetecilere tebrik

    Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, vergi kaçırma eylemlerinin büyük bir sorun olduğunu belireterek, söz konusu belgeleri açığa çıkaran gazetecileri tebrik etti. Marin, gelecekte bu tarz olayların yaşanmaması için Avrupa Komisyonu ile birlikte çalıştıklarını ifade etti.

    Pandora Belgeri’nde adı geçen geçen bazı isim ve kuruluşlar tüm işlemlerin yasal olduğunu savunsa da kamuoyunun büyük tepkisi çekti. Uzmanlar söz konusu işlemler sebebiyle kaçırılan vergilerin daha iyi bir amaca hizmet edebilecek mali program ve projelerde kullanılabilecekken, bu yolla şahıs ve özel kurumlara yarar sağladığını ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sarkozy’nin yolsuzlukla yargılandığı davada 6 ayı tecilli olmak üzere 1 yıl hapis cezası istendi

    Sarkozy’nin yolsuzlukla yargılandığı davada 6 ayı tecilli olmak üzere 1 yıl hapis cezası istendi


    Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, 2012’de kaybettiği Cumhurbaşkanlığı seçiminde yasa dışı finansman sağlamakla yargılandığı davada 6 ayı tecilli olmak üzere 1 yıl hapis cezası talep edildi.

    Paris Savcılığı, Sarkozy için 6 ayı tecilli olmak üzere 1 yıl hapis ile 3 bin 750 euro para ve eski cumhurbaşkanı ile aynı davada yargılan 13 sanık için 18 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istedi.

    Paris Adli Mahkemesinde 20 Mayıs’tan bu yana devam eden davada 22 Haziran’a kadar sürecek.

    15 Haziran’da mahkeme salonuna gelerek hakime ifade veren Sarkozy, 2012’deki seçim kampanyasını 2007’deki gibi yürüttüğünü ve söz konusu suçlamaları reddettiğini belirtmişti.

    Sarkozy, 2012’de kaybettiği Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin seçim kampanyasında yasa dışı finansman sağlamakla suçlanıyor.

    Seçim harcamalarının parti faaliyeti gibi gösterilip Sarkozy’nin seçim kampanyasında yasal sınır olan 22,5 milyon avronun yaklaşık 2 kat üzerine çıkılmasının önüne geçildiği ileri sürülüyor.

    Sarkozy, seçim kampanyasının finansmanı sırasında, tanıtım ve halkla ilişkiler kampanyasını yürüten Bygmalion şirketinden sahte fatura almakla ilgili şirket de Sarkozy’nin masraflarını gizlemek için sahte fatura düzenlemekle suçlanıyor.

    Sarkozy, 1 Mart’ta yolsuzlukla suçlandığı “telekulak” davasında, 2 yılı tecilli olmak üzere 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus muhalif Navalny’nın kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı tasfiye edildi

    Rus muhalif Navalny’nın kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı tasfiye edildi


    Rusya’da muhalif Aleksey Navalny’nın kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı (FBK) tasfiye edildi.

    Rusya Federal Vergi İdaresi’nin tüzel kişi kayıt sisteminde yer alan bilgiye göre, kar amacı gütmeyen Yolsuzlukla Mücadele Vakfı, mahkeme kararıyla 31 Ağustos’ta tasfiye edildi.

    Rus muhalif Navalny tarafından 2011’de kurulan, 2020’de yeni bir hukuki yapılanma için tasviye edilip tekrar açılan vakıf ülke dışından finanse edildiği gerekçesiyle Rusya Adalet Bakanlığı’nca “yabancı ajan” statüsünde bulunuyordu.

    2020’de vakfı kapattığını duyuran Navany yeni bir hukuki yapılanmanın ardından tekrar açtı, ancak Rus yetkililer de kuruluşu yeniden “yabancı ajan” statüsüne aldı.

    Rus mahkemesi, 9 Haziran’da Navalny ile bağlantılı kuruluşları aşırılık yanlısı ilan ederek, bunların faaliyetlerini yasaklamııştı.

    Rusya Soruşturma Komitesi, kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Navalny hakkında yeni soruşturma başlatıldığını 11 Ağustos’ta bildirdi.

    Navalny zehirlenmesinin üzerine Berlin’deki tedavisinin ardından Moskova’ya dönüşünde tutuklanmış, hakkında açılan diğer davalarda verilen ertelenmiş cezaların normal hapis cezasına çevrilmesi sonucu haspse atılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İran Cumhurbaşkanı Reisi: Hükümetteki şartımız tüm yöneticiler için yolsuzlukla mücadele

    İran Cumhurbaşkanı Reisi: Hükümetteki şartımız tüm yöneticiler için yolsuzlukla mücadele


    İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, hükümetleri döneminde önceliklerinden birinin yolsuzlukla mücadele olduğunu söyledi.

    Geçtiğimiz ay göreve başlayan Reisi, “Bu dönemde, halkın zedelenmiş güvenini yeniden inşa etmeliyiz. İnsanların güvenini yeniden kazanmanın yolu dürüst olmaktır” dedi.

    İran Cumhurbaşkanı Reisi, devlet televizyonunda yayınlanan röportajında, Tahran’da muhafazakarların oluşturduğu yeni hükümet döneminde ülkesinin izleyeceği iç ve dış politika hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Yolsuzlukla mücadele edeceklerini vurgulayan Reisi, “Bu hükümetin bakanları, yetkilileri ve yöneticileri yolsuzlukla mücadele konusunda bir anlayışa sahip çünkü hükümetteki şartımız her düzeydeki tüm yöneticiler için yolsuzlukla mücadeledir. Kameralar önünde halka cevap vermek sadece Cumhurbaşkanı’nın görevi değildir. Yöneticilerimizin her biri kendilerini her düzeyde sorumlu tutmalı ve halkımız her konuda bilgilendirilmelidir.” şeklinde konuştu.

    “Batı ile baskı altında müzakereyi kabul etmeyeceğiz”

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan ve haziranda ara verilen nükleer görüşmelere yeniden başlamaya hazır olduklarını ancak baskı altında müzakereyi kabul etmeyeceklerini söyledi.

    Önceki hükümet döneminde halkın hükümete yönelik güven duygusunun zayıfladığını belirten Reisi, “Bu dönemde, halkın zedelenmiş güvenini yeniden inşa etmeliyiz. İnsanların güvenini yeniden kazanmanın yolu dürüst olmaktır. Bütün devlet adamları dürüst olmalı ve verilen sözü dürüstçe yerine getirmeli ancak yerine getirilmiyorsa neden yerine getirilmediğini halka açıklamalıdır.” diye konuştu.

    Konuşmasının bir başka bölümünde ülke dışındaki İranlılara ülkeye yatırım yapma çağrısında bulunan Reisi, “Yurt dışındaki İranlılara, İran’ın yatırım için güvenli ve öngörülebilir olduğunu söylüyorum. Devlet kurumları da yatırım almaya hazırdır. dedi.

    “Komşularımızla ilişkiler önceliğimiz”

    Afganistan’daki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı, Afganistan’daki sorunların çözümünün bu ülkedeki halkın iradesiyle kurulacak bir hükümetin oluşturulmasıyla mümkün olacağını belirtti.

    Afganistan halkının iradesiyle doğan bir hükümeti desteklediklerini ifade eden Reisi, ülkedeki çatışmaların durdurulmasının da önemini vurguladı.

    Reisi, Afganistan konusunda farklı ülkelerden 50’den fazla yetkiliyle temas kurduğunu ve görüşmelerin süreceğini kaydetti.

    Afganistan’ın güvenliğini İran’ın güvenliği olarak kabul ettiklerini dile getiren Reisi, “Sadece Afganistan değil, tüm komşu ülkelerin güvenliği bizim güvenliğimizdir ve komşularımızla ilişkilerin önceliğimiz olduğunu defalarca dile getirdim.” ifadelerini kullandı.

    İran’da 18 Haziran’da yapılan 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak ülkenin 8. Cumhurbaşkanı olan İbrahim Reisi, 5 Ağustos’ta yemin ederek resmen görevine başladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***