Etiket: Yolsuzluk

  • Ukrayna’da büyük yolsuzluk operasyonu: Eski İçişleri Bakanı ve oligarkın evlerine baskın yapıldı

    Ukrayna’da büyük yolsuzluk operasyonu: Eski İçişleri Bakanı ve oligarkın evlerine baskın yapıldı


    Ukrayna’da yolsuzlukla mücadele kapsamında eski içişleri bakanı ve bir oligarka ait konutlarla vergi dairelerinde eş zamanlı operasyon yapıldı. 

    Devlet Başkanı Vladimir Zelensky’nin partisinin başkanı David Arakhamia, oligark Igor Kolomoisky ve eski İçişleri Bakanı Arsen Avakov’un evinin arandığını söyledi.

    Bazı gümrük memurlarının işten çıkarıldığını belirten Arakhamia, “Ülke savaş sırasında değişecek. Birileri değişime hazır değilse, o zaman devletin kendisi gelip onların değişmesine yardımcı olacak” dedi. 

    Geçtiğimiz hafta aralarında savunma yetkilileri ve devlet başkanlığının üst düzey bir yardımcısının da bulunduğu bir düzine kadar üst düzey yetkili görevden alındı.

    Avrupa Birliği etkisi

    Operasyon, Zelenskiy’nin Avrupa Birliği yetkilileriyle bir zirveye ev sahipliğine hazırlandığı sırada yapıldı.

    Ukrayna, Avrupa ve ABD’den askeri ve mali destek almayı sürdürmek için yolsuzluklar konusunda ilerleme kaydetmesi yönünde baskı görüyor.

    Geçen yıl Ukrayna’ya adaylık statüsü veren Avrupa Birliği de üyelik için yolsuzlukla mücadele reformlarını temel şartlarından biri haline getirmişti.

    Yıllardır kronik yolsuzluğun yaşandığı ülke, yaklaşık bir yıldır Rusya’nın işgaline karşı savaşıyor.

    “1 milyar Euro’yu zimmetine geçirdi”

    Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), “yolsuzluk ve demokrasiyi baltalamakla suçlanarak” ABD’ye girişi yasaklanan, ülkenin en zenginlerinden Kolomoisky’nin evinde yapılan aramanın görüntülerini yayınladı.

    Operasyonun Kolomoisky’nin iki enerji şirketinden 40 milyar Grivna’yı (bir milyar Euro) zimmete geçirilmesiyle ilgili bir soruşturma kapsamında başlatıldığı kaydedildi. 

    SBU, Kiev vergi dairesi başkanının “milyonlarca dolarlık” dolandırıcılık planlarını ortaya çıkardığını duyurdu. 

    Yolsuzlukla raporunda 116. sırada

    Ukrayna lideri  Zelenskiy’nin, ülkede yolsuzluğa müsamaha gösterilmeyeceğini açıklamasının ardından geçtiğimiz hafta üst düzey bazı yöneticiler istifa etti. Başsavcı Yardımcısı Oleksiy Symonenko, Zelensky’nin danışmanlarından Kyrylo Timoşenko, Savunma Bakanı Yardımcısı Minister Vyacheslav Shapovalov dahil olmak üzere önemli görevlerdeki bazı yöneticiler istifalarını sundu.

    Devletin yönetim şeklini değiştirme vaadiyle 2019’da ezici bir çoğunlukla seçilen Zelenskiy, “Şunun net olmasını istiyorum: geçmişte olduğu gibi, devlet kurumlarına yakın çeşitli insanların ya da tüm hayatlarını bir koltuğun peşinde geçirenlerin yaşam tarzına geri dönüş olmayacak.” ifadesini kullanmıştı.

    Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2022 yılı yolsuzluk algılama endeksi sıralamasında, Ukrayna 180 ülke arasında 116. sırada yer aldı. Yolsuzlukla mücadele önemli reformlar gerçekleştirdiği belirtilen Ukrayna’da Rus işgalinden sonra kurtarma amaçlı fonların ‘cebe indirilme riskinin arttığı’ belirtiliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu: Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettik suikast tehdidi geldi

    Kılıçdaroğlu: Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettik suikast tehdidi geldi


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine’den “418 milyar dolar dolar çalındığını tespit etmelerinin ardından suikast tehditleri aldığını” öne sürdü. Kılıçdaroğlu Sayıştay’a da seslenerek, “İktidara geldiğimizde o raporlarda 418 milyar doları görmezsem, görevinizi layıkıyla yerine getirmemişsiniz demektir. Vallahi de billahi de raporda görmezsem yakarım sizleri” dedi. 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. “Artık Türkiye şunu bilmeli, ayrışmayacağız, inadına kucaklayacağız. Kavga etmeyeceğiz, inadına barışacağız, ülkemize huzuru ne pahasına olursa olsun mutlaka getireceğiz” ifadelerini kullanan CHP liderinin konuşmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

    Doğal gaz fiyatları

    “Rusya Ukrayna savaşından sonra doğalgaz fiyatları yüzde 80 düştü. Dünyada ucuzladı. Erdoğan hiç ses çıkarmıyordu. Sanıyordu ki Bay Kemal’in dünyadaki gelişmelerden haberi yok! Hemen söyledim, haberim var. ‘Doğal gaz fiyatları yüzde 80 düştü sen niye düşürmüyorsun’ dedim. Hemen harekete geçtiler. Sadece sanayiciler ve doğalgaz santralleri için düşürdüler, az düşürdüler ama. Konutlarda iş yerlerinde yok. Oralarda düşürmediler. Kışın en ağır geçtiği mevsimin en derinden hissedildiği Erzurum Kars gibi kentlerimiz var. Doğalgaz fiyatını neden düşürmüyorsun kardeşim. Sen de yüzde 80 ucuz alıyorsun, neden milletin sırtına bunu yıkıyorsun! Bu adaletsiz bir vergi, çözümünü istiyoruz! Umuyoruz konutlarda, iş yerlerinde doğalgaz fiyatını düşürmüş olurlar”

    “Asgari ücret açlık sınırının altında”

    “Asgari ücrete büyük zamlar yaptılar sözde. Bu zammın enflasyonla eriyeceğini tahmin ediyorduk ama bu kadar hızlı eriyeceğini düşünmemiştik. Asgari ücret 8 bin 500 lira. 4 kişilik ailenin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür fiyatları toplanıyor ve asgari ücret belirleniyor. Asgari ücret alanların sayısı 5 milyon 400 bin kişi. Onlar şu anda açlık sınırının altında maaş alıyor. Türk İş’in belirlediği açlık sınırının altında kaldı bu asgari ücret. Alın terinin bu kadar ucuzlatıldığı, insanların açlık sınırının altında maaş almaya mahkum edildiği bir tek adam rejimi var. Benim görevim iktidar olduğumuzda hiçbir asgari ücretlinin açlık sınırının altında maaş almayacağı bir düzeni inşa etmektir!”

    Ortak Mutabakat Metni

    “Ortak Politikalar Mutabakat Metni, demokrasi tarihinde bir ilktir. 6 lider bir araya geldik ve devlet için bir beka sorunu haline gelen tek adam rejimini değiştirip bu ülkeye demokrasiyi getirmek için bir araya geldik. Cumhuriyet tarihinde 6 lider bir araya gelip 2300’ün üzerinde var olan sorunlara tek tek çözüm üretiyorsa ve bunu oy birliği ile yapıyorsa Türkiye’nin geleceği aydınlıktır, kimse endişe etmesin.”

    Hazineden çalınan 418 milyar dolar ve suikast iddiası

    “Asıl panik, uzman ekiplerimiz, Hazine’den çalınan paranın peşine düştüğünde başladı. O raporlar masama geldiği an korkunç bir paniğe kapıldılar. Çalınan paranın toplamının 418 milyar dolar olduğunu saptayınca karalama kampanyaları ve suikast tehditleri gelmeye başladı. Ben korktum mu? Vız gelir tırıs geçer. Kale gibiyiz, sur gibiyiz, yiğit gibiyiz. Bu vesile ile devletimizin temel kurumlarından birisi olan Sayıştay’a ve denetçilerine seslenmek istiyorum. İktidara geldiğimizde o raporlara 418 milyar doları görmezsem, görevinizi layıkıyla yerine getirmemişsiniz demektir. Vallahi de billahi de raporda görmezsem yakarım sizleri. Çok değil, 3,5 ay sonra iktidara geldiğimizde kendi raporlarımızı sizin raporlarınızla karşılaştıracağım. Kim görevini yapmış, kim yapmamış göreceğiz. Son bir şans vermek için onlardan randevu talep edeceğim, gideceğim ve baş başa görüşeceğim. Şimdi konuştuklarımın daha ayrıntısını konuşacağım. Son bir Bay Kemal uyarısı yapmak istiyorum. Beytü’l-male dokunan yanacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AP yolsuzluk skandalı: Panzeri, Katar ve Fas bağlantısını kabul etti

    AP yolsuzluk skandalı: Panzeri, Katar ve Fas bağlantısını kabul etti


    Avrupa Parlamentosu’nu sarsan yolsuzluk skandalında Belçikalı makamlarca anlaşarak “itirafçı” olan eski AP milletvekili Pier Antonio Panzeri, Katar ve Fas’ın yolsuzluk skandalına karıştığını doğruladı ancak operasyonun beyni olduğu iddialarını reddetti.

    Avukat Laurent Kennes, euronews’e yaptığı açıklamada, “Panzeri bugün Katar ve Fas ile bağlantılı yolsuzluk eylemlerine aktif olarak katıldığını ve dolayısıyla yolsuzluk yaptığını ve başkalarını da yolsuzluğa bulaştırdığını itiraf etti” dedi.

    Ancak daha fazla yabancı ülkenin olaya karışıp karışmadığını teyit etmekten kaçınarak, gizliliğin “soruşturmanın ilerlemesini sağlamak” için olduğunu savundu.

    Avukat “Herkes Katar ve Fas’ı ilgilendiren bir davadan bahsettiğimizi biliyor. Eğer başka ülkeler de varsa, soruşturma her şey basına açıklanmadan devam edebilmelidir. Buna da soruşturmanın gizliliği deniyor” diye konuştu.

    Şimdiye kadar resmi olarak yalnızca ‘Basra Körfezi ülkesi’ olarak tanımlanan, ancak yaygın olarak Katar olduğuna inanılan bir ülke tarafından Avrupa Birliği’nin politikalarını etkilemek amacıyla ödenen “büyük miktarlardaki paranın” araştırıldığı soruşturmayla ilgili olarak aralarında Panzeri’nin de bulunduğu dört kişi tutuklanmış ve haklarında dava açılmıştı.

    Son haftalarda potansiyel adları rüşvet söylentilerine karışan Doha ve Fas ise iddiaları reddediyor.

    Henüz yeni bir isim ortaya çıkmadı

    Belçikalı yetkililerle varılan anlaşma çerçevesinde Panzeri’nin de “suç örgütünün lideri” olduğunu kabul ettiğini belirten Kennes, “Ancak bu onun tek lider olduğu anlamına gelmiyor. Bu onun amaçlarından biri, insanları yozlaştırmak olan bir örgütün liderlerinden sadece biri olduğu anlamına geliyor” diye konuştu.

    Anlaşma kapsamında Panzeri, rüşvet verdiğini kabul ettiği kişinin kimliği de dahil olmak üzere, başka kişilerin de olaya karıştığını Belçikalı yetkililere bildirmeyi taahhüt etmişti. Ancak Kennes, bir kez daha soruşturmanın gizliliğine atıfta bulunarak isim vermeyi ya da diğer AB kurumlarında çalışan AP üyeleri ya da yetkililerin olaya dahil olup olmadığını söylemeyi reddetti.

    Kennes, bu isimlerin kamuoyuna açıklanmasının “gizli bir ortamda ne söyleyeceğinin önceden duyurulması ve “Federal Savcılık ile aramızdaki anlaşmanın ihlali” anlamına geleceğini söyledi ve bunun müvekkilinin çıkarına olmadığının altını çizdi.

    Belçika Federal Savcılığı salı günü yaptığı açıklamada, parlamentoda üç dönem görev yapan İtalyan sosyalist miletvekili Panzeri’nin “pişmanlık anlaşması” imzaladığını ve daha düşük bir ceza karşılığında ‘iyilik karşılığı nakit’ planıyla ilgili “önemli, açıklayıcı” bilgileri paylaşma sözü verdiğini duyurmuştu.

    Panzeri’nin yanı sıra AP’nin eski başkan yardımcısı Yunan Eva Kaili, ortağı Francesco Giorgi ve sivil toplum kuruluşu direktörü Niccolo Figa-Talamanca iddialarla ilgili gözaltında bulunuyor. Belçikalı yetkililer ayrıca iki sosyalist milletvekilinin daha dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep etti. Bu isimlerin Belçikalı vekil Marc Tarabella ve İtalyan vekil Andrea Cozzolino olduğu bildirildi.

    Panzeri’nin kızı ve eşi için “iyilikseverlik” beklentisi

    İşbirliği karşılığında Panzeri beş yıl ertelenmiş hapis cezasına çarptırılacak ve bunun en fazla bir yılı cezaevinde ya da elektronik gözetim altında geçirilecek. Ayrıca 80 bin euro ertelenmiş para cezası alacak ve 1 milyon euroya da el konulacak.

    Panzeri’nin hakkındaki cezalardan haberdar olduğunu belirten Kennes, euronews’e yaptığı açıklamada kendisini savunmakla ve haksız yere suçlamak ya da yakınları hariç kimsenin olayla bağlantısı olmadığını söylemekle ilgilenmeyen birinin adaletin çıkarına olacağını belirterek anlaşmayı savundu.

    Öte yandan avukat, Panzeri’nin eylemlerinden haberdar olduklarından şüphelenilen eşi Maria Dolores Colleoni ve kızı Silvia Panzeri ile ilgili savcının “belli bir iyilikseverlik göstereceğini” de umduğunu dile getirdi.

    Belçikalı yetkililer İtalya’dan Panzeri’nin eşi ve kızının iadelerini talep etmiş, iki kadın da bu talebe itiraz etmişti.  

    Kennes “Her ikisinin de İtalya’da avukatları var ve Belçika makamlarına teslim edilmeyeceklerini umuyorlar ancak büyük ihtimalle Belçika’da sorgulanacaklar ki bu da gayet normal. Bildiğim kadarıyla, gözaltında sorgulanmayacakları umuduyla sorgulanmaya zaten onay verdiler.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AP’de iki milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için süreç başlatıldı

    AP’de iki milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için süreç başlatıldı


    Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Katar bağlantılı yolsuzluk soruşturması yürüten Belçika makamlarının talebi üzerine iki milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için acil yasal süreç başlattı.

    AP’den yapılan açıklamada, Metsola’nın 16 Ocak’ta düzenlenecek AP Genel Kurulu’nda talebi duyuracağı bildirildi.

    Açıklamada, hangi milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için Belçika makamlarından talep geldiği belirtilmedi.

    Konuya vakıf kaynaklar, iki AP üyesinin İtalyan Andrea Cozzolino ve Belçikalı Marc Tarabella olduğunu ve her ikisinin de Ssosyal Demokratlar grubuna mensup olduğunu aktardı. 

    İtalyan gazetesi La Repubblica da, Belçika yargı makamlarının daha önce soruşturmada isimleri geçen İtalyan milletvekili Andrea Cozzolino ve Belçikalı Marc Tarabella’nın dokunulmazlıklarının kaldırılmasını isteyeceğini yazmıştı.

    Belçika yargısının talebi 16 Ocak’ta Genel Kurulda duyurulduktan sonra karar teklifi için Yasal İşler Komitesine gönderilecek. Komite, bir raportör atayacak ve taleplerle ilgili bir oturum düzenlenebilecek.

    Raportörün hazırlayacağı taslak rapor komitede tartışılıp oylanacak. Raporda öngörülen tavsiye kararı AP Genel Kuruluna gönderilecek. Karar, Genel Kurulda yapılacak oylamada kesinleşecek.

    AP’nin tüm prosedürü 13 Şubat’a kadar tamamlaması bekleniyor.

    Belçika’daki yolsuzluk soruşturması

    Belçikalı makamların yürüttüğü yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama soruşturması kapsamında, aralık ayında çok sayıda noktada aramalar yapılmış, 1,5 milyon euro nakit para ele geçirilmiş ve 4 kişi gözaltına alınmıştı.

    Gözaltına alınan kişilerin AP’nin başkan yardımcılığı sona erdirilen Yunan milletvekili Eva Kaili, eski İtalyan AP Milletvekili Pier Antonio Panzeri, Kaili’nin partneri ve AP’de asistan olarak çalışan yine Francesco Giorgi ve hukukun üstünlüğü konularında çalışan bir sivil toplum kuruluşunun yöneticisi Niccolo Figa-Talamanca olduğu açıklanmıştı.

    Giorgi’nin ifadesinde iki AP milletvekili Andrea Cozzolino ile Marc Tarabella’nın Panzeri’den para aldığını söylediği ileri sürülmüştü. Tarabella’nın Belçika’daki evinde de arama yapılmıştı. 

    Arama, Belçika yasaları gereğince AP Başkanı Metsola’nın nezaretinde yürütülmüştü.

    Kamuoyunda ‘lobi skandalı’ olarak tanımlanan olayda söz konusu kişilerin AP’nin ekonomik ve siyasi kararlarını etkilemek üzere Körfez ülkesi Katar’dan rüşvet aldıkları iddia edilmişti. 

    Konuyla ilgili haberlerde adı geçen Katar iddiaları reddetmişti. 

    Daha sonraki haberlerde Fas’ın da bu kişilere rüşvet verdiği iddia edilmiş, Fas istihbaratı ile Fas’ın Polonya’daki Büyükelçisi Abderrahim Atmoun’un şüphelilerle görüştüğü ileri sürülmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AP eski başkan yardımcısı Yunan parlamenter Eva Kaili’nin gözaltı süresi bir ay uzatıldı

    AP eski başkan yardımcısı Yunan parlamenter Eva Kaili’nin gözaltı süresi bir ay uzatıldı


    Belçika’daki yolsuzluk ve kara para aklama soruşturmasında gözaltına alınan Avrupa Parlamentosu’nun (AP) eski başkan yardımcısı Yunan parlamenter Eva Kaili’nin bir ay daha gözaltında tutulmasına karar verildi.

    Belçika mahkemesi, adli denetim koşuluyla elektronik kelepçe takılarak Eva Kaili’nin tutuksuz yargılanması talebini reddetti.

    Kaili hakkında ilk kez çıkarıldığı mahkemede yapılan ön duruşmada hakimlerin kararı açıklandı.

    Belçika Federal Savcılığı, Kaili’nin yargılama öncesinde gözaltı süresinin bir ay uzatıldığını açıkladı. Kaili’nin karara 24 saat içinde itiraz etmesi durumunda 15 gün içinde temyiz mahkemesine çıkarılacağı bildirildi.

    Belçikalı makamların yürüttüğü yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama soruşturmasında çok sayıda noktada aramalar yapılmış, 1,5 milyon euro nakit ele geçirilmiş ve 4 kişi gözaltına alınmıştı.

    Gözaltına alınan kişilerin AP’nin başkan yardımcılığı sona erdirilen Yunan parlamenter Eva Kaili, eski İtalyan AP parlamenteri Pier Antonio Panzeri, Kaili’nin partneri ve AP’de asistan olarak çalışan Francesco Giorgi ile hukukun üstünlüğü konularında çalışan bir sivil toplum kuruluşunun yöneticisi Niccolo Figa-Talamanca olduğu açıklanmıştı.

    Bu kişilerin AP’nin ekonomik ve siyasi kararlarını etkilemek üzere bir Körfez ülkesinden rüşvet aldıkları iddia edilmişti. Konuyla ilgili haberlerde adı geçen Katar, iddiaları reddetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan, Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Eva Kaili’nin tüm mal varlığını dondurdu

    Yunanistan, Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Eva Kaili’nin tüm mal varlığını dondurdu


    Yunanistan, Katar bağlantılı yolsuzluk suçlamalarının ardından Avrupa Parlamentosu (AP) Başkan Yardımcısı Eva Kaili’nin tüm mal varlığını dondurdu.

    9 Aralık’ta Belçika Federal Savcılığı’nın talimatıyla 16 eve baskın yapılmış AP’deki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı (S&D) ve Yunan muhalefet partisi PASOK üyesi Eva Kaili ile 3 kişi daha gözaltına alınmıştı.

    Belçika Federal Savcılığı, Kaili ve diğer gözaltına alınanların sorgusunun bugün de devam ettiğini bildirdi.

    Yunanistan Kara Para Aklamayı Önleme Kurumu Başkanı Haralambos Vourliotis’in aynı kurumun bir üyesine dayandırarak verdiği bilgide Kaili’yi hedef alan tedbirin, “banka hesapları, kasalar, şirketler ve diğer tüm finansal varlıkları” kapsadığını belirtti.

    Ayrıca mal varlıklarını dondurma kararına Kaili’nin anne ve babası gibi yakın aile üyelerinin de dahil olduğu ifade edildi. 

    Atina’nın lüks semtlerinden Kolonaki’de yeni kurulan bir emlak şirketi de Otorite’nin radarında bulunuyor. Zira şirketin eski televizyon sunucusu 44 yaşındaki politikacının Belçika’da gözaltında tutulan İtalyan ortağı tarafından kurulduğu iddia ediliyor. 

    “Adaletin tecelli etmesi için elimizden geleni yapacağız”

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Parlamentosu’ndaki yolsuzluk iddialarına ilişkin haberlerin “çok endişe verici” olduğunu söyleyerek, “Bir soruşturma yürütülüyor ve biz de bunu takip ediyoruz” dedi.

     AP Başkanı Roberta Metsola da Twitter’dan “AP, kararlı bir şekilde yolsuzluğun karşısındadır. Bu aşamada, ilgili tüm kolluk kuvvetleri ve adli makamlarla tam işbirliği yaptığımızı ve yapacağımızı doğrulamak dışında, devam eden soruşturmalar hakkında yorum yapamayız. Adaletin tecelli etmesi için elimizden geleni yapacağız.” paylaşımında bulundu.

    Kaili’nin mensubu olduğu AP’deki S&D de üyeliğinin askıya alındığını duyurdu. PASOK, dün, Kaili’yi partiden ihraç etmişti.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, “Bu gerçekten inanılmaz olayı artık hukukun tüm titizliğiyle, kesin bir şekilde aydınlatması gerekiyor. Çünkü söz konusu olan aynı zamanda ve her şeyden önce Avrupa’nın güvenilirliği” dedi.

    İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Coveney, “Bu, bir daha tekrarlanmamasını sağlamak için köküne kadar inmemiz gereken bir skandal. Ne olduğunun açıklığa kavuşturulması için tam ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli” ifadelerini kullandı.

    Katar’dan rüşvet iddialarına yalanlama

    Öte yandan Katar, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) bazı ekonomik ve siyasi kararlarını etkilemek için AP’de stratejik konumdaki kişilere rüşvet verdiği yönündeki iddiaları yalanladı.

    Katar Avrupa Birliği Misyonu’nun söz konusu iddialara ilişkin resmi Twitter hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Basında haberleri çıkan bazı kişilere yönelik suçlamalarla Katar’ın ilişkilendirilme çabalarını kesin bir dille reddediyoruz. Katar devletinin birtakım iddialarla ilişkilendirildiği bu haberlerin asılsız olduğunu ifade ediyoruz” denildi.

    Açıklamada, Katar’ın, uluslararası hukuka ve devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallara tam uyum içerisinde ve kurumsal ilişkiler yoluyla diplomatik olarak çalışmalarını yürüttüğü kaydedildi.

    “Çantalar dolusu nakit para”

    Belçika Federal Savcılığından 9 Aralık’ta yapılan açıklamada, ismi verilmeyen bir Körfez ülkesinin birkaç aydır AP’nin kararlarını etkilemek amacıyla AP’de stratejik konumdaki kişilere büyük miktarda nakit para verdiği, maddi değeri yüksek hediyeler teklif ettiğinden şüphelenildiği duyurulmuştu.

    Açıklamada, yapılan aramalarda toplam 600 bin euro değerinde nakit, bilgisayar ekipmanı ve cep telefonu ele geçirildiği ifade edilmişti.

    Basında çıkan haberlerde ise eski AP Başkan Yardımcısı Eva Kaili ve bazı parlamenterlerin, AP’nin ekonomik ve siyasi kararlarını etkilemek üzere Katar’dan rüşvet aldığı iddia edilmişti.

    Belçika medyasındaki haberlere göre AP’nin 14 başkan yardımcısından biri olan Kaili ile Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı’nın (S&D) eski İtalyan milletvekili ve İtalyan Articulo Uno Partisi Üyesi Pier-Antonio Panzeri, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Luca Visentini ve S&D grubundan asistan Francesco Giorgi gözaltına alınanlar arasında yer alıyor.

    Resmi açıklamalarda ise Kaili ile diğer parlamenterlerin, “yolsuzluk soruşturması” kapsamında gözaltına alındığı ifade ediliyor.

    Bir adli kaynak, Bayan Kaili’nin dairesinde “çantalar dolusu nakit para” bulunduğunu söyledi.

    Olayın pazartesi günü Avrupa Parlamentosu siyasi grup başkanlarının Fransa’nın Strazburg kentindeki genel kurulun açılışında yapacakları toplantıda ele alınması bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lübnan Merkez Bankası Başkanı, kara para aklamak ve zimmete para geçirmekten AB’nin takibinde

    Lübnan Merkez Bankası Başkanı, kara para aklamak ve zimmete para geçirmekten AB’nin takibinde


    Almanya’da savcılık, Lübnan Merkez Bankası Başkanı Riyad Selame’nin kara para aklamak ve zimmetine para geçirmek suçlamasıyla Avrupa Birliği Adli İş Birliğini Geliştirme Birimi’nin (Eurojust) yakın takibine aldığı kişiler içinde olduğunu duyurdu.

    Eurojust tarafından yapılan yazılı açıklamada, Fransa, Almanya, Lüksemburg, Monako ve Belçika’da 2002 ile 2021 yılları arasında yaklaşık 330 milyon dolar ve 5 milyon euroyu zimmete geçirdiğinden şüphelenilen beş kişiye ait mülklere ve banka hesaplarına el konulduğu aktarıldı.

    Eurojust, bu kişilerin kimliklerine açıklık getirmedi. Münih savcılığı ise Reuters’e gönderdiği e-mail mesajında, Eurojust’ın suçlamalarının Selame’nin karıştığı düşünülen yolsuzlukla ilgili olduğunu aktardı.

    Alman savcılara atıfta bulunan Reuters, Saleme’nin karıştığı yolsuzlukla ilgili yaklaşık 132 milyon dolar tutarındaki Lübnan’a ait bir varlığın dondurulduğunu duyurdu. Eurojust sözcüsü ise suçlanan kişilerin kimliği ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

    Lübnan’da yerel mahkeme, Selame hakkında geçen hafta “yasa dışı yollarla zenginleşme ve kara para aklama” suçlamasıyla soruşturma açmıştı.

    İsviçre Savcılığı geçen yıl, Selame’nin erkek kardeşi Raja’nın da içinde yer aldığı 330 milyon dolar tutarındaki kara para aklama ve zimmete para geçirme ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Lübnan’dan hukuki yardım talep etmişti.

    Eurojust, yolsuzluğun yapıldığı düşünülen 5 ülkedeki yetkililerle koordinasyonu sağlıyor.

    Eurojust, iki ya da daha çok üye ülkeyi ilgilendiren suçlarda, ilgili ülkelerin adli makamları arasında cezai konularda işbirliğini geliştirmek üzere faaliyetini sürdürüyor.

    Üye ülkelerin temsilcilerinin oluşturduğu bu birim sayesinde AB, örgütlü suçlar ile mücadelede yargısal işbirliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiliz mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un yargılanmasının önünü açtı

    İngiliz mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un yargılanmasının önünü açtı


    İngiltere’de Londra Yüksek Mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un resmi görevini bırakmasının ardından dokunulmazlığının sona erdiğine karar vererek eski sevgilisi Corinna zu Sayn-Wittgenstein’in özel hayatı taciz ve yasa dışı takip suçlamalarından yargılanmasının önünü açtı.

    Wittgenstein’in eski İspanya Kralı hakkındaki suçlamasını değerlendiren İngiliz mahkemesi, Juan Carlos’un avukatları aracılığıyla savunduğu “Kraliyet Ailesi’nin üyesi olması ve özel statüsünden” dolayı halen dokunulmazlığının bulunduğu yönündeki talebini reddetti.

    Mahkeme, Juan Carlos’un resmi olarak İspanya Krallığı görevini bıraktığı Haziran 2014’ten itibaren dokunulmazlığının bulunmadığına kanaat getirdi.

    Bu kararla Juan Carlos’un, eski sevgilisi Wittgenstein’in ortaya attığı “özel hayatı taciz ve İspanyol gizli servis yetkilileri tarafından baskı ve gözetime tabi tutulduğu” suçlamalarından yargılanmasının önünde hiçbir engel kalmadı.

    Eski İspanya Kralı, sivil mahkemede görülmesi gereken davayı kaybetmesi halinde en fazla tazminat ödemek zorunda kalacak.

    Eski Kral Juan Carlos 1,5 yıldır BAE’de

    Juan Carlos’un, İspanya’da hakkında açılan soruşturmaların ardından 3 Ağustos 2020’de ülkeyi terk etme kararı aldığı açıklanmış, ardından aynı tarihte BAE’ye gittiği duyurulmuştu.

    İspanya’da 39 yıl (1975-2014) boyunca devlet başkanı olan ve diktatör Franco’nun ardından demokrasiye geçişin önünü açmasıyla bilinen 84 yaşındaki eski Kral Juan Carlos, 18 Haziran 2014’te tahtını oğlu Felipe’ye bırakmış ve ardından 2 Haziran 2019’da Kraliyet ailesi içindeki tüm resmi sorumluluklarını sona erdirdiğini açıklamıştı.

    Eski sevgilisi Corinna Larsen tarafından bazı suçlamalara maruz kalan Juan Carlos’un devlet bütçesinden aldığı yıllık maaş, yolsuzluk iddialarının ardından Haziran 2020’de kesilmişti.

    İspanya Yüksek Mahkemesi Savcılığı, yaklaşık 2,5 yıl yürüttüğü soruşturma sonrasında Juan Carlos hakkındaki suçlamaları 5 Mart’ta kaldırmış, eski Kral BAE’de yaşamaya devam edeceğini ancak zaman zaman İspanya’ya geleceğini açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsası eski CEO’su, ‘mistik dolandırıcılıktan’ tutuklandı

    Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsası eski CEO’su, ‘mistik dolandırıcılıktan’ tutuklandı


    Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa (NSE) Kurulu eski Başkanı Chitra Ramkrishna bir guru ile gizli bilgileri paylaşarak yasaları ihlal ettiği suçlamasıyla tutuklandı.

    Fransız Haber Ajansı (AFP) Hindistan Merkezi Soruşturma Bürosu’nun, 2013-2016 yılları arasında NSE Kurulu Başkanı olarak görev yapan 59 yaşındaki Ramkrishna’yı dün akşam tutukladığını duyurdu.

    Hindistan polisi, geçen ay hiç bir tecrübesi olmamasına rağmen Ramkrishna tarafından bir gurunun tavsiyesi üzerine çok yüksek maaşla göreve getirilen Anand Subramanian isimli danışmanı tutuklamıştı.

    Borsanın eski başkanı, ülkede milyonlarca kişi tarafından kutsal ilan edilen Ganj Nehri’nde tanıştığı tahmin edilen bir guru ile gizli bilgileri paylaştığını ortaya çıkaran bir soruşturmanın ardından ilk önce geçen ay 400 bin dolar para cezasına çarptırılmıştı.

    Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu yayımladığı 190 sayfalık raporda, Ramkrishna’nın NSE Başkanı olarak görev yaptığı süre de dahil olmak üzere yaklaşık 20 yıl boyunca bir gurudan tavsiye istediğini açıklamıştı.

    Mistik dolandırıcılık nasıl gerçekleşti?

    Ramkrishna ile guru arasındaki bazı e-posta alışverişlerini içeren soruşturma raporunda, bu tür e-postaları gönderdiğini inkar etmeyen Ramkrishna’nın “gurunun elinde bir kukla olduğu”, “borsayı gurunun yönettiği” öne sürülmüştü.

    Soruşturmada, Ramkrishna’nın finansal veriler, geleceğe dönük tahminler, günlük operasyonlar, yönetim kurulu toplantı gündemleri, çalışan değerlendirmeleri ve önemli randevular gibi hassas bilgileri paylaştığı iddia edilmişti.

    Himalaya dağlarında yaşayan ruhsal güç

    Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu, Ramkrishna’nın guruyu “kendisini istediği her yerde gösterebilen ve herhangi bir fiziksel veya konumsal koordinatları olmayan“ ancak ”büyük ölçüde Himalaya dağlarında yaşayan” bir ruhsal güç olarak tanımladığını aktarmıştı.

    Ramkrishna, soruşturma sırasında müfettişlere guru ile yaptığı istişarelerin borsada veya yatırımcılarda kayıplara veya başka zararlara yol açtığına dair hiçbir kanıt olmadığını iddia etmişti.

    1990’larda Hindistan borsasının kurulmasına yardım eden beş finans uzmanından biri ve ilk kadın CEO’su olan Ramkrishna, kişisel nedenleri öne sürerek 2016’da NSE’den ayrılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pandora yolsuzluk belgeleri: Şili Devlet Başkanı Pinera’nın azil işleminin başlamasına onay

    Pandora yolsuzluk belgeleri: Şili Devlet Başkanı Pinera’nın azil işleminin başlamasına onay


    Şili Kongresinin alt kanadı Temsilciler Meclisi, “bir maden projesinin satışında yolsuzluk yaptığı” iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında Devlet Başkanı Sebastian Pinera’nın azil işleminin başlatılmasına onay verdi.

    Şili Senatosunda yaklaşık 22 saat süren oturumun ardından Pinera’nın azil işleminin başlatılması, 3 “çekimser” ile 67 “hayıra” karşı 78 “evet” oyuyla Temsilciler Meclisinde kabul edildi.

    Bu onayının ardından Senato’da oylanacak azil işleminin burada 3’te 2’lik çoğunluk tarafından kabul edilmesi durumunda Devlet Başkanı Pinera görevinden azledilecek.

    43 üyesi bulunan Senatoda 24 koltuğa sahip muhalifler, Pinera’nın azil işlemini resmileştirmek için iktidar yanlısı 5 senatörün oyuna ihtiyaç duyacak.

    Senatoda da onaylanması durumunda İçişleri Bakanının, ülkeyi 120 gün içinde devlet başkanlığı seçimine götürmesi gerekiyor.

    Öte yandan Şili’de 21 Kasım’da devlet başkanlığı seçimi yapılacak.

    Bir milletvekili 15 saat konuştu

    Şili Sosyalist Partisi Milletvekili Jaime Naranjo, Temsilciler Meclisindeki oturumda, karantinada bulunan milletvekili Giorgio Jackson’un oylamaya yetişebilmesi için konuşmasını yaklaşık 15 saat uzattı.

    Naranjo, konuşmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Ben ona (Giorgio Jackson) oylamada hazır bulunabilmesi ve böylece azil işleminin onaylanması için bir dayanışma jesti yaptım. Eğer bir dayanışma jesti için beni etik kuruluna şikayet edeceklerse bu benim için onurdur.” ifadesini kullandı.

    Jackson, Covid-19’a yakalanmış bir kişiyle temasta bulunduğu için pazartesi günü karantinada bulunuyordu.

    Naranjo, konuşmasını uzatarak oylamanın salı günün ilk saatlerinde yapılmasını ve böylece Jackson’un oylamaya yetişebilmesini sağladı.

    Pandora Belgeleri’nde Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera’nın hissedarı olduğu Dominga maden projesinin 2010’da 152 milyon dolara satışında usulsüzlük yapıldığı iddialarının yer alması nedeniyle Pinera hakkında soruşturma başlatılmıştı.

    Azil işlemi, Pinera’ya yöneltilen yolsuzluk iddialarının ardından “Devlet Başkanının anayasadaki dürüstlük ilkesini ihlal etmesi ve milletin onurunu ciddi şekilde tehlikeye atması” suçlamalarıyla Temsilciler Meclisine sunulmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***