Etiket: yargı

  • AİHM, Redhack davasında ‘özgürlük ve ifade özgürlüğü’ haklarının ihlal edildiğine hükmetti

    AİHM, Redhack davasında ‘özgürlük ve ifade özgürlüğü’ haklarının ihlal edildiğine hükmetti


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eski Bakan Berat Albayrak’ın RedHack tarafından ele geçirilen kişisel e-posta hesabındaki bilgileri haberleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan Tunca Öğreten ile Mahir Kanaat’ın özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği yönünde karar verdi.

    Diken haber editörü Tunca Öğreten “DHKP/C”, Birgün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat ise “FETÖ/PDY” ile irtibatlı olmakla suçlanıyordu.

    AİHM, davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “özgürlük ve güvenlik hakkı”na ilişkin 5.1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardı. Mahkeme ayrıca, sanıkların avukatlarının soruşturma dosyasına erişemediği için 5.4 maddesinin ihlal edildiğine kanaat getirdi.

    Son olarak, ifade özgürlüğüne ilişkin Sözleşmenin 10. maddesinin de ihlal edildiği tespit edildi.

    Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait, WikiLeaks platformu üzerinde de yayınlanmış e-postaları indirip haberleştirmenin “basın özgürlüğü” kapsamına girdiğine işaret eden AİHM, haber nedeniyle gazetecilerin somut kanıt olmaksızın terör örgütü üyeliğinden suçlanmasının “tarafsız bir gözlemciyi ikna etmek için yeterli olmadığı” vurgusunu yaptı.

    Mahkeme ayrıca karar açıklamasında, “muhalif seslerin yargılama öncesi tutuklanmasının, bu davada olduğu gibi, hem tutulan kişiler hem de bir bütün olarak, toplum için çok sayıda olumsuz etki yarattığını” ifade etti.

    Mahkemenin kararına göre Ankara, Tunca Öğreten’e 5 bin 700 euro maddi tazminat, davacıların her birine 14 bin euro manevi tazminat ve 2 bin 250 euro mahkeme masrafı ödeyecek.

    Redhack davasında ne olmuştu?

    Redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait elektronik yazışmaları haberleştirdikleri için BirGün çalışanı Mahir Kanaat, Diken eski editörü Tunca Öğreten, kapatılan DİHA’nın Haber Müdürü Ömer Çelik, kapatılan DİHA’nın muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, 25 Aralık 2016’da gözaltına alındı.

    İstanbul, Ankara ve Diyarbakır merkezli yapılan operasyonda gözaltına alınan altı isimden Öğreten, Kanaat ve Çelik 24 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanırken, diğer isimler 17 Ocak 2017’de serbest bırakıldı.

    Kanaat ve Öğreten’in, Anayasa Mahkemesine yaptıkları bireysel hak ihlali başvuruları sonuçsuz kalmıştı. Anayasa Mahkemesi, gazetecilerin “kişi hürriyeti ve güvenliği” ve “ifade ve basın özgürlüklerinin” ihlal edilmediği sonucuna varmıştı.

  • Fransa’da İsrail ürünlerine boykot çağrısı yaptığı için dava edilen yayın yönetmeni beraat etti

    Fransa’da İsrail ürünlerine boykot çağrısı yaptığı için dava edilen yayın yönetmeni beraat etti


    Fransız yargısı, İsrail ürünleri için boykot çağrısında bulunmanın suç sayılamayacağını karar verdi.

    Lyon Ceza Mahkemesi, İsrail ilaç şirketi Teva tarafından, Filistin yanlıları tarafından başlatılan boykot çağrısını yayınladığı için dava edilen “Europalestine” sitesinin yayın direktörünün suçsuz olduğuna karar verdi.

    Mahkemenin kararı ile “rahatladığını” ifade eden Europalestine sitesi sorumlusu Olivia Zemor, “Umarım bu karar, kendilerine her konuda izin verildiğini düşünen ve Filistin halkına sağlanan desteklerin önlenebileceğini düşünen İsrailli lobisinin ofislerini sakinleştirecektir” diye konuştu.

    Mahkeme: İsrail devletine vergi veren, ordunun bütçesine katkıda bulunur

    İsrail’in Filistin’deki işgal politikasına karşı başlatılan boykot hareketi, Fransa’da tepkilere neden olmuştu. Boykot çağrısında bulunan bu kampanyayı sitesi Europalestine’de yaydığı için Fransa’da faaliyet gösteren ve merkezi İsrail’de bulunan Teva ilaç şirketi dava açmıştı.

    Teva, boykot çağrısında “şirketin İsrail ordusunu finanse ettiği” iddiasını gerçek olmadığını belirterek, Europalestine sitesinin iftira ettiğini söylüyordu. Mahkeme ise, merkezi İsrail’de bulunan şirketin, İsrail devletine vergi vererek, İsrail ordusunun bütçesine katkıda bulunduğunu, dolayısıyla iddianın iftira olarak sayılamayacağını söyledi.

    Duruşmada, Zemor’un avukatları söz konusu boykot çağrısının, insan haklarını savunma eylemi ve ifade özgürlüğü” olduğunu ileri sürdü.

    Davacılar ise, söz konusu boykot hareketinin, “Yahudi düşmanlığını besleyen bir eylem” olduğunu iddia etmişti.

  • AB’den AstraZeneca’ya ikinci Covid-19 aşı davası

    AB’den AstraZeneca’ya ikinci Covid-19 aşı davası


    Avrupa Birliği (AB), Covid-19 aşısı tedarikindeki gecikmeler nedeniyle ilaç şirketi AstraZeneca’ya karşı ikinci kez dava açtı.

    AB Komisyonu Sözcüsü Stefan de Keersmaecker, günlük basın toplantısında, AstraZeneca firmasına karşı yeni bir hukuki süreç başlattıklarını açıkladı.

    Amaçlarının AstraZeneca şirketi ile yapılan ön alım anlaşmasında belirtilen dozların AB’ye teslim edilmesi olduğuna dikkati çeken Keersmaecker, ilk davanın, durumun aciliyeti göz önüne alınarak mahkemenin ihtiyati tedbir kararı alması için açıldığını anımsattı.

    Keersmaecker, ikinci davanın da AB’nin “hakkı olan” aşıların tedarik edilmesiyle ilgili olduğunu, satın alma sözleşmelerinin ihlal edilip edilmediğinin belirleneceğini ifade etti.

    AstraZeneca firmasının ön satın alma sözleşmesindeki hüküm ve koşullara uymadığını iddia eden Keersmaecker, mahkemeye kendi gerekçelerini sunduklarını belirtti.

    Keersmaecker, “Maddi tazminat talep etmek için burada değiliz. Aşıların teslim edilmesini talep ediyoruz.” diye konuştu.

    Mahkemenin, AstraZeneca’nın dozları teslim etmesi yönünde karar almasını beklediklerini ifade eden Keersmaecker, söz konusu teslimatın gerçekleşmesini sağlamak için firmaya para cezası uygulanabileceğini söyledi.

    Keersmaecker, AstraZeneca’nın acilen 90 milyon ilave doz aşı tedarik etmesi gerektiğini vurguladı.

    Açılan ikinci davanın ilk duruşması bugün Brüksel mahkemesinde gerçekleştirildi.

    AB’nin AstraZeneca ile yaptığı anlaşmada 300 milyon doz aşı sağlanması ve talep edilmesi halinde 100 milyon ilave dozluk alım opsiyonu yer alıyordu.

    Firma şimdiye kadar AB’ye yaklaşık 50 milyon doz aşı tedarik etti.

    AB, yılın ilk çeyreğinde 120 milyon doz aşı beklerken, şirket sadece 30 milyon doz sağlayabilmişti.

    İkinci çeyrekte ise AB tarafı 180 milyon doz bekliyordu ancak firma, bu dönemde 70 milyon doz sağlayabileceğini açıklamıştı.

    AstraZeneca, AB ile yaptıkları sözleşmede somut biçimde tedarik miktarı ve tarih taahhüt etmediklerini savunuyor.

    AB’nin bugüne kadar opsiyonlar dahil olmak üzere BioNTech-Pfizer ile 2,4 milyar, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi-GSK ile 300 milyon, Johnson & Johnson ile 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 460 milyon doz aşı almak için sözleşmesi bulunuyor.

    Şu ana kadar BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson & Johnson firmaları tarafından üretilen aşılar AB onayı almış durumda.

    AB yönetimi, bu sözleşmeleri göz önünde bulundurarak yaz aylarında 450 milyon nüfusluk AB’de, yetişkin nüfusun yüzde 70’ini aşılamayı hedefliyor.

  • İtalya, Nice’teki terör saldırısıyla bağlantılı Arnavut’un Fransa’ya iade edilmesini onayladı

    İtalya, Nice’teki terör saldırısıyla bağlantılı Arnavut’un Fransa’ya iade edilmesini onayladı


    İtalyan yargısı, 2016 yılındaki Nice kentinde meydana gelen ve 86 kişinin ölümüne yol açan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu düşünülen bir Arnavutluk vatandaşının Fransa’ya iade edilmesine yeşil ışık yaktı.

    Fransa’da yargılanacak olan Arnavut, “14 Temmuz Ulusal Gün” kutlamaları sırasında kiraladığı kamyonu, kalabalığın üstüne süren saldırgana silah sağlamakla suçlanıyor.

    Napoli’deki istinaf mahkemesi, bugünkü duruşmada, 21 Nisan’da tutuklanan Endri Elezi’nin Fransa’da yargılanması kararını onayladı.

    28 yaşındaki sanık, duruşmada, saldırganı tanımadığını iddia ederek, söz konusu kişiye silah sağladığı yolundaki suçlamaları reddetti.

    Mohamed Lahouaiej Bouhlel isimli saldırgan, polis tarafından vurularak etkisiz hale getirilmişti.

    Fransız yetkililer, kamyonda ele geçirilen ve çalıntı olduğu düşünülen tüfeği, Endri Elezi’nin tedarik ettiğini düşünüyor.

    Paris Ceza Mahkemesi, saldırıda suç ortaklığında bulundukları gerekçesiyle Endri Elezi de dahil 8 kişiyi yargılayacak.

  • George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi

    George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi


    Amerikalı savcılar, George Floyd cinayeti davasında sanık eski polis memuru Derek Chauvin’ı yargılayan hakimden ağırlaştırıcı faktörleri değerlendirmesini isteyerek daha büyük bir ceza talep etti.

    Minnesota Eyaleti Başsavcısı Keith Ellison ve başsavcı Matthew Frank, Bölge Mahkemesi Yargıcı Peter Cahill’e gönderdiği bir mektupta, “Chauvin’in devlet otoritesini temsil ettiği ve savunmasız bir kurban olan Floyd’u zalimce öldürdüğü için yürürlükte olan eyalet kurallarından daha sert bir cezayı hak ettiğini” söyledi.

    Savcılar, “sanığın eylemleri büyük bir acıya neden olduğunu ve Chauvin’in Floyd’a tıbbi yardım vermek için “hiçbir girişimde bulunmadığını” ekledi.

    Jüri, Chauvin’ı cinayet ve kasıtsız adam öldürmekten suçlu buldu

    Minneapolis’teki Hennepin Bölge Mahkemesinde 4 haftadır devam eden yargılamada 20 Nisan’da 12 kişilik jüri, kendisine yöneltilen 2. ve 3. dereceden cinayet ile 2. dereceden adam öldürmek suçlamalarının tümünden Chauvin’i suçlu bulmuştu.

    Hakkındaki üç iddiadan da suçlu bulunan Chauvin, Minnesota kanunlarına göre en fazla 75 yıla kadar hapis cezası alabilecek.

    Kararın okunmasının hemen ardından hakkındaki 1 milyon dolarlık kefalet kaldırılan Chauvin, tutuklanarak cezaevine götürülmüştü.

    Chauvin’in karar duruşması 16 Haziran’da yapılacak.

    George Floyd’un ölümü

    Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Derek Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

    Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline sıçramıştı.

    Floyd’un ölümüne neden olmakla suçlanan Chauvin, olaydan 4 gün sonra gözaltına alınmış, hakkında cinayet ve adam öldürme suçuyla dava açılarak tutuklanmıştı.

    Chauvin, 29 Mayıs 2020’den beri tutuklu bulunduğu Oak Park Heights’teki hapishaneden 10 Temmuz 2020’de, kefalet bedeli olan 1 milyon doların “Allegheny Casualty Company” adlı kuruluş tarafından garanti edilmesinin ardından serbest bırakılmıştı.