Etiket: Yaptırımlar

  • ‘AB’nin Rusya yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan kullanılıyor’ iddiası

    ‘AB’nin Rusya yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan kullanılıyor’ iddiası


    Letonya Başbakanı Krisjanis Karins, tüccarların “Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan’ı kullandığını” söyledi. 

    Estonya, Litvanya ve Letonya’nın başbakanları, Estonya’nın başkenti Tallin’de bir araya geldi.

    Avrupa’nın bu üç ülkeyle ticaretinin daha önceye nazaran ‘orantısız bir şekilde’ arttığını öne süren Karins, söz konusu iddiasına kanıt sunmadı ve ticaretinin yapıldığını iddia ettiği kalemleri de belirtmedi.

    Üçlü görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Karins, “Boşluklara bakmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Verilere bakarsak Kazakistan, Ermenistan ve Türkiye gibi ülkelerin belirli ticaret türlerinin geçmişe nazaran çok daha fazla arttığını görüyoruz. Tüccarların, (Türkiye, Kazakistan ya da Ermenistan ile) yasal yollardan mal ticareti yapmanın yollarını buldukları ve bu ülkelerin yaptırım rejimine uymamaları nedeniyle de bu malları Rusya’ya yeniden gönderdikleri gayet açık görülüyor.” dedi. 

    “Giderek sıkılaşan yaptırımlardan kaçınmaya çalışan şirketlerin ve bireylerin daha da genişleyen boşluklara sahip olması riskini göze alamayız.” diyen Letonya lideri, “Dolayısıyla yaptırımlardan kaçınmanın ikincil etkisine odaklanmaya başlamalıyız. Bu yapılabilir, özellikle de Avrupa düzeyinde birlikte hareket edersek.” ifadelerini kullandı. 

    Üç Baltık Avrupa Birliği ülkesi, Ukrayna işgali nedeniyle Moskova’ya yönelik yaptırımlara öncülük ediyor. 

    Estonya Başbakanı Kaja Kallas ise, “İstihbaratımız, Ukraynalıların da dile getirdiği gibi, Rusların bu bir yılı anmak ya da savaşta bir şeyler kazandıklarını göstermek için gerilimi daha da tırmandırmayı planladığını söylüyor.” uyarısında bulundu. 

    Ayrıca Estonya Başbakanı, yaptırımlardan kaçınmanın önlenmesi amacıyla Rusya ile “ticaretin tamamen yasaklanmasının” düşünülmesi gerektiğini kaydetti. 

    Rusya’nın Ukrayna işgalinin başladığı 24 Şubat tarihinin birinci yıl dönümüne atıfta bulunan Litvanya Başbakanı Ingrida Simonyte de “Kremlin’in bu alışkanlığını, rakamsal meselelere önem verme konusundaki tuhaflığını biliyoruz. Ancak bunun tutumumuzu hiçbir şekilde değiştirmemesi gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü 23’ü ya da 25’i, 11’i veya 10’u… Hala aynı şeyi yapmamız gerekiyor. Ukrayna’ya destek verilmesini ve Ukrayna’nın savaşı kazanmasını sağlamalıyız.” diye konuştu. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye ile ABD eş zamanlı olarak IŞİD’e finansman sağlayan şebekenin mal varlığını dondurdu

    Türkiye ile ABD eş zamanlı olarak IŞİD’e finansman sağlayan şebekenin mal varlığını dondurdu


    Türkiye ile ABD’nin eş zamanlı olarak IŞİD’e finansman sağladığı tespit edilen 5 gerçek ve 2 tüzel kişinin mal varlıklarının dondurulmasına karar verdiği bildirildi.

    Dışişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, IŞİD ile bağlantılı bir şebekenin mal varlıklarının dondurulduğu duyuruldu.

    IŞİD’e finansman sağladığı tespit edilen 5 gerçek ve 2 tüzel kişinin mal varlıklarının Türkiye ve ABD tarafından eş zamanlı olarak dondurulmasına karar verildiğine işaret edilen açıklamada, “Kamuoyu, söz konusu karar hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmakta olan bir açıklamayla ayrıca bilgilendirilmektedir.” ifadesine yer verildi.

    Açıklamada, Türkiye’nin terörizmin finansmanının önlenmesine yönelik etkin adımları atmaya ve bu konuda uluslararası ortaklarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğinin altı çizildi.

    Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte yürütülen ortak çalışma ve iş birliği neticesinde, IŞİD’in Türkiye’de faaliyette olduğu tespit edilen finans ağına yardımcı olan 5 gerçek ve 2 tüzel kişinin Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan malvarlıkları donduruldu.

    Amerikan Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da Amerikan vatandaşları ve şirketlerinin de bu isimlerle iş yapması yasaklandığı vurgulandı.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’dan yapılan ve terörizmin küresel bir tehdit haline gelmesinin, bu tehditle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini daha da ortaya çıkardığı belirtilen açıklamada, büyüyen tehditle başa çıkabilmek için etkin, çabuk ve uluslararası iş birliği halinde küresel yanıtlar verilmesinin zaruri olduğu ifade edildi. Bu gerekliliğin farkında olan Türkiye’nin, tüm terör örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması amacıyla etkin tedbirler aldığı ve uluslararası toplumun bu alandaki çalışmalarına aktif katkılar sunduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Sınır ötesi bir tehdit teşkil eden terörizme karşı uluslararası dayanışma ve müşterek yeteneklerin kullanılmasının bir örneği olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte yürütülen ortak çalışma ve iş birliği neticesinde, DEAŞ terör örgütünün ülkemizde faaliyette olduğu tespit edilen finans ağına müzahir (yardımcı olan) 5 gerçek ve 2 tüzel kişinin Resmi Gazete’nin mükerrer yayımlanan kararıyla Türkiye’de bulunan malvarlıkları dondurulmuştur.”

    Açıklamada, Resmi Gazetenin mükerrer sayısında bugün yayımlanan kararla Türkiye’nin, terör ve terörizmin finansmanı ile mücadelede başta Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Kararlarının uygulanması olmak üzere tüm hukuksal araçları etkin şekilde kullanmaya ve bu alanda diğer ülkelerle iş birliği yapmaya kararlılıkla devam edeceği de vurgulandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’den ‘Rusya ve İran tam savunma ortaklığına gidiyor’ uyarısı

    ABD’den ‘Rusya ve İran tam savunma ortaklığına gidiyor’ uyarısı


    ABD yönetimi, Rusya’nın İran’a hava savunma sistemleri, helikopterler ve savaş uçakları da dahil olmak üzere bir dizi gelişmiş askeri yardım sağlamak için harekete geçtiğini öne sürdü. Tahran’ın ise Ukrayna savaşında kullanılan İHA’lar göndererek Moskova’ya destek olduğu belirtildi. 

    Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Rusya’nın İran’a daha önce görülmediği kadar askeri ve teknik destek sağladığını, iki ülkenin ilişkilerinin “tam teşekküllü bir savunma ortaklığına” dönüştüğünü söyledi.

    Kirby, Zoom üzerinden Beyaz Saray muhabirlerine ABD’nin dış politikasındaki son gelişmeleri değerlendirdi ve istihbarat raporlarına dayanarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    İran’ın Rusya’ya Ukrayna’da kullanmak üzere İHA desteği sağladığını belirten Kirby, “Bunun karşılığında Rusya da İran’a daha önce görülmeyen derecede askeri ve teknik destek sağlıyor. İki ülkenin ilişkileri tam teşekküllü bir savunma ortaklığına dönüşüyor. Bu durum sadece Ukrayna’ya değil, İran’ın bölgedeki komşularına da tehdit teşkil ediyor. Bu bilgiyi Orta Doğu’daki ve dünyadaki ortaklarımızla paylaştık.” dedi.

    Kirby, İran’ın Rusya’nın askeri anlamda “bir numaralı destekçisi” olduğunu kaydederek, ağustos ayından bu yana İran’ın Ukrayna’ya yüzlerce İHA verdiğini vurguladı.

    “Ukrayna’da insanlar, İran’ın eylemleri nedeniyle ölüyor.” ifadesini kullanan Kirby, İran’ın desteğini gelecek aylarda da arttıracağını ve Rusya’ya yüzlerce balistik füze satmayı düşündüğünü aktardı.

    “Moskova, Tahran’a helikopter ve hava savunma sistemi gibi ekipman desteği veriyor olabilir”

    Kirby, “Moskova ve Tahran’ın Rusya’da silahlı İHA üretmek için ortak bir üretim bandı kurmayı düşündüğüne ilişkin haberleri de gördük. İran’ı yolundan dönmeye ve bu adımları atmamaya davet ediyoruz.” dedi.

    Rusya’nın da İran ile silah geliştirme gibi alanlarda iş birliği arayışında olduğunu dile getiren Kirby, “Rusya’nın İran’a gelişmiş askeri malzemeler verme niyeti olduğundan endişe duyuyoruz. Moskova, Tahran’a helikopter ve hava savunma sistemi gibi ekipman desteği veriyor olabilir.” ifadesini kullandı.

    Kirby, bölgedeki güvenliğin sağlanması ve iki ülkenin bu eylemlerinden vazgeçmesini sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını da sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB: Üye ülkelerde şu ana kadar Rus vatandaşlarına ait 29,5 milyar Euro’luk varlık donduruldu

    AB: Üye ülkelerde şu ana kadar Rus vatandaşlarına ait 29,5 milyar Euro’luk varlık donduruldu


    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkelerin Ukrayna’yı işgali yüzünden aldığı yaptırım kararları uyarınca şu ana kadar Rusya ve Belarus vatandaşlarına ait en az 29,5 milyar Euro’luk varlığın dondurulduğunu açıkladı.

    Açıklamaya göre, şu ana kadar dondurulan mal varlıkları arasında lüks yatlar, helikopterler, taşınmazlar ile 6,7 milyar Euro değerindeki sanat eserleri de bulunuyor.

    Bu rakamların geçici olduğu kaydedilen yazılı açıklamada, üye ülkelerde dondurulan Rus varlıklarının envanteriyle ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.

    AB Komisyonu daha önce, üye ülkelerin dondurdukları Rus varlıklarının envanterini kendisiyle paylaşmasını talep etmişti. Açıklamada, üye ülkelerini şu ana kadar yarısından fazlasını bu bilgiyi paylaştığı aktarıldı.

    AB 5. Yaptırım paketini kabul etti

    Bu arada AB, Rusya’ya karşı kömür ve diğer katı fosil yakıtların satın alınması, ithal edilmesi veya AB’ye ulaştırılmasını içeren 5. yaptırım paketini kabul etti.

    AB Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamada, son yaptırımların Rus silahlı kuvvetlerinin Buça’da ve Rus işgali altındaki diğer yerlerde işlediği vahşetlerin ardından kabul edildiği bildirildi.

    Buna göre, Ağustos 2022’den itibaren yılda 8 milyar Euro değerindeki Rusya menşeli veya Rusya’dan ihraç edilen kömür ve diğer katı fosil yakıtların satın alınması, ithal edilmesi veya AB’ye aktarılmasının yasaklanması kararlaştırıldı.

    Tarım ve gıda ürünleri, insani yardım ve enerji için istisnalar sağlanarak, Rusya bayrağı altında kayıtlı gemilere AB limanlarına erişim sağlama yasağı getirildi.

    Transit de dahil olmak üzere herhangi bir Rus ve Belaruslu kara yolu taşımacılığı teşebbüsünün AB içinde kara yoluyla mal taşıması engellendi, tıbbi malzemeler, tarım ve gıda ürünleri gibi bir dizi ürün ve insani amaçlarla kara yolu taşımacılığı için istisnalar sağlanacak.

    Jet yakıtı, “kuantum bilgisayarlar” ve gelişmiş yarı iletkenler, ileri teknoloji elektronikler, yazılımlar, hassas makineler ve ulaşım ekipmanları gibi diğer malları hedef alan ihracat yasakları ve ahşap, çimento, gübre, deniz ürünleri ve likör gibi ürünlerde yeni ithalat yasakları kararlaştırıldı.

    Mutabık kalınan ihracat yasakları 10 milyar Euro’ya, ithalat yasakları 5,5 milyar Euro’ya tekabül edecek.

    Mevcut yaptırımları güçlendirmeyi ve yasal boşlukları kapatmayı amaçlayan bir dizi ekonomik önlem de alındı. Bunlar; Rus şirketlerinin üye ülkelerdeki kamu ihalelerine katılımına ilişkin genel bir AB yasağı, Rus kamu kurumlarına yönelik tüm mali desteğin kesilmesi gibi unsurları içeriyor.

    Halihazırda yaptırım uygulanmış kişilerin aile üyelerinin yanı sıra ürünleri veya teknolojileri savaşta rol oynayan şirketlere, kilit konumdaki oligarklara ve iş insanlarına, üst düzey Kremlin yetkililerine, dezenformasyon ve bilgi manipülasyonunun savunucularına, Kremlin’in Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığına ilişkin anlatısını sistematik olarak yayan şirketlere de yaptırım kararı alındı.

    Rus bankacılık sektöründeki pazar payının yüzde 23’ünü temsil eden 4 önemli Rus bankasına tam işlem yasağı getirildi. Böylece bankaların SWIFT’den çıkarıldıktan sonra varlıklarının dondurulması ve böylece AB piyasalarından tamamen dışlanmaları hedeflendi.

    Japonya 8 Rus yetkiliyi sınır dışı etme kararı aldı, kömür ithalatını yasakladı

    Öte yandan Japon hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş sonrası, Rusya’dan kömür ithalini askıya aldı. Tokyo ayrıca, diplomatlar dahil, 8 Rus yetkiliyi sınır dışı etme kararı verdi.

    Japonya Dışişleri Bakanlığı Basın Sekreteri Mori Ono Hikariko, hükümetin aldığı Rus vatandaşlarını sınır dışı etme kararını açıkladı.

    Karara göre, Rusya’nın Tokyo Büyükelçiliği ve Ticaret Temsilciliğinde Rus diplomatlar dahil, 8 kişi sınır dışı edilecek.

    Japonya ithal ettiği kömürün yüzde 11’ini Rusya’dan satın alıyordu

    Japonya Başbakanı Fumio Kishida ise basına yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna’da sivilleri öldürdüğünü ve uluslararası insani hukuka aykırı buldukları sivil nükleer tesisleri bombaladığını belirterek, “bunlar bizim için kabul edilemez savaş suçu teşkil ediyor” dedi.

    Rusya’dan kömür ithaline yasak getireceklerini kaydeden Kishida, bunun yerine diğer seçeneklerin değerlendirileceğini ve Rusya’ya enerji alanında bağımlılığın azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağını söyledi.

    Japonya, daha önce yurt dışından aldığı kömürün yüzde 11’ini Rusya’dan ithal ediyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Rusya’ya kömür ithalatı yasağının ardından yeni pazar arayışı içerisinde

    AB, Rusya’ya kömür ithalatı yasağının ardından yeni pazar arayışı içerisinde


    Resmi veriler, Avrupalı alıcıların, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Rusya’ya kömür ithalatı yasağı getirmesi ve gaz arzını rahatlatma mücadelesi kapsamında dünyanın dört bir yanından kömür alımı ve sevkiyatını arttırdığını gösteriyor.

    Avrupa Birliği Komisyonu, Moskova’nın Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya yönelik açıkladığı 5’inci yaptırım paketi kapsamında, Rusya’dan kömür ithalatına yılda 4 milyar euro değerinde ithalat yasağı getirileceğini duyurmuştu.

    Keza Rusya’ya ait ve bu ülke tarafından işletilen gemilerin AB limanlarına erişiminin yasaklanması da aynı paket içerisinde yer alıyor.

    AB Komisyonu’nun önerdiği yeni yaptırım paketi, Moskova’nın “dost olmayan ülkelere” doğal gaz satışı ödemelerinde rubleye geçtiğini duyurması ile aynı zamana denk geliyor.

    Bu durum Rusya’dan gaz alımını daha da belirsiz bir hale sokuyor.

    Gemi komisyoncusu Braemar ACM’nin gemi izleme verilerinden yola çıkılarak yapılan analizlere göre Avrupa ülkeleri mart ayında, elektrik ve ısı üretiminde kullanılan 7,1 milyon ton termal kömür ithal ederek, geçen yıla göre yüzde 40,5 artışla Mart 2019’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

    Braemar’dan kuru yük analisti Mark Nugent, “Rusya’nın mart ayında Avrupa’ya kömür sevkiyatları savaş öncesi seviyelerde devam etse de artık kömür akışındaki beklenen değişiklik kendini göstermeye başladı” diye konuştu.

    Nugent, Avrupalı nihai kullanıcılar için maliyet açısından en iyi alternatifin Kolombiya ve ABD’den yapılan sevkiyatlar olduğu bilgisini de paylaştı.

    Karar tasarısı bugün AP’de kabul edildi

    Bu arada Avrupa Parlamentosu, Rusya’dan petrol, gaz, kömür ve nükleer yakıt ithalatına yönelik ambargo uygulaması çağrısının da yer aldığı karar tasarısını kabul etti.

    Strazburg’da toplanan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda, Rusya’dan petrol, kömür, nükleer yakıt ve gaz ithalatına tam ve acil ambargo konulması dahil olmak üzere Rusya’ya ek cezai önlem alınması çağrısında bulunulan karar 22 hayır oyuna karşı 513 evet oyuyla kabul edildi. 19 milletvekili çekimser kaldı.

    Karar ağustos ortasından itibaren yürürlüğe girecek.

    İki AB kaynağı ise kömür ithalatı yasağının ağustos ortasını bulmasının sebebinin Almanya’nın söz konusu yaptırımın tarihinin ertelenmesi yönünde yaptığı baskı olduğunu dile getirdi.

    Braemar verileri, mart ayında AB’nin 3,5 milyon ton Rus termal kömürü ithal ettiğini gösteriyor.

    Bu, Ekim 2020’den bu yana en yüksek aylık toplam olarak kayıtlara geçti.

    Alman kömür ithalatçıları grubu VDKi, yaptığı açıklamada, ülkenin talebin en yüksek olduğu kış sezonunda Rus taş kömürü ithalatına alternatifler bulması gerektiğini bildirdi.

    VDKi bununla birlikte teknik sorunlar ve artan maliyetler olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

    Danışmanlık şirketi Eurasia Group, Rus kömürüne alternatiflerin olduğunu ancak maliyetlerin oldukça yüksek olduğunu kaydetti.

    Bu arada Braemar verilerine göre, Güney Amerika ülkesi Kolombiya’dan yapılan termal kömür ithalatı mart ayında yıllık yüzde 47,3 artarak 1,3 milyon tona ulaştı.

    Keza mart ayında ABD’den yapılan ithalat, yıllık yüzde 30,3 artarak ve Ekim 2019’dan bu yana en yüksek seviyesine çıkarak 809 bin ton oldu.

    Madencilik sektörü uzmanları, dünyanın en büyük kömür ihracatçıları arasında yer alan Endonezya ve Avustralya’nın üretim üst limitine ulaştıklarını ve AB’nin Rusya’dan kömür ithalatını yasaklaması halinde Avrupa’nın ek arz talebini karşılamalarının mğmkün olmadığını belirtti.

    Avrupa ayrıca çelik üretiminde kullanılan metalürjik kömür tedariki arayışı içerisinde.

    Bu arada elektrik üretiminde gaz, kömürden daha maliyetli olsa da, ısınma ve elektrik üretimi için kullanılan termal kömür fiyatı bu yıl, tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı.

    Reuters’ın haberine göre MSI nakliye danışmanlık şirketinden kuru dökme yük analisti Alex Stuart-Grumbar, Avrupa’nın daha uzak kaynaklardan daha fazla kömür ithal etme ihtiyacının, daha büyük gemi ve uzun mesafeli kömür ticaret rotalarındaki nakliye segmentleri için olumlu olacağını söyledi.

    Stuart-Grumbar, ancak günün sonunda bu durumun küresel kömür fiyatlarını daha da yükselteceği ve Çin ile Hindistan’ı yurt içinde daha fazla kömür üretmeye mecbur edeceği değerlendirmesinde bulundu.

    Avrupa Komisyonu’nun web sitesine göre AB, kömür ithalatının yaklaşık yüzde 45’i, gaz ithalatının yüzde 45’i ve petrol ithalatının da yaklaşık yüzde 25’inde Rusya’ya bağımlı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’daki tüm yatırımları yasaklayan ABD, Putin’in kızlarına yaptırım uygulayacak

    Rusya’daki tüm yatırımları yasaklayan ABD, Putin’in kızlarına yaptırım uygulayacak


    ABD, Buça’daki olayların ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kızlarını ve Rusya’nın iki bankasını yaptırım listesine aldı. Yeni yaptırımlar kapsamında Rusya’daki tüm yatırımlar da yasaklandı.

    Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, Ruslardan kurtarılan Ukrayna’nın Buça kentinde sivillere ait yüzlerce cesedin bulunmasının ardından, G7 ve Avrupa Birliği ile koordinasyon içinde Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar getirildiği duyuruldu.

    Buna göre daha önce ABD’nin yaptırım listesine alınan Rusya’nın en büyük finans kuruluşu Sberbank ve ülkenin en büyük özel bankası Alfa Bank’ın tüm mal varlıkları donduruldu.

    Rus devletine bağlı önemli girişimlerin de mal varlıkları donduruldu ve bu işletmeler ile ticari ilişkiler yasaklandı.

    Yaptırımlara, Rus elitler ve ailelerinin yanı sıra Putin’in iki yetişkin kızı, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un eşi ve kızı, Rusya eski Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Başbakan Mikhail Mişustin de dahil edildi.

    Putin’in kızları hakkında ne biliniyor?

    Açıklamada, Putin’in Rusya’da savunma sanayine destek veren bir teknoloji şirketinde üst düzey yöneticilik yapan 1986 doğumlu kızı Katerina Tikhonova ve kamu bünyesinde kanser tedavisi için genetik araştırmalar yapan 1985 doğumlu diğer kızı Maria Vorontsova yaptırım uygulanan kişiler listesine alındı.

    ABD yönetimine göre Putin’in mal varlığı aile bireyleri aracılığıyla saklanıyor.

    Putin’in iki kızının da kamuoyunun dikkatinden uzak bir yaşam sürdüğü biliniyor. Putin, daha önce yaptığı bir açıklamada, “güvenlik gerekçeleri” yüzünden ailesiyle ilgili bilgileri paylaşmak istemediğini söylemişti.

    Rusya’daki tüm yatırımlar da yasaklanıyor

    Ayrıca yaptırımlar kapsamında ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’nın ABD’nin yargı yetkisindeki fonlarla borç ödemesi yapmasını da yasakladı.

    Yeni yaptırımlar kapsamında Rusya’daki tüm yatırımlar da yasaklanıyor.

    Buça’da bulunan sivil cesetleri

    Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarındaki Buça şehrini Rus güçlerinden 1 Nisan’da kurtaran Ukrayna ordusu, binaları yıkılmış, sokakları ceset dolu bir şehirle karşılaşmıştı.

    Kiev yakınlarında kurtarılan yerleşim alanlarında 410 sivilin cesedi bulunmuştu.

    Rusya, sivillerin öldürüldüğüne ilişkin iddiaları yalanlasa da uydu şirketi Maxar tarafından yayımlanan 19 Mart tarihli uydu fotoğraflarında sokaklarda cesetler olduğu görülmüştü.

    Biden yönetimi söz konusu olayın ardından Putin’i “savaş suçlusu” olarak nitelendirmiş ve Rusya’ya yeni yaptırımlar getireceklerini duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’yi F-35 programından çıkaran ABD’den F-16 satışı için yeşil ışık

    Türkiye’yi F-35 programından çıkaran ABD’den F-16 satışı için yeşil ışık


    Türkiye’yi Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle F-35 programından çıkaran ABD’den F-16 satışı için yeşil ışık geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongreye gönderdiği mektupta, Türkiye’ye F-16 satışına olumlu yaklaştığını belirterek, Washington açısından “ikili ilişkilerde savunma alanındaki ticari bağların desteklediği önemli çıkarlar olduğuna” vurgu yaptı.

    ABD yönetiminin 17 Mart’ta Kongreye gönderdiği ve Türkiye’ye F-16 satılmasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan mektubu, 4 Şubat’ta Kongre üyelerince Bakanlığa gönderilen mektuba cevaben kaleme alındı.

    Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye 2020 yılında uygulanmaya başlayan yaptırımların hatırlatılmasıyla başlayan mektupta, Moskova’dan olası yeni silah alımlarının ek yaptırımlara neden olacağı vurgulandı.

    Türkiye’nin, NATO’nun ikinci en büyük ordusuna sahip ülke olarak farklı coğrafyalarda NATO müttefikleriyle birlikte hareket ettiği belirtilen mektupta, “Türkiye’nin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve işbirlikçi savunma ilişkilerine olan desteği, bölgedeki zararlı unsurlar karşısında önemli bir caydırıcıdır.” ifadesine yer verildi.

    Dışişleri Bakanlığı Yasama-Kongre İlişkilerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Naz Durakoğlu imzasıyla Kongreye gönderilen mektupta, ABD ile Türkiye ilişkilerinde ‘ciddi zorluklar’ bulunduğu vurgulanarak, “Çıkarlarımıza aykırı durumlarda Erdoğan hükümetini sorumlu tutmaya devam edeceğiz” denildi.

    Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasıyla F-35 programından çıkarılmasının Ankara’ya ‘azımsanmayacak ekonomik kayıp yaşattığı’ kaydedilen mektupta, yaptırımlarla Türkiye’nin “kayda değer bir bedel ödediği” savunuldu.

    Türkiye’ye F-16 satılmasıyla ilgili doğrudan ifadelerden kaçınılan mektupta, “Bununla beraber yönetim, NATO ittifakının uzun vadeli bütünlüğü ve kapasitesine, aynı zamanda ABD ile Türkiye arasında savunma alanındaki ticari ilişkilerle desteklenen ABD ulusal güvenlik, ekonomik ve ticari bağlarına yönelik ikna edici çıkarlar olduğuna inanıyor.” ifadeleriyle söz konusu satışa ABD yönetiminin olumlu baktığı kaydedildi.

    Mektupta söz konusu satışa ABD Dışişleri onay verirse ardından bu satışın Kongrenin onayına tabi olduğu da belirtildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile 10 Mart’ta yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye’nin ABD’den 40 yeni uçak alımı ve mevcut F-16’ların modernizasyonunu içeren talebinin en kısa sürede neticeye ulaştırılmasını beklediğini ifade ederek, savunma sanayii alanında Türkiye’ye yönelik tüm haksız yaptırımların kaldırılmasının zamanının da çoktan geldiğini dile getirmişti.

    Yabancı ülkelere silah satışı nasıl işliyor?

    ABD’nin yabancı ülkelere silah satışlarına onay veren Dışişleri Bakanlığı, resmi satış onayından önce Kongrenin satışa ilişkin talebi ya da sorusu olursa bunlara mektup ile yanıt vererek yönetimin yaklaşımını ortaya koyuyor.

    Bakanlık, ilgili silah satışına onay verdiğinde bunu resmi bir bildirimle Kongreye iletiyor. Dışişleri Bakanlığının silah satış onayları ABD yönetimi açısından satışın bir mahzuru olmadığı anlamına geliyor.

    ABD Kongresinin 30 iş günü içinde Bakanlığın kararına itiraz etmemesi durumunda, yönetim satışın yapılmasına onay verilen ülke ile satış paketinin içeriği için görüşmelere başlıyor.

    Bu görüşmelerin sonunda ABD, o ülkeye bir teklif mektubu sunuyor; teklife olumlu yanıt aldığı takdirde de tedarik işlemi gerçekleşiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Komisyonu yeni yaptırım olarak Rus kömürünün alımına yasak getirilmesini istedi

    AB Komisyonu yeni yaptırım olarak Rus kömürünün alımına yasak getirilmesini istedi


    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya yeni yaptırım olarak üye ülkelerin Moskova’dan kömür satın alımına son vermesini önerdi.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini savundu.

    Kiev bölgesinde “iğrenç suçlar” işlendiğini kaydeden AB Komisyonu Başkanı, Rus ordusunun Ukraynalı sivilleri kasıtlı olarak öldürdüğüne dair kanıtlar olduğu görüşünü dile getirdi.

    AB ülkelerinin her yıl 4,4 milyar dolar değerinde Rusya’dan kömür ithal ettiğini hatırlatan Von der Leyen, Brüksel’in Moskova’ya ilave yaptırımlar için hazırlıklar yaptığını aktardı.

    Von der Leyen, Rusya’ya karşı kararlı bir tavır izlenmesinin sadece Avrupa için değil bütün dünya için de önemli olduğunu vurgulayarak, “Bu Putin’in savaş seçimine ve sivillerin katledilmesine, dünya düzeninin temel ilkelerinin ihlal edilmesine yönelik açık bir tavır olacak.” dedi.

    AB Komisyonu Başkanı, üye ülkelerin Rusya’dan doğal gaz satın alımına ilişkin bir açıklama yapmadı. AB ülkeleri başta en güçlü ekonomiye sahip Almanya olmak üzere tükettikleri doğal gazın yüzde 40’ını Rusya’dan satın alıyor.

    Rusya’ya yönelik farklı yaptırım kararlarına imza atan AB ülkeleri şu ana kadar Moskova’nın en önemli dış ticaret geliri olan doğal gazın alımının durdurulmasına yönelik ortak bir tavır içine girmedi. Enerji uzmanlarına göre, bu yönde alınacak bir kararın AB ekonomisine de ciddi zararlar vermesi bekleniyor.

    Rusya’da 4 bankaya daha yaptırım geliyor

    Von der Leyen, AB Komisyonu’nun Rusya’da daha fazla kişiyi ve 4 bankayı daha yaptırımlar listesine almayı planladığını belirterek, Rusya’nın ikinci büyük bankası “VTB”nin yaptırım düşünülen kurumlar içinde olduğunu bildirdi.

    Yaptırım uygulanması istenen bu dört bankanın, Rusya’daki mali pazarın yüzde 23’ünü teşkil ettiğini ifade eden von der Leyen, bu bankalara yönelik yeni yaptırımların Rusya’nın mali sistemini daha fazla zayıflatacağını savundu.

    Eğer yeni yaptırım paketi kabul edilirse, Rus gemilerinin insani yardım ve acil gıda malları taşıyanlar hariç AB limanlarına giriş çıkışlarına yasak getirilecek.

    “Rusya’nın teknoloji ve sanayi kapasitesinin zayıflatılması hedefleniyor”

    AB Komisyonu’nun, üye ülkelerin bilgisayarlar, gelişmiş çipler, hassas makine ve ulaşım ekipmanlarını kapsayan sektörlerde de 10 milyar euro değerinde Rusya’ya yönelik ihracat yasağı getirilmesini öngördüğünü kaydeden von der Leyen, bu yeni yaptırımlarla Rusya’nın teknoloji ve sanayi kapasitesinin zayıflatılmasının hedeflendiğini söyledi.

    AB Komisyonu’nun ticaretten sorumlu temsilcisi Valdis Dombrovskis’e göre, Rusya’nın AB’ye ihracatını yüzde 62’sini hidrokorbonlar oluşturuyor.

    Küresel ısınmayı önlemek için alınan tedbirler uyarınca AB, 1990 ila 2020 yılları arasında kömür kullanımını yılda 1,2 milyar tondan, 427 milyon tona düşürdü. Bununla birlikte bu süre içinde AB’nin kömür ithalatı yüzde 30’dan yüzde 60’a çıktı.

    AB, petrolünün yüzde 25’ini Rusya’dan satın alırken, kömürün yüzde 53’ü yine Moskova’dan geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB, Buça’daki ‘katliam’ görüntüleri sonrası Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor

    AB, Buça’daki ‘katliam’ görüntüleri sonrası Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor


    Avrupa Birliği Ukrayna’nın Buça kasabasında Rus güçlerin çekilmesinin ardından ortaya çıkan vahşet görüntüleri sonrası beşinci dalga yaptırımlar için harekete geçti.

    Avrupa Birliği Güvenlik ve Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell “birliğin acil bir şekilde Rusya’ya karşı yeni yaptırımlar üzerine çalışacağını” söyledi.

    Borrell yaptığı yazılı açıklamada “Buça kasabası ve Ukrayna’nın diğer kasabalarında meydana gelen katliamlar, Avrupa topraklarında işlenen kıyımlar listesine eklenecektir,” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna, Rusya’yı 27 Şubat’ta işgal ettiği ve o günden bu yana dış dünya ile irtibatını kestiği Buça’daki katliamdan sorumlu tutuyor. Fakat Moskova iddiaları reddediyor.

    Buça’dan gelen görüntüler sonrası Avrupalı liderlerin artık Rusya’dan yapılan enerji ithalatına yönelik adımlar atma ihtimalinin yükseldiği belirtiliyor. Bu konudaki en büyük engel olan Almanya ise böyle bir boykota hazırlıklı olmadıklarını savunuyor.

    Alman Maliye Bakanı Christian Lindner gazetecilere yaptığı açıklamada “Rusya ile tüm ekonomik ilişkilerimizi kesmemzi lazım fakat şu anda doğal gaz tedariğini kesmemiz mümkün değil. Petrol, gaz ve kömür arasında çeşitlendirme yapabilmek için zamana ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı.

    Daha önce yürürlüğe sokulan yaptırımlar daha önce hiç görülmediği kadar sert olmasına rağmen Rus lider Vladimir Putin’i durdurmaya yetmemişti. Euronews’e konuşan İtalyan Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden Nathalie Tocci’ye göre bu da enerjiyi en etkin seçenek olarak bırakıyor.

    “Petrol, kömür ve doğal gaz alımlarımızla her gün Rusya’ya 850 milyon euro finansman sağlıyoruz,” diyen Tocci “Eğer bu 850 milyon euroyu ödemeyi bırakırsak, savaş yarın sabah biter mi? Muhtemelen hayır ama kesinlikle diğer seçenekten daha kısa sürecektir. Çünkü bu çok ciddi bir para,” ifadelerini kullandı.

    AB liderlerinin enerji yaptırımı kararı alsa bile doğal gazı bunun dışında tutacağını belirten Tocci hiçbir şey yapmanın maliyetinin çok daha yüksek olacağını vurguladı.

    İdeal dünyada yüzde 3-4-5 büyümelerin artık mümkün olmadığını belirten Tocci ama asıl karşılaştırmanın Putin durdurulazsa çıkabilecek Üçüncü Dünya Savaşı’nın maliyeti ile yaptılması gerektiğinin altını çizdi.

    ‘Muhtemelen yeni yaptırımlar çarşamba günü açıklanacak’

    Fransız AB Bakanı Clemen Beaune da katıldığı bir radyo programında Avrupa Birliği’nin yeni yaptırımlar konusunda çarşamba günü karar alacağını açıkladı.

    AB’nin Rusya’dan yapılan doğal gaz ve kömür ithalatı konusunda bir an evvel adım atması gerektiğni belirten Beaune yeni yaptırım paketinin muhtemelen çarşamba günü açıklanacağını belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiliz hukukçular: Abramoviç’in yatlarının Türkiye limanlarına yanaşması yaptırımları delebilir

    İngiliz hukukçular: Abramoviç’in yatlarının Türkiye limanlarına yanaşması yaptırımları delebilir


    İngiliz hukukçular, Türkiye’deki Londra Borsası’na kayıtlı Global Ports Holding’e bağlı liman işletmelerinin Rus oligark Roman Abramoviç’e ait olduğundan şüphelenilen yatların demirlemesine izin vermesinin İngiltere’nin yaptırımlarını delmesi anlamına gelebileceğini söyledi.

    Dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmesi Global Ports Holding, aralarında Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Bodrum Cruise Port ve Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Ege Port Kuşadası limanları da olmak üzere 14 ülkede 22 liman işletiyor.

    Eş kurucusu ve başkanı Global Yatırım Holding’in sahibi Mehmet Kutman olan şirket, 2017’den bu yana Londra Borsası’na kayıtlı ve kendisini “tamamen küresel operasyonları olan Birleşik Krallık’a ait halka açık limited şirket” ifadeleriyle tanımlıyor.

    Bodrum Cruise Port, geçen hafta Abramoviç’e ait 140 metre uzunluğundaki Solaris adlı yatın yanaşmasına izin vermişti. Gazete, küresel varlıkların şeffaf olmayışı ve bir dizi ülkenin yargı yetkisi alanına girmesi nedeniyle süper yatların demirlemesine izin veren limanların denetiminin Rus oligarklara yönelik yaptırımların uygulanmasına dair zorlukları gözler önüne serdiğine dikkat çekti.

    “Şirket büyük risk aldı”

    Financial Times gazetesine konuşan avukat Michael Biltoo, Birleşik Krallık’ta kayıtlı bir şirketin yaptırım altındaki bir bireye ait olduğu sanılan yatlara ev sahipliği yapmak için ücret kabul etmesinin büyük bir riski göze aldığını anlamına geleceğini belirtti.

    Kennedys hukuk firmasının ortaklarından Biltoo, İngiltere’nin yaptırımlarını ihlal etmeye yönelik çok büyük risklerin bulunduğunu ifade ederek, “Eğer biz onlara danışmanlık veriyor olsaydık ‘durun, bazı noktaları kontrol etmeniz lazım’ derdik” diye konuştu. Biltoo’ya göre Global Ports Holding Türkiye’de faaliyet gösterse de İngiliz yaptırımlarına tabi olduğunun altını çizdi.

    Penningtons Manches Cooper hukuk firmasında denizcilik ve ticari davalar alanında danışmanlık yapan John Strange, şirketlerin yaptırımları ihlal etme olasılığı konusunda şüpheye düşüyorlarsa mutlaka İngiltere’deki yaptırımların uygulanmasından sorumlu kurumla temasa geçmeleri tavsiyesinde bulundu. Strange, aksi takdirde hafifletici unsurları kaybedebileceklerini belirtti ve yaptırımlara tabi şahıslarla iş yapan şirketlerin bunların ihlali konusunda yüksek risk aldığını altını çizdi.

    Her iki hukukçu da bir yatın yaptırıma tabi şahıslara ait olduğu şüphesinin bile yata hizmet sunan şirketin yaptırımları delmesine yetebileceğini vurguladı.

    Yatlar Abramoviç’e mi ait?

    Keystone hukuk firmasından Benjamin Maltby ise Global Ports Holding’in “yanlış bir şey yapmadığını” ileri sürerek söz konusu yaptırımların Ruslara ait yatların Birleşik Krallık limanlarına girmesini yasakladığı ve bu kuralın ülke dışındaki limanları kapsamadığı değerlendirmesinde bulundu.

    Öte yandan süper yatlar konusunda uzman hukuk firması Jaffa & Co’nun sahibi James Jaffa ise yaptırımların ihlali durumunda şirket yöneticilerinin hapis cezasıyla, şirketin ise büyük para cezalarıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtti, ancak yat sahibinin el konma tehlikesine karşı yatın mülkiyetini yaptırımlar açıklanmadan önce sessizce yaptırım listesinde olmayan bir kişiye devretmiş olabileceğini sözlerine ekledi.

    2021 yılında tamamlanan ve içinde helikopter pisti ve yüzme havuzu da bulunan Solaris’in mülkiyeti Beautiful Landscapes Limited şirketine ait. Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne göre British Virgin İslands’a kayıtlı olan şirketin sahibinin kim olduğuna dair bilgi kamuya açık değil. Ancak kamuoyuna yansıyan haberlerde yatın Abramoviç’e ait olduğu ifade ediliyor.

    Abramoviç’in sözcüsü Reuters haber ajansına yaptığı bir açıklama sırasında Solaris’le ilgili “bu yatın ve diğer yatların ve araçların hareketleriyle ilgili asla yorum yapmayız” ifadelerin kullanmak suretiyle yatın Rus oligarka ait olduğunu doğrulamıştı.

    Öte yandan gazeteye göre yine Abramoviç’e ait olduğu iddia edilen ve geçen hafta Türkiye’de Marmaris limanına yanaşan Eclipse adlı bir diğer süper yatın Türkiye acentası NIS Yatçılığın temsilcileri Solaris’le birlikte çalıştıklarını doğruladı, ancak yatın kime ait olduğuna dair bilgi sahibi olmadıklarında ısrarcı oldu. Abramoviç’in sözcüsünün de bu konuda yorum yapmayı reddettiği belirtildi.

    İngiliz Chelsea fubol takımının sahibi Rus milyarder Roman Abramoviç, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgal girişimi için cezalandırılması adına uygulanan yaptırımlar kapsamında listeye alınmıştı. Abramoviç’in ismi Ukrayna ve Rusya arasındaki arabuluculuk çalışmalarında da geçmiş, hatta Ukrayna’da zehirlendiği iddia edilmişti.

    Türkiye’deki barış müzakerelerine de katılan Abramoviç’in yatlarının ülke limanlarına yanaştığı bilgisi üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Bizim prensip olarak tutumumuz şudur, ülkemizde yasal olan tüm aktivitelere izin veriyoruz. Yasal olmayan faaliyetlere de müsaade etmiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***