Etiket: Ümit Dikbayır

  • İYİ Parti’den İstifa Etmişti! Ümit Dikbayır CHP’ye mi Katılacak? O İddialara Açıklama Geldi

    İYİ Parti’den İstifa Etmişti! Ümit Dikbayır CHP’ye mi Katılacak? O İddialara Açıklama Geldi

    İYİ Parti’den istifa eden Bağımsız Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın CHP’ye geçeceği iddia edildi. Dikbayır, söz konusu iddiayı yalanladı.

    TGRT Haber’in Ankara Temsilcisi Fatih Atik, İYİ Parti’den ayrılan Bağımsız Milletvekili Ümit Dikbayır’ın önümüzdeki günlerde CHP’ye geçeceğini iddia etmişti. İddialar sosyal medyada gündem olurken Dikbayır’dan açıklama geldi.

    İDDİALARI YALANLADI

    Söz konusu iddianın gündeme gelmesinin ardından Dikbayır, iddiayı yalanladı. Dikbayır, İYİ Parti’den istifa edip CHP’ye geçen Adnan Beker’e ilişkin “Ben Adnan Beker’e yapılanları doğru bulmuyorum. Bana ‘Ümit, sen ne zaman CHP’ye geleceksin’ dedi. ‘Abi sana yapılanlardan sonra gözüm korktu’ dedim.Böyle siyaset yapılmaz. Siyaset insan kazanma sanatıdır” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Dikbayır İYİ Parti’den ihraç edildi

    Ümit Dikbayır İYİ Parti’den ihraç edildi



    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik sözleriyle sebebiyle disipline sevk edilen Ümit Dikbayır için karar çıktı.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır hakkındaki iddiaları inceleyen İYİ Parti Disiplin Kurulu, Dikbayır’ın partiden ihracına karar verdi.

    İhraç kararı ile ilgili yarın İYİ Parti’den açıklama yapılması bekleniyor.

    NE OLMUŞTU?

    İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın Genel Başkan Meral Akşener’in imzasıyla tedbirli ve kesin ihraç istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini bildirdi.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’ in aile bireylerinin, ayrıca özel kalem müdürü ve eşinin banka hesaplarını incelettirdiği, Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinden şahsına, ailesine ve üçüncü kişilere ihale veya iş alınmasına aracılık ettiği ve parti kasasında paranın eksik olduğu iddia ediliyordu.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunma ortaya çıktı: ‘Esma Bekar’ın kocası ile…’

    Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunma ortaya çıktı: ‘Esma Bekar’ın kocası ile…’



    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın partisinin kendisi hakkında açtığı soruşturma kapsamında yaptığı savunma ortaya çıktı. Savunmasında Genel Başkan Akşener’i de eleştiren Dikbayır, hakkındaki tüm iddialarla birlikte ısrarlı takip içeren taciz iddialarını da yalandı. Akşener’in, “Eski çalışanlarımızdan Seda Karadeniz tarafından Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın kendisine yönelik cinsel istismarı iddiası tarafıma ulaşmıştır. Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanları alınmış ve olayın gerçekliği hususunda ciddi kanaat oluşmuştur. Cinsel dokunulmazlık, en tabi insan hakları arasındadır” dediği sözlerine karşı çıkan Dikbayır, “Şahsımın Seda Karadeniz isimli kişiye Instagram üzerinden mesaj attığım şahsın beni reddettiği, bu durumu başka bir çalışana bildirdiği, o çalışanın da bir danışmana durumu aksettirdiği, kendisinden olaya ilişkin ekran görüntülerinin istendiğini ancak işinden olmaktan korktuğu için ekran görüntüsünü sildiği iddiasıdır. Bunun ardından bir hafta sonra işten çıkarıldığını belirten bir dilekçedir. Dilekçenin başında ‘İyi Partiden özel kalem müdürü Esma Bekar’ın kocası ile ilişki yaşadığım için işten çıkarıldığı’na yönelik sosyal medyada paylaşımlar yapıldığı için bu açıklamayı yapmak için dilekçe yazdığı belirtilmektedir” dedi.

    “Cinsel dokunulmazlığı ihlal ettiğim gibi kabul edilemez bir iddia ileri süren sayın Genel Başkan’ın bu kanaate erişmesini sağlayan böylesi bir belgeden ibarettir” diyen Dikbayır, kendisine iftira atıldığını söylerken, mağdur olduğu belirtilen kadının “yıllarca sessiz kalmasını hayatın olağan akışına aykırı” buldu. Dikbayır, “Buradaki ifadelerin ne denli ciddi olduğu ya da ciddi kanaat oluşturur içerikte olduğu sorusu bir tarafa, üzerinden yıllar geçtikten sonra gerçekte iftira olan ve aslında iftira olduğu, örgütlü bir şekilde bu iftiranın atıldığı ayan beyan ortada olan hiçbir delile dayanmayan, tutarlılığı olmayan ifadelerle huzurunuzda bulunmak ve böyle bir mevzuya ilişkin olarak savunma yapmak bile şahsiyetimi rencide edici ve kabul edilemezdir” dedi.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, 22 Kasım’da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in banka hesaplarını inceletmek ve belediyelerle parasal ilişki kurmak başta olmak üzere dört suçlamadan ötürü kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Dikbayır aynı zamanda milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması için de TBMM Başkanlığı’na başvurmuştu.

    ANKA’da yer alan habere görei Ümit Dikbayır’ın partiye sunduğu savunma ortaya çıktı. Dikbayır, bugün Ankara Noterliği aracılığıyla İYİ Parti’ye gönderdiği savunmasında hakkındaki “taciz, belediyelerle parasal ilişki kurma ve Meral Akşener’in banka hesaplarını inceletme” gibi iddiaları reddederek, “partiden kesin çıkarma” talepli disiplin soruşturmasına yer olmadığını savundu. Dikabayır, savunmasında “İddia olunan eylemleri gerçekleştirmediğim sabit olduğundan ve bunlara ilişkin tutarlı hukuken geçerli hiçbir delil de bulunmadığından, hakkımda açılan ‘kesin çıkarma’ talepli disiplin soruşturmasında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarıma talep ederim” dedi.

    Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunmanın tamamı şöyle:

    “Hakkımda İYİ Parti Yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle yapılan başvuru Müşterek Disiplin Kurulunuzca kabul edilerek tedbirli olarak disiplin sürecinin işlemesine karar verilmiştir. Bu iddia ve ithamlara ilişkin savunmam şu şekildedir;

    Hakkımda kesin ihraç talebi istenen hususlardan ilki Türk Ceza Kanunu’nda 12.05.2023 tarihlinde yapılan değişiklikle eklenen 123/A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçunu oluşturan iddiadır.

    Israrlı takip olgusu mevzuatımıza ilk kez 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrası ile girmiştir. Bu düzenlemeyle, yasal koruma ve önleme halkası içine ‘tek taraflı ısrarlı takip’ mağdurları da alınmıştır. Suçun maddi unsurunu iki seçimlik hareket oluşturmaktadır. Bunlardan birincisi; ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek, ikincisi ise (haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak) ısrarlı bir şekilde temas kurmaya çalışmaktır. Israr, her iki seçimlik hareketin de kurucu unsurudur. Israr yoksa seçimlik hareketlerin varlığını-yokluğunu tartışmaya da gerek yoktur. Sözlükte ısrar, ‘direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma’ anlamlarına gelmektedir. Israrlı olma hali de bir şeyin tekrarlanarak yapılmasıdır. Hukuksal anlamda ısrar, başkasının karşı yönde oluşan iradesine aykırılık teşkil eden davranışların kayıtsızca ve bilinçli bir şekilde yapılmasıdır. Kanun ‘ısrarlı bir şekilde’ dediğine göre bu şartın gerçekleşmesi failin ısrar ‘göstermesine’ bağlıdır. Yani burada ısrar iradesinden değil, ısrar davranışından söz etmek gerektir.

    “ISRARLI TAKİBIN MAĞDURUN PSİKOLOJİSİNİ BOZMASI GIBI SONUÇLARI OLMALIDIR”

    Israrlı Takip Suçu tehlike suçu değil, zarar suçudur; sırf hareket değil, netice suçudur. Suçun neticesi, mağdur üzerinde ‘ciddi bir huzursuzluk oluşması’ ya da mağdurun ‘kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyması’dır. Suçta aranan netice, mağdurun failin hareketlerinden kaygı ya da endişe duyup duymadığını araştırmayı da gerektirmektedir. Mağdurda oluşan huzursuzluğun ciddi boyutta olması gerekmektedir. Israrlı takibin mağdur için büyük stres kaynağı olması, gündelik hayatın akışını etkilemesi, mağdurun psikolojisini bozması gibi sonuçları olmalıdır.

    “YAKLAŞIK BEŞ YIL SONRA KESİN İHRAÇ İSTEMİYLE SEVKIMIN HUKUKİ GEÇERLİLİĞİ YOK”

    Suçun hem temel şeklinin hem de nitelikli hallerinin takibi şikâyete bağlıdır. Dava zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olması gerekir. (TCK m. 73/2). Mütemadi suç olduğu için fiil sürdüğü müddetçe ve en geç temadinin kesildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet şartı gerçekleşmiş olmalıdır. Takibi şikayete bağlı bir suçla ilgili olarak gerçekleştiği iddia edilen tarihten yaklaşık beş yıl geçtikten sonra kesin ihraç istemiyle sevkimin hukuki geçerliliği yoktur. Böylesi bir iddia sahibinin buna ilişkin olarak beş yıl boyunca adli makamlara şikayette bulunmaması, hakkımda bu hususla ilgili açılmış herhangi bir soruşturma bulunmamasına rağmen dedikodu düzeyinde olan ve az sonra açıklayacağımız üzere şahsımla da ilgili olmayan bir hususun üzerinden iş bu soruşturmanın yapılıyor olması esef vericidir.

    Kaldı ki İYİ Parti Tüzüğünün disiplin suçlarının düzenlendiği 76. Maddesinde kesin çıkarma disiplin suçunun oluşması için bu hususta aranan şart mahkumiyet hükmüdür. İlgili 76/D-h düzenlemesine göre ‘Kadına şiddet, cinsel taciz ve istismar, terör suçlarından affa veya zaman aşımına uğramış olsa dahi mahkûmiyet hükmü almış olmak’ fiili kesin çıkarma cezası ile tecziye edilmiştir. Oysaki bu hususla alakalı olarak hakkımda verilmiş bir kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadığı gibi herhangi bir kovuşturma hatta bir soruşturma bile bulunmamaktadır.

    “OLAYIN MEYDANA GELMESİNDEN İTİBAREN İKİ YIL GEÇTİKTEN SONRA SORUŞTURMANIN YAPILMASI DA MÜMKÜN DEĞİL”

    Hakeza bir an için olayın vuku bulduğunu kabul anlamına gelmeksizin gerçekleşmiş olduğunu varsaysak bile Disiplin işlemlerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği İYİ Parti Tüzüğü 71 maddeye göre ‘Disipline konu olayın meydana gelmesinden itibaren iki yıl, öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde sevk kararı alınmamış disiplin suçlarıyla ilgili soruşturma yapılamaz’ durumdadır. İddia edilen vakanın tarihi bundan beş yıl öncesine aittir. Bu durumda bu iddia üzerinden hakkımda disiplin soruşturması yapılamaz. Sayın Genel Başkanın kesin ihraç talepli disiplin işlemi yapılması maksadıyla yapmış olduğu başvuruda da bu husus belirtildikten sonra şu ifade kullanılmak zorunda kalınmıştır: ‘Her ne kadar Tüzüğümüz’de (….) şartı aranmışsa da başvuru dilekçesinde anlatılan eylemlerin ciddiyet ve Partimiz ilkelerine aykırılık durumu, ayrıca kamuoyu nezdinde yaratacağı vahim sonuçları dikkate alındığında bu eylemin kesin çıkarma cezası gerektirdiği açıktır.’

    SORUŞTURMAYI “KUTADGU BİLİG” ÜZERİNDEN ELEŞTİRDİ

    Öncelikle bu ifadenin son derece vahim, tehlikeli ve aynı zamanda üzüntü verici olduğunu söylemeliyim. İYİ Parti’nin dayandığı temel değerlerden birisi hukuk devletidir. Hukuk devleti ilkesinin en önemli özelliklerinden birisi hukukun öngörülebilir olmasıdır. Bu öngörülebilirliği sağlamak için yasal düzenlemeler mevcuttur ki hiç kimse yasanın üstünde değildir. Kaldı ki bu temel değer Türk Devlet geleneğinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Kutadgu Bilig’in 454. Beytinde ‘Beylik çok iyi bir şeydir fakat daha iyi olan kanundur ve onu doğru tatbik etmek gerekir’ der. Her ne kadar ile başlatan cümleler tehlikelidir. Çünkü hiç kimse yasanın suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz, ilke kesindir ki nulla poena sine lege. Oysaki ‘her ne kadar’lar bu ilkeyi aşındırır. Bu yol Carl Schmitt’in 1934’ye kaleme aldığı “der Weg des Deutschen Juristen’ yani Alman Hukukçusunun Yolu başlıklı makalesinde söylediği hedefe gider. Çünkü bu “yol” en başta hukuk devletinin en önemli güvencesi olan nulla poena sine lege ilkesinin işlevsizleştirilmesine yöneliktir. Schmitt’e göre ‘daha canlı bir hukuk uygulaması’nın yolu bu ilkenin yerine daha yüksek bir hukuksal gerçekliği ifade eden nulla crimen sine poenadır yani cezasız suç olmaz… ki yasa da bu ilkeye göre yorumlanmalıdır. Bunun sonu ise bir oksimoron oluşturur bicinde Nasyonal Sosyalist Hukuk Rejiminin 1935’te yürürlüğe giren Ceza Kanununun 2. maddesinde ifadesini bulan haldir; ‘halkın sağduyusuna göre cezalandırılmayı hak eden bir fiili işleyen cezalandırılır.’ Hatta yasada hüküm yoksa bile en uygun ceza verilir. Bu anlayışta halkın sağduyusu, parti; parti ise Führer’dir. Oysaki demokratik ilkeleri temel kabul eden hukuk devletini tam ve kamil olarak tesis etmek için mücadele eden İYİ Parti’nin böylesi bir yola tevessül etmesi düşünülemez. Aksi durum, İYİ Parti’nin temel ilkelerinin zedelenmesi, kuruluşundan bugüne değin verdiği haklı ve kararlı mücadelesinin zarar görmesi anlamına gelir.

    AKŞENER’E CEVAP

    Sayın Genel Başkan’ın iddiası şu şekildedir: ‘Eski çalışanlarımızdan Seda Karadeniz tarafından Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın kendisine yönelik cinsel istismarı iddiası tarafıma ulaşmıştır. Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanları alınmış ve olayın gerçekliği hususunda ciddi kanaat oluşmuştur. Cinsel dokunulmazlık, en tabi insan hakları arasındadır.’

    “CİNSEL DOKUNULMAZLIĞI İHLAL ETTİĞİM GİBİ KABUL EDİLEMEZ BIR İDDİA”

    Ciddi kanaat oluştuğu iddia edilen ifade 20 Kasım 2023 tarihlidir. Öylesine ciddi bir iddiadır ki bu ne tarih ne zaman ne belge ne bilgi söz konusu bile değildir. Şahsımın Seda Karadeniz isimli kişiye Instagram üzerinden mesaj attığım şahsın beni reddettiği, bu durumu başka bir çalışana bildirdiği, o çalışanın da bir danışmana durumu aksettirdiği, kendisinden olaya ilişkin ekran görüntülerinin istendiğini ancak işinden olmaktan korktuğu için ekran görüntüsünü sildiği iddiasıdır. Bunun ardından bir hafta sonra işten çıkarıldığını belirten bir dilekçedir. Dilekçenin başında ‘İyi Partiden özel kalem müdürü Esma Bekar’ın kocası ile ilişki yaşadığım için işten çıkarıldığı’na yönelik sosyal medyada paylaşımlar yapıldığı için bu açıklamayı yapmak için dilekçe yazdığı belirtilmektedir.

    Cinsel dokunulmazlığı ihlal ettiğim gibi kabul edilemez bir iddia ileri süren sayın Genel Başkan’ın bu kanaate erişmesini sağlayan böylesi bir belgeden ibarettir. Cinsel bütünlüğü ihlal gibi vahim bir eylemin mağduru olan birisinin yıllarca sessiz kalması, iddiasına göre bu sebeple işinden edilmiş olmasına rağmen bu konuyu yıllarca gündeme almaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ne hikmetse bu çalışan olayın vuku bulduğunu iddia ettiği tarihten yıllar sonra 2023 yılının 20 Kasım günü Genel Başkanlık makamına böylesi bir açıklama içerir belge yazmaya karar vermiştir.

    Dahası 20 Kasım 2023’te Kerime Yeşil, kime yazıldığı belli olmayan bir yazı ile Seda Karadeniz’in kendisine benim gönderdiğim iddiasıyla bazı mesajlar gösterdiğini kendisinin durumu Metehan beye aktardığını, üçünün birlikte görüştüklerini ve olaydan bir hafta on gün sonra Seda’nın işten çıkarıldığını ifade etmektedir.

    Yine kime yazıldığı belli olmayan ve yine 20 Kasım 2023 tarihli bir yazı ise Metehan Kutlu, yine tarihi belirsiz bir şekilde Kerime Yeşil’in bir gün yanına geldiğini, danışmadaki Seda ile ilgili bir olay olduğunu söylediğini, kendisinin ne olduğunu sorduğunda Kerime’nin telefonundan benim Seda Karadeniz’e gönderdiğim iddia edilen bazı mesajları gösterdiğini iddia etmektedir. Kendisinin durumu Hasan Seymen’e aktardığı, Hasan Seymen’in Cengiz Güler’le geri geldiğini ve Cengiz Güler’in kendisine olayın böyle olmadığını ifade ettiğini, kendisinin bunun üzerine Seda Karadeniz’den mesajları istediği ancak Seda Karadeniz’in olayın duyulması üzerine korkup mesajları sildiğini söylediğini olayla bilgisinin bu kadar olduğunu ifade etmektedir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Metehan Kutlu imzalı 20 Kasım 2023 tarihli yazıda yaklaşık olarak beş yıl evvel gerçekleştiği iddia olunan bir olayla ilgili olarak muhatabının dahi ifade etmediği sözleri hatırlayıp eklenmiştir. Seda Karadeniz şahsımın kendisine instagram paylaşım sitesinden gönderdiğim mesajda ‘akşam çay-kahve içmek için buluşmayı teklif’ ettiğimi iddia ederken ve Kerime Yeşil de “akşam buluşup kahve içmek istediğini ve görüşmek istediğini” içeren bir yazışmayı Seda Karadeniz’in kendisine gösterdiğini söylerken Metehan Kutlu o dönemde danışmanı olduğu ise dönemin Genel Başkan Yardımcılarından ve halen Genel Başkan’ın avukatlığını da yürütmekte olan Hasan Seymen’e durumu ilettiğini mesajlarda muhatabının dahi ifade etmediği ‘birkaç kez’ vurgusunu da yaparak kahve içme teklifinde bulunulduğunu belirterek yine ne muhatabın ne de diğer tanık olduğu iddia olunan Genel Merkez çalışanının beyanlarında olmayan ‘akşam bende kal annenlere de kankamla kalıyorum dersin’ ifadesini gördüğünü iddia etmektedir.

    Tüm bunlar yine ne gariptir ki 20 Kasım 2023 tarihinde Genel Başkan’da yeterli inandırıcı ciddi hatta kesin kanaat oluşturarak disiplin kuruluna tedbirli olarak sevkime ilişkin kararın temel omurgasını oluşturmuştur.

    “İFTİRAYA SAVUMA YAPMAK RENCİDE EDİCİ”

    Buradaki ifadelerin ne denli ciddi olduğu ya da ciddi kanaat oluşturur içerikte olduğu sorusu bir tarafa üzerinden yıllar geçtikten sonra gerçekte iftira olan ve aslında iftira olduğu, örgütlü bir şekilde bu iftiranın atıldığı ayan beyan ortada olan hiçbir delile dayanmayan, tutarlılığı olmayan ifadelerle huzurunuzda bulunmak ve böyle bir mevzuya ilişkin olarak savunma yapmak bile şahsiyetimi rencide edici ve kabul edilemezdir. Hatırlatmak gerekir ki ‘manevi şahsiyetin bütünlüğü ve korunması’ ‘kişilik hakları’ ‘isnat ve iftiralardan korunma hakkı’ da bir temel insan hakkıdır.

    “İFTİRADAN İBARET İDDİALAR”

    Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kısım Altıncı Bölümünde düzenlenmiştir. Bu bölümdeki suçlar; cinsel saldırı (m. 102), çocukların cinsel istismarı (m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104), cinsel taciz (m. 105) suçlarıdır. Soruşturma konusu olan ve iftiradan ibaret bulunan iddiaların bu suçlardan hiçbirisini doğurması da mümkün değildir. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere hukuk devletinin en temel özelliği ‘kanunsuz suç olmaz’ ilkesidir. Asıl, Liderin sağduyusunda cezalandırılması gereken fiilleri suç olarak kabul etmek ve yaptırım uygulamak, İYİ Parti’nin en temel değerlerinden olan hukuk devleti ilkesini yok sayıcı davranış ve eylem içinde bulunmak” fiilinin oluşmasına sebebiyet verir. En azından bu tutarsızlığa düşülmeyeceğine inanmak istiyorum. Aksi halin gerçekleşmesinin imkansız olduğuna inanarak yine de hatırlatmak ve uyarmak istiyorum ki bu temel değerlerin ihlali durumunda ihlalcilerin hepsinin İYİ Parti tüzüğüne göre disiplin yaptırımına maruz kalması da Tüzüğün gereğidir. Sonuç olarak bu iftirayı atan kişiler hakkında tüm yasal haklarımı kullanacağımı belirterek gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan, bırakın cinsel dokunulmazlığı ihlal suçlarından herhangi birisinin unsurlarını hiçbir suçun unsurlarını oluşturmayan afaki iddiayı reddediyor. Bu iddia üzerinden 76/a ve/veya 76/d gereği kesin ihraç talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.

    Sayın Genel Başkan’ın 20 Kasım 2023 tarihli dilekçesinde kendisi ve İYİ Parti yetkilileri aleyhine son zamanlarda basın kuruluşlarına yaptığım açıklamalarla haksız ve hukuka aykırı beyanlarda bulunduğumu iddia etmiştir. Bu nedenle 76/ı maddesini ihlal ettiğimi iddiasıyla ihracımı talep etmiştir. Bu hususa ilişkin getirilen tek belge 9 Kasım 2023 tarihli hakkımdaki iddialara ilişkin olarak disiplin soruşturması açılmasına ilişkin İyi Parti Merkez Disiplin Kurulu ile TBMM İYİ Parti Grubu Disiplin Kurulu başkanlıklarına yazdığım dilekçelerin fotoğraflarını paylaşarak eski ismiyle twitter olan X isimli sosyal medya platformunda İsmail Saymaz tarafından yapılan gönderidir.

    Bu dilekçeler Partinin yetkili kurullarına verilmiş olan ve hakkımda ortaya atılan iftira ve ithamlara ilişkin olarak araştırma yapılmasını talebini içeren dilekçelerdir. Elbetteki bu dilekçelerin basın yayın kuruluşlarında haber yapılması, sosyal medyada konuşulması, konuya ilişkin gönderiler yapılması son derece doğaldır. Şahsımın 20 Kasım 2023 tarihinde kadar sosyal medya platformlarında ya da basın yayın kuruluşlarında ne İYİ Parti Genel Başkanı ne GİK, MDK üyeleri ne İYİ Parti milletvekilleri veya belediye başkanları aleyhine asılsız iddiada bulunmam ve bunları tekrarlamam söz konusu değildir.

    Disiplin suçunun konusunu oluşturan eylem, asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamaktır. Ancak disipline sevkime dair yazının ekinde şahsıma ait hiçbir ifade, açıklama, basın yayım kuruluşlarına verilmiş röportaj vs. yer almamaktadır. Hiçbir açıklama olmaksızın nasıl “asılsız” iddialarda bulunma ve bunları tekrarlama fiilini işlediğimi anlayamamaktayım. Dahası İYİ Parti üyesi bir kişi basına çeşitli açıklamalarda da bulunabilir. Hatta parti içi demokrasiyi özümsemiş bir parti olan İYİ Partide genel başkan da dahil olmak üzere yönetimdeki kişileri eleştirebilir. Disiplin suçuna konu olan fiil “asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamak”tır. İşbu nedenle hakkımdaki 76/ı maddesi gereği işlem tesis edilmesi talebinin hukuki geçerliliği bulunmadığından bu yönden kesin ihraç talebinin reddi gerekir.

    ŞİRKET İDDİALARINA İLİŞKİN SAVUNMA

    Kesin ihraç talebiyle sevkimin üçüncü sebebi olarak gösterilen Tüzük maddesi 76/d’dir. Bu kapsama girdiği iddia edilen fiil, ‘Rengarenk’ isimli şirket tarafından İYİ Partiye verildiği iddia olunan bir dilekçedir. Genel Başkanın sevk talepli yazısında bu hususa ilişkin olarak ‘2023 Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Sakarya ilinde yapılan seçim çalışmaları için kendilerinden birtakım faaliyetlerde bulunmaları istendiği, çalışmaların yapılmasına rağmen 309.325 TL bedelin kendilerine ödenmediği, bu bedelin Genel Merkez bütçesinden ödenmesi gerektiği’ yönünde beyana istinaden Partiye başvuru yapılarak ödeme talep edildiği iddiasıdır.

    Bu iddia kapsamında Tüzük 76/d’de düzenlenmiş bulunan ‘Partiden şahsi menfaat sağlamak, partinin itibar ve nüfuzunu diğer kurum ve kuruluşlar üzerinde yetkisiz bir şekilde kullanmak ve istismar etmek, partinin gelir sağlayıcı kaynaklarını özel işlerinde kullanmak’ fiilini işlediğimden dolayı kesin ihraç cezası ile tecziyem talep olunmaktadır.

    Buna ilişkin olarak yazı ekinde ‘1 adet başvuru dilekçesi’nden bahsedilmekle birlikte eklerde böyle bir dilekçe bulunmamaktadır. Sadece Rengarenk şirketinin kaşesinin bulunduğu bir sipariş dökümü ve döküm altında -yazı tüm imla hataları ve bozukluğuyla aynen aktarılmaktadır- ‘Ümit Dikbayır’lı talebi ile Sakarya ilinde yapılan çalışmalar için yukarıda bilgileri verilmiş olup Bedeli Ümit Dikbayır tarafından ödenmemiş olup bedeli Genel Merkez tarafından ödeneceği beyan edilmiştir’ şeklinde bir yazının bulunduğu ve altında kime ait olduğu anlaşılmayan imza olduğu düşünülen bir karakterin mevcut olduğu bir kağıt parçasıdır.

    Bir ticari işte böylesi bir kağıt parçasının nasıl bir hükmü olduğu hukukçular tarafında bilineceğinden ayrıntısına girmiyorum. Ne bir proforma, ne bir fatura ne de bir iş talebi belgesi özelliği taşımayan Sipariş Dökümü başlıklı bir kağıttan ‘şahsi menfaat sağlama’ gibi ağır bir ithama ulaşılmış olması da hukuk tanımazlığın demesek de hukuk bilmezliğin en basit göstergesidir. ‘İyi Parti Gaffar Okkan’ yazılı bir iş için çeşitli ebatlarda afiş yaptırıldığı ve İYİ Parti Sakarya mitingi için elde tutmalı ‘Başbakan Akşener’ yazılı 700 adet dekato yaptırıldığı iddia edilen tarihsiz, resmi bir içeriği olmayan kağıt parçasından anlaşılmaktadır. Bu kağıt parçasında 76/d’de düzenlenen hangi fiilin gerçekleştiği ise muammadır. Başbakan Akşener yazan bir elde tutmalı 5 mm dekato ile ben nasıl bir şahsi menfaat sağlamış olabilirim. Ya da Partinin itibar ve nüfuzunu yetkisiz bir şekilde nasıl kullanmış ve istismar etmiş olabilirim? Ya da Partinin gelir sağlayıcı kaynağını nasıl özel işlerimde kullanmış olabilirim?

    Bir an için bu kağıt parçasının itibar edilebilir bir belge olduğunu kabul etsek bile sipariş dökümünden anlaşıldığı kadarıyla İYİ Parti’nin seçim sürecinde yaptığı Sakarya Mitingi ile ilgili Başbakan Akşener yazılı dövizler ile Sakarya’nın evladı olan şehit Gaffar Okkan ile ilgili çeşitli yerlere asılmak üzere muhtelif ebat ve adetlerde İYİ Parti logolu olarak yaptırılan afişlerin konu olduğu bir iş yapılmıştır. Bunun İYİ Parti’nin seçim çalışmaları ve propaganda faaliyetleriyle alakalı olduğu da açıktır. Parti’ye yapılmış olan bir işin yine Parti tarafından ödenmesi de hayatın olağan akışındandır. RENGARENK isimli şirket GENEL MERKEZ’in çalıştığı bir şirkettir. Şahsım tarafından Sakarya iline özel ya da kendi kişisel politik çalışmalarıma özgü olarak çalıştığım bir şirket değildir. RENGARENK şirketi Genel Merkez’in iş talepleri doğrultusunda İYİ PARTİ Genel Merkezine iş yapmaktadır. Dolayısıyla zaten ödemenin de İYİ PARTİ tarafından yapılması gerekir. Parti faaliyetleri ile ilgili olarak yapılmış olan afiş ve döviz çalışmasından benim şahsi menfaat sağlamam ya da partinin gelir sağlayıcı kaynaklarını özel işlerimde kullanmam söz konusu bile edilemez. İşbu nedenle hakkımdaki 76/d maddesi gereği işlem tesis edilmesi talebinin hukuki geçerliliği bulunmadığından bu yönden kesin ihraç talebinin de reddi gerekir.”

    Dikbayır, hakkında başlatılan MDK soruşturmasına ilişkin verdiği savunmada “partiden kesin çıkarma” talepli disiplin soruşturmasına yer olmadığını belirterek, “Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle iddia olunan eylemleri gerçekleştirmediğim sabit olduğundan ve bunlara ilişkin tutarlı hukuken geçerli hiçbir delil de bulunmadığından, hakkımda açılan ‘kesin çıkarma’ talepli disiplin soruşturmasında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarıma talep ederim” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Partili Kavuncu, Dikbayır’ın Fatih Akşener hakkındaki iddialarına cevap verdi

    İYİ Partili Kavuncu, Dikbayır’ın Fatih Akşener hakkındaki iddialarına cevap verdi



    İYİ Parti Teşkilat Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in oğlu Fatih Akşener hakkındaki iddialarla ilgili açıklama yaptı.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Fatih Akşener’in parti içerisinde resmi bir görevi bulunmamasına rağmen etkili bir isim olduğunu ve partinin iç ilişkilerine müdahale ettiğini iddia etmişti.

    Buğra Kavuncu, yaptığı açıklamada, Fatih Akşener’e yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kavuncu, X (Twitter) hesabında paylaştığı açıklamada şunları kaydetti:

    “Son günlerde gündeme gelen ve birtakım mihraklar tarafından çarpıtılıp, artık partimize zarar verme amacını da güttüğü anlaşılan iddialar nedeniyle bir açıklama yapmalıyım. 11 Ocak 2023 tarihinde, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener tarafından ‘Seçim Kampanyasından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı’ olarak atandım. Yani 14 Mayıs 2023’te gerçekleşecek seçimlere yönelik, partimizin kampanya yönetimini gerçekleştirdim.

    ’10 AYRI BİRİM OLUŞTURULDU’

    Ancak seçim kampanyaları hem çok geniş hem de uzmanlık gerektiren bir süreç olduğundan, Sayın Birol Aydemir’in sorumluluğunu üstlendiği ‘Veri Birimi’, Sayın Ümit Özlale’nin sorumluluğunu üstlendiği ve seçim beyannamemizle ilgilenen ‘Politika Birimi’ gibi içinde yöneticilerimizin, uzmanların ve profesyonellerin de olduğu 10 ayrı birim oluşturuldu. Ben de bu 10 ayrı birimin koordinasyonunu yürüttüm. Bütün birimler ve bunlara dair çalışmalar; tamamen şeffaf, katılımcı, açık ve karşılıklı koordinasyon çerçevesinde gerçekleştirildi.

    ‘KENDİSİYLE İLGİLİ MEDYADA YER ALAN BÜTÜN İDDİALAR GERÇEK DIŞIDIR’

    Kampanyanın özellikle görsel iletişim süreci, partinin dinamiklerine daha hakim olmaları bakımından, kendileri de partili olan iç bir ekip tarafından yürütüldü. Fatih Akşener de bu süreçte, başka birçok gönüllümüz gibi tamamen gönüllü ve sadece dışarıdan bir bakış sağlamak amacıyla, kampanyadaki görsel iletişim çalışmalarına destek sağladı. Bunun haricinde, kendisiyle ilgili medyada yer alan bütün iddialar gerçek dışıdır.

    ‘HEPİMİZ BU SORUMLULUĞUN BİLİNCİNDE OLMALI, HÜR VE MÜSTAKİL BİR SİYASET DÜZENİ İÇİN VERDİĞİMİZ MÜCADELEYE ODAKLANMALIYIZ’

    Bugün bu açıklamayı yapma gerekliliğini duymam, seçimden önce yer aldığım birçok canlı yayında seçim kampanyasına dair son derece net ve somut açıklamalar yapmama karşın birçok yanlış algının tekrar tekrar gündeme getirilmesidir. Hiç kimse ama hiç kimse, emekle ve alın teriyle kurulan bu partinin ve onun emekçilerinin varlığından daha kıymetli değildir ve asla olmayacaktır. Bize oy veren veya vermeyen, ülkemize dair haklı endişeleri bulunan vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuz var. Türkiye’nin sorunlarını göz ardı edip, çoğu vatandaşın umurunda olmayan gündemlerde boğulmak, kamuoyunu meşgul etmek milletimize saygısızlıktır. Hepimiz bu sorumluluğun bilincinde olmalı, hür ve müstakil bir siyaset düzeni için verdiğimiz mücadeleye odaklanmalıyız.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddiaları gündemi sarsmıştı: Meral Akşener’den Ümit Dikbayır’ın açıklamalarına ilk yanıt

    İddiaları gündemi sarsmıştı: Meral Akşener’den Ümit Dikbayır’ın açıklamalarına ilk yanıt

    Partiden ihracı istenen İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır dün TV100 canlı yayınında gündemi sarsan iddialar öne sürmüş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in oğlu Fatih Akşener’in para dağıttığını ifade ederek; “7-8 tane İYİ Parti poşetiyle her birinin içinde 200 bin TL var, kendi ekibine para dağıtmış” demişti.

    AKŞENER’DEN YANIT

    Akşener, Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın iddialarına ilişkin konuştu.

    “Bir kere çok üzüldüğümü ifade etmek isterim” diyen Akşener, “Benim bir prensibim var. Partimizden ayrılan arkadaşlarımızın, istifa eden arkadaşlarımızın hakkında bugüne kadar konuşmamaya özen gösterdim. Arkadaşlarımızın da konuşmamasını sağlamaya özen gösterdim. Çünkü istifa bir listeye Genel Başkan ya da ön seçim yaparsınız üyeleriniz ya da delegeleriniz bir liste yapar. Ya Genel Başkan ben yaparım o listeyi ya da bazı şehirlerimizde olduğu gibi bizim üyelerimiz yapar” ifadelerini kullandı.

    “EDEP, HAYA DUYGUSU SİYASETTE ÇOK ÖNEMLİDİR”

    Akşener şöyle konuştu:

    “Şimdi dolayısıyla sorumluluk ama her şeye rağmen sorumluluk o şehrin seçmenine aittir. Yani izahta bulunacak alan orasıdır. Hesaplaşılacak ya da helalleşilecek yer de orasıdır. Dolayısıyla ben buna böyle inandığım için hiçbir zaman nezaketimi bozmadım. Zaman zamanda çok çirkin haksız suçlamalara kalmama rağmen. Fakat bu dönem ilginç bir şey oluyor. O da şu. Biz Genel İdare Kurulumuzla bir karar aldık. O kararda hür ve müstakil olarak seçime girme kararıydı. Türkiye’nin 81 ilinde aday gösterme üzerine. O günden beri hem muhalif medya diye tanımlayacağımız alanlar hem de yandaş medya ikisi birden ateş ediyor. Yani öncelikle bu. Çok enteresan. Hangi nasırlara bastığımızı ben bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Çünkü bu parti bu ülkeyi yönetmek üzere kurulmuş, pek çok mücadele ederek, çok çirkinliklerle çok iftiralarla çok pisliklerle hatta tehditlerle karşı karşıya kalarak bugünlere gelmiş. Şimdi dün ben izlemedim ama arkadaşlarımızdan ve özet olarak bana anlatılanlardan çıkardığım yorum şudur, çok üzüldüğümü ifade ediyorum. Gerçekten çok üzüldüğümü ifade ediyorum. Söyleyeceğim şey şu. İlgili iddia sahibinin isimlendirdiği kişilerin bunlar iftiradır diyerek, mahkemeye gittiği bir süreç bu. Dolayısı ile mahkemeye bu ilgili arkadaşında disipline yani tedbirli olarak ihraç talebiyle disipline verildiği bir süreçte sadece bunu söyleyebilirim hukuk açısından. Daha ayrıntılı bir cümle kurmam mümkün değil. Ama tekrar söylüyorum. Edep, haya, ahlak duygusu siyasette çok önemlidir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’de büyük kaos: Akşener’in Özel kalemi Esma Bekar’dan Ümit Dikbayır’a jet yanıt

    İYİ Parti’de büyük kaos: Akşener’in Özel kalemi Esma Bekar’dan Ümit Dikbayır’a jet yanıt



    İYİ Parti’de kesin ihraçla disipline sevk edilen Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Genel Başkan Yardımcısı Sedat Aksakallı’nın iş insanlarından kayıt dışı para toplayıp Akşener’in özel kalemine ve kalemin eşine verdiğini iddia ederek, “Kendi ilçemdeki belediyemle işim yok benim. Olabilir mi böyle bir şey? Benim bunlara ihtiyacım da yok. Sedat Aksakallı’ya dedim ki; benim belediyelerle işim yok. Olamaz, uğraşmam da. Varsa çıkarın ortaya ben yine gereğini yaparım. Benim, ailemin, sülalemin böyle bir ticari ilişkisini çıkarsınlar ben bugün milletvekilliğinden istifa edeceğim. Bakın, bu kadar büyük konuşuyorum” demişti.

    Dikbayır, sözkonusu iddiaları katıldığı TV100 yayınında dile getirdi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in özel kalemi Esma Bekar ise Dikbayır’ın iddialarına yanıt verdi.

    Bekar, X hesabından yaptığı açıklamada şöyle dedi:

    “Bugün akşam TV100 kanalında yayınlanan Ümit Dikbayır’ın katıldığı programda, benim ve eşim hakkında öncelikle kişilik haklarımıza yönelik, pek çok gerçek dışı, asılsız iddialar ve dayanaksız beyanlar ileri sürüldüğünü yakın çevremden işitmiş durumdayım. Bugün itibarıyla bu iddia ve beyanlara karşı hukuki süreci avukatımız aracılığı ile başlatmış bulunuyoruz. Konunun, hukuka intikal ettiğini kamuoyu ile paylaşmak isterim.”

    İYİ Parti'de büyük kaos: Akşener'in Özel kalemi Esma Bekar'dan Ümit Dikbayır'a jet yanıt - Resim : 2

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti Disiplin Kurulu’ndan ‘Ümit Dikbayır’ kararı: Soruşturma başlatılacak

    İYİ Parti Disiplin Kurulu’ndan ‘Ümit Dikbayır’ kararı: Soruşturma başlatılacak



    İYİ Parti Disiplin Kurulu; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından, kesin ihraç talebiyle 20 Kasım’da Disiplin Kurulu’na sevk edilen İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır hakkında soruşturma başlatılmasına, Dikbayır’dan savunma istenmesine ve tedbir talebinin kabulüne karar verdi.

    İYİ Parti Disiplin Kurulu, hakkında kesin ihraç ve tedbir talebi bulunan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ı görüştü. Disiplin Kurulu’ndan görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:

    “Müşterek Disiplin Kurulumuz, 22.11.2023 tarihinde toplanarak; Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener tarafından, tüzüğümüzün 4 ayrı maddesinin ihlali konusunda kesin ihraç ve tedbir talebi istemi ile Disiplin Kurulu’na sevki gerçekleştirilen Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır hakkında, SORUŞTURMA BAŞLATILMASINA, SAVUNMASININ İSTENİLMESİNE VE TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE oy birliğiyle karar verilmiştir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’de disipline sevk edilen Ümit Dikbayır kendisi hakkında suç duyurusunda bulundu

    İYİ Parti’de disipline sevk edilen Ümit Dikbayır kendisi hakkında suç duyurusunda bulundu



    İYİ Parti’de ‘taciz’ suçlamasıyla Disiplin Kurulu’na sevk edilen Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, kendisi hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda Dikbayır, kendisi hakkında 4 ayrı iddiasının soruşturulmasını istedi.

    Dikbayır, dilekçede kendisine yönelik 4 iddiayı şöyle sıraladı:

    “İYİ Parti Genel Başkanı sayın Meral Akşener ve aile fertleri ile İYİ Parti Genel Başkan Özel Kalem Müdürü Esma Bekar ve eşinin banka hesaplarını inceletmek,

    Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde şahsına, ailesine ve üçüncü kişilere ihale ve iş alınması ve bu hususlara ilişkin aracılık etme,

    İYİ Parti Sakarya İli Hendek İlçesi İlçe Başkanına ait olan bir işyerine milletvekili sıfatını kullanarak ceza kestirmek,

    X isimli sosyal medya platformunda @hizircelebi06 kullanıcı isimli 2023 yılının Ekim ayında açılmış bulunan hesabın yöneticisi olma.”

    Dilekçede, “Müvekkilimizle ilgili iddia ve ithamlara ilişkin olarak görevi kötüye kullanma, resmi ihaleye fesat karıştırma, nüfuzunu kötüye kullanma, kişisel verileri ihlal etme suçlarından soruşturma yürütülmesini sayın Başsavcılığınızdan vekaleten arz ve talep ederiz.” denildi.

    Dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi
    Dikbayır ayrıca TBMM Başkanlığı’na dokunulmazlığının kaldırılması için dilekçe verdi.

    Dilekçede, “Hakkımdaki iddia ve ithamlara ilişkin olarak 22/11/2023 tarih ve 2023/8373 Sayılı başvuru ile Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunarak konunun yargı tarafından incelenmesi ve soruşturulması için avukatım tarafından başvuruda bulunulmuştur” denildi.

    Dilekçede, şunlar kaydedildi:

    “Anayasa’nın 83. Maddesinin ikinci fıkrası gereğince ‘Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.’ Anayasanın amil hükmü gereği bu ihbara konu oluşturan hususların yargı makamlarınca soruşturulabilmesi ve gereği işlemlerin ifa edilebilmesi için yasama dokunulmazlığımın kaldırılması hususunda gereği işlemlerin yerine getirilmesi hususunu Yüce Makamınızdan saygılarımı arz ederim.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor

    Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor



    Geçtiğimiz aylarda yapılan genel seçim sürecinin kilit partilerinden biri olan İYİ Parti, adeta dağılma sürecine girdi. Gazeteci Fatih Altaylı, bugünkü yazısında “Bir parti nasıl yıkılır” dedi ve şu değerlendirmeleri yaptı:

    İYİ Parti’de, Meral Akşener ile yaptığım röportaj sonrası başlayan sarsıntı artık parti binasını yıkacak şiddete ulaştı.

    Partiden bana gelen bilgiler, Akşener’in ilk bana açıkladığı “Seçime her yerde tek başımıza gireceğiz. Hiçbir yerde işbirliği olmayacak. 81 ilde 81 aday çıkaracağız” cümlesi sonrası parti içinde isyan çıkmış.

    Akşener’in bu cümleleri, parti içinde bir istişare, bir GİK kararı olmadan söylemesi parti yönetiminde ve örgütünde isyanı başlatan adım olmuş.

    Bu arada bazı parti yöneticilerinin, “Efendim, il örgütlerinden gelen bilgi sizi destekliyor.” diye genel başkanı doldurması oysa gerçeğin tam tersi olması içerdeki isyanı körüklemiş.

    Partideki istifaların arkasındaki gerekçe, Akşener’in “81 ilde kendi adayımız olacak” demesi.

    Partiden istifası istenen Ümit Dikbayır’a partiden yöneltilen suçlamalar ise Dikbayır’ın Meral Akşener’in hesaplarını incelettiği, partinin 148 milyon TL’sinin kayıp olduğu, milletvekili adaylarından para toplanıp bu paraların iç edildiğini iddia etmesi idi.

    Dikbayır ise tüm bu suçlamaları reddediyor ve “Ben böyle bir şey yapmadım” diyordu ama milletvekillerinden “parti için para istendiği” iddiasının araştırılmasını da istiyordu.

    Ümit Bey, kendisine yöneltilen bu suçlamaların araştırılması için parti yönetimine de bir dilekçe ile başvurdu.

    Ancak bu dilekçesinin ciddiye alınmadığını görünce, bu kez de savcılığa kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmaya karar verdi.

    Ancak parti yönetimi bu kez de Dikbayır hakkındaki eski iddialarından vazgeçip, başka ve çirkin iddialar ortaya attı.

    Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor - Resim : 5

    Bu durum üzerine Dikbayır partiden istifadan vazgeçip, mücadele kararı aldı.

    Kendisine bunu sorduğumda “Ben gideyim ve her şeyin üzeri örtülsün istiyorlar. Gitmeyeceğim” dedi.

    Ümit Dikbayır partiden gider gitmez bilmem.

    Ama İYİ Parti’nin giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline geldiğini görmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Dikbayır’dan istifa açıklaması: ‘Perşembe akşamı her şeyi anlatacağım’

    Ümit Dikbayır’dan istifa açıklaması: ‘Perşembe akşamı her şeyi anlatacağım’



    İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın Genel Başkan Meral Akşener’in imzasıyla tedbirli ve kesin ihraç istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini bildirdi.

    Ümit Dikbayır ise sosyal medya hesabından yanıt verdi:

    “Bazen , istenilenleri yapmazsanız , istenmez olursunuz… ALLAH Büyük…”

    DİKBAYIR’DAN AÇIKLAMA

    İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener’in ailesinin hesaplarını incelettiği iddiasıyla gündeme gelen ve bugün kesin ihraç istemiyle disiplin kurulan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır tv100 canlı yayınına telefona bağlanarak gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Dikbayır “İstifam söz konusu değil. Ben bu partinin kurucusuyum, benim emeğim var. Şimdi çıkıp edepli edepsiz açıklama yapıyorlar. Kürşad Bey çıkıp ‘siyasi kalpazanlar’ dedi. Ben bunların hepsine tek tek yanıt vereceğim. Bilgehan Yılmaz’a yanıt vereceğim ‘çürük elmalar’ dedi. Genel başkana yanıt vereceğim” dedi.

    Dikbayır’ın açıklamaları şöyle:

    “PERŞEMBE AKŞAMI HER ŞEYİ ANLATACAĞIM”

    Perşembe akşamı yayına gelip bütün detayları tek tek anlatacağım. Yaklaşık bir buçuk aydır benim üzerimde korkunç bir iftira ve dedikodu kumpası var. Ben bir buçuk aydır sabrediyorum. Niye sabrediyorum? İYİ Parti’ye milyonlarca insan oy verip umut bağladı. Teşkilatlarımızdan insanlar sahada çalıştı. Bütün bu arkadaşlarımızın emeklerine halel gelmesin diye sabrediyordum. Artık durum öyle bir hal aldı ki olanları anlatmam farz oldu. Perşembe akşamı olanları anlatacağım.

    “İFTİRALARI KABUL ETMİYORUM”

    Ortada çok kirli bilgi dolanıyor. Ben şimdi bir süreç yürüyorum. Üstüme atılan iftiraların hiçbirini kabul etmiyorum. Benim cevap veremeyeceğim tek bir soru yok. Ben bu iftiraların, kumpasların üzerimde kalmaması için süreç yönetiyorum.

    “DOKUNULMAZLIĞIMIN KALDIRILMASINI TALEP EDECEĞİM”

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve Meclis Divanı’na dilekçe vereceğim. Dokunulmazlığımın kaldırılmasını talep edeceğim. Bu süreci tamamlayıp gelip anlatacağım. Vatandaşlarımızın her şeyi bilmesi lazım. Ben kendimden eminim dokunulmazlığımı kaldıracağım. Bu iddialardan bir tanesi doğru çıksın ben milletvekilliğinden istifa edeceğim.

    “İSTİFAM SÖZ KONUSU DEĞİL”

    İstifam söz konusu değil. Ben bu partinin kurucusuyum, benim emeğim var. Şimdi çıkıp edepli edepsiz açıklama yapıyorlar. Kürşad Bey çıkıp ‘siyasi kalpazanlar’ dedi. Ben bunların hepsine tek tek yanıt vereceğim. Bilgehan Yılmaz’a yanıt vereceğim ‘çürük elmalar’ dedi. Genel başkana yanıt vereceğim. Ben Sakarya’da bana oy atan milletimizi, teşkilat arkadaşlarımızı utandıracak en küçük bir şey yapmadım. Bundan sonra bana atılacak her iftiranın takipçisi olacağım.

    “AKŞENER’İ DEDİKODU ZİNCİRİ İÇİNDE BOĞDULAR”

    Akşener bu iddialarla ilgili benim gözümde kuşkulu değil. Genel Başkan Meral Akşener’i dedikodu zinciri içinde boğdular. Ben onları da söyleyeceğim.”

    “BENDEN 500 BİN TL İSTENDİ”

    “Biz meclis açıldıktan sonra meclise gittik kısa bir süre sonra milletvekillerinden para istendi. ‘Biz partiye bina alacağız, kampanya yapacağız’ denseydi kimin ne durumu varsa verirdi.” diyen Dikbayır, Gürel’in “Sizden de para istendi mi?” sorusuna “Evet 500 bin TL istendi, vermedim. ‘Partinin parası yok’ diye istendi ben olduğunu biliyorum” yanıtın verdi.

    “GENEL BAŞKAN OLSAM ÇARŞAF GİBİ SERERDİM HESAPLARIMI”

    Hacır’ın “Meral Hanım dava açtı mı size?” sorusuna Dikbayır “Normalinde böyle bir şey olsaydı savcılığa suç duyurusunda bulunması lazım. Eğer ben bu partinin genel başkanı olsaydım. Hakkımda böyle bir iddia olsaydı çarşaf gibi sererdim hesaplarımı ‘Benim her şeyim açık’ diye” cevabını verdi.

    “YEREL SEÇİMDE İŞ BİRLİĞİ TARAFTARIYIM”

    Parti bir karar alır biz bu kararlara uymak zorundayız ama yanlış bulduğumuzu doğru bulduğumuzu söylemek sorundayız üstümüzde sorumluluk var. Ben Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bütün alınan Millet İttifakı’nın belediyelerinde tekrar bir iş birliği yapılması taraftarıyım.

    NE OLMUŞTU

    İddialara göre, İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Genel Başkan Meral Akşener’in ve ailesinin banka hesaplarını incelettiği, belediyelerle de ticari ilişki kurduğu için Akşener tarafından eleştirildi.

    Akşener, grup toplantısında “Kazık atan herkesi buradan silmezsem adımı değiştireceğim” diyerek tepkisini dile getirdi. Dikbayır ise bu iddiaları reddederek, partinin disiplin kurulu ve TBMM grubuna dilekçe verdi.

    Dikbayır, hakaret ve iftira boyutuna varan bu itibar cellatlığının sorumlularının ortaya çıkarılmasını istedi.

    AKŞENER’İN KUZENİ

    Meral Akşener, yaptığı bir konuşmada Ümit Dikbayır ile kuzen olduklarını söylemişti.

    Akşener “Gerçekten kan akrabam. Onun babaannesi benim halamdı. O da bana hala diyor. Kuzenler kavuştuk. Haydi bakalım doğru Bilecik Söğüt’e” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***