Etiket: Ukrayna

  • FT: Ukrayna’nın popüler silahı Bayraktar, Türkiye’nin SİHA politikasının bir parçası

    FT: Ukrayna’nın popüler silahı Bayraktar, Türkiye’nin SİHA politikasının bir parçası


    İngiltere’nin ünlü Financial Times gazetesi Türk yapımı silahlı insansız hava araçları (SİHA) Bayraktarların Ukrayna’da ne kadar popülerlik kazandığını kaleme aldı.

    Ukrayna ordusunun SİHA’lar hakkında şarkı bile yazıp bestelediğini belirten gazete, Facebook’tan paylaşılan şarkıda “Rus haydutların Bayraktar tarafından hayalete dönüştürülür” dediğini ekledi.

    Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da Twitter’dan yaptığı paylaşımında Bayraktar adlı bir polis köpeğinin fotoğrafını paylaştı. Kiev hayvanat bahçesinde doğan bir lemura da SİHA’nın adı verildi.

    İş dünyasının nabzını tutan gazeteye göre Rusya ile Ukrayna arasında ara buluculuk rolü oynamayı hedefleyen ve son olarak 10 Mart’ta iki ülkenin dışişleri bakanlarının görüşmesine ev sahipliği yapan Türkiye’yi “Bayraktar konusu” Moskova’ya karşı zor bir durumda bırakıyor.

    Putin ile Erdoğan arasındaki “karmaşık” ittifak

    NATO üyesi ülkelerin Ukrayna’ya Rus saldırılarına dayanabilmesi için tanksavar silahları ve füzeler sağladığı bir dönemde, Ankara yönetimi SİHA satışlarını “bir ticari işlem” olarak görüyor.

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, “SİHA’lar Türkiye’den bir yardım değil. Bu, Türkiye’de bulunan bir şirketten Ukrayna’nın satın aldığı bir ürün” diyerek Ankara’nın konuya bakışını gösteriyor.

    Türkiye’nin SİHA konusuna “ihtimam” ile yaklaşmasını ise Financial Times, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki “karmaşık ittifaka” bağlıyor.

    Ankara’nın Rusya’dan S-400 füzelerini satın alması NATO’nun büyük tepkisini çekmişti. Fakat Ankara aynı zamanda Libya ve Suriye’de Rusya karşıtı tarafları destekledi. Erdoğan, Ukrayna’nın işgalini kınamasına rağmen Türkiye’nin turizm, buğday ve enerji ithalatının büyük bir kısmının yapıldığı Rusya’ya yönelik yaptırımlara karşı çıkıyor.

    “Ukrayna Türkiye’nin önemli bir ticari partneri”

    Gazeteye göre Türkiye bunun yanında Ukrayna ile de savunma işbirliğini derinleştiriyor. Örneğin geçtiğimiz ay, İstanbul merkezli savunma şirketi Baykar ile yapılan SİHA anlaşmasının genişletilmesi ve en az 20 SİHA satın alımı konusunda el sıkışıldı. İki ülke diğer yandan da yeni nesil SİHA’ların ortaklaşa üretilmesi konusunda da anlaştı.

    Baykar’ın kurucusu ve CEO’su Selçuk Bayraktar’ın Massachusetts Institute of Technology’de eğitim almış bir mühendis olduğunun altını çizen gazete, kendisinin ayrıca Cumurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olduğuna da dikkatleri çekiyor.

    FT’ye göre Ukrayna ile yapılan anlaşma, Türkiye’nin dış politika önceliklerini uygulamasına ve Bayraktar’ı satın alan veya sipariş eden bir düzine kadar hükümetle askeri ortaklıklar kurmasına izin veren daha geniş bir “drone diplomasisinin” parçası.

    Fiyat ve kalite avantajı

    FT’ye konuşan Philadelphia merkezli Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Aaron Stein, SİHA’ları satmanın Türkiye’nin “en önemli dış politika önceliği” olduğunu özellikle vurguluyor. “(SİHA), onların en yüksek değerli ihracatlarından biri” diyen Stein, “Birçok ülke için akıllıca bir seçim. Çin’deki düşük maliyetli rakibinin yeteneklerini çok aşıyor ve ABD ve İsrail’de üretilenler çok pahalı” diyor.

    Yapımı ve konuşlandırılması ucuz olan Bayraktar TB2’ler, yaklaşık 5 milyon dolara mal oluyor ve Kuzey Afrika’dan Kafkas Dağları’na kadar uzanan çatışmalarda etkinliklerini kanıtlamış durumda.

    İsrail’de üretilen rakibi 10 milyon dolardan piyasaya sürülürken ABD üretimi bir SİHA 20 milyon dolara satılıyor. Her ne kadar Çin üretimi bir SİHA 1 milyon dolar gibi nispeten çok ucuz bir fiyattan piyasaya sürülse de düşme oranının yüksekliği kendisini TB2’den çok daha az güvenilir kılıyor.

    Türkiye İhracatçılar Odası’nın verilerine göre SİHA’lar Türkiye’nin savunma sanayisinin 2021 ihracatının yüzde 40 artarak 3.22 milyar dolara yükselmesine yardımcı oldu. Rakamlar, Ukrayna’ya silah satışlarının bu yılın ilk iki ayında 60 kat artarak 58,4 milyon dolara ulaştığını gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Portekiz, Abramovich’in vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeye yeni koşullar ekledi

    Portekiz, Abramovich’in vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeye yeni koşullar ekledi


    Portekiz Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva, ülkesinin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rus kökenli iş insanı Roman Abramovich’e yönelik yaptırımlarına her seviyede uyacağını ancak, Portekiz vatandaşı olduğu için bu kişinin ülkeye girişini engellemeyeceğini açıkladı.

    Aynı zamanda İsrail vatandaşı olan Abramovich’in 2021 yılının Nisan ayında Portekiz vatandaşlığı aldığı ortaya çıkmıştı.

    Bu arada Portekiz, Abramovich’in bu ülke vatandaşı olmasına imkan sağlayan Seferad Yahudilerin torunlarına vatandaşlık izni verilmesiyle ilgili yasal düzenlemeye zorlaştırıcı yeni koşullar ekledi.

    Dışişleri Bakanı Silva, yeni düzenlemeye göre, başvuru sahiplerinin Portekiz ile “etkili bir bağlantı içinde olmalarını kanıtlanmasının” isteneceğini bildirdi.

    Portekiz Dışişleri Bakanı, yeni düzenlemenin geriye dönük işletilemeyeceğini ve Abramovich’in vatandaşlığının geri alınmasının söz konusu olmadığını bildirdi.

    Portekiz’de 2015 yılında kabul edilen kararnameyle, Portekiz’den zorla çıkartılan Sefarad Yahudilerin torunlarına otomatik olarak vatandaşlık verilmesi kararlaştırılmıştı.

    57 bin Yahudi Sefarad Portekiz vatandaşlığına geçti

    2015 yılından bu yana çoğu içinde Türkiye de olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşayan 57 bin Yahudi Sefarad Portekiz vatandaşlığına geçti.

    Abramovich, AB’nin yaptırım uyguladığı Rus oligarkların listesinde yer alıyor. Son olarak İngiltere, Abramovich’e yaptırım kararı almıştı.

    Portekiz basınına göre, yeni düzenlemeye göre, vatandaşlık için başvuranlardan, Portekiz topraklarında atalarından kalma bir mülkün mirası veya ülkeye yapılan düzenli ziyaretlerle ilgili somut kanıtlar istenecek.

    Porto Başhahamı Daniel, Abramoviç’e yardım ettiği gerekçesiyle gözaltına alınmıştı

    Son olarak, geçen hafta Abramoviç’in Portekiz vatandaşlığı almasına yardım ettiği iddia edilerek, rüşvet almak, kara para aklama ve vergi kaçaklığı suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştı.

    Sefarad Yahudileri, Yahudi-Roma savaşlarından sonra zorunlu göç ile İberya yarım adasına yerleştirilen ve 1492 yılında Elhamra Kararnamesi ile İspanya’dan zorla çıkartılan Yahudi topluluğuna verilen isim olarak biliniyor.

    Yahudi Sefaradlarının küçük bir bölümü İspanya’dan Portekiz’e kaçmış ancak, 5 yıl sonra Portekiz Kralı I. Manuel, Yahudi halkını Hristiyanlığa zorlaması üzerine buradan Avrupa’nın diğer ülkelerine sınır dışı edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkartıldı; AİHM’e başvurularda Ankara, Moskova’nın yerini aldı

    Rusya, Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkartıldı; AİHM’e başvurularda Ankara, Moskova’nın yerini aldı


    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, Rusya’yı bugün resmen üyelikten çıkartması, Moskova’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatına yönelik sorumluluklarının da sonunu getirdi.

    Son yıllarda AİHM’e yapılan başvuru sıralamasında sürekli ilk sırada yer alan Rusya’nın üyeliğinin son bulmasıyla ikinci sırada yer alan Türkiye bu ülkenin yerini aldı.

    Strasbourg Mahkemesi’nde 2021 yılı sonu itibarıyla karar için bekleyen şikayetlerde, Rusya 17 bin 13 başvuruyla ilk sırada yer alırken, Türkiye 15 bin 251, Ukrayna 11 bin 372 ikinci ve üçüncü sıraları aldı. Romanya 5 bin 690 ve İtalya 3 bin 646 ile 4. ve 5. sıralarda.

    2021 yılı itibarıyla AİHM bekleyen yaklaşık 70 bin davanın yüzde 70’ini Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Romanya’dan gelen başvurular oluşturuyordu.

    AİHM’de 2021’de açıklanan mahkeme kararlarında daha önceki yıllarda olduğu gibi Türkiye, ifade özgürlüğü alanında yine en fazla mahkumiyeti alan ülke olmuştu. AİHM, geçen yıl 31 davada Türkiye’yi ifade özgürlüğü şikayetinde insan hakları ihlalinden mahkum etmişti.

    Rusya’nın üyelikten çıkması ne anlama geliyor?

    Rusya’nın komünizmin yıkılışının ardından doğu Avrupa ülkelerinde siyasi sistemlerin demokratikleştirilmesine yardımcı olan Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkması sembolik önem taşıyordu.

    Ancak Moskova’nın üyelikten çıkmasının en somut sonucu 145 milyonluk Rus halkının bundan böyle konseyin yargı kolu olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) korumasından yararlanma hakkının ortadan kalkması.

    Rusya’nın üyelikten çıkmasıyla üye ülkelerdeki cezaevi ve karakolları haber vermeden teftiş etme hakkına sahip bağımsız uzmanlardan oluşan Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi, bir daha bu ülkeye ziyaret gerçekleştiremeyecek.

    Üye ülkelerin anayasa ve yasalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygunluğunu denetlemekten sorumlu Venedik Komisyonu, yine Moskova hakkında bağlayıcı kararlar veremeyecek.

    Öte yandan Rusya’nın üyelikten çıkması konseyin bütçesinde yılda yaklaşık 500 milyon euro yani yüzde 7’lik gibi önemli bir azalmaya sebep olacak.

    Rusya’nın üyelikten çıkartılma süreci nasıl işledi?

    Rusya’nın, Ukrayna’ya yönelik askeri saldırıları nedeniyle Avrupa Konseyi’nin Bakanlar Komitesi’nde ve Parlamenterler Meclisi’nde temsil hakkı 25 Şubat’ta askıya alınmıştı.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 10 Mart’ta konseyin tüzüğünün 8. maddesi kapsamında AKPM’den Rusya’ya yönelik alınabilecek yeni yaptırım kararlarını görüşmesini istemişti.

    Rusya, 28 Şubat 1996’da Avrupa Konseyi üyesi olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya: Kiev ile ‘İsveç gibi tarafsızlık’ temelinde uzlaşma seçeneğini görüşüyoruz

    Rusya: Kiev ile ‘İsveç gibi tarafsızlık’ temelinde uzlaşma seçeneğini görüşüyoruz


    Rusya, Kiev’in ‘tarafsızlığı’ tartışmayı kabul etmesinin ardından Ukrayna ile anlaşmaya yakın olunduğunu duyurdu.

    Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Tarafsızlık statüsü, elbette güvenlik garantileriyle birlikte ciddi şekilde tartışılıyor” dedi.

    Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov da “Ukrayna’da İsveç gibi tarafsız devlet oluşturulması fikrinin” bir uzlaşma seçeneği olacağına inandıklarını söyledi.

    Olası bir barış anlaşmasının bazı bölümlerinde uzlaşıya yakın olunduğu mesajını veren Lavrov, ‘Şimdi müzakerelerde tam da bu tartışılıyor. Bence anlaşmaya yakın olan kesinlikle spesifik formülasyonlar var.” diye konuştu.

    Müzakerelerin kolay olmadığını belirten Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in şubat ayında NATO genişlemesi olmadan Ukrayna için ‘tarafsızlık’ statüsünden bahsettiğini hatırlattı.

    Lavrov, kilit konuların “Ukrayna’nın doğusundaki insanların güvenliği, bu ülkenin silahsızlandırılması ve Rusça konuşan kişilerin hakları” olduğunu söyledi.

    Ukrayna tarafı da savaşın sona ermesi için müzakerelere istekli olduğunu, ancak “Rus ültimatomlarına teslim olmayacağını” söylüyor.

    Rusya Devlet Başkanı, 24 Şubat’ta işgali açıklarken, ABD’yi NATO askeri ittifakını doğuya doğru genişletmekle suçlamıştı.

    Putin, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana Ukrayna’da Rusça konuşan insanların ‘milliyetçiler ve neo-Naziler’ tarafından soykırıma maruz kaldıkları için askeri operasyonu başlatmaktan başka seçeneğin olmadığını duyurmuştu.

    Ukrayna ve Batı, soykırım iddialarının temelsiz olduğunu söylüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Berlin polisi, Ukraynalı kadın mültecilerin fuhuş çetelerinin eline düşmemesi için seferber oldu

    Berlin polisi, Ukraynalı kadın mültecilerin fuhuş çetelerinin eline düşmemesi için seferber oldu


    Almanya’nın başkenti Berlin’deki eyalet yönetimi, Ukrayna’dan gelen mültecileri, şehir merkezindeki tren garı etrafında kendilerine konut ve nakit para vaadinde bulunan çetelere karşı uyardı.

    Eyaletin Ukraynalı mülteciler için oluşturulan resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Ukrayna’dan kaçan mültecileri fuhuş yapmaya ve yasa dışı yollara yönlendirmeye çalışan çetelerin merkez tren garı etrafına yuvalanabileceği uyarısında bulunuldu.

    Açıklamada, “Berlin merkez garı etrafında savaştan kaçan mültecilerden faydalanmaya çalışan suçluların olabileceğine dikkat edin.” denildi.

    Tren garı etrafına Alman, Rus ve Ukrayna dillerinden konulan afişlerde, tek başına yolculuk yapan kadın ve gençlerin şüpheli kişilerin yardımlarını kabul etmemeleri istendi.

    Berlin polisi, şu ana kadar mülteci kadınların tuzağa düşürülüp fuhuş için zorlandıklarına dair ellerinde somut bir delil olmadığını aktardı.

    Bu aybaşında Ukraynalı ilk mülteci kafilesi Berlin’e gelmeye başladığında çok sayıda Alman aile, tren garına gidip bu kişileri evlerinde ağırlamak için davette bulunmuştu.

    İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde 300 bine yakın özel konut sahibinin, Ukraynalı mülteci ağırlamak için başvuruda bulunduğunu açıklamıştı.

    “Mültecilere yardım etmek isteyenler tren garına gitmesin”

    Alman yetkililer, evlerinde müsait odası olanların tren garlarına gidip kendileri şahsen mültecileri evlerine davet etmek yerine yetkililerle koordinasyon içindeki resmi internet siteleri aracığıyla bunu gerçekleştirmesini tavsiye ediyor.

    Berlin polisinin de merkez tren garı etrafında güvenlik önlemlerini arttırdığı belirtilirken, çok sayıda sivil polisin nöbet tuttuğu aktarıldı.

    Bu arada uluslararası insani yardım kuruluşu “World Vision” Rusya’nın Ukrayna’yı işgali yüzünden çok sayıda Ukraynalı mülteci kadının insan tacirleri tarafından fuhuş batağına çekilebileceği uyarısında bulundu.

    World Vision Doğu Avrupa Sorumlusu Eleanor Monbiot, yaptığı açıklamada, “İnsan tacirlerinin hedefinde olan kadınların sayısı katlanarak artıyor.” diyerek endişesini dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’yı işgali sonrası yaptırımlardan etkilenen Rusya tarihi bir iflasın eşiğine mi geldi?

    Ukrayna’yı işgali sonrası yaptırımlardan etkilenen Rusya tarihi bir iflasın eşiğine mi geldi?


    Ukrayna’yı işgaliyle birlikte Batı’nın ağır yaptırımlarına hedef olan ve ekonomisi ağır darbe alan Rusya, Bolşevik Devrimi’nden bu yana ilk kez uluslararası borç temerrüdünün eşiğinde.

    Rusya’nın 2013 yılında dolar üzerinden sattığı devlet tahvili için çarşamba günü 117 milyon dolar faiz ödemesi gerekiyor.

    Rusya’nın yaptırımlar yüzünden ödeme yapmakta karşılaştığı zorluklar ve Kremlin’in artık borçlarını Ruble üzerinden ödeyeceği yolundaki açıklamaları uluslararası derecelendirme kuruluşlarına göre temerrüdü tetikleme riski doğuruyor.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Rusya’nın dolar cinsi tahvil ödemelerini ruble olarak yapması durumunda temerrüde düşmüş sayılacağı uyarısında bulundu.

    Vladimir Putin, Rusya’nın ödemeleri Ruble cinsinden yapmasına yönelik kararnameyi mart ayının ilk haftasında imzalamıştı.

    Moskova, yaptırımlara yanıt olarak tahvil sahiplerinin faiz ve anapara ödemelerini almasını kısıtlayabilecek yabancı para birimlerine olan erişimi önemli ölçüde azaltma yoluna gitmişti.

    Temerrüt için son tarih 15 Nisan mı?

    Bununla birlikte Rusya’ya ödeme yapması için verilecek 30 günlük mühlet temerrüdü 15 Nisan’a kadar uzatabilecek.

    Uluslararası mali piyasaları izleyen uzmanlara göre, Rusya’nın gerçekte temerrüde düşüp düşmediğini görmek için beklenmesi gereken tarih 15 Nisan.

    Pictet Varlık Yönetimi temsilcisi Guido Chamorro, Reuters’e yaptığı açıklamada, “Bir erteleme süresi var bu yüzden 15 Nisan’a kadar ne olacak tam bilmiyoruz. Bu sürede her şey olabilir.” diyerek durumunu özetledi.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline kadar Moskova’nın temerrüde düşmesi hiç düşünülemeyecek bir olasılıktı.

    Derecelendirme kuruluşları S&P Global, Moody’s ve Fitch için rezervlerinde 650 milyar dolar olan ve önemli miktarda petrol ve doğal gaz satan Rusya için temerrüt kesinlikle akla gelmeyen bir olasılıktı.

    AB ve ABD’nin yaptırımlarıyla, Rusya’nın yurtdışında tuttuğu ortaya çıkan rezervlerinin üçte ikisini donduruldu.

    Aegon Varlık Yönetimi temsilcisi Jeff Grills, savaşın piyasaları derinden sarstığına dikkati çekerek, Rusya’nın dünyanın en büyük emtia üreticilerinden biri olması yüzünden fiyatların artarak, küresel enflasyonu yükselttiğini hatırlattı. Grills, “Rusya’nın tahvillerinin faizini ödeyeceği yolunda şu anda bir beklenti yok.” dedi.

    Temerrüt senaryoları neler?

    Rusya’nın değer kaybeden devlet tahvillerinin çoğu şimdi gerçek değerlerinin sadece yüzde 10 ila 20’si oranında el değiştiriyor.

    Çarşamba günü yapılması gereken 117 milyon dolar faiz ödemesinin ardından, mart ayı sonuna kadar 615 milyon dolar daha faiz ödemesi bulunuyor. 4 Nisan’daki ödeme ise 2 milyar dolar civarında.

    Uzmanlara göre ortada üç farklı senaryo bulunuyor. Bunların ilkine göre, Moskova faizleri dolar üzerinden öder ve temerrüt riski ortadan kalkar.

    Son 10 gün içinde Rusya’nın önemli enerji şirketleri Gazprom ve Rosneft uluslararası tahvillerle ilgili sorumluluklarını yerine getirdi. Moskova, kendi çıkarına olduğunu düşünerek aynısını yapabilir.

    İkinci ihtimal Rusya, faizleri ödemez ve temerrüde kadar 30 günlük mühleti kullanma yoluna gider.

    Üçüncü olasılık ise Rusya, bu faizleri Ruble olarak ödeme yoluna gider. Ancak tahvillerin yasal koşulları bunun yine bir temerrüde eşdeğer olduğu anlamına gelir ve 30 günlük mühlet kuralı yine geçerli olur.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: NATO’ya giremeyeceğimizi kabul ediyoruz

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: NATO’ya giremeyeceğimizi kabul ediyoruz


    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, NATO’ya üye olamayacaklarını kabullenmeleri gerektiğini, halkının da yalnızca kendilerine güvenmeleri gerektiğini anlamasına memnun olduğunu söyledi.

    NATO üyeliği konusunda daha önce ısrarcı demeçler veren Zelenskiy, bu açıklamayla tonunu yumuşatmış oldu. NATO üyeliği Rusya’nın işgalini meşrulaştırmak için kullandığı en önemli argümandı.

    Zelenskiy Ortak Sefer Gücü (JEF) Toplantısı’nda Avrupalı liderlere yönelik konuşmasında, “Ukrayna’nın NATO üyesi olmadığı açık. Bunu anlıyoruz. Yıllarca kapının açık olduğunu duyduk, ama içeri giremeyeceğimizi de duyduk. Bu doğru. Bunun farkına varmamız lazım. Halkımızın da bunu ve sadece kendilerine ve bize destek olan ortaklarımıza güvenmesi gerektiğini anlamaya başlamasından memnunum. Ukrayna şu anda NATO anlaşmasının 5’inci maddesinin yürürlüğe girmesini istemiyor…İttifakın içinde olmadığımızı anlıyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy ayıca uçak ve hava savunma sistemleri almak için de ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirtti.

    Zelenskiy, “Yeni bir iletişim formatı gerektiğini vurgu yapıyoruz. Açık kapıdan giremiyorsak, bize yardım edecek, bizi koruyacak topluluklarla çalışmalıyız. Hem bize faydası olacak hem de sizin için makul olan bazı güvenilir garantilere sahip olmak istiyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy, Avrupa şimdi tavır almazsa, Rusya’nın Avrupa’nın diğer bölgelerini de hedef alabileceğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Hala Rusya’nın savaş makinesini durdurabiliriz. Hala insanların öldürülmesini durdurabiliriz. Birlikte yapmak ve demokrasinin yıkımını durdurmak ve şimdi bizim topraklarımızda bunu durdurmak daha kolay olacak yoksa onlar size de gelecekler. Hepimiz Rusya’nın hedefiyiz. Bize yardım ederek kendinize yardım edin.”

    Ukrayna Başbakanı Zelenskiy’nin ardından konuşan İngiltere Başbakanı Boris Johnson da bu anın “çaresiz bir an” olduğunu dile getirerek, liderlerin, Ukrayna’yı desteklemek için daha fazlasını yapması gerektiğinin altını çizdi.

    Johnson, “Bize daha fazlasını yapmamız için oldukça haklı olarak meydan okudunuz ve yapabileceğimizi ve daha fazlasını yapmamız gerektiğini biliyoruz.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Rusya ve Ukrayna’ya gidecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Rusya ve Ukrayna’ya gidecek


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık ettiği Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sonrası açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rusya ve Ukrayna’ya gideceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısının ardından gündemi değerlendirdi. Üç gün süren Antalya Diplomasi Forumu’na 75 ayrı ülkeden, 17 devlet, hükümet başkanı, 80 bakan ve 39 uluslararası teşkilat temsilcisinin katıldığını hatırlatan Erdoğan, forumu ‘Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada giderek artan gücünün cazibesinin en somut tezahürlerinden biri’ olarak niteledi.

    Foruma katılanlar arasında 200 civarında görüşme yapıldığını vurgulayan Erdoğan şunları söyledi:

    “Her ne kadar somut bir neticeyle sonuçlanmamış olsa da diplomasi ve diyalog kapılarını açması bakımından çok önemliydi. Dışişleri Bakanımızı bugün Rusya’ya gönderiyorum. Yarın Moskova’da temaslarda bulunacak. Perşembe günü de Ukrayna’ya geçecek. Kendisi her iki tarafla da yapacağı görüşmelerle ateşkesin ve barışın sağlanması yolundaki gayretlerimizi sürdürecektir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, Avrupa Konseyi üyeliğinden resmen çıktı

    Rusya, Avrupa Konseyi üyeliğinden resmen çıktı


    Rusya, komşusu Ukrana’yı işgali dolayısıyla ihraç edilme olasılığına karşı önceden hareket ederek Avrupa Konseyi’nden resmi olarak çıktı.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin Strazburg merkezli Avrupa Konseyi üyeliğinden ayrılma sürecinin başlatan mektubu konseyin genel sekreteri Marija Pejcinovic Buric’e gönderdi.

    Rusya ayrılma kararını duyurduğu mektupta NATO ve Avrupa Birliği’nin konseyi “askeri ve ekonomik açıdan Doğu’ya genişlemesine” hizmet eden bir araç haline getirmekle suçladı.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bizi bu kararı almaya zorlayanlar, kıtadaki ortak insani ve yasal alanın yıkımının ve Rusya’sız Avrupa çapındaki statüsünü kaybedecek Avrupa Konseyi’ne olan sonuçların bütün sorumluluğunu taşımaktadır” denildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Konseyi ve yargı organı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Rusya üzerinde baskı kurmak ve içişlerine karışmak için sistematik olarak kullandığı” ifadelerine de yer verildi.

    Rusya’nın kararı Avrupa Konseyi’nin Rusya’yı çıkarmak için kararından hemen önce geldi

    Rusya’nın Avrupa Konseyi üyeliği, Ukrayna’yı işgale başladığının ertesi günü yani 25 Şubat’ta askıya alınmıştı. O tarihten itibaren Rus yetkililer Moskova’nın üyelikten çıkma hazırlığında olduğunun işaretlerini veriyor ancak resmi bir girişimde bulunmuyordu.

    Bu sebeple konseyin parlamenter asamblesi pazartesi ve salı günü yaptıkları toplantılarda Ukrayna’nın işgalinin “Avrupa Konseyi Statüsü’nün ciddi şekilde ihlal edildiği” görüşüyle Rusya’nın üyelikten çıkarılması için karar üzerinde çalışıyordu.

    Avrupa kıtasında insan haklarını korumak amacıyla İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1949 yılında kurulan Avrupa Konseyi’nin toplam 47 üyesi bulunuyor. Ukrayna’nın 1996’da, Rusya’nın ise1995’te üye olduğu konseye bir tek Rusya’nın müttefiki Belarus üye değil.

    Rusya’nın üyelikten çıkması ne anlama geliyor?

    Üyelikten çıkma süreci zaman gerektirse de, Rusya’nın bundan böyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymak durumunda kalmayacağı ve idam cezası gibi bazı uygulamaları geri getirebileceği belirtiliyor.

    Rusya’nın komünizmin yıkılışının ardından doğu Avrupa ülkelerinde siyasi sistemlerin demokratikleştirilmesine yardımcı olan Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkması sembolik önem taşıyor.

    Ancak Moskova’nın üyelikten çıkmasının en somut sonucu 145 milyonluk Rus halkının bundan böyle konseyin yargı kolu olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) korumasından yararlanma hakkının ortadan kalkması.

    AİHM’e giden davaların yüzde 24’ü Rusya’dan geliyordu. AİHM önünde sıra bekleyen Rus siyasi muhalif Alexey Navalny gibi bazı sembolik davalar Rusya’yı endişelendiriyor.

    Öte yandan Rusya’nın üyelikten çıkması konseyin bütçesinde yılda yaklaşık 500 milyon euro yani yüzde 7’lik gibi önemsiz bir azalmaya sebep olacak.

    Moskova’nın resmi girişimi ile Rusya, Avrupa Konseyi’nden çıkan ikinci ülke oldu. Yunanistan 1969’daki darbe sonrasında üyelikten çıkarılma tehlikesine karşı üyelikten çıkmayı tercih etmişti. Ülkede demokrasinin yeniden kurulması üzerine beş yıl sonra Atina yeniden üye oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***