Etiket: Ukrayna

  • Tahıl Koridoru Anlaşması bu gece bitiyor, Moskova henüz planını açıklamadı

    Tahıl Koridoru Anlaşması bu gece bitiyor, Moskova henüz planını açıklamadı


    Tahıl Koridoru Anlaşmasıyla ilgili Moskova’yı ikna çalışmaları devam ederken Ukrayna, ülkenin doğusunda şiddetli çatışmaların devam ettiğini bildirdi.

    Rusya’nın Ukrayna işgalinin küresel gıda fiyatları üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Ankara’nın ara buluculuğu ile Birleşmiş Milletler himayesinde imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması, Moskova’nın uzatmayı kabul etmemesi halinde bu gece sona erecek.

    İstanbul’da Temmuz 2022’de imzalanan ve daha önce birkaç kez uzatılan anlaşmanın süresi teknik olarak bu gece (17 Temmuz) dolacak. 

    Rus yetkililer, anlaşmanın uzatılması için herhangi bir neden görmediklerini belirtiyor.

    Anlaşma çerçevesinde son gemi pazar günü Ukrayna’nın Odesa Limanı’ndan ayrıldı. 

    Ukrayna ve Rusya dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor.

    Anlaşma kapsamında Ukrayna tarafından yaklaşık 33 milyon ton mısır, buğday ve diğer tahıl türleri yurt dışına ihraç edildi.

    Rusya, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın ülkesiyle ilgili kısmının uygulanmadığını belirtiyor.

    Moskova bu nedenle anlaşmadan çekilme tehdidinde bulunuyor. 

    Ayrıca Rusya, yoksul ülkelere yeterince tahıl ulaşmadığından da şikayetçi. 

    Birleşmiş Milletler ise anlaşmanın, gıda fiyatlarının dünya genelinde yüzde 20’nin üzerinde düşmesine katkıda bulunarak bu ülkelere fayda sağladığını savunuyor.

    Ukrayna’nın doğusunda çatışmalar yoğunlaştı

    Bu arada tahıl anlaşmasıyla ilgili Moskova’yı ikna çalışmaları devam ederken Ukrayna, ülkenin doğusunda şiddetli çatışmaların devam ettiğini bildirdi. 

    Kiev, “karşı taarruz” olarak belirttiği saldırılarda cephede şiddetli direnişle karşılaştığını kabul etti. 

    Cuma günü Ukrayna, savaşın başlamasından kısa bir süre sonra Rusya tarafından işgal edilen Melitopol kenti çevresinde geçen hafta iki kilometre ilerlediğini duyurmuştu. 

    Analistler, Ukrayna’nın hedefinin Azak Denizi’ne doğru ilerleyerek Rus hatlarını kesmek ve işgal altındaki Kırım’ı izole etmek olduğu değerlendirmesinde bulunuyor. 

    Ancak Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Ganna Malyar, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Doğuda durum daha da yoğunlaştı. Düşman iki gündür peş peşe Harkiv bölgesindeki Kupiansk’a aktif olarak saldırıyor. Savunmadayız.” ifadelerini kullandı. 

    Kırım Köprüsü’nde patlama

    Öte yandan Rus makamları, sabah saatlerinde yaptıkları açıklamada, Ukrayna’daki Rus birlikleri için önemli bir ikmal hattı olan Kırım Köprüsü’nde “acil bir durum olduğunu” ve köprünün hasar gördüğünü belirtti. Yetkililer, olayda iki kişinin öldüğünü bir çocuğun da yaralandığını kaydetti. Keza Rus yetkililer, köprünün trafiğe kapatıldığı bilgisini paylaştı. Ukrayna medyası köprüde patlamalar olduğunu bildirdi. Rusya Ulaştırma Bakanlığı, köprü üzerindeki yolda hasar meydana geldiğini ancak sütunlarda herhangi bir hasar olmadığını açıkladı. Bakanlık hasara neyin neden olduğu konusunda detay vermedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukraynalı kadınlarda cephede görev alma hazırlığı

    Ukraynalı kadınlarda cephede görev alma hazırlığı



    Rusya ile Ukrayna arasında savaş devam ederken, 60 binden fazla kadının yer aldığı Ukrayna ordusunun 128. Karpat Dağ Saldırı Tugayı askeri faaliyetler gerçekleştiriyor.

    Tugaydaki kadınlar da cephe hattında çeşitli alanlarda görevler üstlenmek için Zaporijya bölgesinde hazırlık çalışmalarını sürdürüyor.

    Aralarında askeri basın görevlileri, sağlık uzmanı, psikologların da bulunduğu kadınlar için eğitim amaçlı etkinlik düzenlendi. Cephedeki duruma benzer koşullarda çeşitli engellerden geçen kadınlar, farklı savaş senaryoları üzerinde çalışarak denetlendi.

    Etkinlik sonunda, söz konusu kadınlara tugaya bağlı olduklarına dair bereler takdim edildi.

    “KADINLARIN PSİKOLOJİK AÇIDAN HAZIRLIKLI OLMALARI GEREKİYOR”

    Etkinliğe katılan kadınlardan 128. Karpat Dağ Saldırı Tugayı basın sorumlusu Anna Dzumza, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu tür etkinliklerin sürekli düzenlendiğini belirterek, “Bugün sadece kadınlar bu etkinliğe katıldı. Bu kadınları cephede devam etmeleri için psikolojik olarak hazırlıyoruz” dedi.

    Söz konusu kadınların tugayda çeşitli görevler üstlendiğini aktaran Dzumza, “Kadınların hepsi farklı mesleki alanlardan geliyor. Aralarında, doktor, psikolog, basın sorumlusu var. Sağlık uzmanı olan kadınlar, cephedeki askerlere tıbbi destek sağlayacak, psikolog olanlar da askerlere psikolojik destek verecek” diye konuştu.

    Dzumza, bazı kadınların cephede yer aldığını söyleyerek, “Kadınların cephedeki askerlere yardımcı olmaları için psikolojik açıdan hazırlıklı olmaları gerekiyor. Bugün zor koşullarda hazırlık yaptılar. Kimse yarı yolda kalmadı, başarılı oldu. Eğitimden sonra kadınların hepsi cepheye gidecek. Bunun için de kendilerine bere takdim edildi” şeklinde konuştu.

    Ukrayna ordusunda 60 binden fazla kadının yer aldığı bilgisini paylaşan Dzumza, birçok kadının gönüllü olarak orduya katıldığını dile getirdi.

    “KADINLARIN HAZIRLIK SÜRECİ CEPHEDEKİ DURUMA BENZER KOŞULLARDA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

    Kadınların hazırlık sürecini denetleyen ve soyadını vermek istemeyen 128. Karpat Dağ Saldırı Tugayı’ndaki kaptan Orest de kadınların hazırlık sürecinin cephedeki duruma benzer koşullarda gerçekleştirildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Kadınlar, bir saat içinde çeşitli aşamalardan ve engellerden geçerek tahliye senaryosu üzerinde çalıştı. Bu süreçte yanında patlamalar oldu. Kadınlar cephedeki duruma psikolojik açıdan hazırlıklı olacak ve farklı bir algıyla görev esnasında hareket edecek. Kadınların, cephede savaşan askerlere yardımcı olmaları için hazırlıklı olmaları gerekiyor. Kadınların tugayın beresine sahip olması için hazır olduğunu ispat etmeleri gerekiyor.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO zirvesinde ‘Rusya’ mesajları: ‘Dünya için bir trajedi olur’

    NATO zirvesinde ‘Rusya’ mesajları: ‘Dünya için bir trajedi olur’



    NATO Liderler Zirvesi’nin 2. gününde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ortak basın toplantısı düzenledi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg toplantıda, “Ukrayna NATO’ya şu an her zaman olduğunda daha yakın. Müttefikler Ukrayna’nın NATO üyesi olacağını tekrardan belirtmek istiyor. Bu Ukrayna’nın üye yolundaki iki adımlı süreçten tek adımlı sürece geçişini sağlayacak. Ayrıca şartların yerine getirildiğini düşündüğümüz zaman bir davet sunacağız bu önemli bir adım. Bugün verilen kararlar yeni bir başlangıcı işaret ediyor” açıklamasında bulundu.

    Stoltenberg, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kazanması Ukrayna için ve dünya için bir trajedi olur. Moskova’nın NATO’nun kimin üyesi olacağı konusunda bir kararı olamaz. Bugün aldığımız kararla Ukrayna’yı NATO’ya daha da yaklaştırıyoruz. Moskova buna karar verecek değil” dedi.

    ZELENSKI DE KONUŞTU

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ise Stoltenberg’in ardından konuştu. Zelenski, “Güvenlik bizim ortak önemsediğimiz şey. İletişimimiz önemli. Barış ve güvenlik konularını konuştuk. olumlu haberlerimiz var. Bu zirvede birçok görüşme gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Ukrayna’nın NATO üyeliği ile ilgili beklentilerimizi konuştuk. Birlikte uzun bir yola girdik. Askerlerimizin artık iyi bir tecrübesi var, bize verilen silahları kullanabildiğimizi gösterdik. Ukrayna bu süreçte AB ile entegrasyonunu ortaya koydu. Bu zirvenin askerlerimiz, vatandaşlarımız için güvenliğimiz için önemli olduğunu vurgulamak istiyorum” diye belirtti.

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO’nun Ukrayna’ya güvenlik taahhüdü sağlaması konusundaki ifadeleri üzerine “Son derece hatalı ve potansiyel olarak çok tehlikeli olduğunu düşünüyoruz. Ukrayna’ya verilen garantiler Rusya’nın güvenliğini ihlal ediyor” demişti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Başbakanı Scholz’den Türkiye açıklaması

    Almanya Başbakanı Scholz’den Türkiye açıklaması



    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Türkiye’nin kendileri için önemli bir ortak olduğunu söyledi.
    Scholz, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, son Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nde Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin nasıl daha fazla geliştirilebileceğine ilişkin kararlar alındığını belirtti.

    AB Komisyonundan ilişkilerin ilerletilebilmesi için öneriler ve raporlar sunmasını talep ettiklerini aktaran Scholz, “Ben, burada Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ile de konuşacağım. Türkiye, bizim için önemli bir ortaktır. Bu, gelecekteki ilişkilerde de ifade edilecektir.” dedi.

    Scholz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile buradaki görüşmesinde, ilişkilerin nasıl daha da geliştirilebileceği konusunun ele alınacağını belirterek AB Konseyinin Türkiye ile işbirliğinin yeniden başlatılması konusunda ilgili kararların alınması için çaba sarf ettiğini kaydetti.

    Ukrayna’ya destek konusunda Almanya’nın 700 milyon avroluk yeni bir destek paketi açıkladığını vurgulayan Scholz, Ukrayna’ya dayanışma gösterilmesinin devam etmesinin önemli olduğunun altını çizdi.

    Scholz, NATO’nun savunma ittifakı olarak yeniden konumlandırılması için gerekli tüm kararları almasının önemli olduğuna işaret ederek “Çünkü topraklarımıza ve tehdide karşı tedbir almamız lazım.” dedi.

    Başbakan Scholz, Almanya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 2’sini savunmaya ayıracağını kaydetti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO Zirvesi’ne giden Erdoğan’dan açıklamalar: “Türkiye’nin AB’de önünü açın”

    NATO Zirvesi’ne giden Erdoğan’dan açıklamalar: “Türkiye’nin AB’de önünü açın”



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi için yola çıkmadan önce basın açıklaması yaptı. Erdoğan’ın gündeminde İsveç’in birliğe katılımı ve Rusya – Ukrayna savaşı vardı. Erdoğan’ın AB konusunda Türkiye’nin önünün açılmasını istemesi de dikkat çekti. AB üyelik müzakerelerinde uzun zamandır bir gelişme yaşanmıyor, iki taraftan da konuya ilişkin olumlu açıklamalar gelmiyordu.

    “SAVAŞIN KISA SÜREDE SONA ERMESİ UKRAYNA’NIN ÜYELİK SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRIR” 

    Erdoğan, “Ukrayna başta olmak üzere ortakları desteklemek üzere Madrid Zirvesi’nde aldığımız kararları gözden geçireceğiz. NATO Ukrayna konseyinin ilk toplantısını da tertipleyeceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının satır başları şöyle:

    “Savaşın en kısa sürede adil şekilde sona ermesi Ukrayna’nın NATO’ya üyelik sürecini kolaylaştıracak. Ukrayna’nın NATO’ya üyelik sürecinin daha da kolaylaşacağını sanıyoruz. Bu süreçte işi yokuşa sürme çabalarına rağmen her zaman ittifak anlayışıyla devam ettik. Zirvenin önemli sonuçlarından biri ise asgari yüzde 2 savunma harcama taahhüdün yenilenmesi olacak. Bazı müttefiklerimizin haksız yere ülkemize uyguladığı kısıtlamalar bizi sınırlandırıyor.

    Bir diğer gündem maddemiz NATO’nun genişlemesi. Türkiye NATO’nun açık kapı politikasını her zaman desteklemiştir. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine ilişkin üçlü mutabakat anlaşması imzalandı. Finlandiya buna uydu ve üye oldu. İsveç’in de altına imza attığı sözleşmeye uymasını bekliyoruz. Ben de bu akşam NATO Genel Sekreteri ve İsveç Başbakanı ile görüşeceğim.

    Türkiye NATO misyonuna en çok katkı veren ilk 5 ülke arasında yer alarak üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. İttifaka ciddi kuvvet sağlıyoruz.

    “TÜRKİYE’NİN AB’DE ÖNÜNÜ AÇIN”

    Bir gerçeğin de altını özellikle çizmek istiyorum. Şu an 50 yılı aşkın zamandır Avrupa Birliği kapısında bekletilen bir Türkiye var. Ve şu anda NATO üyesi ülkelerin neredeyse tamamı AB üyesidir. Türkiye’yi Avrupa Birliği kapsında 50 yılı aşkın süredir bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Aynı zamanda Vilnius’ta da sesleneceğim. Türkiye’nin AB’de önünü açın. Ondan sonra da biz Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım.

    Bu konuda dün akşam Sayın Biden’a da bu ifadeleri kulandım. Milletimizin bizden beklentisi var. Bu beklentiyi daha fazla kaldıramayız 50 yılı aştı. Biz Türkiye’yiz. Biz çatladıkapı ülkesi değiliz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim.

    ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ OLACAK MI?

    Tahıl koridoru anlaşmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Putin’den önümüzdeki ay bir ziyaret bekliyoruz, eğer Sayın Putin’in ziyareti gerçekleşirse bu konuyu yüzde yüz ele alacağız. Telefon görüşmelerinde de arkadaşlarımız bu konuyu ele alıyor” dedi.

    İSVEÇ’İN NATO ÜYELİĞİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç’in terör örgütü PKK konusundaki tutumu aşikar. NATO üyeliği konusunda nasıl bir tutum sergileyeceksiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

    “Bu konuda nihai karar TBMM’ye ait. TBMM’den geçmedikten sonra ben dedim oldu diyemeyiz.”

    F-16 KONUSU

    “ABD Başkanı Biden ile görüşmenizde F-16 konusu gündeme geldi. Değerlendirmeniz nedir?” sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biden, ben elimden gelen her şeyi yapıyorum diyor. Bizden de aynısını istiyor. NATO müttefiki olarak bizim size yapmış olduğumuz ödemeler var biz daha bu ödemenin karşılığını alamadık. Vinius’ta bizim dar kapsamlı bir görüşmemiz olacak, kendisiyle bunları görüşeceğiz. Bu sıkıntıyı temenni ederim ki aşarız. Bunun da İsveç ile ilişkili hale gelmesi bizi üzmekte. Temenni ederim ki sonu hayırlı olur.” dedi.

    ZİRVEDE NELER BEKLENİYOR?

    Erdoğan, başkent Vilnius’ta yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere 10-12 Temmuz tarihlerinde Litvanya Cumhuriyeti’ne ziyarette bulunacak.

    Zirvede, Ukrayna’daki savaşın yanı sıra NATO coğrafyasına yönelik meydan okumalar hakkında stratejik düzeyde görüş alışverişinde bulunulacak. Zirvede, tüm biçim ve tezahürleriyle terörizm başta olmak üzere NATO tarafından tespit edilen temel tehditler karşısında İttifak’ın savunma yapılanmasının ve caydırıcılığının güçlendirilmesine yönelik planlamalar ele alınacak.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu vesileyle zirveye katılan mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması da öngörülüyor.

    NATO ülkelerinin liderleri, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapacakları zirve toplantısında başta Ukrayna olmak üzere birçok konuda önemli kararlara imza atacak.

    NATO Zirvesi 11-12 Temmuz’da Rusya sınırına yaklaşık 300 kilometre mesafedeki Vilnius’ta düzenlenecek.

    Zirveye, nisanda Finlandiya’nın katılmasıyla sayısı 31’e çıkan üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra üyeliğe davet edilen ancak henüz onaylanmayan İsveç ile Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın liderleri katılacak.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de zirve için Vilnius’a gideceği açıklandı.

    Sovyetler Birliği’nden 1990’da ayrılan ilk cumhuriyet olan ve 2004’te İttifak’a katılan Litvanya’da konuşulacak konuların başında Rusya ile arasındaki savaş devam eden Ukrayna geliyor.

    Ukrayna başlığında, bu ülkeye gelecek birkaç yılı kapsayacak ve elindeki Sovyet dönemi malzemeleri NATO standartlarına getirecek şekilde askeri desteğin artırılması, Ukrayna ile siyasi ilişkilerin yukarı taşınarak NATO-Ukrayna Konseyi’nin kurulması ve bunun ilk toplantısını yapması, ayrıca Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantileri bulunuyor.

    Güvenlik garantileri çerçevesinde Ukrayna’nın NATO üyeliği bulunuyor. NATO ülkelerinin 15 yıl önce Bükreş’te olduğu gibi Ukrayna’nın İttifak’a üye olacağını zirvede teyit etmesi bekleniyor. Ancak bunun ne zaman ve nasıl olacağı konusunda kesin bir mesaj verilmesi mümkün görünmüyor.

    ABD başta olmak üzere birçok NATO ülkesi Rusya ile devam eden savaşı bitmeden Ukrayna’nın ittifaka katılamayacağını vurguluyor.

    Vilnius Zirvesi’ndeki diğer önemli başlıklardan biri de İsveç’in üyelik başvurusu olacak. Finlandiya’nın Nisan 2023’te üyeliğe kabul edilmesinden sonra İsveç’in üyelik sürecinin de bir an önce tamamlanması için hem NATO’dan hem de birçok NATO ülkesinden en üst seviyede daha önce açıklamalar yapıldı.

    Ancak Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerinin giderilmesi konusundaki beklentinin karşılanmaması, İsveç’te terörle mücadele için yapılan yasal düzenlemelerin uygulamada henüz beklenen sonuçları vermemesi bu ülkenin üyelik sürecinin önünde engel teşkil ediyor.

    NATO’nun Rusya’ya karşı oluşturduğu yeni askeri planların da zirvede liderlerce onaylanması amaçlanıyor. İttifak’ın savunma ve caydırıcılığını artırmak üzere hazırlanan gizli askeri planlar üç bölge için oluşturuldu. Bunlardan ilki Atlantik ve Avrupa’nın kuzeyini, ikincisi Baltıklar’dan Alp Dağları’na kadar uzanan Orta Avrupa bölgesini, üçüncüsü ise Akdeniz’den Karadeniz’e kadar olan bölgeyi içeriyor.

    Planlar, NATO’nun bu bölgelerde kara, deniz, hava, uzay ve siber alanlarda hangi kuvvetin ne zaman, nasıl konuşlanacağını, tehdit durumunda nasıl harekete geçileceğini belirliyor. NATO, planlar dahilinde yaklaşık 300 bin askerden oluşan bir kuvvetin en fazla 30 gün içinde doğu kanadına intikal etmesini amaçlıyor.

    Liderler Vilnius’ta savunma harcamalarının artırılmasını da konuşacak. Bu çerçevede Savunma Üretim Eylem Planı’nın onaylanması bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: Ukrayna NATO’ya üyeliği hak ediyor

    Erdoğan: Ukrayna NATO’ya üyeliği hak ediyor



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski’i Vahdettin Köşkü’nde törenle karşıladı. Karşılamanın ardından iki lider baş başa görüşmeye geçti.

    Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeler ve 17 Temmuz’da sona erecek Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması gibi bölgesel ve uluslararası konular ele alındı. 

    Toplantı sonrası Erdoğan ve Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, “Kıymetli dostlumla yüz yüze görüşmemizi geçen yıl ağustos ayında gerçekleştirmiştik. Yaşananlara karşın Türkiye-Ukrayna dostluğu her bakımdan güçlendi. Savaşın sona ermesi için elimizden gelen çabayı sarf ettik. Bu savaşı reddettiğimizi kayda geçirdik. 2014’te Kırım’ın ilhakından bu yana Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne desteğimizi tüm platformlarda ifade ettik. Dayanışmamızı yaptığımız yardımlarla sergiledik” dedi. 

    Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Son derece önemli bir görüşmeye İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Geçtiğimiz yılın temmuz ayında ise İstanbul’da atılan imzayla Karadeniz tahıl girişimini hayata geçirdik. 1 yılda 33 milyon ton tahılı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan anlaşmanın yeniden uzatılmasını temenni ediyorum.

    Ukrayna NATO’ya üyeliği hak ediyor. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Taraflar arasındaki anlayış farklılıklarına rağmen barışa tekrar dönülmesi en samimi arzumuzdur.”

    ZELENSKİY: KARADENİZ’DE İSTİKRARI SAĞLAMAMIZ LAZIM

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise şunları kaydetti:

    “Rusya’nın devletimize ve halkımıza karşı olan saldırganlığından kurtulmak için gösterdiğiniz misafirperverlikten dolayı minnettarım. Bugün her şeyden önce Türkiye’nin liderliği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katkıları sayesinde uluslararası barışı nasıl koruyacağımızın üzerinde durduk. Karadeniz bölgesindeki durumu görüştük. Genel bir bakışımız var. Hiç kimse Karadeniz Bölgesi’nde devletimizin ve halklarımızın menfaatlerine karşı olan hiçbir şeyi zorla kabul ettiremez. Bu tarz şeyler yeniden başlayabilir. İnsanların hayatlarını ve insanları etkileyebilirler.

    Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteği için minnettarım. Rusya’nın kontrol ettiği ve tehdit ve risk olarak kullandığı alan olan Kırım’daki durumu görüştük. Karadeniz Tahıl Girişimi için de insani desteğiniz için minnettarım. Rusya öyle davranıyor ki Karadeniz’de bulunan her şey ona aitmiş gibi. Halkımızın iyiliği bize bağlı. Karadeniz Bölgesi’nden bu istikrarı sağlaması lazım. Asya, Avrupa, Afrika’daki gıda güvenliği bize bağlı. Hep birlikte dünyaya bu açlığa ve sosyal kaosa üstesinden gelmek için yardımcı olmak biz hatırlıyoruz ki ortak güvenliğimiz ekonomik büyümeye ve insanlarımızın ve işletmelerimizin iyiliğiyle de alakalı.

    Bugün değişik projeleri görüştük. Ukrayna ve Türkiye bu projeleri birlikte gerçekleştirebilir. İHA ve stratejik alanları da kapsıyor bu. Bugün ilgili anlaşmayı da imzaladık. Bu planı geçen sene tanıtmıştım. Bu barış planını hayata geçirmek için çalışıyoruz. Türkiye bu barış planı kapsamında liderlik etmeye hazır. Sayın Cumhurbaşkanının Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğini ifade etmesi beni ayrıca mutlu etti..”

    TOPLANTI SIRASINDA ZELENSKİY’DEN PAYLAŞIM

    Ukrayna lideri Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme devam ederken bir paylaşım gerçekleştirdi. Zelenskiy paylaşımda şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kritik bir görüşme. Güvenlik – hem Karadeniz bölgemizde hem de genel olarak Avrupa’da. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine verdiği destek için minnettarım. Barış Formülü – Ülkelerimizin, insanlarımızın ve çıkarlarımızın korunması. Hazırlanmakta olan Vilnius’taki zirveye dikkat.

    Karadeniz Tahıl İnisiyatifi’nin korunması ve geliştirilmesi ile gıda güvenliği için daha fazla çaba gösterilmesini ayrı ayrı ele alacağız. Dünya her türlü terörden korunmalıdır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Ukrayna’ya misket bombası gönderiyor

    ABD Ukrayna’ya misket bombası gönderiyor


    Kullanımı yasak olan bombalar, ABD’nin Ukrayna’ya yapmayı planladığı 800 milyon dolar değerindeki son askeri yardım paketi kapsamında olacak.

    Amerikan medyasına göre Başkan Joe Biden, Rusya’nın işgali altındaki Ukrayna’ya misket bombası gönderilmesi kararını onayladı. 

    Beyaz Saray yönetiminin, Ukrayna ordusunun cephedeki Rus güçlerini geri püskürtmesine yardımcı olmak amacıyla bu adımı atacağı belirtildi. 

    Kullanımı yasak olan bombalar, ABD’nin Ukrayna’ya yapmayı planladığı 800 milyon dolar değerindeki son askeri yardım paketi kapsamında olacak. 

    Karar, sivil kayıplara yol açtığı gerekçesiyle Birleşmiş Milletler’in hem Rusya hem de Ukrayna’ya bu bombaları kullanmaktan kaçınmaları yönünde yaptığı çağrılara rağmen alındı. 

    Biden’ın imzasının ardından Pentagon stoklarından Kiev’e binlerce misket bombası gönderilmesi bekleniyor. 

    Adı açıklanmayan ABD’li üç askeri yetkiliye göre bunlar, 155 milimetrelik obüs topuyla ateşlenen misket bombaları olacak. 

    ABD: Rusya halihazırda Ukrayna’da misket bombaları kullanıyor

    ABD, Rusya ve Ukrayna, misket bombalarının kullanımının yasaklanmasını öngören uluslararası anlaşmaya imza atan 120 ülke arasında yer almıyor. 

    Uluslararası sözleşme, misket bombalarının kullanımını, üretimini, transfer edilmesini ve stoklanmasını yasaklıyor.

    İnsan hakları örgütlerinin yanı sıra bombanın kullanımının yasaklanmasını savunanlar, bu bombaların ayrım gözetmeksizin herkesi öldürdüğünü ve kullanıldıktan uzun süre sonra bile siviller için tehlike oluşturmaya devam ettiği uyarısında bulunuyor. 

    Ukrayna tarafından uzun süredir talep edilen misket bombaları, havada yayılarak geniş bir alana dağılan, aynı anda birden fazla hedefe zarar verebilen ve alt mühimmat ya da bomba parçacıkları bırakan silahlar olarak biliniyor.

    ABD’li yetkililer, Rus güçlerinin halihazırda cephe hattında ve sivil yerleşim alanlarında Ukrayna’ya karşı misket bombaları kullandığını iddia ediyor. 

    Normal şartlarda atıldıktan sonra patlamama oranı yüzde 40’ları bulsa da Pentagon’un Ukrayna’ya sağlayacağı misket bombalarının patlamama ihtimalinin yüzde 3’ün altında olduğu kaydedildi. 

    Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Andrew Bates, dün yaptığı bir açıklamada, önceliklerinin Ukrayna’ya destek vermek olduğunu ve odak noktalarının da Ukraynalılara, ülkelerini savunurken ihtiyaç duydukları mühimmatı temin etmek olduğunu söyledi.

    Bates, ABD’nin, Ukrayna’ya misket bombası desteği verme kararını duyuracağına yönelik haberlere ilişkin, daha önceden Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley’in bu seçeneğin “aktif olarak değerlendirdiğini” belirttiğine işaret etti. 

    Misket bombası: Bomba içinde bomba

    “Bomba içinde bomba” olarak bilinen misket bombaları uçaktan ya da havan toplarıyla atılabiliyor. 

    Bunlar, düştüğü yerde ya da havada açılarak içindeki küçük bombaları etrafa saçıyor.

    Patlamayan, toprağa gömülü kalan bombacıklar ise mayın etkisi görüyor.

    Ana bombadan çıkan küçük bombaların o an patlamayıp yıllar sonra patlaması, sivil can kayıplarına da neden oluyor.

    Bu bölgelerde yaşayan çocuklar, sıcak çatışmaların bitmesinin ardından savaş kalıntıları arasında yer alan misket bombalarıyla oynamaları sonucunda hayatlarını kaybediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Von der Leyen: Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanların yönü AB’ye tam üyelik

    Von der Leyen: Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanların yönü AB’ye tam üyelik


    Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, bu ülkelerin Rus ve Çin nüfuzu altına girmemesi için İspanya’nın AB’nin yeni dönem başkanı olarak genişleme meselesine bir an önce el atmasını istedi.

    Madrid’de, İspanya’nın Avrupa Birliği dönem başkanlığını başlatan etkinlikte konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, birliğin genişleme politikası için Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanları işaret etti.

    Rusya ve Çin’in nüfuzuna girmesini önlemek amacıyla en kısa sürede bu genişleme sorununa el atılmasını isteyen Von der Leyen, önümüzdeki dört yılı içeren bir takvim önerdi.

    Von der Leyen “Ukraynasız, Moldovasız, Batı Balkanlarsız bir Avrupa Birliği düşünebiliir miyiz? Peki Avrupa’nın bu bölgelerinin Rusya ya da Çin’in etkisi altında olmasını?.. İmkansız” dedi.

    Gidilecek yönün belli olduğunu ifade eden Komisyon Başkanı “Bu nedenle, şimdi Avrupa’nın bir bütün olmasını ve bu ülkelerin Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasını nasıl sağlayacağımızı düşünmeye başlamalıyız.” diye konuştu.

    Karara varmanın zaman alacağını belirten Von der Leyen, İspanya’nın genişleme meselesine bir an önce el atmasını istedi.

    Ukrayna’ya destek İspanya’nın önceliği

    Ukrayna’ya verilen desteğin İspanya dönem başkanlığının önceliği olmaya devam edeceğini de vurgulayan AB yetkilisi “Şimdi bizim görevimiz bu dayanıklılığa ve bu azme karşılık vermektir. Buna güvenilir ve düzenli mali destek de dahildir” diyerek komisyonun 2027 yılına kadar 50 milyar avroluk (55 milyar dolar) bütçe ve yeniden inşa desteği önerdiğini hatırlattı.

    AB dönem başkanlığına yıldırım hızıyla gerçekleştirdiği Kiev ziyaretiyle başlayan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de dönem başkanlığı için Moncloa Sarayı’ndaki etkinlikte yaptığı konuşmada “Avrupa ve Ukrayna zafer ve özgürlüğe kadar birlikte” ifadelerini kullandı.

    İspanya’nın AB dönem başkanlığı öncelikleri

    Sanchez, altı aylık sürecek dönem başkanlığında AB’yi özellikle kritik hammaddeler konusunda Çin’e bağımlılığımı azaltmayı ve yeni ilaçlar için tedarik zincirinde direnci güçlendirmeyi de amaçladıklarını bildirdi.

    İspanya’nın öncelik verdiği konuları dört başlıkta topladı. Bunlar

    1. Yeşil dönüşüm kapsamında yenilenebilir enerjilere öncelik vermek
    2. AB’yi yeniden sanayileştirmek
    3. Sosyal ve ekonomik adaleti güçlendirmek ve bu kapsamda özellikle işçi haklarını gözden geçirmek
    4. AB’de birliği güçlendirmek.

    AB, Mart 2022’de Fransa’nın dönem başkanlığında Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın tam üyelik sürecini başlatmıştı. 

    Batı Bakanlar olarak geçen Bosna Hersek, Sırbistan, Kosova, Karadağ, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya da AB’ye tam üyelik için aday ülke konumunda bekliyor.

    1987 yılında tam üyelik için başvuran Türkiye ise 1999 tarihinden bu yana aday ülke konumunda bulunuyor. 2005’te başlatılan katılım müzakereleri 2016’dan beri donmuş durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Medvedev: Baltık ülkeleri bizim vilayetlerimiz, Polonya geçici işgal altında

    Medvedev: Baltık ülkeleri bizim vilayetlerimiz, Polonya geçici işgal altında


    Eski Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, yaptığı açıklamada üç Baltık ülkesinden “bizim” diye söz etti ve Polonya’nın “geçici olarak işgal edildiğini” ileri sürdü.

    Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Başbakan Dmitri Medvedev, yaptığı açıklamada Baltık ülkelerinin Rusya’ya ait olduğunu iddia etti. 

    Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Litvanya, Letonya ve Estonya’yı “bizim vilayetlerimiz” şeklinde nitelendiren Medvedev, bu ülkelerin Ukrayna savaşı sırasında “kendilerini kirlettiklerini” ileri sürdü.  

    Medvedev’in “kışkırtıcı” olarak değerlendirilen açıklaması, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen hafta Moskova’nın “jeopolitik olarak çoktan kaybettiği” yönündeki sözlerine cevaben geldi.

    Fransız lider, Opinion gazetesine verdiği demeçte, “Rusya fiili olarak Çin’e karşı bir anlamda boyun eğme sürecine girdi ve İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılım kararını tetiklediği için de kritik öneme sahip olan Baltık’a erişimini kaybetti.” değerlendirmesinde bulunmuştu. 

    Üç Baltık ülkesi, 1991’de dağılıncaya kadar SSCB tarafından işgal edilmişti. 

    Geleceklerini AB ve NATO içinde gören Baltık ülkelerinin vatandaşları Sovyetler Birliği’ne karşı yoğun olumsuz bir görüşe sahip. 

    Keza Moskova’nın geçen yıl şubat ayında başlayan Ukrayna işgali sonrası Baltık ülkelerinde de Rusya’nın olası saldırı ihtimaline yönelik endişeler artmış durumda. 

    Bu nedenle söz konusu ülkeler, finansal yardım ve silah desteğinin yanı sıra önemli sayıda Ukraynalı mülteciye ev sahipliği yapıyor. 

    Rusya Başbakanı olarak 2000-2004 yılları arasında görev yapan Medvedev, Kremlin içinde Batı karşıtı ve savaş yanlısı şahin bir isim olarak öne çıkıyor. 

    Yaptığı kışkırtıcı açıklamalar da uluslararası kamuoyunda sık sık tartışmalara neden oluyor.

    Ayrıca Medvedev, Polonya’dan da “geçici olarak işgal edilmiş” bölge olarak bahsetti. 

    AP’nin haberine göre bu tanımlama, ülkedeki 10 bin Amerikan askeri dahil NATO’nun varlığı.

    Polonya doğrudan SSCB’ye bağlı olmasa da Sovyetler Birliği’nin uydu devletlerinden biriydi. 

    Ülke halkı nezdinde “yozlaşmış ve etkisiz” olarak algılanan komünist sistem ise 1989 yılında çöktü.

    Rus siyasetçi, Macron’un değerlendirmesine, “Jeopolitik bir kayıp mı?” sorusunu yöneltti ve açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

    “Artık tüm NATO üyesi ülkeler gece Rusya’yı düşünerek yatıyor ve sabah Rusya’yı düşünerek uyanıyor. Dahası, geçici olarak işgal edilen Polonya ve Baltık vilayetlerimiz gibi özellikle korkak ve hayali ağrılardan muzdarip olan bazıları da kendilerini iyice kirlettiler. Dolayısıyla, eğer gerçekten bir kayıp varsa, bu, 21. yüzyılda istisnai bir rol oynama hırsının altında yatan ilkel NATO politikasının kaybıdır.” 

    Bir milyondan fazla görüntülenen Twitter paylaşımında Medvedev, Avrupa’nın “Amerikalıların sapkın kaprislerine” boyun eğdiğini de öne sürdü. 

    AB’ye sert sözlerle yüklenen Medvedev, “Bu süreçte, mazoşist bir şehvetle kendi ekonomisine ve sıradan Avrupalılara zarar veriyor” yorumunu yaptı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması 2 ay daha uzatıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması 2 ay daha uzatıldı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşmasının 2 ay daha uzatıldığını duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşmasının iki ay daha uzatıldığını belirterek, “Ülkemizin gayretleri, Rus dostlarımızın desteği ve Ukraynalı dostlarımızın katkılarıyla Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın iki ay daha uzatılmasına karar verildi” ifadesini kullandı. 

    Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde, partisinin il başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ve milletvekili adaylarıyla video konferans yöntemiyle görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmadan öne çıkan bazı başlıklar:

    “CHP’li belediyeler ve müzahir STK’lar, deprem bölgesine yardımları kesmekten otellerden depremzedeleri kapı dışarı etmeye, her türlü rezilliği sergiliyor.” 

    “(28 Mayıs’taki cumhurbaşkanı seçimi) Bu meseleyi bitirene kadar en küçük rehavete, boşluğa meydan vermeden aynı azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.”

    “CHP’li belediyeler veya başka kuruluşların yardımlarını kestikleri depremzedelerimiz varsa hemen bulundukları yerde valilikler ve kaymakamlıklara başvursun.”

     “(Depremzedelere yönelik paylaşımlar) Koalisyon masasının terör örgütleriyle iltisakını biliyor ve tasvip etmiyorduk, meğer insanlıkla irtibatları da kopmuş”

    “Tahıl koridoru hayırlı olsun”

    Tahıl koridoruyla ilgili sosyal medya hesabından da açıklama yapan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

    “Ülkemizin gayretleri, Rus dostlarımızın desteği ve Ukraynalı dostlarımızın katkılarıyla Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın 2 ay daha uzatılmasına karar verildi. Tüm dünyaya hayırlı olsun. Anlaşmanın tüm şartları yerine getirilerek bundan sonraki süreçte de devam etmesi için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca Rus dostlarımız, Mykolaiv ve Olvia Limanlarındaki Türk gemilerinin çıkışına da engel olmayacaklarını bildirdiler. Bunun için de kendilerine müteşekkiriz. İnşallah Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın önce kalıcı bir ateşkes, sonra da barışla sonuçlanacağı günleri de göreceğimizi ümit ediyoruz. Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’e bu süreçteki çabalarımıza verdiği samimi destek için şükranlarımı sunuyorum. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski’ye de yapıcı iş birliği için teşekkür ediyorum. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres’e de süreçteki gayretleri için teşekkür ediyorum. Küresel gıda tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesi, özellikle ihtiyaç sahibi ülkelerin tahıla ulaşımının kolaylaştırılması bakımından hayati öneme sahip bu kararın tüm taraflara hayırlı olmasını diliyorum.”

    Rusya’dan teyit açıklaması

     Rusya ve Ukrayna yetkilileri, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşmasının 18 Temmuz’a kadar uzatıldığını teyit etti.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anlaşmanın 2 ay daha uzatıldığı yönünde açıklama yaptığına işaret eden Zaharova, “Bu konudaki açıklamaları teyit ediyoruz. Böylece sözde değil, fiilen küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına, her şeyden önce de en çok ihtiyaç sahibi ülkelere yardım etme şansı oluştu.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***