Etiket: Türkiye siyaseti

  • Kılıçdaroğlu Van’da nasıl karşılandı, hangi mesajlar verildi?

    Kılıçdaroğlu Van’da nasıl karşılandı, hangi mesajlar verildi?


    CHP lideri Kılıçdaroğlu, Van’da yoğun ilgiyle karşılaştı

    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Van’da Beşyol Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Van’ın sorunlarını, kimlerin neler yaptığını çok iyi bildiğini, insanlara, ülkeye barışı, huzuru ve kardeşliği getireceğinin sözünü verdiğini, hiç kimsenin inancı ve kimliği nedeniyle ötekileştirilmeyeceğini dile getirdi.

    Allah’ın yarattığı en değerli varlık olan insanların başının üstünde yerinin olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Demokrasinin ayaklar altına alındığını, seçimle gelenlerin görevlerinden alındığını biliyorum. Bütün bunları, söz veriyorum çözeceğim. Kayyum denen garabet uygulamayı tümüyle bitireceğiz. Kamplaşmadan, kavgadan bıkmadık mı? Memleketimizde huzur içinde yaşamak istiyoruz, kucaklaşmak istiyoruz. Nedir ayrılık gayrılık, bize ne verdi? Beraber olacağız. Bu güzel ülkede beraber olacağız. Van denizinde beraber olacağız. Van denizi dediğim zaman bir ara eleştirmişlerdi ‘Gölün adını bilmiyor’ diye ama benim Erciş’te okula başladığımı bilmiyorlardı. Gelirken söz verdim, belediyeden atılan 306 işçi kardeşim var, onların tamamını görevlerine iade edeceğim.”

    Adaletsizlikle mücadele etmenin boynunun borcu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Adaletin olmadığı yerde huzur, bereket ve kardeşlik olmaz. Adaletin olmadığı bir yerde çocuklar yatağa aç girer. O beşli çeteler malı alıp yurt dışına götürdüler ben bunu bilmez miyim? Son kuruşuna kadar getireceğim o paraları, hiç endişe etmeyin. Sizden çalınan paraların tamamını alacağım ve bu ülkeye getireceğim. O beşli çeteler diyorlar ki ‘Acaba Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl kaydırırız, acaba bunu nasıl bir daha aday yaptırmayız.’ Onların peşindeler. Onlar paralarına, yandaşlarına, saraylara güveniyorlar ve biz de sadece size, halka güveniyoruz.”

    “Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek”

    Öğretmenevinde çalışan emekçilerin aylıklarını düzenli olarak alamadığını ve perişan halde olduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, ülke genelinde sayıları 20 bin olan bu insanların hepsinin hakkını ve hukukunu teslim edeceklerini söyledi.

    Taşeron işçilerin tamamını kadroya alacaklarını, Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda yüksek puan alıp sözlüden elenenler var. Sözlü sınavı kaldıracağım. Kim kazanırsa atamasını yapacağım, endişe etmeyin. KHK’lıları da çözeceğim meraklanmayın. Bu kardeşiniz, bu ülkeye adalet gelinceye kadar mücadele edecek. En ufak bir endişe duymayın. Adalet, adalet ve adalet olacak. Emine Şenyaşar’a, ya 8 savcı değişti, dava açmıyorlar. Korkularından dava açmıyorlar. Gittim, Emine Şenyaşar’la kucaklaştım, ondan sonra 9. savcı davayı açtı. Bu kardeşiniz, davaların her aşamasını izliyor, adalet yerine gelinceye kadar.”

    Annelerin artık çocuklarını okula gönderirken beslenme çantası diye bir şey düşünmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bütün çocuklar Türkiye genelinde okulda beslenecek. Ayrıca hiç geliri olmayan ya da geliri asgari ücretin altında olan bütün ailelerde kadının banka hesabına en az asgari ücret kadar para yatıracağız. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Onlar gibi yapmayacağız. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Bütün annelere sesleniyorum, meraklanmayın sosyal devlet sizin en büyük güvenceniz olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Asla ve asla çaldırmayacağız ve millete hizmet edeceğiz”

    Van’ın bölgenin kilit taşlarından biri olduğunu, sadece İranlı turistlerin gelmesinin kente tek başına yetmediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, dünyanın her yerinden insanların buraya gelerek kentin güzelliklerini görmesi gerektiğini belirtti.

    Bölgenin “özel ekonomi bölgesi” ilan edileceğini bildiren Kılıçdaroğlu, “Asla ve asla çaldırmayacağız ve millete hizmet edeceğiz. Kul hakkı yemeyeceğiz ve kul hakkı yedirmeyeceğiz. Ben söylüyorum ya, bekliyorum onlar da söylesinler ama tık yok, onlar söylemiyorlar. Çünkü onların malı nasıl götürdüklerini çok iyi biliyorum. Tamamını getireceğim. Söke söke alıp getireceğim. 12 yıl geçti hala yüze yakın aile barakalarda oturuyor. Geçen hafta eşim geldi ailelerle görüştü. Sitem ettiler haklı olarak, ‘Neredeydiniz bu güne kadar?’ Söz veriyorum Vanlılara, cumhurbaşkanı seçildikten sonra önce o ailelere gideceğim onların bütün sorunlarını çözeceğim. O zaman onlardan helallik isteyeceğim.” diye konuştu.

    Mitinge katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Van’ın sorunlarını çok iyi bildiklerini, kentin hak ettiği yerde olmadığını ifade etti.

    Devlet ve millet arasındaki bütün bariyerleri kaldıracaklarını belirten İmamoğlu, kentin hak ettiği yere gelmesi için gereken çalışmaları yapacaklarını söyledi.

    Mitingin sonunda, Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve milletvekili adayları, meydandakileri selamladı, fotoğraf çektirdi.

    Van’da Kılıçdaroğlu’nun mitingini takip eden gazeteci Ahmet Erkan, gözlemlerini şu şekilde aktardı:

    • CHP tarihinin en büyük katılımlı mitingini yaptı. Saatler öncesinden meydan doluydu ve gençler ağırlıktaydı.
    • CHP devletçi algısını yenmiş gözüküyor. Yeşil Sol Parti’nin ve Selahattin Demirtaş’ın Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklaması nedeniyle 5 Yol Meydanı tıklım tıklim doldu, ayrıca Cumhuriyet Meydanı ve bu meydana açılan Maraş Caddesi de doluydu.
    • Kılıçdaroğlu ve İmamoğlun’nun konuşması sırasında sık sık ‘Selo başkana özgürluk’ sloganları yükseldi.
    • CHP en son 2002’de AKP ve CHP’li iki partili mecliste 1 milletvekili çıkarmış, diğer vekillerin tamamını AKP çıkarmıstı
    • CHP’de beklenti Van’da bir milletvekili cikarma yönünde. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Seçim Beyannamesi’ni açıklıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Seçim Beyannamesi’ni açıklıyor


    Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu hizmete girdi

    Dünyanın ilk silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisi ve Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu, İstanbul Tuzla’daki Sedef Tersanesi’nde düzenlenen törenle Türk donanmasının hizmetine girdi.

    TCG Anadolu’nun teslim töreninde, geminin uçuş güvertesinde, Baykar tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma ve kanatları katlanabilen Bayraktar TB3 SİHA da yer aldı.

    Dünyada bu ölçekte gemiye sahip olan 12 ülke bulunuyor

    Verilen bilgiye göre, TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi Projesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2015 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda başlatıldı. Mayıs 2019’da denize indirilen gemi, Haziran 2022’de deniz kabul testlerine başladı.

    TCG Anadolu, İstanbul Tuzla’daki Sedef Tersanesi’nin ana yükleniciliğinde inşa edildi. Yerlilik oranı yaklaşık yüzde 70 olan projede, 131 alt yüklenicinin yanı sıra üniversiteler ve araştırma merkezleri görev aldı.

    Dünyada bu ölçekte gemiye sahip olan sadece 12 ülke bulunuyor. TCG Anadolu, Türk donanmasının gücüne güç katacak ve caydırıcılığını artıracak.

    TCG Anadolu, üzerine iniş-kalkış yapacak SİHA’larla dünyanın “ilk SİHA gemisi” olacak. Bunun için de Baykar tarafından kanatları katlanabilen Bayraktar TB3 SİHA geliştiriliyor. Ayrıca, gemiye yine Baykar tarafından geliştirilen muharip insansız uçak sistemi Bayraktar Kızılelma ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Hürjet Hafif Taarruz Uçağı’nın iniş-kalkış yapabilmesi için çeşitli çalışmalar devam ediyor.

    TCG Anadolu; Ege, Akdeniz ve Karadeniz’de asgari 1 tabur büyüklüğündeki bir kuvveti ana üs desteği gerektirmeksizin, kendi lojistik desteği ile kriz bölgesine intikal ettirebilecek kapasitede bulunuyor. Gemideki silah sistemleri, savaş yönetim sistemi, elektronik harp sistemleri, kızılötesi arama ve takip sistemi, elektro-optik arama sistemi, lazer ikaz sistemi, torpido savunma sistemi, radarlar, muhabere sistemleri, seyir sistemleri, bilgi dağıtım sistemleri yerli ve milli imkanlarla geliştirildi.

    231 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip

    Gemi, gerektiğinde doğal afet yardım görevleri çerçevesinde de kullanılabilecek. Bünyesinde yer alan tam teşekküllü hastane ve ameliyathane imkanları sayesinde doğal afet yardımı, insani yardım ve mülteci tahliye harekatlarında tıbbi destek sunabilecek.

    TCG Anadolu, 231 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip bulunuyor. Tam yük deplasmanı en fazla 27 bin 436 ton olan gemi, bu haliyle en az 20,5 knot azami sürat ve 16 knot ekonomik süratle görev yapabiliyor.

    Ekonomik sürati ile tam yükte en az 9 bin deniz mili seyir siasına sahip TCG Anadolu’nun içindeki su alabilen havuza her biri 1 tank taşıyan 4 mekanize çıkarma gemisi girebiliyor. Gemi, araç güvertelerinde 13 tank, 27 zırhlı amfibi hücum aracı (ZAHA), 6 zırhlı personel taşıyıcı, 33 muhtelif araç, 15 römork olmak üzere toplamda 94 araç taşıyabiliyor.

    Geminin uçuş güvertesinde 10 helikopter veya 11 adet SİHA konuşlandırılabilecek, hangarda ise 19 helikopter veya 30 SİHA taşınabilecek. Gemi, 1.223 personele ev sahipliği yapacak. Gemide, tam teşekküllü hastane imkanı ve 2 ameliyathane de bulunuyor.

    Sözleşme tarihi 1 Haziran 2015 olan TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi Projesi’nde sac kesim başlangıcı 30 Nisan 2016’da yapılmıştı. İlk blok kızağın 5 Şubat 2018’de yapıldığı projenin denize inişi 4 Mayıs 2019’da, geçici kabulü 14 Aralık 2022’de, geçici teslimi ise 21 Ocak 2023’te gerçekleştirilmişti.

    3 yeni milli fırkateynin sac kesimi yapıldı

    TCG Anadolu’nun teslim töreninin ardından 3 yeni MİLGEM fırkateyninin sac kesimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Böylece Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Deniz Kuvvetleri için yürütülen MİLGEM Projesi’nin devamı niteliğindeki İSTİF Sınıfı Fırkateynler kapsamında 3 yeni fırkateynin inşa süreci başladı.

    STM-TAİS iş ortaklığında yürütülecek projede, Anadolu, Sedef, ve Sefine tersanelerinin her birinin eş zamanlı olarak 1 adet İSTİF sınıfı fırkateyni 36 ayda inşa etmesi planlanıyor.

    Tüm sensör ve silah sistemi milli olarak geliştirilen İSTİF sınıfı fırkateynler, milli hava savunma kabiliyetleri ile donatılacak. Ek olarak baş top, helikopter yakalama sistemi ve ana tahrik sisteminin muhtelif bileşenleri gibi birçok alanda da millileştirme faaliyetleri sürdürülecek.

    3 yeni MİLGEM fırkateyninin sac kesiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, TCG Anadolu’nun önünde hatıra fotoğrafı çekildi, çekimin ardından gemiyi ziyaret etti ve incelemelerde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni açıklıyor

    Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni açıklıyor


    Ortak Politikalar Metni: Sosyal Politikalar başlığı

    İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale, Sosyal Politikalar başlığının sunumunu yaptı.

    SOSYAL POLİTİKALAR

    Sosyal Yardımlar, Sosyal Hizmetler, Sosyal Güvenlik ve Çalışma Hayatı

    • Farklı kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan sosyal yardımların Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi’ne entegrasyonuna devam edecek, sistemi sürekli biçimde güncel tutacak ve etkili biçimde kullanacağız.

    • Geliri belirli düzeyin altındaki ailelere gelirlerini insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak seviyeye yükseltmek amacıyla Devlet tarafından aile bazında, hak temelli, arz odaklı ve kurumsallaşmış bir yapıda “Gelir Desteği” sağlayacağız.

    • Çocukların sağlık ve eğitimi için verilen nakit yardımları bakım, beslenme, giyinme ve ulaşım masraflarını da dikkate alarak yükselteceğiz.

    • Yoksul ailelerde yenidoğan bebeklere 1 yıl boyunca başta; süt ve bebek maması olmak üzere gıda desteği vereceğiz.

    • Yoksul ailelerimize kış aylarında ısınma yardımı yapacağız.

    • Sosyal konut üretimini hızlandıracak, dar gelirli ailelerin kira öder gibi taksitlerle konut sahibi olmalarını ya da düşük bir bedelle kiralayabilmelerini sağlayacağız.

    • Toplu Konut İdaresi’nin asıl görevi olan Sosyal Konut üretimine odaklanmasını sağlayacak, bu amaçla ihtiyaç duyulan kaynakları tahsis edeceğiz.

    • Sigortalının çalıştığı süre arttıkça aylık bağlama oranın da arttığı bir sisteme geçecek, daha uzun süre çalışanın daha fazla emekli aylığı almasını sağlayacağız.

    • Emekli aylıklarının artışında sadece enflasyonu değil, büyümeden kaynaklı refah payını da hesaba katacağız.

    • İsteğe bağlı sigorta ile emeklilik hakkı bulunan ev kadınları için prim ödeme gün sayısı ve oranı ile sigortalılıktan önce yaptıkları doğumlarla ilgili borçlanma hususlarında iyileştirmeler sağlayacağız.

    • Emeklilerin sağlık hizmetlerinde ödedikleri katılım payını almayacağız.

    • Dul ve Yetim Aylıklarını arttıracağız.

    • 3600 ek gösterge düzenlemesindeki eksiklik, haksızlık ve dengesizlikleri gidereceğiz.

    • ILO’nun 175 sayılı part-time çalışma sözleşmesini kabul edeceğiz.

    • ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş” sözleşmesini onaylayacağız.

    • Asgari ücret tespitine ilişkin 131 sayılı ILO Sözleşmesi onaylayacağız.

    • İşsizlik ödeneğinden daha fazla işsizin daha uzun süre ve daha fazla yardım almasını sağlayacağız.

    • Kıdem tazminatı sistemini sosyal taraflarla diyalog çerçevesinde gözden geçireceğiz.

    • İş sağlığı ve güvenliğini ILO standartlarına getireceğiz.

    • Sendikal alanı düzenleyen mevzuatı ILO ve AB standartlarına uygun hale getireceğiz.  

    Engelliler, 65 Yaş ve Üzerindeki Vatandaşlarımız, Şehit Yakınları ve Gaziler

    • Ülkemizin iç mevzuatını, BM Engelli Hakları Komitesi’nin Nihai Gözlem Sonuç Raporu doğrultusunda geliştireceğiz.

    • Kamu ve özel sektörde engelliler için ayrılan mevcut kotaları dolduracağız. • Engelli aylıkları, bakım yardımları ve malzeme desteklerini yüksek enflasyonu da dikkate alarak günün şartlarına göre güncelleyeceğiz.

    • Engelli vatandaşlarımızın kullandığı protez, ortezlerin SGK katkı paylarını günün şartlarına göre güncelleyeceğiz.

    • Şehirlerin, kamu binaları başta olmak üzere iş yerlerinin, sinema, tiyatro gibi kültür merkezlerinin, eğitim kurumlarının ve toplu taşıma araçlarının engellilerin kullanımına uluslararası standartlarda uygun hale getirilmesini sağlayacak, bu konudaki denetimleri titizlikle gerçekleştireceğiz.

    • Yaşlı Aylığını arttıracağız.

    • 65 yaş üzerindeki yurttaşlarımızın kültür, sanat ve spor etkinliklerinden ücretsiz yararlanmalarını sağlayacağız.

    • ‘‘Şehit Aileleri ve Gaziler Kanununda’’ ve diğer ilgili mevzuatta gerekli düzenlemeleri yaparak şehitlik ve gazilik statüsü verilmesi konusundaki dağınıklığı ve Şehit aileleri ve malul gazilere ödenen maaşlardaki dengesizlikleri gidereceğiz.

    • 15 Temmuz Şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları için toplanan 310 milyon lira ve Beşiktaş terör mağdurları için toplanan 52 milyon lira tutarındaki bağışlar ile şehit aileleri ve gazilere harcanmak üzere toplanan diğer kaynakların akıbetini şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşacak, bu kaynakları muhataplarına söz verildiği gibi ulaştıracağız.

    • Şehit anne ve babalarına verilen maaşı yükselteceğiz.

    • 18 Mart Şehitler Gününde şehit ailelerine ve 19 Eylül Gaziler Gününde malul gazilere ikramiye verilmesini sağlayacağız.

    Sağlık

    • Birinci basamağı sağlık hizmetleri sunumunun odak noktası yapacak, kademeli sevk zinciri altyapısını hazırlayarak, ikinci ve üçüncü basamak üzerindeki hasta yükünü azaltacağız.

    • Sağlık çalışanlarının çalışma şart¬larını, ücretlerini ve özlük haklarını iyileştirerek toplumda hak ettikleri itibarı yeniden kazandıracak, ek göstergelerinde yeni düzenlemelere gideceğiz.

    • Performansa dayalı gelir sistemini yeniden düzenleyecek, maaş-performans oranını maaş yönünde arttıracağız.

    • Yurtdışına gitmiş sağlık çalışanlarımız için ‘Yurda Dönüş’ Projesi başlatacağız.

    • Sağlık personeli sayısında OECD ortalamalarına ulaşmayı hedefleyeceğiz.

    • Hasta ve sağlık çalışanlarının haklarına riayet edilmesini sağlayacağız.

    • Sağlıkta şiddet vakalarında etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmasını sağlayacak, ceza ve yaptırımları daha caydırıcı hale getirecek ve sağlık çalışanlarına karşı şiddet suçunda iyi hal ve infaz indirimi uygulanmamasını sağlayacağız.

    • Yüksek kapasiteli hastaneler yerine, hastaneleri ulaşım ve erişim olanakları ve hasta kapasitesini homojen olarak dağıtacak şekilde farklı bölgelere yayarak bütçe kaynaklarından yapacağız.

    • Şehir Hastaneleri gerekçesiyle kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaç analizi çerçevesinde yeniden açacağız.

    • GATA ve diğer askeri hastaneleri yeniden açacağız.

    • Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün “Hıfzıssıhha-Türkiye Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Araştırma ve Üretim Merkezi” olarak açılması çalışmalarını hızla sonuçlandıracağız.

    • Eczacılıkta ilaç fiyat kararnamesini üretim, dağıtım ve satış aşamasındaki sorunları giderecek, ilaç bulunamamasını önleyecek ve aynı zamanda finansal sürdürülebilirliği sağlayacak bir anlayışla gözden geçireceğiz.

    Kadın, Aile ve Çocuk

    • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını “Kadın, Aile ve Çocuk Bakanlığı” şeklinde yeniden yapılandıracağız.

    • Cinsiyet eşitliğini esas alarak parlamento, yerel yönetimler, siyasi partiler ve kamu kurumlarında kadınların karar ve yönetim süreçlerine katılımını destekleyecek, kadın temsilini artıracak, kadın haklarının korunmasını öncelikli tutan bir politika izleyeceğiz.

    • Girişimcilikle ve istihdamla ilgili sağlayacağımız destekleri ve teşvikleri kadınlar lehine olacak şekilde güçlendirerek ve farklılaştırarak kadın girişimciliğinin önünü açacağız.

    • Kadına Yönelik Şiddetle Toplumsal Mücadele Seferberliği başlatacak, şiddetin her türüyle ilgili “Önleme, Koruma, Kovuşturma ve Destek Politikaları” başlıklarında etkin çözümler uygulayacağız.

    • Temel ihtiyaç olan kadın hijyen ürünleri üzerindeki vergi yükünü azaltacağız.

    • 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kamu ve özel sektörde çalışan kadınların idari izinli sayılmasını sağlayacağız.

    • Evlilik öncesi eğitimler, aile danışmanlığı ve boşanma süreci danışmanlığı gibi hizmetleri yaygınlaştıracağız.

    • Evlilik yardımı ve desteklerini güçlendirerek yaygınlaştıracağız.

    • Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin (Lanzorete Sözleşmesi) yükümlülüklerine uyacağız. • Bağımsız ‘Çocuk Hakları İzleme Kurulu’ kuracağız.

    • Sokakta yaşamak zorunda bırakılan, çalıştırılan ve dilendirilen tüm çocukları kurumsal koruma altına alacağız.

    • Çocuk işçiliği ile veri temelli ve ilgili paydaşların katılımıyla planlı bir şekilde mücadele edeceğiz.

    • Çocukların erken yaşta ve zorla evlendirilmelerinin önüne geçeceğiz.

    Gençlik, Spor ve Uyuşturucuyla Mücadele

    • Ulusal Gençlik Stratejisini hazırlayacağız.

    • İstanbul’da Birleşmiş Milletler Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmaları başlatacağız.

    • Gençlere pasaportu ücretsiz verecek, yurtdışına çıkışta harç almayacağız.

    • KYK kredi ve burs tutarlarını artıracağız.

    • KYK borçlarında 2 yıl olan geri ödemesiz dönemi uzatacak, ödemeler devam ederken işsiz kalanlar için ödemeleri erteleyecek, aylık taksit ödemelerini, aylık gelirin makul bir oranını aşmayacak şekilde düzenleyeceğiz.

    • İsteyen öğrencilerin KYK borçlarını sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çalışarak kısa sürede ve hayatlarına olan olumsuz etkileri asgari seviyeye indirecek biçimde ödemelerine imkân sağlayacağız.

    • İstihdamı artırmak için sağlayacağımız hibe, vergi, prim, kredi, diğer finansman ve benzeri teşvikleri gençler lehine güçlendirerek ve farklılaştırarak genç istihdamını destekleyeceğiz.

    • Parlamentoda, yerel yönetimlerde, siyasi partilerin karar mekanizmalarında ve kamu kurumlarının özellikle orta ve üst yönetim kademesinde genç temsilini artıracağız.

    • Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Yetenek Takip ve Geliştirme Genel Müdürlüğü kuracağız.

    • Spor ekipmanları üzerindeki vergi yükünü azaltacağız

    • Spor sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi sigorta ve finansman modellerini teşvik edeceğiz.

    • Federasyon başkanlık seçimlerine siyasi müdahaleye son verecek, seçimlerin demokratik bir ortamda gerçekleştirilmesini sağlayacak, federasyonları tam özerk hale getirecek, federasyonlarda siyasi kadrolaşmalara ve akrabalık, yakınlık ilişkilerine son vereceğiz.

    • Uyuşturucu ile Mücadele Acil Eylem Planı hazırlayacak, illerde uyuşturucuyla ilgili sosyal risk haritaları çıkaracağız.

    • Uyuşturucu baronlarının, organize suç örgütü üyelerinin ülkemizde faaliyet yürütmelerinin önüne geçeceğiz.

    • Sınırlarımızı güvenlik altına alacak ve kaçak göçmenlerle beraber uyuşturucu girişini engelleyeceğiz. 

    • Bağımlılık yapan maddelerin hoş gösterilmesi, tavsiyesi, üretimi, bulundurulması, taşınması, ticareti ve kullanılmasını yasaklayacağız.

    • Gençleri uyuşturucu çetelerinin elinden kurtarmak için, okul çıkış saatlerinde ve öğle aralarında okullar ve yakın çevresinde sivil narko-timlerin sürekli görev yapmasını sağlayacağız.

    • 18 yaş altı ve eğitime devam eden gençlere uyuşturucu veya kimyasal uyuşturucu satıcılarına yönelik cezaları en az 2 katına çıkaracak, bu suçlarda infaz indirimlerinden yararlanmayı önleyecek hukuki düzenlemeleri yapacağız.

    • AMATEM ve ÇEMATEM’leri günümüz koşullarına göre yenileyecek, alt yapı, araç-gereç, yatak sayısı ve personel açısından güçlendireceğiz.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti

    Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti


    Anayasa Mahkemesi, (AYM) Halkın Demokratik Partisi’nin (HDP) ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu oy birliğiyle reddetti. 

    HDP, geçen hafta Anayasa Mahkemesine başvurarak partinin kapatılması istemli davada sözlü savunma dahil tüm yargılama faaliyetlerinin cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri sonrası bir tarihe ertelenmesini talep etti.

    HDP ayrıca, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hazine hesaplarına tedbir talebini içeren dilekçesinde yer alan ve davanın esasını da ilgilendiren yeni delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin kapsamı dikkate alındığında, bu konuda davalı partiye verilen 30 günlük süre içerisinde savunma hazırlanabilmesinin mümkün olmaması sebebiyle 2 aydan az olmamak üzere ek süre verilmesini” istedi.

    Anayasa Mahkemesinde başvuruyla ilgili görevlendirilen raportörün raporunu tamamlamasının ardından AYM Genel Kurulu, partinin taleplerini görüştü.

    Yüksek Mahkeme, kapatma davasının yargılama faaliyetlerinin seçim sonrasına bırakılması başvurusunu oy birliğiyle reddetti.

    Partinin, hazine hesaplarına bloke konulmasına ilişkin karara karşı savunmasını hazırlaması için iki aylık ek süre isteği reddedilerek partiye 15 gün ek süre verilmesi kararlaştırıldı. AYM Genel Kurulunun kararı gereği HDP’nin 14 Mart’ta sözlü savunmasını yapacağı öğrenildi.

    Süreç nasıl işleyecek?

    Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    Partinin buna ilişkin cevabının ardından Hazine yardımlarına bloke konulmasına ilişkin karar, AYM Genel Kurulu tarafından tekrar ele alınacak. Heyet, gelecek cevabın ardından kararın kaldırılmasına veya tedbir hükmünün devamına karar verebilecek.

    Bunun ardından HDP yetkililerinin belirlenecek bir günde yapacağı sözlü savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

    Raporun Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılması sonrası mahkeme başkanı toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’nin Rus oligarkların ‘oyun alanına’ dönüşmesinin riskleri ve faydaları neler?

    Türkiye’nin Rus oligarkların ‘oyun alanına’ dönüşmesinin riskleri ve faydaları neler?


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi üzerine başlatılan yaptırımların birçoğu zengin Rus oligarkları hedef aldı. Avrupa ülkelerinde yatırımları üzerinde risk ortaya çıkması üzerine yeni yerler arayan oligarklar için Türkiye ev sahibi olabileceğinin işaretini verdi.

    İngiltere ve Avrupa Birliği’nin mali yaptırım listesine aldığı Chelsea futbol kulübü sahibi Rus oligark Roman Abramovich’in ‘süper lüks’ yatı Muğla’nın Bodrum ilçesinde demirledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus oligarkların Türkiye’ye gelmesi konusunda “Bizim prensip olarak tutumumuz şudur, ülkemizde yasal olan tüm aktivitelere izin veriyoruz. Yasal olmayan faaliyetlere de müsaade etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Ukrayna’daki savaşta taraflar arasında ince bir çizgi izliyor. Bir yandan Moskova’nın kışkırtma olmadan kalkıştığı işgal girişimini sert şekilde eleştirirken, ABD, AB ve İngiltere’nin uyguladığı yaptırımları hayata geçirmedi.

    Onun yerine kendine tarafsız aracı rolü biçen Ankara, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine olanak sağladı. Dün İstanbul’daki müzakerelerin ardından Rus tarafının Kiev ve Çernihiv kentlerine yönelik saldırılarını büyük oranda azaltacağını belirtirken, Ukrayna tarafı da güvenlik garantileri karşılığında tarafsızlık statüsünü teklifini yineledi.

    CNBC’ye konuşan uzmanlardan BlueBay Portföy Yönetimi’nde gelişen pazarlar bağımsız kıdemli stratejisti Timothy Ash’e göre Türkiye’nin süregelen çatışmada bağımsız aracı unvanını koruması 2023 seçimleri öncesinde hem içte hem de dışta beğeni kazanmayı amaçlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için büyük önem taşıyor.

    Batı’nın hoşgörüsü azalabilir mi?

    İç siyasetin dışındaki en önemli faktörlerden biri ise ekonomi. Türkiye’nin tarafsız bir tutum takınmaya çalışması Rusya ile özellikle enerji, savunma, ticaret ve turizm açısından yakın ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin bulunması sebebiyle anlaşılır sayılabilir. Batılı ülkeler de Türkiye üzerinde yaptırımlara katılma konusunda baskı ya da katılmadığı için cezalandırma yoluna gitmemesi de bu anlayışa işaret olarak görülebilir.

    Ancak Türkiye’nin yaptırım uygulanan Rus servetini aktif şekilde teşvik eder hale gelmeye başlamasının Batı’nın hoşgörüsü azaltabileceği belirtiliyor.

    CNBC’ye konuşan siyasi risk danışma şirketi Euroasia Group Türkiye uzmanı Emre Peker, oligarkların yalnızca yatlarını “park ederse” bir sorun olmayacağını ifade ederek, “Ankara, Türkiye’nin yaptırım bozma alanı haline gelmemesi gerektiğinin idraki içinde ve bunu önlemek için çok dikkatli olacaktır” yorumunu yapıyor.

    Peker’e göre Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı Türkiye’deki ekonomik durumu daha da riskli hale getirdi. Peker bu riskleri, “Daha da yükselen enflasyon baskısı Türkiye ekonomisi istikrarsızlaştırıyor. Yaptırımların yansımaları dış turizmin üçte birini oluşturan Rusya ve Ukrayna’dan gelecek turizmi azalttı ya da durdurdu. Ve Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya’ya yatırımlarını etkiledi” diye sıralıyor.

    Türkiye’de enflasyon geçen ay yüzde 54,4 ile son 20 yılın en yüksek düzeyine çıktı. Türk Lirası ağır değer kaybı yaşıyor ve Ukrayna’daki savaşın etkilerini yansıtan rakamlar henüz açıklanmadı. Bu durumlar dikkate alındığında Türkiye’nin ikincil yaptırımlara gücü yetmeyebileceği ifade ediliyor.

    Fırsatlar ve riskler

    Yine de Türkiye’nin siyasi ve ekonomik tepki çekmeden Rus servetinin hareketinden faydalanabilmesi için bazı fırsatların bulunduğu belirtiliyor. Amerikan düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi Türkiye Direktörü Defne Aslan bu fırsatlardan birinin Rusya’dan çekilen 450 kadar Batılı markanın yatırımını cezbetmek olduğunu belirtiyor.

    Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Sadece Amerikan şirketleri değil, dünyanın birçok markası, grubu Rusya’dan ayrılıyor. Bunlardan ülkemize gelenlere tabii ki kapımız açıktır, buyursunlar gelsinler deriz” ifadeleriyle bu fırsatı işaret etmişti.

    Türk ve Rus coğrafyasının ve üretim şeklinin benzerliklerini vurgulayan Defne Aslan eğer doğru oynanırsa bunun Türkiye için yalnızca Batılı müttefiklerle aynı çizgide olmak adına değil, aynı zamanda yabancı şirketlerin potansiyel yatırımlarını çekmek adına da çok büyük bir fırsat olabileceğini dile getiriyor.

    Ancak Erdoğan’ın bir sonraki cümlesinde “Bunun dışında yine belli sermaye gruplarından ülkemize gelip bizde imkanlarını park etmek isteyenler olursa onlar için de tabii ki kapımızı kapalı tutmayız” şeklindeki ifadeleri Rus oligarklara yeşil ışık olarak yorumlandı.

    “Rus parası uzun vadede Türkiye’ye zarar verebilir” değerlendirmesinde bulunan Aslan bu yaklaşımın getirisinin ülke için sağduyudan uzak olabileceğine ve Rusya ile Batı arasında çok nazik bir dengenin tutturulmasını gerektireceğine dikkat çekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seçim Kanunu teklifi, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi

    Seçim Kanunu teklifi, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi


    AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin ortak imzasıyla hazırlanan Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi.

    TBMM Anayasa Komisyonunda 23 Mart Çarşamba saat 15.00’te başlayan 15 maddelik teklifin görüşmeleri, 17 saat sürdü.

    Teklife göre, seçimlerde yüzde 10 olarak uygulanan ülke seçim barajı yüzde 7’ye indirilecek.

    İttifakın aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde, seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınarak yapılacak.

    İttifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak genel D’Hondt uygulamasıyla belirlenecek.

    Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanunu’nda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defa ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza edecek. Salt TBMM’de grup kurmuş olmak, seçime katılabilmenin yeter şartından biri olamayacak.

    Seçim kanununda neler var?

    İl seçim kurulu, bir başkan, iki asıl üye ile iki yedek üyeden oluşacak.

    İl seçim kurulu başkanı ve asıl üyeleri ile yedek üyeleri, iki yılda bir ocak ayının son haftasında, il merkezinde görev yapan, kınama veya daha ağır disiplin cezası almamış, en az birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş hakimler arasından, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca ad çekme suretiyle tespit edilecek. Ad çekmede ilk çıkan hakim başkan, sonraki iki hakim asıl ve son çıkan iki hakim yedek üye olarak belirlenecek. Ad çekmeye katılacak hakim sayısının beşten az olması durumunda, bu hakimler arasında ad çekme işlemi yapıldıktan sonra eksik kalan asıl ve yedek üyeler, en kıdemli hakimden başlayarak belirlenecek.

    Ad çekmeye katılacak hakimin bulunmaması durumunda ise başkan ve asıl üyeler ile yedek üyeler en kıdemli hakimden başlayarak belirlenecek. Bu suretle kurulan il seçim kurulu iki yıl süre ile görev yapacak.

    Kıdemin belirlenmesinde kınama veya daha ağır disiplin cezası almış olanlar diğerlerinden daha az kıdemli sayılacak.

    İl seçim kurulu başkanlığının boşalması halinde asıl ve yedek üyelerden en kıdemli hakim il seçim kuruluna başkanlık edecek.

    İlçelerde, ilçede görev yapan kınama veya daha ağır disiplin cezası almamış en az birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş hakimler arasından, merkez ilçelerde ise aynı nitelikleri taşıyan hakimler arasından adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca ad çekme suretiyle belirlenen hakim, kurulun başkanı olacak.

    Ad çekmeye katılacak hakimin bulunmaması durumunda ise en kıdemli hakim kurulun başkanı olacak.

    3 ay önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme

    Sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir parti; oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurulu üyesi olarak gösteremeyecek.

    Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun uyarınca yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinde, yerleşim yeri adresine göre oluşturulan seçimin başlangıç tarihinden 3 ay önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme yapılacak. Teklifin ilk halinde 1 yıl olarak öngörülen süre, önergeyle 3 aya indirildi.

    Kütük düzenlemesi nedeniyle seçmen hiçbir şekilde oy kullanma hakkından yoksun bırakılmayacak. Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde görünmeyenlerin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminde bulunan en son geçerli adres bilgileri esas alınacak.

    Muhtarlık bölgesi askı listelerinin askı süresi içinde bir seçim çevresinden diğerine yapılan seçmen nakil istemleri hakkında, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından itiraz üzerine veya nakil isteminin şüpheli bir girişim olduğu kanaatine varılması üzerine, resen yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde, nakil isteminin kabul edilmemesi halinde, seçmen kaydı dondurulamayacak ve bir önce kayıtlı olduğu adreste seçmen kaydı devam edecek.

    Seçim sonucuna göre, ilk sırada yer alan muhtar adayı, seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç 10 gün içinde belgelendirmesi halinde kendisine seçim kazandığına dair ilçe seçim kurulunca mazbata verilecek. Aksi halde ikinciye, daha sonra üçüncüye ve nihayet seçilme ehliyetine sahip aday bulunana kadar bu işlem yapılacak. İlçe seçim kurulunun bu hususta vermiş olduğu kararlara karşı iki gün içerisinde il seçim kuruluna itiraz edilebilecek. İl seçim kurulunun vermiş olduğu kararlar kesin olacak.

    İl seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanları, teklifin kanunlaşarak yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde, yapılan değişikliklere göre yeniden belirlenecek. Bu şekilde belirlenen başkan ve üyeler, önceki başkan ve üyelerin görev süresini tamamlayacak.

    Teklifle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine paralel olarak Seçim Kanunu’ndaki “Başbakan” ibareleri kanundan çıkartılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu: Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı Erdoğan’dır

    CHP lideri Kılıçdaroğlu: Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı Erdoğan’dır


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın “beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısı” olduğunu belirtti. Ana muhalefet lideri “Milletin hakkını hukukunu savunmak varken milletin cebinden parayı alıp da beşli çeteye tahsis etmek hangi adalette, hangi hukukta, hangi ahlakta vardır?” diye sordu.

    Kılıçdaroğlu partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iktidarın, Türkiye’nin bütün kaynaklarını başta Londra’daki bir avuç tefeciye, sonra ülkedeki tefecilere verdiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, politika faizinde indirime gidilmesinin vatandaşın sırtına daha ağır faiz bindirdiğini söyledi.

    Türk halkının bir avuç yabancıya çalışıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, “84 milyon kişiyi kime mahkum ettiler? Bir avuç kişiye mahkum ettiler. Bunlar devleti mi yönetiyor? Devleti yönetmiyorlar. Bunlar başka bir işin peşindeler. Türkiye’yi bir sömürü alanı haline getirdiler. Bugün için, her ay 1 milyar 551 milyon dolar faiz ödüyoruz yabancılara. Her gün, akşam olduğunda 51 milyon dolar faiz ödeyeceğiz. 51 milyon 7 bin 895 dolar faiz ödeyeceğiz. Her saat 2 milyon 125 bin dolar faiz ödeyeceğiz” diye konuştu.

    “Bir faiz belası vardı, şimdi de taahhüt belası var”

    Kamu-özel işbirliği, yap-işlet devret modelinin Türkiye’nin başına bela olduğunu “Bir faiz belası vardı, şimdi de taahhüt belası var” sözleriyle ifade eden Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘bu devletin cebinden, kasasından, kesesinden bir kuruş para çıkmaz’ dediğini hatırlattı ve ‘Arada fark çıkarsa onu devletin bütçesinden biz öderiz’ ifadelerini öne çıkararak eleştiride bulundu.

    İktidarın halkı yalnızca faiz batağına değil, taahhüt batağına da soktuğunu belirten ana muhalefet lideri dört örnek vererek konuyu açıkladı.

    Örneklerde yer alan şehir hastaneleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü ve Kütahya Zafer Havalimanı’nın maliyetiyle taahhüt bedelleri arasındaki on milyarlarca dolarlık büyük farka dikkat çeken Kılıçdaroğlu “Bunlar sıradan rakamlar değil, bunlar sadece beşli çeteye bırakılacak kadar küçük rakamlar da değil” diye konuştu ve iktidara geldiklerinde bu paralardan nasiplenenleri tek tek ortaya çıkaracaklarını ve paraları hepsini geri alacaklarını kaydetti.

    Kılıçdaroğlu “Beşli çetenin hamisi ve pazarlamacısının adı Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı.

    “Bürokrasi devletin omurgasıdır”

    Bürokrasiyi “devletin omurgası” olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu Fransa’da yabancı yatırımcılarla bir araya gelen Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin “En sevmediğim konu da şu yatırımcılara zorluk çıkaran mevzuat ya da bürokrasidir. Hep beraber kavga edelim, bürokrasiyi alaşağı ederiz, arkamızda Cumhurbaşkanımız var rahat olun, mevzuatı da değiştiririz” ifadelerini değerlendirdi.

    “Yabancılar neden gelmiyor? diye soran Kılıçdaroğlu “Sizin istediğiniz gibi mevzuatı değiştiririz diyorsan, yarın da başkası istediğinde ben o mevzuatı da değiştiririm” denmesinin istikrarsızlığa yol açtığını ve yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği ileri sürdü.

    “Boğaziçi Üniversitesi sıradan bir okul değil, Türkiye’nin göz nuru”

    Kemal Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protesto eylemleriyle ilgili yargılanan öğrencilerin davasında tam bir garabet yaşandığını savunarak başarılı öğrencilerin yurt dışı yasaklarının halen devam ettiğini söyledi.

    “Tepeden inme, hukuksuz bir şekilde üniversitedeki demokratik atmosferi yok ediyorsanız ve öğretim üyeleri 21inci yüzyılın Türkiye’sinde ‘Biz bu yönetimi istemiyoruz’ diye aylardır gösteri yapıyorlarsa, haklarını arıyorlarsa bütün yeni açtıkları fakülteleri, programları iktidara geldiğimizde tamamını kapatacağız. Boğaziçi Üniversitesi gerçek anlamda Boğaziçi Üniversitesi olacak. Atamayla, torpille gelen, liyakatle gelmeyen, üniversitenin koşullarını taşımayan, haksız hukuksuz şekilde belli makamlara gelenlerin de görevlerine son vereceğiz. Burası sıradan bir okul değil, Türkye’nin göz nuru” diye konuştu ve yerleşkeyi de eski hukuki statüsüne kavuşturacaklarını belirtti.

    “Herkes özgürce, yasal ölçüler içinde gösterisini yapabilmeli”

    Gösteri yapmanın, demokrasilerde anayasal bir hak olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, “Furkan Vakfı’nı seversiniz sevmezsiniz, katılırsınız katılmazsınız, onlar da yürüyüş yapmak istiyorlardı. Orantısız güç kullanıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez başörtülü kadınlar bu kadar ağır bir zulümle karşı karşıya kaldılar” dedi ve iktidara geldiklerinde herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı göstereceklerinin, herkesin özgürce, yasal ölçüler içinde gösterisini yapabileceğinin altını çizdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 Türkiye için dönüm noktası, kader seçimi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 Türkiye için dönüm noktası, kader seçimi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti il başkanları toplantısındaki konuşmasına ‘2023 AK Parti ya da şahsımdan ziyade ülke için bir dönüm noktası olacak; 2023 kader seçimi’ diyerek başladı.

    Covid-19 geçiren Erdoğan hastalığı sırasında kendisine geçmiş olsun dilekleri iletenlere “Milletimiz bugüne kadar girdiğimiz hiçbir mücadelede hamdolsun bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı” diyerek teşekkür etti.

    Dün akşam elektrik tarifeleriyle ilgili yeni düzenleme kapsamında destek alan hane halkı sayısını arttıracaklarını açıklayan Erdoğan AK Partili belediyelere suya en az yüzde 7 indirim yapılması talimatı verdiği açıkladı.

    Konuşmasında belediyelere çağrıda bulunan Erdoğan, ‘belediye başkanlarımız su tarifelerinde en az KDV indirimi kadar indirim yaparak enflasyonla mücadalemize katkıda bulunmalıdır’ dedi. İstanbul’da ise İBB’nin yüzde 25 zam talebini belediye meclisine getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İstanbul’da arkadaşlarımız bu zam talebine evet demedi’ şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de kimse iş sıkıntısı çekmiyor, günü kurtarmaya çalışmıyor”

    “Hayat pahalılığının belini de biz kıracağız. Marketler, çarşı pazar eğer vatandaşımıza hububatta, meyvede hala zulmetmeye devam ediyorsanız tüm dolaşan denetim ekiplerimizle sizlerin sırtına bineceğiz. Fırsatçılık yaparak halkımızı mağdur edenleri affetmeyecek, hepsinden yaptıklarının hesabını soracağız. Her şey sırasıyla olacak, vakti zamanında yapılacak” diyen Erdoğan Türkiye’nin sınırları içindeki kimseyi aç açıkta sahipsiz bırakmayacak sosyal adaleti sağlık ve eğitim sistemine sahip olduğunu vurguladı.

    Sıkıntılarımız var ama elimizdeki imkanlarımız çok daha kıymetli diye konuşan Erdoğan Türkiye’nin ’30 milyona dayanan istihdamla insanının çalışacak iş sıkıntısı çekmediği, günü kurtarmaya çalışmadığı bir ülke’ olduğunu belirtti.

    “O masadan birşey çıkmaz”

    Altı muhalefet partisinin Ankara’da biraraya gelerek güçlendirilmiş parlamenter sistemi görüştüğü toplantıya atıfta bulunan cumhurbaşkanı “O yuvarlak masada neler konuşuyorsunuz ortada. Paylaşın bakalım nereye kadar paylaşacaksınız. O masadan bir şey çıkmaz” ifadelerini kullandı ve ana muhalefetteki Cumhuriyet halk Partisi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi ve “Kılıçdaroğlu hangi proje için CHP’nin başına getirildiyse, misyonunu tamamlamadığı için partinin başından indirilmiyor” dedi.

    Eski başbakanlardan Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın adlarını anarak Türkiye’nin kalkınma sürecinde AK Parti’nin rolüne işaret eden Erdoğan Türkiye’ye çağ atlattıklarını belirtti ve bu mücadeleyi Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi haline getirmeden bırakmayacaklarını ve millete verdikleri sözü geçmişte olduğu gibi gelecekte de tutacaklarını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Metropoll’ün ocak ayı araştırması: Kararsız seçmen oranında belirgin düşüş var

    Metropoll’ün ocak ayı araştırması: Kararsız seçmen oranında belirgin düşüş var


    Metropoll Araştırma’nın ocak ayında yaptığı ‘Türkiye’nin Nabzı’ anket çalışmasında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasında kararsız kalan seçmen oranının düştüğü görüldü.

    Ocak 2021 sonuçları ile karşılaştırıldığında oranın 4,1 puan gibi belirgin bir azalışla yüzde 8’e gerilediği gözlemlendi.

    Her iki ittifakın desteği arttı

    Her ay yapılan anketin Ocak sonuçlarına göre Cumhur İttifakı’na kendini yakın hissedenlerin oranının 2021 Ocak ayına göre 3,1 puan artarak yüzde 36,9’dan yüzde 40’a yükseldiği ortaya çıktı. Aralık ayında ise bu oran yüzde 37,6’da bulunuyordu.

    Aynı şekilde Millet İttifakı’na yakın olanların oranında da artış gerçekleşti. Ocak 2021’de ankete katılanların yüzde 42,4’ü bu ittifakı tercih ederken bir sene sonra bu oran yüzde 43,7’ye çıktı. Aralık 2021’de bu oran yüzde 41,6’daydı.

    Cumhur İttifakı’nın elde ettiği 3 puanlık seçmen desteğinde aralık ayındaki döviz dalgalanmaları ve çalışanlara yapılan zamların önemli rolü olduğu düşünülüyor.

    Bununla birlikte ocak ayındaki elektrik ve doğal gaz zamlarından dolayı şubatta yapılacak kamuoyu yoklamasında Cumhur İttifakı’na verilen seçmen desteğinin düşme ihtimali bulunuyor.

    Kendini her iki ittifaka da yakın görmeyen seçmen Millet’i tercih ediyor

    Metropoll Araştırma’nın kamuoyu yoklamasında öne çıkan diğer bir konu da kendini her iki ittifaka da yakın görmeyenler.

    ‘Bir tercih yapmak gerekse hangi tarafa oy verirdiniz?’ sorusuna Millet İttifakı’nı seçeceğini belirtenlerin yüzde 6’da olduğu görüldü. Bu oran Ocak 2021’de yüzde 5,9’da bulunuyordu.

    Aynı soruya Cumhur İttifakı yanıtını veren seçmenlerde ise az da olsa bir düşüş gözlendi. Ocak 2021’de iki ittifaka da yakın olmayıp Cumhur’u tercih edenlerin oranı yüzde 2,7’de bulunurken bu oranın bugün yüzde 2,1’e gerilediği tespit edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM, gazeteci Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti

    AİHM, gazeteci Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Almanya’da Die Welt gazetesine çalışan İlker Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti.

    AİHM, Yücel’in 2017 yılında yaptığı başvuruyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik ve özgürlükle ilgili 5. maddesinin 1. ve 5 fıkralarıyla, ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti.

    AİHM gerekçeli kararında, Yücel’in suç işlediğinden şüphelenmek için “makul bir neden olmadan” gözaltına alınarak duruşma öncesi tutuklu kaldığı ifade edildi.

    AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra Yücel’i haklı bulmasına rağmen kendisine uygun bir maddi tazminat ödeme kararı almamasını da ihlal nedeni saydı.

    Strasbourg Mahkemesi, eleştirel görüşleri yüzünden ve makul bir gerekçe olmadan Yücel’in gözaltına alınmasının hem kendisi hem de toplum için olumsuz etkileri olacağından dolayı ifade ve düşünce özgürlüğünün de ihlal edildiği görüşüne vardı.

    Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu adam terörist, gazeteci değil

    Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili soruşturma ekiplerine ifade vermek üzere 14 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış ; “terör örgütü propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu: “Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana ‘Serbest bırakırsanız memnun oluruz’ dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu’nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil.”

    Merkel, Yücel için devreye girmişti

    Gazeteci, 14 Şubat 2017 ila 16 Şubat 2018 tarihleri arasında Türkiye’de tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı.Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

    Anayasa Mahkemesi (AYM) 2019 yılında aldığı kararda Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***