Etiket: Tahliye

  • 11. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonu’ndan Geçti! Erken Tahliyeye Sıkı Fren: Bu Suçlar Kapsam Dışı Kaldı

    11. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonu’ndan Geçti! Erken Tahliyeye Sıkı Fren: Bu Suçlar Kapsam Dışı Kaldı


    TBMM Adalet Komisyonunda, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılmalarına ilişkin düzenlemeyi de içeren, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

    Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin, ihalenin feshini talep etmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecek.

    Teminatın veya yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi halde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirecek. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddedecek.

    Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan düzenlemeye göre, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların iptale tabi olduğu hüküm altına alınıyor.

    Alt soy ve üst soy, üçüncü derece dahil kan hısımları, son 1 yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dahil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarrufların gerçek değere uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.

    Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler ile borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin, uygun bir karşılığının sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.

    Aynı Kanun’un “İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi” ile “Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi” başlıklı hükümlerindeki parasal sınırların uygulanmasında, şikayet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacak.

    AVUKATLARA VERİLEN DİSİPLİN CEZALARI

    Teklifle, Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında son soruşturma açılmasına karar verilirse, bu durum ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilecek.

    Avukatlara, avukatlık onur ve ünvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre Avukatlık Kanunu’nda yazılı disiplin cezalarından biri verilecek.

    Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda avukatlara verilecek disiplin cezaları yeniden düzenleniyor. Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları, “uyarma”, “kınama”, “para cezası”, “işten çıkarma” ve “meslekten çıkarma” olarak belirleniyor. Hangi hallerde hangi cezaların verileceği sıralanıyor.

    Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde bu fiil için öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı, ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanacak.

    Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılacak.

    Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilecek. Bu hüküm, hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren 5 yıl geçenler bakımından da geçerli olacak.

    Teklifle, avukatlara verilecek disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren eylemler ayrıntılı olarak belirlendiği için Avukatlık Kanunu’nda yer alan bazı disiplin düzenlemeleri kaldırılıyor.

    Baro Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren 1 yıl geçmekle ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak.

    Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması halinde zaman aşımı süresi kesilecek. Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç 2 yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilecek. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren 2 yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemeyecek.

    Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar, uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak, bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilecek. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları, bu hükmün dışında olacak.

    İKİ KATINA ÇIKARILACAK

    TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza, yarısından bir katına kadar artırılacak.

    Teklifle, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması amacıyla Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Kamu İhale Kurumunun gelirlerine ilişkin hükümde yapılan değişikliğe göre, itirazen şikayet başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla başvuru sahibine iadesine karar verilecek. Ancak Kurumca, ilgili hüküm uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda ilgili hükümler uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmeyecek.

    Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar, Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilecek. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen 30 gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen 30 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemeyecek.

    İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda veya Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Mücbir sebepler” başlıklı maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, “doğal afetler” hükmü uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla yükleniciye iade edilmesine karar verilecek. Bedel iadesinin yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine bildirimini izleyen 30 gün içinde iade talebiyle idareye başvurması gerekecek. Başvuruyu izleyen 30 gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve belgeler Kuruma iletilecek. Bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen 30 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemeyecek. Bu hüküm, 26 Aralık 2025’te yürürlüğe girecek.

    “DOLANDIRICILIK” SUÇUNUN YARGILAMASI ASLİYE CEZA MAHKEMELERİNDE YAPILACAK

    Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlenen “dolandırıcılık” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına ilişkin yargılamaların farklı mahkemelerde yürütülmesi sebebiyle oluşan görev uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Buna göre, “dolandırıcılık” suçunun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılacak.

    Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu düzenlemeyi ihdas eden Kanun ile değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecek. Bu davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam edilecek.

    TCK’DE YAPILAN DÜZENLEMELER

    Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Akıl hastalığı” hükmünde yapılan değişiklikle hukuk sisteminde cezai sorumluluğu kabul edilen kısmi akıl hastaları hakkında hem verilen cezanın infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması amaçlanıyor. Buna göre, söz konusu kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunacak.

    6 AYDAN AZ OLAMAYACAK

    Akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirecekleri süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 6 aydan az olamayacak.

    Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen “hakaret” suçu “ön ödeme” hükmünün kapsamına alınıyor. Böylece, suçla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla sosyal medya üzerinden kolaylıkla işlenebilen bu suç bakımından “ön ödeme” hükümlerinin uygulanması amaçlanıyor. Kamu görevlisinin yürüttüğü görevinden dolayı kendisine karşı işlenen hakaret suçu bakımından bu hükümler uygulanmayacak ve genel hükümlere göre kamu davası açılabilecek.

    HAPİS CEZALARI ARTIRILIYOR

    Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezaları artırılıyor. Buna göre, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı ise bir yıldan 2 yıla çıkarılacak. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 9 aya, üst sınırı ise 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek.

    “Güveni kötüye kullanma” suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması “nitelikli hal” kabul edilerek, bu durumda verilecek ceza bir kat artırılacak.

    Kamuoyunda “kurusıkı” olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahlar, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu kapsamına alınarak bunların kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

    Buna göre, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yangın çıkaran, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 1 yıla, üst sınırı 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek. Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edilerek işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Bu suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

    “ÖRGÜT KURMA” SUÇUNDA CEZALARIN ALT VE ÜST SINIRI ARTIYOR

    Teklifle “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçuna yönelik hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Buna göre, Kanun’un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan 5 yıla, üst sınırı 8 yıldan 10 yıla çıkarılacak.

    Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüt üyelerine verilecek hapis cezasının üst sınırı 4 yıldan 5 yıla, örgütün silahlı olması halinde verilecek ceza “dörtte birinden yarısına kadar” yerine “yarısı oranında” yükseltilecek.

    ÇOCUKLARIN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI HALİNDE…

    Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine ilgili hükme göre verilecek ceza, yarısından bir katına kadar artırılacak.

    31 TEMMUZ 2023 VE ÖNCESİNİ KAPSIYOR

    TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan hükümlüler, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılacak.

    Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen teklifle, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasının yanı sıra artık ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi de cezaya tabi olacak. Aynı zamanda bu suçlara ilişkin cezalar da arttırılacak.

    ULAŞIM ARAÇLARINI ENGELLEYENE CEZALAR GELİYOR

    Buna göre, hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

    Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

    Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, 7 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

    Söz konusu suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilecek.

    BİLİŞİM SUÇLARIYLA ELDE EDİLEN MENFAATİN BULUNDUĞU HESAPLARA İLİŞKİN DÜZENLEME

    Ceza Muhakemesi Kanunu’na, bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve el koymaya ilişkin hüküm ihdas ediliyor.

    Buna göre, Türk Ceza Kanununda yer alan, nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin suçların işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilecek.

    Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili mali kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal cumhuriyet başsavcılığına bildirilecek. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilecek. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için cumhuriyet başsavcılığına başvurabilecek. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında 24 saat içinde karar verecek.

    Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir mali kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili mali kuruma gecikmeksizin bildirilecek.

    Mali kurum tarafından askıya alınan veya cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde el konulabilecek. Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Hakim, kararını el koymadan itibaren 48 saat içinde açıklayacak; aksi halde el koyma kendiliğinden kalkacak. Bu hükme göre el koyma işlemi yapılabilmesi bakımından rapor alma şartı aranmayacak.

    El konulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilecek. Bu hüküm uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukuki bakımdan sorumlu tutulamayacak.

    300 BİN LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI VERİLECEK

    Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olacak. İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

    Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi, nitelikli hal olarak düzenleniyor. Buna göre, söz konusu suç, seri muhakeme usulü kapsamı dışında tutulacak.

    Aynı Kanun’a eklenen hükümle, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hali, cezayı ağırlaştırıcı neden olarak düzenleniyor, nitelikli hal, uzlaştırma kapsamı dışında tutuluyor.

    Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından uzlaştırma yoluna gidilemeyecek.

    Ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanacak.

    BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN BOZMA YETKİSİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR

    Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamı genişletiliyor. Buna göre, ilk derece mahkemelerinin kararlarında, hukuka aykırılıkların bulunması halinde de bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından bozma kararı verilebilmesine imkan tanınıyor.

    Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen hükümle, uzlaşmanın sağlandığı hakaret suçuna ilişkin dosyalar, bu suçun uzlaştırma kapsamından çıkarıldığı gerekçesiyle ön ödeme kapsamında değerlendirilemeyecek ve uzlaştırmaya ilişkin hükme göre sonuçlandırılacak. Soruşturma veya kovuşturma evresinde olan ve hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmadığı dosyalar bakımından ön ödeme hükümleri uygulanacak.

    “KOVİD-19 DÜZENLEMESİ”

    Kamuoyunda “Kovid-19 düzenlemesi” olarak bilinen, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden de denetimli serbestliğe daha erken ayrılmayı öngören düzenlemenin kapsamı genişletilecek. Bu düzenlemeye, 31 Temmuz 2023 öncesinde suç işleyenler de dahil edilecek.

    BAZI SUÇLAR KAPSAM DIŞI KALDI

    Terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası 10 yıldan az ise 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla ise 3 ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına 3 yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilecek.

    Bu hükümlüler ile 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri halinde en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından 3 yıl erken yararlandırılacak. Yeni düzenleme çerçevesinde uyum düzenlemesi de yapılacak.

    ESNAF VE SANATKARLARCA ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLERİN FİYAT TARİFELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEME

    Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Kanuna tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanacak ve odanın mensubu olduğu Birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra 30 gün içinde onaylanacak veya reddedilecek. Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi fiyat tarifelerinde 30 günlük süre Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün duracak ve görüşün, Birliğe iletildiği günden itibaren devam edecek. Onaylanan fiyat tarifesi mülki amirlik, belediye ve ilgili odaya 7 gün içerisinde bildirilecek ve itiraz edilmezse 15 gün sonra yürürlüğe girecek. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterecek.

    Belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tarafından itiraz edilen ya da Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde Bakanlığın olumsuz görüş verdiği fiyat tarifeleri, 15 gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilecek.

    Uzlaşma komisyonu, o yerin mülki amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediye, ildeki ilgili kamu kurumu, ticaret ve sanayi veya ticaret odası ile esnaf ve sanatkarlar odaları birliği temsilcilerinden oluşacak. İlgili kamu kurumu temsilcisi, talep edilen tarifenin konusu dikkate alınarak komisyon başkanınca belirlenecek. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınacak. Komisyon, değerlendirmesini mevcut maliyetler ve ortalama kar marjları ile Orta Vadeli Programda yer alan enflasyon hedeflerini de dikkate alarak yapacak. Talep edilen tarife, komisyonun nihai kararından sonra yürürlüğe girecek.

    Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi fiyat tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığı tarafından yönetmelikle belirlenecek.

    TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

    Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na geçici hüküm ekleniyor. 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Bu hükmün yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmeyecek.

    İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidiliyor. Böylece, Anayasa Mahkemesince verilen kararlar gereği kanunda yer alan bazı tanımlar yeniden belirleniyor.

    Teklifle yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.

    Sulh ceza hakimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hallerde 24 saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilecek.

    Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talep etmesi durumunda sulh ceza hakimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hallerde başvuranın adının ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verilecek. Kararda bildirim yapılacak arama motorlarına yer verilecek.

    Ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın, ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı hallerde başvuru reddedilecek.

    Sulh ceza hakimi, yalnızca ihlalin gerçekleştiği yayın ile sınırlı olarak karar verecek. İnternet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemeyecek. Ancak URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine dair kanaat oluşması veya içeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmemiş olması halinde, gerekçesi açıkça belirtilmek kaydıyla internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilebilecek.

    Sulh ceza hakimi tarafından verilen karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilmek üzere doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilecek. Bu karar, Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilecek. Bildirim üzerine kararın gereği derhal ve en geç 4 saat içinde yerine getirilecek.

    Verilen karara konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Erişim Sağlayıcıları Birliğine müracaat edilerek, kararın bu adresler için de uygulanması talep edilebilecek. Talebin Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından kabul edilmesi halinde mevcut karar, bu adresler için de uygulanacak. Talebin Birlik tarafından kabulüne karşı kararı veren hakimliğe itiraz edilebilecek. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmayacak.

    Erişimin engellenmesine konu içeriğin çıkarılması durumunda hakim kararı kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet sitesinin tümüne yönelik verilen erişimin engellenmesi kararına konu içeriğin çıkarılması durumunda ise ilgilinin talebi üzerine kararı veren sulh ceza hakimliği tarafından karar kaldırılacak.

    KARARLARIN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE 5 BİN GÜNE KADAR PARA CEZASI

    Sulh ceza hakimliklerince verilen kararlara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre itiraz yoluna gidilebilecek. Kararına itiraz edilen hakim veya itirazı incelemeye yetkili merci gerekli görmesi halinde tarafları dinleyebilecek.

    Verilen kararların gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları, 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

    Verilen içeriğin çıkarılması kararının gereğinin Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından yapılan müracaat üzerine Erişim Sağlayıcıları Birliği, kararın uygulanmasını sağlamak için sosyal ağ sağlayıcıya yeniden bildirimde bulunacak.

    Bildirime rağmen kararın gereğinin 24 saat içinde yerine getirilmemesi durumunda, ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranında daraltılması için kararı veren sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.

    Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde, içeriğin çıkarılmaması halinde, ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için kararı veren sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.

    Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Birliğe gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilecek. İçeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmesi halinde, ilgilinin talebi üzerine, kararı veren sulh ceza hakimliği tarafından internet trafiği bant genişliğinin daraltılmasına ilişkin karar kaldırılacak.

    ABONELİKLERLE İLGİLİ DÜZENLEME

    Teklifle, Elektronik Haberleşme Kanunu’nda düzenleme yapılıyor.

    Buna göre işletmeci; ilgili kanunlarında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle abonelik kaydı yapamayacak.

    Abonelik kaydı için kişinin kimliğini, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit edilecek.

    Teklifle abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmadığını teyit etmesi halinde, kayıt işleminin usulleri de belirleniyor.

    Buna göre, abonelik kaydı yapılan yabancı kişinin kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vasıtasıyla teyit edilecek. Bu teyidin uzaktan yapılması halinde abonelik kaydı yapılan kişinin resmi makam sunucularına erişimini sağlayan mobil elektronik haberleşme işletmecisi, abonelik kaydı yapılan kişinin konum verisini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına iletecek.

    Ancak, ülkede görevli diplomasi ve konsolosluk memurları ile aileleri ve uluslararası kuruluşların ülkedeki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş olanlar ile bu kişilerin aileleri için yabancı misyon veya temsilciliğinin mensubu olduğunun Dışişleri Bakanlığınca teyit edilmesi halinde bu alt bentteki şartlar aranmaksızın abonelik kaydı yapılabilecek.

    Geçici kimlik belgesi bulunan vatandaşların yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik verileri alınacak.

    İşletmeci, 3 ayda bir tüm abonelerin ölüm veya tüzel kişiliğin sona ermesi gibi hallerle aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili resmi makamlardan teyit edecek. Teyit edemediği abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısını kesecek.

    İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamayacak.

    İşletmeci, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen usul ve sürelere aykırı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen sayıdan fazla abone numarası kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremeyecek.

    Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenecek.

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle belirleyecek.

    İDARİ PARA CEZASI 1000 LİRADAN AZ OLAMAYACAK

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, işletmecinin faaliyete yeni başlamış olması veya ilgili takvim yılına ilişkin net satışlarının belli olmaması hallerinde ihlalin niteliği, ihlal neticesinde herhangi bir ekonomik kazanç elde edilip edilmemesi, iyi niyet ve gönüllü bildirim gibi ölçütleri de dikkate alarak önceden belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde 1000 liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası ile Kanun’da belirtilen diğer idari yaptırımları uygulamaya yetkili olacak. İdari para cezası tutarı, alt sınırdan az olamayacak.

    Kanun’un “Abonelik sözleşmeleri” hükmünde yer alan abonelik kayıtlarının yapılmasına, hat sayısı sınırlamasına, periyodik zamanlarda tüm abonelerin ölüm veya sınır dışı edilme gibi hallerle aktifliğinin kontrol edilmesine ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenecek süre içinde aynı telefonda kullanılabilecek hat sayısına sınır getirilmesine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Bunlara uyulmaması halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından her bir hat veya cihaz başına idari para cezası verileceği hüküm altına alınıyor.

    İşletmecinin tüketicilerden haksız ücret tahsil ettiğinin tespiti halinde, idari yaptırım uygulama hakkı saklı kalmak kaydıyla işletmeci, bu tutarları tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar hesaplanacak tutarla birlikte Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun’un ilgili hükmüne göre tüketicilere iade etmekle zorunda kalacak.

    Türk Ceza Kanunu’nda yer alan nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilecek.

    Hakim kararı olmaksızın yapılan işlem, 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Hakim, kararını bağlantının kesilmesinden itibaren 48 saat içinde açıklayacak, aksi halde bağlantının kesilmesi tedbiri kendiliğinden kalkacak.

    Bu hüküm uyarınca verilen karara veya yazılı emre rağmen ilgili hattın haberleşmesinin kesilmemesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

    Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından işletmecilerden istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olacak.

    İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

    Elektronik Haberleşme Kanunu’na, “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi” başlıklı hüküm ekleniyor. Hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde yabancı uyruklu gerçek kişiler, abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmak zorunda kalacak.

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu süre 6 ay daha uzatılabilecek. Başvuru üzerine ilgili işletmecilerce abonelik kayıtları yapılan değişikliklere uygun hale getirilecek.

    Abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, abonelere verilen başvuru süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci tarafından kesilecek.

    Adına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun belirlediği sayıdan fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını kullanıma kapatması veya devretmesi için ilgili hüküm uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yapılacak belirleme tarihinden itibaren 6 ay süre tanınacak ve bu süre 6 ay daha uzatılabilecek. Bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en eski tarihli abonelikler korunarak ilgili işletmeci tarafından kesilecek.

    İlgili hükümlerdeki yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir mobil hat aboneliği başına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 20 bin lira idari para cezası verilecek.

    Teklifle, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor.

    Buna göre, çerçeve sözleşme yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bankanın yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin, biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecek.

    “GÜVEN, İSTİKRAR VE BARIŞIN TESİS EDİLMESİNİ SAĞLAYACAK KANUN TEKLİFİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Teklifin kabul edilmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifle, trafik güvenliğini hiçe sayanlara “dur” denileceğini, en mutlu günleri mateme çeviren silahlı kutlamalara karşı caydırıcılığın dozunun artırılacağını belirtti.

    Masumiyetin simgesi çocukları, suç örgütlerinin kirli emellerinden korumak için önemli bir adım atıldığını vurgulayan Yüksel, dijital dünyanın getirdiği yeni tehditlere, siber zorbalıklara ve dolandırıcılıklara karşı vatandaşları yalnız bırakmayacaklarını ifade etti.

    Yüksel, şunları kaydetti:

    “Bireyler arasındaki ihtilafların çözümünün yanında, toplumun bütününde güven, istikrar ve barışın tesis edilmesini sağlayacak bir kanun teklifini hayata geçireceğiz. Biliyoruz ki kanunlar, kağıt üzerindeki soğuk mürekkep izleri değil, toplumun vicdanında yankılanan birer adalet senfonisidir. Bu düzenlemelerin, vatandaşımızın adalet duygusunu tatmin eden, suçlunun cüretini kıran ve mağdurun feryadını dindiren canlı hukuk kuralları olarak hayat bulması en büyük temennimizdir.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş ve Kavala’yla Görüşen Arınç’tan Çarpıcı Açıklama! Tahliye mi Geliyor?

    Demirtaş ve Kavala’yla Görüşen Arınç’tan Çarpıcı Açıklama! Tahliye mi Geliyor?


    Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, cezaevinde Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’yla görüştü. Görüşmeye ilişkin bilgi veren Arınç, tahliyeye ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Gezi davasında hükümlü iş insanı Osman Kavala’yı cezaevinde ziyaret etti. Arınç, Lider Haber TV’ye verdiği röportajda, görüşmeye ilişkin şunları söyledi:

    * İkisi de iyi, Demirtaş’ı biraz zayıflamış gördüm. Tabii Kavala açısından ikinci bir üzüntüm de şudur, eşi bir profesör, Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışmış Ayşe Buğra Hanımefendi. Onunla da yüz yüze görüşmedik. Ama benim ona saygı duymamın yani eşine bağlılığı yanında, bizim çok değer verdiğimiz Tarık Buğra Han’ın kızı olması. Tarık Buğra yani romanlarıyla bizim gönlümüzde taht kurmuş bir insandır. Düşünce yapısı, şu su, bu su filan bir kenara ki onun en büyük eseri ‘Küçük Ağa’, sonradan TRT bunu dizi yaptı.

    ‘SANIYORUM ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE…’

    * Onlar için söyleyeceğim tek şey Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasıdır. Bu konuda geçmişte mesajlar verdim ve “İnşallah ben gidinceye kadar, çünkü ben izni bir ay kadar önce almıştım, tahliye olurlar ve evlerinde onları ziyaret eder, bir kahvelerini içerim” demiştim. Bu nasip olmadı ama sanıyorum ki önümüzdeki günlerde artık bu tahliyeler olacaktır.

    BAŞAK DEMİRTAŞ 4 GÜN BEKLEMİŞ

    Demirtaş’ın da Kavala’nın da tahliyelerini beklediğini vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

    * Hatta “Eşim 4 gündür burada tahliye bekliyordu” dedi. “Artık sen git” demiş Selahattin Bey. İnşallah bu gerçekleşirse ondan sonra bir araya geliriz. Ama ikisinde de hiç kimseye karşı bir kin yok, nefret yok. Ben asıl bunu hayret ettim. Şimdi aynı şeye ben maruz kalsam bir çıksam şuradan bana bunu yapanları filan yani normal insan böyle düşünür. 12 Eylül’de Diyarbakır Cezaevi’nde o kadar insanlık dışı muamelelere maruz kaldılar ki, kadınıyla erkeğiyle, onların bir kısmı belki daha çıkmayı düşündü. Bu kısmı sabretti, siyasete girdi. Siyasetteki o sert ve sivri dili kullananların çoğu o eziyeti çekenlerdir. Ama onlardan birisi mesela Ahmet Türk, onu unutmaya çalışıyor. “Ben bu ülkenin bütünlüğü için sadece barışa odaklandım” diyorlar. Çoğu da böyledir. Onlara hepimizin saygı duyması lazım.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Selahattin Demirtaş


    Osman Kavala


    Bülent Arınç


    Tahliye

    Icardi Galatasaray'dan Ayrılacak Mı? Beklenen Resmi Açıklama Geldi: Okan Buruk...
    Takımdan Ayrılıyor Mu? Resmi Açıklama Geldi

    DEM Parti'den Selahattin Demirtaş İçin 'Tahliye' Çağrısı
    DEM Parti’den Demirtaş İçin ‘Tahliye’ Çağrısı

    TFF’den Galatasaray’a Soğuk Duş! Hacıosmanoğlu’ndan Taraftarı Çıldırtan Karar: Tepki Üstüne Tepki Yağıyor
    TFF’den Çıldırtan Karar! Tepki Üstüne Tepki Yağıyor

    Abdulkadir Selvi Duyurdu: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Komisyonun İmralı'ya Gitmesine Yeşil Işık
    Komisyonun İmralı’ya Gitmesine Yeşil Işık

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Erin Kasırgası Alarmı! Bir Ada Tahliye Ediliyor

    ABD’de Erin Kasırgası Alarmı! Bir Ada Tahliye Ediliyor


    ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde, Atlantik Okyanusu’ndan yaklaşan Erin Kasırgası nedeniyle alarm verildi. Yetkililer, kasırganın etkisi altındaki Hatteras Adası sakinleri için zorunlu tahliye emri çıkardı.

    ADA HALKINA SEL UYARISI

    Dare bölgesinde acil durum ilan edilirken, ada halkına şiddetli sel uyarısı da yapıldı. Kasırganın saatte 165 kilometre hızla ilerlediği ve “Kategori 2” seviyesinde olduğu bildirildi.

    Meteoroloji uzmanları, Erin Kasırgası’nın doğrudan karaya vurmasının beklenmediğini ancak bölgede tehlikeli dalgalar, şiddetli fırtınalar ve kıyı kesimlerde sellere yol açabileceğini belirtti. Yetkililer, tahliye sürecinin güvenli şekilde tamamlanması için tüm ekiplerin hazır beklediğini açıkladı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Minguzzi Ailesine Tehdit Davasında Flaş Gelişme: Karar Açıklandı

    Minguzzi Ailesine Tehdit Davasında Flaş Gelişme: Karar Açıklandı


    Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesine tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddiasıyla yargılanan iki sanık hakkında karar verildi.

    Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Çınar Diril 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. Tutuksuz sanık Barış Ayata ise “suçu ve suçluyu övme” suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlanan Çınar Diril, tehdit mesajlarını kendisinin atmadığını savunarak, bilgisayara format atıldığından dahi haberi olmadığını belirtti. Baba Evren Diril ise bilgisayarı zaman zaman araştırma yapmak için kullandığını söyledi.

    Duruşmada, ‘tanık’ sıfatıyla dinlenen ve 18 yaşından küçük olduğu öğrenilen Y.B.T. ise şunları söyledi:

    “Minguzzi ailesine tehdit mesajları atılan numarayı bilmiyorum. Bizim Çınar’la birlikte oyun sunucumuz var ve bu sunucuya müşteri hizmetleri sağlamak için açık hat almak istedik. Oyuncular direkt bize bağlandığında sorun oluyordu. Oyun nedeniyle bizi diğer oyuncular rahatsız ediyorlar. Alacağımız hat Türkiye numarasıydı. Tehdit mesajları atılan yurtdışı numaraları gibi değildi. Sonra Çınar hattı almaktan vazgeçti. Bana attığı parayı da ona geri attım. Çınar, Minguzzi ailesine böyle bir şey yapmaz. Tehdit mesajlarını Çınar atmamıştır. Ben olayı haberlerden öğrendim, Minguzzi’nin katillerini tanımıyorum. Çınar’la da bu konuyu hiç konuşmadım.”

    NUMARA BİLGİSAYARDA!

    Bilirkişi raporunda, tehdit içerikli mesajlarla bağlantılı numaranın bilgisayarda izine rastlandığı, ancak nasıl oluştuğunun tespit edilemediği kaydedildi.

    Mahkeme, Barış Ayata’nın tehdit suçundan beraatine karar verirken, iki sanığın da adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fuego Yanardağı Patladı! Gökyüzünü Dumanlar Sardı

    Fuego Yanardağı Patladı! Gökyüzünü Dumanlar Sardı


    Orta Amerika ülkesi Guatemala’da bulunan Fuego Yanardağı’nda güçlü bir patlama meydana geldi. Yetkililer, Pazar gecesi başlayan volkanik hareketlilik nedeniyle en az 300 ailenin tahliye edildiğini duyurdu. Başkent Guatemala City’nin yaklaşık 50 kilometre güneybatısında bulunan yanardağdan yükselen lavlar ve kül bulutu, çevrede yaşayan binlerce kişiyi tehdit ederken, 30 bin kişinin tahliye edilme riskiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.

    EĞİTİME ARA VERİLDİ

    Bölgedeki güvenlik önlemleri artırılırken, yetkililer şimdiye kadar herhangi bir can kaybının yaşanmadığını açıkladı. Ancak, olası risklere karşı birçok okulda eğitime ara verildi ve tehlike altındaki yollar araç trafiğine kapatıldı. Amatör kameralarla kaydedilen görüntülerde, lav akıntılarının çevredeki alanları sardığı ve kül bulutlarının gökyüzünü kapladığı görüldü.

    Fuego Yanardağı Patladı! Gökyüzünü Dumanlar Sardı - Resim : 2

    215 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

    Daha önce de büyük patlamalarla gündeme gelen Fuego Yanardağı, dünyanın en aktif volkanlarından biri olarak biliniyor. 3 bin 763 metre yüksekliğindeki yanardağ, 2018 yılında büyük bir patlama yaşamış ve 215 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Yetkililer, mevcut patlamanın şiddetini ve olası etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Herkesin Merak Ettiği Soruyu Bakan Tunç Yanıtladı! Dilan Polat Nasıl Tahliye Edildi?

    Herkesin Merak Ettiği Soruyu Bakan Tunç Yanıtladı! Dilan Polat Nasıl Tahliye Edildi?


    Kara para aklama ve vergi kaçırma suçlarından açılan soruşturma kapsamında 5 Kasım’da cezaevine giren sosyal medya fenomeni ve güzellik merkezi sahibi Dilan Polat tahliye edildi.

    40 yıl hapsi istenen Polat’ın yargılamasına tutuksuz olarak devam edilecek olması kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirdi.

    ‘DETAYLI İNCELEME MASAK TARAFINDAN YAPILDI’

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Dilan Polat’ın tahliyesine ilişkin açıklamalarda da bulunan Tunç, konya ilişkin şunları söyledi:

    “Savcılarımız bu soruşturmayı titizlikle yürüttüler. Burada, özellikle kara paranın aklanması suçu, yasa dışı bahis, bu suçlar mali suçlar, vergi suçları. Bunlarla ilgili yargının özellikle başvuracağı kaynak ve araştırılmasını bilirkişi sıfatıyla teknik raporları alabileceği yer MASAK. MASAK’tan gelen ön raporlarla bir soruşturma ilerletildi. Sonrasında detaylı inceleme MASAK tarafından yapıldı. MASAK raporları, orada belirtilen hususlar çerçevesinde mahkemenin vermiş olduğu bir karar söz konusu.

    ‘ŞÜPHELİLERİN HEPSİNİN SERBEST KALMASI SÖZ KONUSU DEĞİL’

    Dosyada şüphelilerin hepsinin serbest bırakılması gibi bir durum söz konusu değil. Dosyanın içeriğiyle ilgili bilgisi olmadan ‘Neden serbest kaldı? ya da ‘Neden tutuklandı?’ şeklindeki ifadelere varmak, bunları söylemek doğru olmaz. Burada yargıyı serbest bırakalım, yargı işlesin. Suç şüphesiyle bu soruşturma açılmıştır ve dava da açıldığına göre birtakım kuvvetli deliller ortada. Kimin o dosya kapsamında tutukluluğunun devam edeceğine, kimin devam etmeyeceğine de ortaya çıkan deliller ışığında, bilirkişi raporları, MASAK raporları çerçevesinde karar verecek olan yargı.”

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım 2023 ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı.

    Soruşturma kapsamında Dilan Polat, Engin Polat ve Sinem Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerden 16’sı tutuklanmış, hakimlik, 27 şirkete kayyum atanmasına hükmetmişti.

    Sulh Ceza Hakimliği, 14 Haziran’daki aylık tutukluluk incelemesinde, Dilan Polat’ın kardeşleri Can ve Sinem Sıla Doğu ile Can Polat, Gökay Bekar, Halit Polat, Harun Abak, Metin Yılmaz, Mustafa Özalp, Nilgün Yılmaz, Uğurcan Ayyıldız ve Zekai Tepe’nin adli kontrol hükümleri uygulanıp tahliye edilmesine hükmetmiş, diğer 5 şüphelinin tutukluluk halinin devamını kararlaştırmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’nın Kursk taarruzu: Rusya’nın bir bölgesinden daha vatandaşlar tahliye ediliyor

    Ukrayna’nın Kursk taarruzu: Rusya’nın bir bölgesinden daha vatandaşlar tahliye ediliyor


    – Rusya’nın Şubat 2022’de girdiği Ukrayna’da kontrolüne aldığı bölgeleri geri alamayan Kiev yönetiminin, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki Belgorod oblastına sürekli düzenlediği saldırıların üstüne geçen hafta Kursk oblastına başlattığı yarma ve işgal operasyonu, sivil nüfusun tahliyesine yol açıyor. Kursk’un ardından, Belgorod’un Krasnoyarujskiy bölgesindeki Rusya vatandaşlarının da tahliye edilmesine başlandı.

    Belgorod Valisi Vyaçeslav Gladkov, Krasnoyarujskiy bölgesinin sınırlarında Ukrayna ordusuyla çatışmaların yaşandığını belirtti.

    Gladkov, bölge halkını korumak için tahliyelere başlandığını, vatandaşların daha güvenli bölgelere taşındığını duyurdu.

    Bu aşamada yaklaşık 11 bin Rusya vatandaşının tahliyesi sözkonusu.

    KURSK’TA BİR HAFTADIR ÇATIŞMA

    Daha önce Kursk’ta 76 binden fazla kişinin tahliye edildiği bildirildi.

    Ukrayna ordusunun Rus toprağı Kursk’a 6 Ağustos’ta girmesinin ardından iki ordu arasındaki çatışmalar 7 gündür devam ediyor.

    OHAL VE TERÖRLE MÜCADELE ÖNLEMLERİ DEVREDE

    Kursk’ta “federal olağanüstü hale” geçilmesinin yanısıra Kursk, Belgorod ve Bryansk bölgelerinde “terörle mücadele” durumu ilan edildi.

    Rusya’nın ortağı Belarus, hava sahasının Kiev yönetiminin insansız hava araçlarıyla ihlal edildiğini söyleyerek Ukrayna sınırındaki asker sayısını artırdığını açıkladı. (AA, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’nın Kursk bölgesinden 76 binden fazla kişi tahliye edildi

    Rusya’nın Kursk bölgesinden 76 binden fazla kişi tahliye edildi


    Rusya’nın Ukrayna ordusu ile çatışmalarının sürdüğü Kursk bölgesinden 76 binden fazla kişinin tahliye edildiği bildirildi.

    Rus haber ajansı TASS’ın Rusya Acil Durumlar Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı haberinde, Kursk’taki insanların tahliye sürecine ilişkin bilgilere yer verildi.

    Buna göre, Kursk’tan 76 binden fazla kişi tahliye edilirken, Rusya’nın 8 farklı bölgesinde yaklaşık 60 geçici konaklama merkezi kuruldu.

    Durumun “federal acil” seviyeye yükseltildiği ve terörle mücadele durumunun ilan edildiği bölgeye, ülkenin diğer kentlerinden sağlık ve kurtarma ekiplerinin sevki de devam ediyor.

    NE OLMUŞTU?

    Ukrayna ordusunun 6 Ağustos’ta Rus toprağı Kursk bölgesine başlattığı saldırılar sonrası iki ordu arasında şiddetli çatışmalar başlamıştı.

    Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, Rus ve Ukrayna askeri güçleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalar nedeniyle Kursk bölgesindeki durumun “federal acil” seviyeye yükseltildiğini duyurmuştu.

    Rusya Ulusal Terörle Mücadele Komitesinden yapılan açıklamada da Rusya’nın Ukrayna sınırındaki Kursk, Belgorod ve Bryansk bölgelerinde terörle mücadele durumu ilan edildiği bildirilmişti.

    Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna ordusuyla çatışmaların sürdüğü Kursk’a ilave asker ve askeri araç gönderdiğini dün bildirmişti. Wagner paralı savaşçılarının da bölgeye gittiği iddia edilmişti.

    Ukrayna basınında yer alan haberlerde, Ukraynalı askerlerin, Kursk kentine doğru 30 kilometre ilerlediği, bölgedeki Suca kentinin civarındaki bazı yerleşim birimleri üzerinde kontrol sağladığı iddia edilmişti. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’da orman yangınları nedeniyle bir köy tahliye edildi

    Yunanistan’da orman yangınları nedeniyle bir köy tahliye edildi


    Yunanistan’da Fokida’nın Delfus bölgesindeki Ksirogiannis’de çıkan orman yangınının hızla büyümesi nedeniyle bir köyün tedbiren tahliye edildiği bildirildi.

    Yunan basınındaki haberlere göre, öğle saatlerinde çıkan yangının hızla büyümesi üzerine Misokampos köyünde yaşayan vatandaşlara, “köylerini terk etmeleri ve Desfina’ya doğru gitmeleri” çağrısı yapıldı.

    Bölgede “acil durum” ilan edilirken, yangına 50 itfaiyeci, 9 araç, 3 uçak ve 2 helikopter ile havadan ve karadan müdahale edildi.

    Yetkililer, ilk belirlemelere göre yangının yıldırım düşmesi sonucu çıktığını kaydetti. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: İsrail, Filistinlileri 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin yüzde 83’ünde barındırmıyor

    BM: İsrail, Filistinlileri 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin yüzde 83’ünde barındırmıyor


    – Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den beri saldıran İsrail ordusu, sivillere “insani açıdan güvenli bölge” ilan ettiği Mevasi dahil olmak üzere güneydeki Han Yunus’a hava saldırıları ve bombardımanlar eşliğinde yeniden karadan girerken, Filistinliler yine yollara düştü.

    1 GÜN İÇİNDE HAN YUNUS’TAKİ 150 BİN FİLİSTİNLİ YERİNDEN EDİLDİ

    Sadece 1 gün içinde 150 bin Filistinlinin Han Yunus’ta yerinden edildiğini duyuran Birleşmiş Milletler (BM), “22 Temmuz itibarıyla Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 83’ü İsrail ordusu tarafından tahliye emri altına alındı ​​ya da ‘girilmez bölgeler’ olarak belirlendi” dedi.

    BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) Filistin kolunun açıklamasında, İsrail’in tekrarlanan tahliye emirleri ve saldırılarının “Gazze’nin sağlık sistemini daha da harap etmeye ve defalarca yerinden edilen nüfusun, özellikle de kronik hastalıklardan mustarip insanların temel hizmetlere erişimini giderek zorlaştırmaya” devam ettiğine dikkat çekildi.

    7 Ekim’den önce 2.3 milyon Filistinlinin yaşadığı 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi, dünyanın en nüfus yoğunluğu olan bölgelerinden biriydi.

    YERİNDEN EDİLEN KALACAK YER BULAMIYOR: ÇOK KALABALIK

    Dünden beri Han Yunus’ta yerinden edilen binlerce ailenin çoğu, kentin batısı ve Gazze Şeridi’nin ortasının çok kalabalık olmasından ötürü yer bulamadıklarından geceyi yollarda geçirmek zorunda kalırken, İsrail ateşi altında kaçmak zorunda kaldıklarını söyledi.

    ‘ÖNCEDEN HABER VERMEDEN ANİDEN ÜZERİMİZE ROKET ATTILAR’

    Reuters’e Han Yunus’tan konuşan İbtihal el Breym adlı bir kadın, şunları söyledi:

    “Bizim için hayatımızın en temel ihtiyaçları mevcut değil. Taşımak zorunda kaldığımız su, gıda gibi temel ihtiyaçlar, elektrik yok, pahalı fiyatlar bir yana, iş yok.”

    “Ve sonra birdenbire bize gitmemiz gerektiği söylendi. Önceden haber vermeden aniden üzerimize roketler düşmeye başladı. Ayrılmak zorundaydık ve gitmeye niyetim yoktu, ama sonra pervaneli insansız hava araçları ve uçaklar geldi, kendi gözlerimizle tankları gördük.”

    ’14’ÜNCÜ VEYA 15’İNCİ YERİNDEN EDİLMEMİZ’

    Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Han Yunus’tan kaçmak zorunda kalanlardan Hasan Kudayh, şunları söyledi:

    “Bir aydır güvende olduğumuz için çocuklarımıza mutlu bir şekilde kahvaltı hazırlıyorduk, ancak top mermileri, uyarı broşürleri ve sokaklardaki şehitler karşısında şaşkına döndük.”

    “Bu, 14’üncü veya 15’inci kez yerinden edilmemiz. Yeter! 10 aydır acı çekiyoruz.”

    “Gazze bitti, Gazze öldü, Gazze gitti. Hiçbir şey kalmadı, hiçbir şey.”

    NASIR HASTANESİ: YER YOK, MALZEME YOK, HAYAT KURTARAMIYORUZ

    Han Yunus’un en büyük hastanesi Nasır’ın direktörü Muhammed Zakut “Daha fazla hasta için yer yok. Ameliyathanelerde yer yok. Tıbbi malzeme kıtlığı çekiyoruz, bu yüzden hastalarımızı kurtaramıyoruz” diye konuştu. BM’ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze’de en az 14 bin Filistinlinin acil tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Hamas hükümetinin medya ofisi bu sayıyı 15 bin olarak verdi.

    BM: GİDEREK KÜÇÜLEN AŞIRI KALABALIK ALANLARDA SIKIŞTILAR

    BM’nin Filistinli Mültecilere Yardım Kurumu (UNRWA) “Durum imkansız” paylaşımını yaptı.

    Gazze’de gidecek güvenli hiçbir yer kalmadığını hatırlatan UNRWA, “İnsanlar sürekli yerinden edilmekten ve yaşanmaz koşullardan yoruldu ve giderek daha küçük ve aşırı kalabalık alanlarda sıkışıp kaldı” dedi.

    TAHLİYEYİ BEKLEMEYEN SALDIRIDA ÖLENLERİN SAYISI 73’E ÇIKTI

    İsrail ordusunun dün “insani bölge” Mevasi dahil Han Yunus’ta tahliye emri verdikten birkaç saat sonra düzenlediği hava saldırısı ve bombardımanın neden olduğu katliamın boyutları büyüdü. Hamas’ın Sağlık Bakanlığı, 73 Filistinlinin öldürüldüğünü ve 200’den fazlasının yaralandığını duyurdu. İsrail ordusu “bölgedeki teröristleri vurup ortadan kaldırdığını” söyledi.

    Daha kuzeydeki Gazze Şehri, Bureyc Mülteci Kampı, Cibaliye Mülteci Kampı ve daha güneydeki Refah’a da İsrail saldırıları devam etti.

    ÖLÜLERİNE ULAŞILABİLENLERİN SAYISI 39 BİN 90’A YÜKSELDİ

    Hamas’ın Sağlık Bakanlığı’nın bugün öğle saatlerinde yaptığı açıklamaya göre İsrail’in Gazze Şeridi’nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda en az 84 Filistinli öldürüldü, en az 329 Filistinli yaralandı. Gazze Savaşı’nın 291. gününde öldürülen toplam Filistinli sayısı en az 39 bin 90’a, yaralanan toplam Filistinli sayısı en az 90 bin 147’ye yükseldi. Buna göre öldürülenlerin 16 binden fazlasını çocuklar oluşturuyor. (Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***